28 02 2015

Yenişehir'de Bir Öğle Vakti


İşte ben, bu alışkanlıklarından biri olmak istemem. Senin düzenle olan bağlarından biri. Sabahki diş fırçan, ya da kolunun altına sürdüğün deodorant, ya da yumurtalı şampuan olmak istemem. Bunların günlük mutluluğunda, rahatlığında belki sadece ufak bir payları var. İşte ben bu gündelik mutluluğun daha büyük bir payı olmak istemem. Yani daha rahat olman, korkmaman için örneğin, destek olamam sana. Düzenle bütün bağlarını koparabildiğin zaman, ki bu cesaret ister, bu cesareti gösterebildikten sonra zaten karanlıktan korkmayan biri olursun. O zaman yine beni seversen, bu sevgi kabulümdür. tamam mı?

"Sevgi Soysal"

Yürüyorum


Bir kış günü. Cebeci'den Kızılay'a yürüyorum. Babamın gri paltosu ve annemin devrimci günlerinin atkısı. Niye giyiniyorum böyle acayip? Çünkü fena halde varoloşcuyum.

Bir kış günü. Çengelköy'den Üsküdar'a yürüyorum. Uzun hikaye, evsiz ve parasız kalmışım. Broken Engish'i (Kırık bir İngilizce) söylüyorum, Faithfull hanımdan. Durumumla hiçbir ilgisi yok. Mavi bir çöp torbasının içinde eşyalarımı taşıyorum. Yağmur yağmaya başlayınca 'Working Class hero'ya geçiyorum. Niye? Belli değil. Bir tek kendime inanıyorum..

"Ece Temelkuran"


Marianne Faithfull - Broken English

26 02 2015

Sabahattin Ali 108 yaşında


Şair, gazeteci, yazar, öğretmen Sabahattin Ali 108 yaşında (25. Şubat 1907 - 1948). Sabahattin Ali.. Kısa ömrüne büyük yapıtlar sığdıran; yazdıklarından yola çıkarak "daha fazla eser verebilseydi, kültürel yaşamımız nasıl etkilenirdi?" sorusunu sorduran edebiyatçı. En verimli çağlarında bundan tam 66 yıl önce "milli duygularını tahrik ettiği" gerekçesiyle acımasız bir şekilde başına sopayla vurularak öldürüldü. Katil, "milli duyguları tahrik edildiği" için ceza indiriminden yararlanarak 4 yıl hapis yatıp çıktı.

Kürk Mantolu Madonna, Kuyucaklı Yusuf , Aldırma Gönül ile kalbimize oturan büyük adam, büyük şair Sabahattin Ali'nin yaşam öyküsü de bize hediye ettiği romanlardan farksız değil. Kızı Filiz Ali de babasının yaşamını "Filiz Hiç Üzülmesin" adlı kitapta, babasının objektifinden fotoğraflarla toplamıştır. Ve kitap "annesine ve babaları siyasal, faili meçhul cinayetlere kurban giden bütün çocuklara.." ithaf edilmiştir..


"Babamın sözünü tuttum ve uzun zaman hiç üzülmemiş gibi yaptım. Yıllar boyu onun öldüğüne inanmadım. Geri gelecek diye bekledim. Kalabalıklarda ona benzettim insanları, yabancı ülkerlerde beyaz saçlı, kısa boylu, tombulca adamları takip ettim, odur diye. Rüyalarıma girdi sık sık, hiç konuşmadan, gözlerini hafif kısarak, gülümseyerek baktı bana rüyalarımda, ben hep peşinden koşup onu yakalamak istedim ama hiç başaramadım.

Babam için uzun yıllar hiç gözyaşı dökmedim, çünkü o "Filiz hiç üzülmesin.." demişti. Ama Denizler asıldığında, Sinanlar, Mahirler öldürüldüğünde çok ağladım, yıllarca gözpınarlarımda babam için biriken gözyaşları durmadan aktı, aktı, aktı.. Türkiye'de siyasal cinayetlere kurban giden değerli insanların ne ilki ne sonuncusuydu babam. Tanrılar kana doymayacaklar mıydı?"

diye başlar Filiz Ali kitabına..

Sabahattin Ali aynı zamanda amatör fotoğrafcıdır. Başta Ankara olmak üzere 1930'lu yılların Anadolu sokaklarının ve insanlarının yer aldığı bu fotoğraflar, usta yazarın edebi kimliğine de ışık tutuyordu. Kızı Filiz Ali; "Babam öldükten sonra uzun bir zaman onun fotoğraflarıyla yaşadım" der. Babası elinden düşürmediği Kodak Fotoğraf makinesiyle zamanı durdurup, yüklü bir görsel miras bırakmıştır. İşte o fotoğraflardan bazıları.







Sabahattin Ali - Aldırma Gönül / Kurgu: Ömer Ermiş from Ömer Ermiş on Vimeo.

24 02 2015

En Acılı Konser


Aristo mantığı ile gidersek meşhur bir geyik vardır. Biber acıdır hayatta acıdır, öyleyse hayat biber midir? Bazen biberler tatlı çıksa bile hayat gerçekten çok acı olabiliyor. Danimarka Ulusal Oda Orkestrası üyeleri biber fikri üzerinden çılgın bir denemede bulundu. Orkestra, dünyanın en acı biberi etkisi altında müzik yapmayı denemek istedi. Orkestra üyeleri, gözlerinden çıkan alevlere ve yandım anam bakışlarına rağmen konser sonuna kadar çalmayı başardı. İşte o acılı sahneler...


