26.10.2015

Denge!



Yaşam bir dengeden mi ibaret? Terazi ile kılıcın, cennet ve cehennemin bitmeyen savaşı. Gülen insanlar, sakinleşmeyi bekleyen hayvanlar. Bir tarafta selfie çubuğunun uzunluğu ile doğru orantılı mutluluklar, diğer tarafta kalbimiz ile vicdanımız arasındaki uçurum. Milyonlarca yıldır aynı güneşin altında bitmeyen bir yıkım. Kartaca savaşında atılan bir ok, Afrika’da açlıktan ölmek üzere olan kömür gözlü bir çocuğun kalbine saplanıyor. Sezar’ın sırtına saplanan hançer, kaz dağında hayatın anlamını arayan bir zerdüşün kalbini deşiyor.

Cennet ve cehennem sadece kutsal kitaplarda değil aslında, ikisi de bu dünyada. Birileri insan gibi yaşamak isterken, diğerleri yaralı hayvanlar gibi soluyarak “OLMAZ” diye haykırıyor. Hayati azınlık, önemsiz çoğunluğun rüyalarına göz dikiyor.  Oysa bu güneş sıcacık, gökyüzü ne kadar huzurlu. Bir de o uzun yağmurlardan sonra kokan toprak yok mu.  O zaman bize gülmek düşüyor o kötü insanlara karşı, kucağımızda taşıdığımız mavi pencereden. 


14.10.2015

Bozuk Düzen


Ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem,
Boğazımda düğümleniyorsa lokma,
Buluttan nem kapıyorsam, vara yoğa
Alınıyorsam, geçimsiz ve işkilli,
Yüzüm öfkeden karaya çalıyorsa,
Denize bile iştahsız bakıyorsam,
Hep bu boyu devrilesi bozuk düzen,
Bu darağacı suratlı toplum..

"Oktay Rifat"


Kendinize iyi bakın.....


9.10.2015

100 Gitar riff’iyle Rock N’ Roll Tarihi


Müzisyen kardeşimiz Alex Chadwick, Chicago Music Exchange için hazırlamış olduğu videoda art arda 100 gitar riff'ini çalarak hızlandırılmış bir Rock N'Roll dersi veriyor.

6.10.2015

Bir zamanlar internet


Günümüzün internet devlerinin ilk dönemki  hallerini hatırlıyor musunuz? Şu an yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen bu sitelerin kuruldukları dönemki ilk halleri. İşte o görseller.

Google (1998) 

Yahoo (1995)

Facobook (2004)

Youtube (2005)

Twitter (2006)



MySpace (2003)


Microsoft (1996)


Apple (1996)


 Wikipedia (2001)


5.10.2015

Sessiz Düşünceler




Kapının önünde ayakkabılarını görmek istiyorum diye bir başlayan bir sevdanın, suda boğulmuş bir balığa dönen hikayesiydi bu yaşanan. Kural basitti: Her aşk geride bir ceset bırakır. Ölü ya da diri. Önce her şey güzel başlar; sevda sözleri, güzel kokular, sebepsiz gülmeler, anlamsız bakışmalar, terlemeler, uykusuz geceler, tırnak izleri… Sonra Kafka’nın dünyası kadar büyük bir karadelik. Tıpkı eski bir atasözünde denildiği gibi; “İnsan dışı ile karşılanır, içi ile uğurlanır.” Evet bütün bu meseleler içsel belki de. Olsun bu kış yine Ankara’ya kar yağacak. İliklerimize kadar üşüyerek, dik bir yokuş arayacağız. Bir kent, bir pencere, sert bir soğuk, adını en çok sevdiğin bir şair, biraz hüzün, bolca beyaz… Savruluşumuz hep bundandı belki de. Sonrası mı? İnan bende bilmiyorum. Ayrıca ne önemi var. Hayat dahil her şeyin bir sonu yok mu? O yüzden sesli düşünmeyelim. Sen saçlarını yine kısacık kestir ve güzel şeylerden bahsedelim...


Suç ve Ceza


Suç ve Ceza’nın tek cümlelik özeti şöyle yapılabilir bence. İnsan kendisiyle kavga etmeye mecbur bir hayvandır! Ve bu durum olabilecek trajedilerin en büyüğüdür. Çünkü gerektiğinde insan bütün dünyaya kafa tutup sonuçlarına katlanabilecekse de herkesle kavgaya girebilir. Sonuçta ya kazanır ya da kaybeder. Ama kendiyle kavga eden insan kazanırsa mağluptur aynı zamanda, kaybederse de galip. Bu paradoks bizim büyük ontolojik açmazımızdır. Böyle böyle delirir insan, yavaş yavaş, acı çeke çeke ve suçlayacak kimseyi bulamadan.

"Ali Lidar" 

New Order - Music Complete


Müzik tarihine damgasını vurmuş ve post punk denince ilk akla gelen efsanevi grup Joy Division, Ian Curtis'in intiharıyla dağılmıştı. Bu trajik olayın ardından eski Joy Division elemanları; Bernard Sumner, Peter Hook ve Stephen Morris yanlarına Morris'in kız arkadaşı Gillian Gilbert'i alarak yine Factory Record ve Tony Wilson'ın kanatları altında New Order'ı kurdu. Grubun vokalistliğini Sumner üstlendi. New Order; yeraltı club kültürünün elektronik tabanlı disco ritmleriyle new wave ve dans müziğini bir potata eritmeyi başardı. Aslında New Order için erken dönem house-house-disco türleriyle, 80'lerin new-wave ruhunu birleştiren bir köprü kurdu diyebiliriz. 

