Hayatın bizlere verip verebileceği tek ödül, tek armağan, sevgi dolu bir insandır ve biz böyle bir insanı ilk fırsatta katlederiz. Sonra da ömür boyu, bu asla bağışlanmayan günahın lanetini sırtımızda taşırız.
Kanada'nın Montreal kenti. Fazla söze gerek yok sanırım. Ve burada can alıcı soruyu soruyoruz: Şehirler kimin için vardır? Yüksek yüksek çirkin binalar için mi? yoksa kaldırımları esir almış araçlar için mi?
Son dönemin en üretken sanatçılarından biri olan Chaz Bundick ya da hepimizin bildiği sahne ismiyle Toro Y Moi, değişik bir çalışmaya imza attı. California çölünde bulunan Trona tepelerinde canlı kaydedilen albüm 'Live from Trona' ismini taşıyor. Doğa ve müziğin yalın bir buluşması.
ben yine buralardayım, siz burdasınız, ötekiler burda
ötekiler
çorap kitap nişan yüzüğü gözlük kullananlar sevimli kafası çalışan iyi insanlar
benim açlığımla beslenen
hava durumuna göre din değiştiren
boş zamanlarında acı çekenler
çoğalan
çoğala çoğala tükenenler
yedekte beklettiğim duygular; işte, korkun
hayırsever biriyim, bundan da korkun
batıda yoksul, doğuda varsıl, turnuvalarda sonuncuyum
adam olmaya doğuştan yeteneksiz
içimiz konusunda ciddiyim
sadece kederlere yardım ederim
bir güzelleşme fırsatı yakalarsanız
değerlendiririm
görüyorsunuz ikiparalık iyiniyetimle
elimden ne gelirse
çünkü hep buralardayım, yanıbaşınızda
hayvanlık ağlıyor biliyorsunuz
ötekiler ağlıyor
ama bana inanmayın rol yapıyorum
ekmek yiyorum, "nasılsın" lara teşekkür ediyorum
bebelere tütün içmesini öğretiyorum
tüm bunlar bir yana
aslında iyi bir iş arıyorum...
Ben önce gidecek oldum. Sonra bilmem neden.. Gitmedim. Gidemedim. Döndüm, oraya döndüm. Biraz dolaşmak istedim orada. Düşünmek için diyeceğim şimdi. Ama değildi aslında. Bir uykunun aralığını seziyordum. Kocaman bir öpücüğün kenarında geziniyordum. Birbirine bağlanmayan, birbirini bağlamayan sözlerin ardında anımsamak vardı. Bu anımsamanın insanı anlamdan da öteye götürüşü vardı. Uyuduğumu sanıyordum. Uyumaktan da korkuyordum ayrıca.
Baktım, sen de, yine orada bir yerde durmaktasın. Uyur gibi. Sen de uykuda gibiydin. Konuşmuyordun. İkimizde konuşamıyorduk...
Esmer güzeli Necla'nın baktıkça 'bayıldım' dediği gökyüzü İşte ben bunu mutlak yazmalıyım dedim Karanlıkta dünyayı bir bir hatırlamak Ben yeter dedikçe şehirlerin güzelleşmesi Bir anda kendi kendime bulduğum mutlu gerçek Bir kadın var beni onun iki eli iki gözü kurtarır yaşamamaktan Öyle hoşlanırım ki onunla yatmaktan utanırım artık Sabahları acıkmayı ondan öğrendim...
Ölümden korkmamızın nedeni, zamanın geçmesini kabul etmememizdir. Eğer hayvanlar bizim gibi korkmuyorsa, bunun nedeni bizim bildiklerimizi onların bilmemesi değildir. Onların zamanın ağırlığını hissetmemeleridir.
Violent Femmes, sokak
müzisyenliğinin mainstream sularından uzak bir şekilde, zamanın ötesinde
ruh bulmuş halidir. Akustik müziğin punk havası ile buluşması ve
vokalist Gordon Gano'nun sinirli konuşma tarzındaki vokali grubun özünü oluşturur.
Fakat See My Ship alışılmışın dışında çok farklı bir şarkıdır. Bir anlamda Violent Femmes'in nirvanaya ulastığı kayıttır. Nerede o bildiğimiz oynak Violent Femmes havaları. Buruk, can yakıcı, hüzünlü ve soğuk gecelerin melankolisi... Aşırı dozu zararlı...
80'li yılların başında Türkiye'de Heavy Metal dinleyicileri ile yapılan bir program. Hazırlanan programda memleketin heavy metalcileri ilk kez televizyon ekranında boy gösteriyordu.