29 01 2015

Çin'de Sahte Banka Yapıldı


Herşeyin sahtesini yapmak gibi büyük bir yeteneğe sahip Çinliler bu kez bir bankanın sahtesini yaptı. Evet yanlış okumadınız bir banka. BBC'nin haberine göre Çin'de sahte bir banka, yüksek faiz vaadiyle mevduat sahiplerini 200 milyon yuan (yaklaşık 32 milyon dolar) dolandırdı. Ülkenin doğusundaki Nanjing kentinde, üniformalı çalışanları ve iç dekoruyla devlet bankalarına tıpatıp benzeyen sahte bankaya yaklaşık 200 kişi para yatırdı. Olay, faizini alamayınca kuşkulanan işadamının, ana parayı da çekemeyince polise gitmesi üzerine ortaya çıktı. Polis soruşturmasında, ofisin banka olarak çalışma izni bulunmayan bir taşra kooperatifine ait olduğu anlaşıldı. Sahte bankanın uzun süre yetkililer tarafından farkedilmeden çalışması, Çin'de sosyal medyada da tartışma konusu oldu.


Cici Kızlar - Para Para Para

Tadını Çıkarın


İçki için,
Sarhoş olun,
Küfredin,
Sevişirken gürültü yapın,
Çığlık atın,
Kimyasallardan uzak durun,
Muslukları açın,
Gece uyumayın,
Sebepsiz öpüşün,
Ağlayın,
Ağlatmayın,
Yalan söylemeyin,
Başkaldırın,
İsyan edin,
Mum yakın,
Şarabı şişeden,
Sigarayı filtresizinden için,
Jim Morrison dinleyin,
Olmadı Tom Waits,
Kedileri okşayın,
Birbirinizi okşayın.
Beraber duş alın,
Evde çıplak gezin,
İnsanları takmayın,

Tadını çıkarın.

"Bukowski"

Tom Waits - Telephone Call From Istanbul

Sürpriz Film!


14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali'nin merakla beklenen bölümlerinden biri Digiturk Galaları. Bu bölüm, Toronto’dan Venedik’e, Cannes’dan Sundance’e, dünyanın önemli festivallerinde büyük ilgi görmüş, yılın en çok beklenen filmlerini Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşturuyor. Bu bölümde bu sene ismi açıklanmayan 'Sürpriz Film' olarak lanse edilen bir yapım var. Bu film için şöyle bir açıklama yapılmış:

"Korku mu eve gelir yoksa ev mi korkuyu üretir? Uzun yıllardır evdeki korku perdeye bu kadar şok edici bir şekilde yansıtılmamıştı. Karakterleri gibi bu evden kaçmak isteyeceksiniz. Yurt dışındaki gösterimlerinde salonları boşaltan, bayılmamak için kaçan insanlar gibi. Kurbanın kim olduğu sürekli değişecek. Üstelik bu oyunda kumandayı eline alıp geriye saramayacaklar. İyisi mi gözlerinizi kapatın."

İnsan 'hayırdır inşallah' diyerek merak ediyor bu filmi. Sanki 80'lerin yasaklı, arıza, rahatsız filmi Cannibal  Holocaust vizyona giriyor. Belki de bu film, Hostel serisi ile arıza işlere imza atan Eli Roth'un korku sinemasının unutulmaya yüz yutmuş bir alt türü olan Cannibal filmlerini refarans alarak çektiği 'The Green Inforno' filmi olabilir. Ne diyelim gözlerimizi kapattık bekliyoruz.



28 01 2015

A Girl Walks Home Alone At Night


Sinema adına en keyifli ve doyurucu festivallerden biri olan 14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali 12-22 Şubat tarihleri arasında İstanbul'da sinema yolculuğuna başlıyor. Ayrıca festival'den seçilen bazı filmlerin 26 Şubat-1 Mart 2015 tarihlerinde ise Ankara ve İzmir'de gösterileceğini hatırlatalım.

Bu senenin merakla beklenen filmlerinden bir tanesi "A Girl Walks Home Alone at Night". İran sinemasının ilk vampir filmi olarak lanse edilen yapım, gösterildiği festivallerde büyük övgüler almış. Kısa filmleriyle pek çok ödül kazanmış İranlı kadın yönetmen Ana Lily Amirpour'un ilk uzun metrajlı bu filmi, İran'daki Bad City adlı bir hayalet kasabada geçiyor. Ölümsüzlüğün keyfini ya da lanetini yaşayan bir kız, kasvetli sokaklar, av ve avcı. Filme çok şey katan siyah-beyaz görüntüler, filme cuk diye oturan müzikler, tuhaf bir aşk, dispotik bir David Lynch dünyasının tasviri. Eleştirmenler tarafından tarzıyla Jean Cocteau, Luis Bunuel gibi yönetmenlerin filmleriyle, konusuyla da kült İsveç vampir filmi "Gir Kanıma"yla karşılaştırılıyor. Ne diyelim bu filmin vampir sinemasına taze bir soluk getireceği aşikar. Merakla bekliyoruz...