1983 yılında yayınlanan "Blue Monday" İngiltere'de tüm zamanların en çok satan 12 inçlik single'ı oldu. 35 senedir hayatımızda olan New Order zaman zaman grup elemanlarının yan projeleriylede dikkat çekti. Peter Hook "Revenge"i, Morris ve Gilbert "The Other Two"yu, Bernard Sumner ise eski Smiths gitaristi Johnny Marr'la birlikte Electronic'i kurdu.

Grubun 10. stüdyo albümü “Music Complete” 25 Eylül tarihinde yayınladı. 11 şarkılık albümde gruba Iggy Pop, Brandon Flowers ve La Roux gibi önemli isimler eşlik ediyor. La Roux, albümde “Tutti Frutti” ve “People On The High Line” şarkılarında, The Killers vokalisti Brandon Flowers, “Superheated” ile ve büyük efsane Iggy Pop ise “Stray Dog” şarkısında gruba eşlik ediyor. Dönem dönem değişik denemeler içine giren ve müzikal anlamda başarı sağlayamayan New Order bu albümle özüne dönmüş gözüküyor. Kesinlikle beton gibi  ve New Order diskografisinde üst sıralarda yer alacak bir albüm...


2.10.2015

Animal Liberation Orchestra


Garip isimli gruplar köşemizde bugün ağırlayacağımız isim: Animal Liberation Orchestra kısaca Alo. California kökenli dört kişilik ekibimizin ağırlıklı olarak indie rock/pop, bir tutam soul/blues sularında gezinen yeni albümü "Tangle Of Time" taze taze çıkmış buluyor. 


1.10.2015

Kadere Mahkumlar


Bugün Ankara’da freni boşalan otobüs durağa daldı. Bir katliam gibi onlarca insan öldü. Olayın meydana geldiği Dikimevi, Cebeci, Kurtuluş, Abidinpaşa ekseninde öğrencilerin yoğun olarak yaşadığı kalabalık bir bölgedir. Haliyle yurdumun mübarek insanları o bölgede mağaradan bozma evlerini öncesinde ahlak, din, vatan, millet söyleminde geçen ateşli bir konuşma sonrasında dünyanın parasına öğrencilere kiralarlar. Üniversite yıllarım Kurtuluş semtinde geçti. O durağın önünden defalarca geçtim, otobüse bindim, sevdiklerimle buluştum. 

Ankara başka şehirlere benzemez. En başta devlet ciddiyetinin sokaklara kadar işlediği gri bir şehirdir ve Ankara’nın gri sokaklarıyla anılabilecek tek kelime yabancılaşmadır. Burası senkronize yalnızlığın başkentidir. Bu yüzden başka şehirlerde yaşayan insanların en çok eleştirdiği kenttir. Bir İstanbullu için çoğu zaman sıkıcıdır, birçok İzmirli içinse tutucu ve muhafazakar. Ankara’da öğrenci olmak, aşık olmak kadar zordur ama keyiflidir. Genelde bir dönem İstanbul’dan gelen arkadaşlarla Ankara-İstanbul tartışması yapılır. İzmirliler ise genelde bir köşede yapılan tartışmaları sessizce izlemekle yetinirler. Yok gri şehir, soğuk, bürokrasi, deniz, boğaz falan filan. Genelde İstanbullu bir filmin baş aktörüymüş gibi devamlı bir poz kesme halindedir. 

Malum öğrencilik bir anlamda sefalet. Evden gelen paranın kırk türlü hesabı yapılarak dört sene artı bir sene hazırlık fakirliğe talim edilir. Gerçi okul bittikten sonra da çok şey değişmez. Bir işe girmek için çalışıp didinirsin. Ömrünü iki göz bir ev, on yaşını geçmemiş araba için feda edersin ve bütün bunları iki kelime ile kutsarsın: Çok Şükür! Ama güzel arkadaşlarla, güzel bir öğrencilik yaşadım. Şimdi ki gibi akıllı olmayan akılsız telefonlarımızda haberleşip Dost Kitapevi’nin önünde buluşmalar. Kurtuluş parkında simitleri ve sevdaları bölüşmeler. Akşamları Sakarya Caddesi'nde kafa dağıtmak, dönüşte hiçbir vasıta olmadığı için yürümek. En bakir duygular, aşkın ve arkadaşlığın en organik hali. 

Evet bugün Ankara’da bir katliam yaşandı. Maden ocağı çöker kader, freni boşalan otobüsler durağa dalar kader, tüy gibi binalar depremde tuz-buz olur kader, yetmez depremde ölenlerin altın dişlerini sökeriz kader, sokakta yürürken bir serseri kurşun beynine saplanır kader, düzenli olarak rüya göremeyiz bu da kader.... Huzur çıkmazı, Hayat sokağı, Kader apartmanı 13/2... Bu ülkede ölmek ne kolay. Bütün suçu bir kişiye yükler "Kader" der susarız, "Takdiri İlahi" der kısa bir süre sonra da unutur gideriz. Bu kutsal kitaplarda tanımı yapılan kader falan değil, sadece koskoca bir ahmaklık...

Sonbahar Senfonisi: CocoRosie



Müzik dünyasının nevi şahsına münhasır isimlerinden CocoRosie, "Heartache City" ismini taşıyan yeni albümlerini çıkardı. Bianca ve Sierra Casady kardeşlerden oluşan ikili yine deneysel müziğin sınırlarında ütopik bir yolculuk yapıyor. 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...