8 02 2016

Bir Ahmet Erhan Geçti Bu Dünyadan


Türk şiirinin az bilenen fakat çok sevilen ismi Ahmet Erhan 8 Şubat 1958'de Ankara'da dünyaya geldi. Fatih Terim'le birlikte Adana Demirspor’un genç takımında futbol oynadı bir süre. Ağır bir sakatlık geçirince futbolu bırakmak zorunda kaldı. Fatih Terim Galatasaray'a doğru giderken, o yolunu şiire doğru kaydırdı. Lise eğitimini akşam lisesinde tamamladı. Ardından Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı’nı bitirdi. Bir süre edebiyat öğretmenliği yaptı. Alacakaranlıktaki Ülke adlı şiir kitabı 1981’de çıktı. Şair bu kitabıyla Behçet Necatigil Şiir Ödülü’kazandı. İnsanı çarpan Ankara ayazı gibi bir dili vardı. 4 Ağustos 2013’te, Turgut Uyar'ın doğum gününde kanser yüzünden aramızdan ayrıldı.

Ahmet Erhan denince ne aklıma gelir derseniz;  Ankara, karamsarlık, yalnızlık ve bir dönem Konur Sokak'ta bulunan Engürü Kahvesi.

"Buyrun, ben Ahmet Erhan

Bir kilo beşyüz gram gelmiş tartıda, doğduğu zaman
Dört ablanın ardından horoz çükü kadar bir oğlan
Doktorlar ve hemşireler arasında bahis salgını:

Yaşar mı yaşamaz mı şu er ve han
Üç ayda topaç, dört ayda gülle gibi olmuş
Daha doğumda ağlamayı ertelemiş hinlikten
Ati ömrüne saklamış

Bütün lohusaların sütü ona akmış, rivayet ol ki
Şımarıklığı bundan

Hoca, bu demiş ya katil olur ya da büyük adam
İkisinin arasında zati bir soğan zarı
Doğa kanunu kurt kapanı

Kapanın elinde kalmış dört mevsim diken…"

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Bugün tarih 8 Şubat ve günlerden yine bir pazartesi. Bugün beş şarkılık listemizin tek konuğu 12 yıl önce bugün, 8 Şubat 2004'de kaybettiğimiz büyük usta Cem Karaca. Ne şanslıyım ki onu 2001 tarihinin 23 Mayıs'ında Hacettepe bahar şenliklerinde izleme fırsatına sahip olmuştum. Sahneye çıktı ve o gürbüz sesiyle "Merhaba gençler ve her zaman genç kalanlar" diyerek o meşhur selamını çaktı. 

Cem Karaca, kendi tabiriyle bir kızı tavlamak için müziğe başlamıştır. Elvis dinleyip, batı müziğine hayran biri olarak start verdiği müzikal yaşamı, askerde bir nöbet sırasında dinlediği türkü ile farklı bir kulvara yöneldi. 22 yaşında, Apaşlar grubuyla ilk plağını yaptı. Ardından "Resimdeki Gözyaşları", "Namus Belası", "Tamirci Çırağı" ve nice güzel şarkı. 1979 yılı hayatının dönüm noktlarından biri oldu. 1 Mayıs yürüyüşünde söylediği Engels'in "Dünyanın bütün işçileri birleşin" sloganının faturası ağır oldu. Darbe döneminde 200 yıl hapis cezasıyla yargılandı, mallarına el konuldu ve Türk vatandaşlığından çıkarıldı. Özal döneminde yasağı kalkarak yurduna geri döndü. Kendine dönek diyenlere inat müzikal yaşamına devam etti. Fırtınalı yaşamı 8 Şubat 2004'de geçirdiği bir kalp kriziyle sona erdi.



Cem Karaca ve Moğollar yepyeni bir albümle karşımızdalar. Evet yanlış duymadınız 43 yıl tozlu raflarda bekleyen yeni bir albümle. Albümün ortaya çıkmasında İzzet Öz'ün büyük bir emeği var. Albümün hikayesi şöyle; Yıl 1973, Cem Karaca Kardaşlar grubunun solistliğini bırakarak, Moğollar ile çalışmaya başlamış. 31 Ocak'ta Ankara Güneypark Gazinosu'nda sahneye çıkıyorlar (Ah nerede o eski gazino kültürü). Sunucu ise bu albüme hayat veren İzzet Öz. Gitar ve divan curası ile Cahit Berkay, basgitarı ile Taner Öngür ve davuluyla Ayzer Danga yerlerini aldılar… Ve Cem Karaca o muhteşem sesiyle “Merhaba gençler ve her zaman genç kalanlar, huzurunuzda biz Cem Karaca-Moğollar” deyince inanılmaz bir alkış tufanı. O gece bu konseri izleme şansını bulmuş, bir grup şanslı azınlık müzikal bir ziyafete şahitlik yapıyor.