Orhan Veli’nin Kayıp Şiiri


Varlık Dergisi'nin Ocak sayısında Efdal Sevinçli, “Edebiyatımızda saklanan belgeler, bilgiler” köşesinde Orhan Veli Kanık'ın hiçbir kitabında yer almayan “Ölümüm” adlı şiirini paylaştı. İşte o şiir:

O sabah alnımda iki ter damlası konuşacak
Yorgun olarak öldüğüme dair
Benim Yeni Sabah’ı bir başkasına verecek gazeteci Yusuf
İskele kahvesinde çayım soğuyacak
İlk vapur yolcuları arasında olmadığımın farkında bile olmıyacaklar
Lâz müezzin hakkımda salâ verecek
İmam bildiğini okuyacak
Bozuk düzen makamından
Hiç Çamlıca kuşbaşı kar yağarken ölünür mü diyen
Yarıdan fazlası abdestsiz cemaatim olacak
Ve hepsi de
İyi biliriz diye yalan söyliyecekler
Ertesi sabah Cumhuriyet’te sülâlem sayılacak
Müessif bir irtihal denmiyecek
Ve nihayet
Başı boş hayatım gibi
Başı boş mezarım da taşsız kalacak...


Milli Vanilli Skandalı


Bugün müzik yolculuğumuzda 80'li yılların sonuna gidiyoruz. Buğday tenli, cool bakışlı Fab Morvan ve Rob Pilatus ikisinden oluşan Alman grup Milli Vanilli 80'lerin sonunda müzik piyasasını adeta salladı. 1988 ve 1989 yıllarında çıkardıkları iki albüm onları süperstar sınıfına sokmuştu. Plakları inanılmaz sattı ve Grammy ödülü kazandılar. Para, şan, şöhret, uyuşturucu, kadınlar ve medyanın itici gücü. Müzik piyasası yeni oyuncaklarını bulmuştu.

Gelelim bu ikilinin neden olduğu yüzyılın en büyük müzik sahtekarlığı olarak anılan olaya. Grammy ödülü alan grubun, MTV tarafından kaydedilen bir konser sırasında teyp takılınca playback yaptıkları ve bunun da ötesinde şarkılarını kendilerinin söylemedikleri anlaşılmıştır. Olay sonrasında bir basın toplantısı yapan grup, sadece görüntüden ibaret olduklarını açıkladılar. Onları yücelten, tıpkı günümüzde olduğu gibi açı kurtlar misali her zaman av arayan medya ikiliyi nasıl göklere çıkardıysa bir anda yerin dibine batırdı. Grammy ödülleri ellerinden alındı.

Bu olay ikilinin sonu olacaktı. Rob Pilatus 1998 yılında aşırı dozda uyuşturucudan öldü. Fab Morvan tek tabanca birkaç solo deneme yaptı ama fazla ses getirmedi. Yıllar sonra Fab Morgan ile yapılan bir röportajda şöyle diyecekti: "Evet, biz o zamanlar kendi sesimizi kullanmadık, ama şimdi stüdyoya girenler tamamen bilgisayar teknolojisi ile seslerini düzeltiyorlar. Şimdi onlar doğru yapıyor, biz mi yanlış yaptık."



27 01 2015

Caribou'dan 1000 Şarkı


2014 yılının en güzel albümlerinden birine imza atan Kanadalı prodüktör Dan Snaith ya da namı diğer Caribou, “The Longest Playlist” ismiyle kendisi için önemli 1000 şarkıyı derledi. Liste müzik tarihinde bir zaman yolculuğu tadında ve boş yok dedirten cinsten. Bu listede bizim coğrafyadan Barış Manço, Erkin Koray, Selda Bağcan, Hüsnü Özkartal Orkestrası ve Bülent Ortaçgil bulunuyor. Listenin tamamı için sizi şöyle alalım.



