4.06.2010

BLONDE REDHEAD - Not Getting There


4AD plak şirketinin çıkarmış olduğu ve içinde Gang Gang Dance, The Big Pink, Tune-Yards, Ariel Pink's Haunted Graffiti gibi isimlerin bulunduğu 12" EP'nin en büyük süprizi uzun zamandır sesini duymadığımız Blonde Redhead'in yeni bir parçasını içermesi. Fazla söze gerek yok mevsim değişiyor , gönlüm bir hoş , polen yağmurları nisan yağmurlarına karışıyor. İyiki varsın yalnız gecelerin fon müziği Blonde Redhead.


Blonde Redhead - Not Getting There




Bookmark and Share

LiNDSTROM & CHRiSTABELLE


Gezegenin soğuk memleketlerinden biri olan Norveç'in space disco üstadı ve sıradışı prodüktor Lindstrom kurmuş olduğu Feedelity plak şirketinin kadrolu çiçeği Christabelle ile birlikte geçtiğimiz Şubat ayında Real Life Is No Cool isimli bir albüm yayınladı. Tarifi pek mümkün olmayan bu albüm Chicago house müzikten, İtalo diskoya synth-pop'dan retro new wave akımlara kadar birçok referansı bünyesinde barındırıyor. Bir karnaval misali kuzey ışıklarının disko topuna yansıması tadında bir renk cümbüşü. Unutmadan eklemekte fayda var bu ikili 14 Mayıs akşamı Babylon'da olacaklar.





Bookmark and Share

CARiBOU


Caribou aslen Kanada kökenli Dan Snaith isimli eski bir dost aslında. 2000'li yıllarda elektronik müzik adına ne bulursam dinleyip yuttuğum dönemlerde Manitoba ismiyle belli bir dönem bünyemi işgal etmişti. Tek kişilik bu proje sahne performanslarında ise dostlarıyla birlikte canlı ve büyülü bir atmosfer oluşturuyor. Manitoba dönemlerinde yaptığı müzik IDM tarzı olarak nitelenmiş ve doğal olarak Boards of Canada müziğiyle kıyaslanmıştı. İsim değişikliği haliyle müziğindeki değişimi de beraberinde getirmiş saykodelik bir atmosfer eşliğinde krout rock ve dream pop sularında gezinmeye başlamıştır. Yeni albüm Swim Caribou ismi altında yanılmıyorsam 3.albüm olarak bu yılın kalbur üstü işlerinden biri olarak kesinlikle sonuna kadar dinlemeyi hakediyor. Bu albüm nasıl olmuş derseniz saykodelik sularda gezinen bir Whitest Boy Alive düşünün derim. Son söz olarak albüm hakkında söylenmiş güzel bir cümle ile kapanışı yapalım "Dance music that sounds like it's made out of water."





Bookmark and Share

THE BOOKS - Beautiful People


2002 yılında yayınladıkları Thought For Food albümleri ile o yılın en büyük süprizlerinden birine imza atan Nick Zammuto ve Paul De Jong ikilisi bu yıl içerisinde yayınlacakları yeni albümlerinden Beautiful People isimli parçayı gün ışığına çıkardılar. Yine akustik ve folk melodileri arasında gezinen organik elektronik tınılar. Bünyeye verdiği zevk 100 gol barajını aşmış ama şampiyon olamamış Ajax takımının futbol mantalitesi gibi birşey. Total Futbol = Total Music


The Books- Beautiful People


Bookmark and Share

MiiKe SNOW - The Rabbit



"I change shapes just to hide in this place, but I'm still, I'm still an animal."

İsveçli Miike Snow geçtiğimiz yıl özellikle Animal parçası ile synth seslere gönül verenleri oldukça mest etmişti. 5 Temmuz tarihinde yayınlacak yeni single The Rabbit synth seslere ek olarak grubun elektro dozunu da biraz yükselttiğini gösteriyor. Elbette bunda işin içinde olan günümüzün süperstar prodüktörlerinden Stuart Price damgası olduğu su götürmez bir gerçek.