Seninle Konuşmalıyım


Seninle konuşmalıyım. İçimde, seni kaçırırsam her şeyi kaçıracakmışım gibi bir his var. Hayır, bu hayatla ilgili değil. Öyle olsaydı umrumda olmazdı zaten. Ama bu hayatla ilgili değil Anna..

"Mauvais Sang (1986) Leos Carax"

20 02 2015

Wes Anderson Filmlerinden Şarkılar


Kendine özgü büyüleyici sinema diliyle, damağımızda güzel tatlar bırakan ünlü yönetmen Wes Anderson filmleriyle olduğu kadar, bu filmler için seçtiği şarkılarla da dikkat çekiyor. İşte o filmlerden seçmiş olduğumuz müzik tarihinden eski şarkılar. Bu arada yönetmenin son filmi The Grand Budapest Hotel'in Oscar yarışında yer aldığını hatırlatalım. 


The Creation - “Making Time”
From Rushmore


The Kinks - “Strangers”
From The Darjeeling Limited

Seu Jorge - “Rebel Rebel”
From The Life Aquatic

The Beach Boys - “Heroes and Villains”
From Fantastic Mr. Fox

Francoise Hardy - “Le Temps de l’Amour”
From Moonrise Kingdom

Paul Simon  - “Me and Julio Down by the Schoolyard”
From The Royal Tenenbaums
 

Van Morrison - “Everyone”
From The Royal Tenenbaums

The Rolling Stones - “2000 Man”
From Bottle Rocket

Ramones - “Judy Is A Punk”
From The Royal Tenenbaums


Cat Stevens - “Here Comes My Baby”
From Rushmore

Hank Williams — “Long Gone Lonesome Blues”
From Moonrise Kingdom

Nico - “These Days”
From The Royal Tenenbaums

Peter Sarstedt - “Where Do You Go To (My Lovely)”
From The Darjeeling Limited

The Who — “A Quick One, While He’s Away”
From Rushmore


Devo — “Gut Feeling”
From The Life Aquatic

Love — “Seven and Seven Is”
From Bottle Rocket 

David Bowie — “Life On Mars?”
From The Life Aquatic


Bobby Fuller Four — “Let Her Dance”
From Fantastic Mr. Fox

The Faces — “Ooh La La”
From Rushmore


Peter Sarstedt - Where Do You Go To (My Lovely

Uçurumlar


Aramızda uçurumlar söz konusuyken
Uçurumlarda tenzilat varken hazır
Uçalım, hadi uçalım
Ben nasıl olsa
Bu müsveddelerin ortasında yalnızım.

"Didem Madak"

 
Cat Stevens - Here Comes My Baby

19 02 2015

Blur Yeni Bir Albüm Yayınlıyor



Yıl 2013, Blur Sziget sahnesinde. Onları izleyen fani kalabalığın bir parçasıyım. İnsanlar tek bir ortak dilde buluşmuşlar: Müzik. Blur sahneye Girls & Boys hitiyle çok sıkı bir giriş yapıyor. Damon Albarn aradan geçen onca yıla rağmen zımba gibi bir delikanlı. Zaman zaman temposu düşen bir setlists’e rağmen gece oldukça keyifliydi. Özellikle Country House’da Damon’ın seyircilerin arasına karışıp bir halk çocuğu olması gönülleri fethetti. Bis için çıktıkları son üç şarkılık performansın doruk anları elbette 17. ve son şarkı olan Song 2 oldu. Tabiri yerindeyse tozu dumana katarak sahneye veda ettiler. Konser sonunda herkesin yüzünde müziğin ve özgürlüğün verdiği o tatlı gülümseme.

Evet bugün çok sevindirici bir haber aldık. Damon Albarn önderliğinde bir döneme damga vuran Blur, “The Magic Whip” adını taşıyan ve 12 şarkıdan oluşan yeni albümünü Nisan ayında çıkarıyor. Üstelik bu albümde Blur tam kadro olarak yer alıyor. Son olarak 2003 yılında çıkardıkları  “Think Thank” isimli albümde  gitarist Graham Coxon yer almamıştı. Albümden bizleri selamlayan ilk şarkı ise “Go Out”ismini taşıyor.


18 02 2015

Lacivert Kedi


Mehtapta sana on dokuz mektup yazdım. On sekizini yırtıp attım. En sonunda, on dokuzuncu kez yazdığım tam istediğim gibi olmuştu. Yazdıklarım duygularımı tam anlatabilmişti. Balkonda masamın üzerindeki mumu söndürdüm. Sonra mehtaba baktım. Sarı beyaz yuvarlak yüze. Uzun uzun. Kalktım, ahşap masanın altından, tahta zemine saçılmış on sekiz yırtık mektubun kağıtlarını topladım, ince deri bir torbaya doldurdum. Bu mektubun yanında onları da bulacaksın. Yazıldıktan sonra yırtılmış, daha sonra yapıştırılmış on sekiz mektup. Onları sana gönderiyorum. On dokuzuncu, yani son mektup bende. Onu kendime saklıyorum.

"Tarık Sipahi"

Zeki Müren - Kahır Mektubu

Yüzyıllık Yalnızlık


Çünkü erkeklerin en büyük özelliği, doyduktan sonra açlığı inkar etmeleriydi.

"Yüzyıllık Yalnızlık"

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...