26 01 2015

En Güzel Sinema Salonları


Bir işe yarayan sinema salonları sadece eski sinema salonları. Işıklar söndüğünde insanın kalp atışlarının hızlanmasına yol açan dev salonlardı. Muhteşemdiler, gerçek sinema salonları onlardı. Yüksek tavanları, sütunları, yıpranmış halıları ve balkonlarıyla kiliselere benzerlerdi. O salonlar, sinemaya gitmenin hala dini bir deneyim, sıradan ama kutsal bir eylem olduğu dönemlerde inşa edilmişti. Çoğunu yıkıp yerlerine banka, süpermarket veya alışveriş merkezi diktiler. Artık filmlerden önce o baş dönmesi hissedilmiyor, kimse kendini sinemada yalnız hissetmiyor. Kutsallığın sona erişi, sonunda filmleri de etkiledi. Büyük sinema salonları yıkılıp iğrenç alışveriş merkezleri dikildi, binaların işlevselliklerine övgüler düzüldü. İnsanın oturma odası, sonu gelmeyen sıralarına oturulan sinema salonlarıyla aynı değildir. Ama dikkatli bakıldığında, insanın oturma odasının, eski sinema salonlarına, yeni sinema salonlarından çok daha yakın olduğu görülür. Her şey yolunda giderse -ne yazık ki bazen gitmez- insan, kutsallığı yeniden keşfeder. Başını koltuğa yaslar, gözlerini açar ve izler.

"Roberto Bolano"  

İşte Gezegenin çeşitli şehirlerinden rüya gibi sinema salonları....












Dinamo Mesken



Türkiye futbol tarihinde adından dolayı kapatılmış yegane kulüp olan Ertuğrulgazi Gençlik ve Spor Kulübü, namıdiğer Dinamo Mesken'in hikayesinin izini süren sergi 27 Ocak-14 Mart 2015 tarihleri arasında Salt Ulus'ta... 

Dinamo Mesken, adını, 1970'li yıllarda Sovyetler Birliği ve Avrupa'da şampiyonluğa ulaşan Dinamo Kiev'den alır. Bu, 12 Eylül Darbesi'nin ardından "milli değerlere açıktan bir saldırı" olarak gösterilir; kulüp kapatılarak yönetici ve futbolcularından bazıları gözaltına alınır, işkenceye uğrar, yargılanır ve çeşitli cezalara çarptırılır. 

1970'lerin sonu ve 80'lerin başında ülkenin siyasi gündemi, taraftarlarının desteğiyle ayakta kalmayı başaran Dinamo Mesken'i de olumsuz yönde etkiledi. Takımın her deplasmanı olaylı geçti; 1976'da Kemalpaşaspor'la yapılan bir maçta futbolcu ve taraftarlar "Moskova dışarı!" sloganlarıyla ıslıklandı; kulüp binası polis baskınına uğradı. Emniyet'in bilgisi ve izni dâhilinde kulüp için toplanan para, 12 Eylül Darbesi'nin ardından "haraç" olarak nitelendi; bazı yönetici ve futbolcular yargılanarak suçlu bulundu. Kulübün federeliği iptal edildi.

2008'de Meskenspor adıyla yeniden kurulan kulüp, hâlen aktif olarak faaliyet göstermektedir.

Daha fazla bilgi için  http://saltonline.org/ adresini ziyaret edebilirsiniz..

Fotoğraf: Cemal Karadağ (1976)


David Baddiel, Frank Skinner, Lightning Seeds - Three Lions

Ölüm Anım


Her insan mutlu olamaz. Çünkü; gereğinden fazla özler dünü, hak ettiğinden fazla düşünür yarını ve hiç hak etmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü. Her insan mutlu olamaz. Çünkü; gereğinden fazla özler hayatından çıkanları, hak ettiğinden daha büyük umutla bekler hayatına girecek olanları...

Yukarıdaki fotoğraf Mısır'da çekildi. Eski cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in devrildiği eylemlerin dördüncü yıl dönümünün bir gün öncesinde Kahire'de Sosyalist Halk İttifakı Partisi yanlısı bir grubun düzenlediği yürüyüşte Şeyma Es-Sabba isimli 34 yaşındaki bir kadın vurularak öldürüldü. Bu fotoğraf o kadının hayata veda etmeden önceki son karesi. Ölümün o soğuk nefesi ve sadece özgürlük isteyen bir kadının acı vedası. Gözyaşı coğrafyasının hiç bitmeyen çilesi.. Son söz Edip Cansever ustadan gelsin:

"Sıkıntı var, boğuntu var, tedirginlik var, çirkinlik, yalan, her şey var. Ama hep umut var her şeyin içinde. Kısacası, yaşamanın gereği, umutlu olmak zorunda insan."

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...