Konser sonrası bütün ekip Monaco Oteli'nin lobisinde oturmuş, derin bir sohbete dalmış. O sırada İzzet Öz, "Arkadaşlar bu konseri ölümsüzleştirmemiz lazım" diyor. Taner Öngör, "O zaman hemen stüdyoya girip aynen böyle çalalım" diyor. Cem Karaca sadece çalmak yetmez diyerek, şarkı aralarında konuşma fikrini ortaya atıyor. Bu heyecanla hemen çalışmalar başlıyor. Şarkı listesi belirleniyor, Cem Karaca konuşmaları hazırlıyor. 2 Şubat'ta sadece bir saatlik sürede, bu şahane albüm en doğaçlama şekliyle kaydediliyor. İşte 2.2.1973 isimli o albüm 2016 yılının 2 Şubat tarihinde yayınlandı. Hatta 1000 adet basılan plak formatı çoğu müzik markette tükenmiş vaziyette. 

Kapanışı Cahit Berkay'ın vermiş olduğu bir röportajda anlattığı bir anı ile noktalayalım. "Bir akşam Kırklareli'nden konserden dönüyoruz. Otobüse bindik, bir gümrük polisi 'Cem Bey bizim için de bir şarkı yapsanız' dedi. Cem, hemen 'O işlere Ersen (Ersen Ve Dadaşlar) bakıyor' diyerek cevabı yapıştırdı.

Şimdi biz susalım ve sadece şarkılar konuşsun. Mutlu Pazartesiler...

Obur Dünya




Namus Belası



Tamirci Çırağı



Resimdeki Gözyaşları



Nem Kaldı




BONUSLAR

Yoksulluk Kader Olamaz



Parka



Üzüm Kaldı

7 02 2016

Mutsuzluk


Onu çeken, insanların mutsuzlukları içindeki halleriydi, insanların kendileri değildi, mutsuzluklarıydı ve insanın olduğu her yerde buna rastlanıyordu, diye düşündüm, insankolikti o, çünkü mutsuzluk özlemi çekiyordu. İnsanlar mutsuzluktur, dedi hep, diye düşündüm, yalnızca budala olan bunun aksini savunur. Doğmak mutsuzluktur, dedi, yaşadığımız sürece de bu mutsuzluğu sürdürür, bir tek ölüm kesip atar bunu. Bu, hep mutsuzuz demek değildir, mutsuzluk yoluyla mutlu olabiliriz, dedi, diye düşündüm.

"Thomas Bernhard"


Sahici Sevinçler


İsrail'in 2008 sonunda düzenlediği hava saldırıları nedeniyle, Gazze Hayvanat Bahçesi'nde 400 hayvanın 390'ı öldü. Hayvanat bahçesi yetkilileri, 2009 sonbaharında bir ressamı işe aldı. Ressam, eşekleri saç boyasıyla zebraya dönüştürüyordu. Hüzün verici, fakat Filistinli çocuklar bu sahte zebraları çok sevdi. Hiç gerçek zebra görmedikleri için, farkı anlamıyorlardı. Sahte zebralar, sahici sevinçlere yol açıyordu.

"Yalancılar ve Sahtekarlar Ansiklopedisi"

2 02 2016

PJ Harvey – The Wheel

Eski ve unutulmayan dostlarımızdan biri olan PJ Harvey, beş yıl aradan sonra “The Hope Six Demolition Project” ismini taşıyan yeni albümünü 15 Nisan’da piyasaya çıkarıyor. Albümden bizleri selamlayan şarkının ismi ise The Wheel. Videoda yer alan savaşın sonuçları temalı görüntülerin Kosova'da çekildiğini hatırlatalım. Bu arada sanatçının bu yaz ülkemizi ziyaret etme ihtimali olabilir. 


1 02 2016

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Zaman ne çabuk ilerliyor. Günler, haftalar, aylar ve yıllar derken bir bakmışız yolun sonundayız! Bugün yine günlerden yeni bir pazartesi. Bugün beş şarkılık listemizin konusu müzik tarihinin en güzel ilk albümlerinden seçmiş olduğum şarkılar. O zaman şimdi kendimizi melodilerin büyülü sonsuzluğuna bırakalım.