Bookmark and Share

2.06.2010

MGMT - Flash Delirium


MGMT'nin ilk albümleri Oracular Spectacular hakkındaki yorumlarımı Roll Dergisinde yazmıştım. Psychedelic, glam, indie gibi türleri harmanlayan bu albüm o yılın en çok beğenilen kayıtlarından biri olmuştu. Haliyle bu ilk albüm başarısı yeni çağın modern zerdüşleri üzerindeki beklentiyi fazlasıyla yükseltmişti. Fakat yeni albüm Congratulations hayranlarını üzerinde şaşkınlık ve hayal kırıklığı yapanlar ve zamanla albüme alışanlar gibi iki radikal grup oluşturdu diyebiliriz. Ben albüme zamanla alışanlar ve sevenler grubunda yer almayı seçtim diyebilirim.





Bookmark and Share

BROKEN BELLS - The High Road


Geçtiğimiz yılın ağızlarda güzel bir tat bırakan projelerinden biriydi The Shins grubundan James Mercer ve Danger Mouse projesinden tanıdığımız Brian Burton ortaklığı Broken Bells. Nakış nakış işlenmiş melodik, dengeli ve kusursuz bir albüm Broken Bells. Duyanlar duymayanlara anlatsın diyerek The High Road parçasına yeniden bir kulak verelim.





Bookmark and Share

MOUNT SIMS - How We Do


Ankara'nın kıymeti bilinmeyen en özel mekanlarından biri olan Locus Solus 2000'li yılların başlarından başlayan yolculuğunu geçtiğimiz yıllarda el değiştirmesi ile sonlardırdı. Hala aynı isimli bir mekan var elbette ama sahibi değişince haliyle kebapçı dükkanı gibi olması normaldir. Space Disco, İtalo Disco ve Chicago House, Dub Step, Tech-House gibi türlerin memleket kara sularında ismi bile bilinmezken mekanda bu türlerin en baba parçaları çalınırdı. Jonathan Richman, Legowelt, Freezepop, Freestylers, Electrocute, Sex In Dallas, Alexander Robotnick, Richard Davis, Brazzaville gibi kalburüstü isimlere ev sahipliği yapan bu mekan hep akıllarda kalacak sanırım. İşte bu dönemlerde mekanda DJ'lik yaptığım günlerden aklımda kalan bir isim Gigolo Records'un demirbaşı Mount Sims. New Wave dokunuşları ile gürül gürül elektro-pop How We Do parçası.





Bookmark and Share

1.06.2010

YACHT - Summer Song


Geçen yıl sevdiğimiz plak şirketlerinden DFA'den çıkan albümleri ile evimize neşe katan bir grup YACHT. Grup aslında eski "The Blow" üyesi Jona Bechtolt'un bir projesi ve yanlış hatırlamıyorsam bu altıncı YACHT albümü. Peki onca albümden sonra bu albümün ses getirmesinin sebebi nedir diye soracak olursak,önceki albümlerin bir solo proje olarak gerçekten kötü olmaları, Jona'nın 2007 yılından beri beraber çalıştığı Claire L.Evans'ın artık bu albümle birlikte grubun bir üyesi olması(aralarındaki müthiş kimya) ve elbette DFA record dolayısıyla James Murphy etkisi. Birazda magazin dersek; Aralarından su sızmayan eski The Blow üyeleri olan Jona ve Khaela Maricich ikilisi neden ayrıldı diye düşünebilir. Sanırım aşk meşk mevzuları bu ikiliyi bir daha bir araya getirmeyecek şekilde ayırdı. See Mystery Lights gümbür gümbür ses cümbüşü ile iç gıdıklayan bir albüm. Kimi yerde avangard sesler, bazı şarkılardaki bariz ESG etkisi, deneysel ve noise ses yığınları. Eğlenceli klibiyle "Summer Song" parçasına ayrı bir dikkat lütfen.





Bookmark and Share

CLUB 8


Gönül yayımızı titreten melodilere sahip Labrador plak şirketinin demirbaş gruplarından İsveç'li Club 8 Mayıs ayında çıkaracağı "The People's Record"albümü öncesi "Western Hospitality" isimli single'ını görücüye çıkardı. Açıkçası önceki parçalarından oldukça farklı afrofunk soslu, kimi zaman krautrock sularında gezinen bizim yörelere ait bir yaz hit'i tadında. Ne diyelim sabırsızlıkla albümü bekliyoruz.





Bookmark and Share

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...