Cüneyt Arkın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cüneyt Arkın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3.09.2014

Ben Kemal Geliyorum!


Hınç 1976 yapımı Natuk Baytan'ın yönettiği vurdulu-kırdılı bir Cüneyt Arkın filmi. Komiser Kemal (Cüneyt Arkın) tuttuğunu koparan bir polistir. Birgün istemeden kız kardeşinin ölümüne sebep olur ve hapise girer. Girdiği koğus'ta ise daha önce yakaladıgı mafya babası ve adamları vardır. Kemal'le alay ederler. Mafya babası Kemal'e kendisini yakalayıp mahkum ettirdiği için intikam almak için gün sayar. Kemal hapisten çıkar. Hayır sever görünen biri Kemal'i hurdalıkta, hurda bir arabanın için de uyurken bulur. Ve iş gösterir. Aslında o kişi Mafya'ya calışmaktadır. Kemal farkında olmadan Mafya'nın eline düşmüştür. Mafya babası ise da hapisten cıkmıştır. Bunların hepsi daha önce planlanmıştır. Kemal orada alın teriyle çalışan bir işçiyle tanışır ve dost olurlar. Mafya bundan iyice rahatsız olur. Arkadaşını kaza süsü vererek arabayla ezerek öldürürler. Daha sonra ailesini de. Kemal'de ağır yaralıdır ve çabuk iyileşir. Artık intikam zamanı gelmiştir.

Ve Cüneyt abimiz intikam alacağı kişilere geleceğini bildiren o kült cümleyi kurar. "Ben Kemal Geliyorum." Film boyunca intikam almaya gittiği adamlardan türlü şekillerde intikamını alır. Örneğin elemanlardan birini minibüsün önüne baş aşağı bağlayıp duvara tam gaz toslar. Filmin sonunda yıllardır uzak olduğu, görmediği annesine telefon açar ve müjdeyi verir. "Ben Kemal Geliyorum". Filmde orada biter. Bu filmden yıllar sonra çekilen Rambo 2'de halk kahramanı Rambo esir düştüğü yerde mikrofona sarılıp Murdock'a "I'm coming to get you" der ve gider intikamını alır.


Füsun Önal - Ah Nerede

Cici Kızlar - Bak Şu Çocuğa Bana Göz Ediyor Anne

2.09.2014

Yıkılmayan Adam


Yıkılmayan Adam, Cüneyt Arkın abimizin oynadığı yönetmenliğini Remzi Jöntürk'ün yaptığı 1977 tarihli güzide bir filmimiz. Filmle ilgili ilginç bir nokta ise, 1983 yılında film hakkında komünizm propagandası iddiasıyla dava açılmıştır. Yıkılmayan adam bir yıkımla başlar ve yıkımla biter. Ezilenlerin umudu, bir halk savasçısı Çakır, ağaçlar ayakta ölür misali yıkılmadan ayakta ölür.

Ve şu nefis diyalog akıllara kazınır:

Kadın: Sen eşkiya mısın?

Çakır: Bazen. Anamı, babamı bu insanları düşündükçe. 

Kadın: Çok mu acı çektin? 

Çakır: Hem de her türlüsünü. 

Kadın: Ben hiç acı çekmedim 

Çakır: Bu dünya böyle kızım. Bir azınlık ki yer içer, bir çoğunluk ki onlar için öder ha öder! 

Kadın: Ama beş parmak...

Çakır: Parmağın beşi bir değil diyeceksin. Bunlar laf değil kızım; aldatmaca, uyutmaca! Senden daha olumlu bir şey  beklemezdim zaten. 

Çakır: Kendini Hiroşima'da bulabilir misin? Özgürlük adına kendini yakan Vietnamlının et kokusunu duyabilir misin? Okullarda vurulan gençlerin kanlı elbiselerini giyebilir misin? Filistin'deki kurtuluş savaşçısı gerillaların fişekliğini kuşanabilir misin? 

Kadın: Kafamı karıştırdın. 

Çakır: Varsa kafan, de bakalım; bu sefaletin hesabını kim verecek? Kim ödeyecek bunca günahı? Bu alınteri denizinde kimler boğulacak?



 

3.09.2013

Duygusuz sevişmeler


Cüneyt Arkın Türk Sineması'nın en büyük oyuncularından bir tanesi. Vurdulu-kırdılı yapımlardan, usta işi birçok filmde kendisini izleme fırsatını bulduk. Geçtiğimiz günlerde Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), başrolünde Cüneyt Arkın'ın rol aldığı 'En Büyük Yumruk'filmindeki sevişme sahneleri için filmin yayınlandığı kanala ceza verdi. Cezanın gerekçesi ise; sevişme sahnelerinin duygusal olmaması. Anlayacağınız RTÜK duygusuz sevişmelere karşı. Çarşı dersen o herşeye karşı.

RTÜK raporunda şöyle denildi: "Filmin bir çok sahnesinde cinsellik olgusu yoğun biçimde yer almaktadır. Çıplaklığın sıklıkla ortaya koyulduğu, kaba cinselliğin yapım boyunca devam ettiği görülmektedir. Birçok sahnede, kadınların mahrem sayılabilecek uzuv ve organları, seyirlik malzeme halinde görsel bir meta gibi sunulmaktadır. Cinsellik ikonografisinin filmin bir çok sahnesine hakim olduğu, duygusal boyutundan arındırılmış sevişme sahnelerinin sunulduğu görülmüştür. Striptiz denilen cinsel gösteri niteliğindeki görsel ikonografik öğelerle zevk yaşayan gençlerin deneyimlerinin, bir tür öykü yumağı içinde sunulduğu görülmüştür."


Evet plastik aşkların yaşandığı bir devirde lütfen duygusuz sevişmeyelim. Mümkünse hiç sevişmeyin, direk üreyin. Nasıl olsa adına kibarca ekonomi dedikleri kapitalizme bol bol ucuz işgücü gerekli. Birilerinin daha çok zengin olması için modern köleler lazım. Tevfik Fikret'in dediği gibi;

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin....


 
Ian Dury - Wake Up And Make Love With Me
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...