Hepinize Mutlu Pazartesiler...

Joy Division - She's Lost Control 

Joy Division için daha ne söyleyebilirim ki. Burada Joy Division ve Ian Curtis için onlarca yazı yazdım.  Belki de müzik tarihini en çok etkileyen gruplardan bir tanesi Joy Division'dır. 1979 tarihli Unknown Pleasures içine girilmesi zor bir albüm, ama tıpkı bir kara delik misali kendinizi kaptırdıktan sonra kurtulması ise imkansız. Bu albümden seçtiğim şarkı; Rivayete göre Ian Curtis iş bulma kurumunda çalışırken kendisi gibi epilepsi hastası bir kızın geçirdiği krizden çok etkilenip yazdığı She's Lost Control. 




Stone Roses - I Wanna Be Adored

Demir Lady'nin İngiltere'de 1979'da iktidara gelince ortaya koyduğu ekonomik-politik kararlar toplumun büyük bir kesiminde özellikle gençler arasında umutsuzluk, karamsarlık, yoksulluk ve yalnızlık tohumları ekti. Bu toplumsal travma punk müziğin doğuşunda büyük bir rol oynadı. Punk, post-punk derken 80'li yılların sonlarına doğru club ve uyuşturucu modası, Manchester Sound denen bir akımın doğmasına neden oldu. Brit pop sürecine giden bu yolda neo-psychedelia ritimler eşliğinde rave ve acid house kültürü gelişti. Bu dönemin tartışmasız en cool ve özgün grubu Stone Roses idi. Bu beton gibi ilk albüm Maymun Kral Ian Brown'ın kayıtsız ve kendine özgü vokaliyle devleşiyordu.



Tindersticks - City Sickness

Bazı gruplar vardır ve yaptıkları müziğin net bir tarifi yoktur. Açıkçası tarif edilmek, önüne bir sıfat konmak gibi bir gereksinime de ihtiyaç duymazlar. İşte Tindersticks bu tarifin içini eksiksiz dolduran kusursuz bir hazinedir. Tinderstick’in kendi adını taşıyan debut albümü yayınlandığı 1993 senesinde tabiri yerindeyse her şeyi ezdi geçti. Melody Maker’da Nirvana ve Pearl Jam’i geride bırakıp yılın albümü seçildi. İngiliz basınından büyük övgü gören albüm tarifsiz ve boyutsuz sıfatlarıyla baş tacı edildi. Grubun beyni Stuart Staples, gerek solo, gerekse Tindersticks ile hala acıklı şarkılar söyleyerek, insanların canını yakmaya! devam ediyor. Bu arada 10. Tindersticks albümü 'The Waiting Room' 22 Ocak'ta taze taze çıktı.


Violent Femmes – Blister In The Sun

Müzik tarihinin en özgün işlerinden biri olan Violent Femmes'in kendi adını taşıyan debut albümleri; sokak müzisyenliğinin mainstream sularından uzak bir şekilde zamanın ötesinde ruh bulmuş hali sanki. Akustik müziğin punk havası ile buluşması ve vokalist Gordon Gano'nun sinirli konuşma tarzındaki vokali albümün özünü oluşturuyor. Gergin fakat eğlenceli bir atmosfer eşliğinde su gibi akıp giden bir kayıt. Yine güzel bir müjde verelim. Geçtiğimiz sene uzun bir sürenin ardından 'Happy New Year' isimli bir EP ile karşımıza çıkan Violent Femmes, yeni albümlerini Mart ayı gibi yayınlamayı planlıyor. Albümün ismi ise We Can Do Anything.




Jeff Buckley - Last Goodbye

Rock efsaneler ile beslenir. Ölüm, intiharlarla hayranlık yaratır, nedeni meçhul ise sonsuza kadar kutsanır. Erken ölüm ise imrenilecek bir tat bırakır hafızalarda. Henüz 30’undayken yaşamını yitiren Jeff Buckley kariyeri boyunca sadece tek bir albüm yayınlamış olsa da, müzik tarihinin en ilham verici müzisyenlerinden biri olmayı başardı. Son konserini 29 Mayıs 1997 yılında veren Buckley, aynı gece aniden Mississippi nehrinde yüzmeye karar vererek kıyafetleriyle suya girdi ve dalgalar arasında kaybolarak boğuldu. Cesedi 4 Haziran’da bulundu. Babasını hiç tanımayan bu genç ozanın tıpkı babası gibi genç yaşta hayata gözlerini yumması, hayatın o tuhaf ironilerinden biriydi.

29 01 2016

Lanetli Festival


2010 yılında Belçika'nın Hasselt kenti yakınlarında düzenlenen Pukkelpop müzik festivali ardında bıraktığı iki ölüm haberiyle lanetli festival damgasını yemişti. Festival sırasında The Call grubunun solisti Michael Been, Black Rebel Motorcycle Club grubunda ses mühendisi olarak çalışan oğlunun sahneye çıkmasından kısa bir süre önce kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti.

20 Ağustos günü yine aynı festivalde sahne alan İngiliz synth-electro pop üçlüsü Ou Est Le Swimming Pool grubunun solisti 22 yaşındaki solisti Charles Haddon, akşam 19.30 civarında binlerce kişinin bakışları arasında tırmanmış olduğu verici direğinden kendisini boşluğa bırakarak hayatına son verdi. Grubun öğle saatlerinde verdiği konser sırasında grup üyelerinden Joe Hutchinson, son şarkıyı söylerken seyircilerin üzerine atlamış ve üzerine düştüğü genç kız yaralanarak hastaneye kaldırılmıştı. Özellikle "Dance The Way I Fell" parçaları ile çok iyi bir çıkış yakalayan Ou Est Le Swimming Pool, aynı yılın Ekim ayında ilk ve son albümlerini yayınlayarak müzik hayatına son verdi.

Cuma'lı Şarkılar


Müzik en genel tanımı ile sesin biçim ve devinim kazanmış halidir. Başka bir deyiş ile de müzik, sesin ve sessizliğin belirli bir zaman aralığında ifade edildiği sanatsal bir formdur. Elbette bu ansiklopedik tanımın ötesinde müzik bir yaşam biçimidir. Müzik her yerdedir. Barselona’da El raval’da, Madrid’de Lavapiés’te, Lizbon’da Barrio Alto’da, Buenos Aires’te La Boca’da, Bahia’nın her gece müzik çalınıp dans edilen sokaklarında, Montevideo’da Eduardo Galeano’nun sıklıkla gittiği Brazil Kafe’de, Londra’da kimselerin pek bakmayı akıl etmediği punk kulüplerinde, Roma’da Termini İstasyonun arka tarafındaki mahallelerin birindeki bir barda, Atina'nın dar sokaklarında, Berlin Kruezberg’de, Marakeş’teki dışarıdan bar olduğu anlaşılmayan dükkanlarından birinde, sıkıcı Paris’in küçük kitapçılarının bazılarında... 

 http://fakfukfon.wordpress.com

Müzik en derin ruhlarda doğar ve gökyüzünü aşar.

Bugün günlerden cuma ve şarkılarımızın konusu cuma günü. Özetle hafta sonunuz keyifli, neşeniz on kaplan gücünde olsun...

- The Specials "Friday Night, Saturday Morning"
- Jens Lekman  "Friday Night At The Drive-In Bingo"
- Eliot Sumner "Come Friday"
- Why "Good Friday"
- Deer Tick "Friday 13"
- Lily Allen "Friday Night"
- Shed Seven "She Left Me On Friday"
- The Fall "Gramme Friday"
- Goldspot "Friday"
- Lydia Lunch "Friday Afternoon"
- The Cure "Friday I'm in Love"
- Morrissey "Friday Mourning"
- Durutti Column "Fridays"



26 01 2016

Hüzün Mevsimi


"Elbet geçer bu hüzün mevsimi, bir baykuş bir serçeyle arkadaş olduğu gün, o gün size sevinci de anlatacağım..."

Arkadaş Zekai Özger


Güle Güle Ergüder Yoldaş


Özellikle Attila İlhan-Ergüder Yoldaş birlikteliğinin doruk noktası olan Sultan-ı Yegâh, Elde Var Hüzün gibi başyapıtlara imza atan usta müzisyen Ergüder Yoldaş dün hayatını kaybetti. Bir dönem insanlara küserek, yalnızlığı seçti. İnsanlar onu kurtarmak! için seferber oldular. Aslında kim kimi kurtarmalıydı? Tartışılır. Bıçak keskinliğinde ince bir çizgide ilerleyen hayatına rağmen, Ergüder Yoldaş Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük müzisyenlerden biriydi. Toprağın bol olsun...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...