25.04.2016

5 PAZARTESİ ŞARKISI


1979 yapımı bir Şerif Gören filmi olan "Almanya Acı Vatan", ilk dönem Alamancı Türklerin yaşadıklarını gerçekci bir dille anlatan bir yapım. Amaçları sadece para kazanmak olan fabrika işçisi Güldane ile, onunla formalite icabı evlenen Mahmut'un hikayesi. Kapitalizm çarkları arasında birer robota dönen işçilerin çıldırma noktasına gelinceye kadar hayata tutunma çabaları. Filmin bir sahnesinde yıllardır çöpçülük yapan Türk işçi, hiç izin kullanmamış, işine dört elle sarılarak yılın en iyi çalışanı seçilmiştir. Yapılan törene belediye başkanı da katılır. Tercüman ve Türk işçi arasında şöyle vurucu bir diyalog geçer. Ve aslında bu diyalog filmin özeti gibidir.

- Tercüman: Emekliliğin yaklaşıyor, emekli olunca ne yapacaksın?
- Çöpçü: Memleketime dönüp öleceğim
- Tercüman: Belediye başkanının yanında çeviremem bunu, düzgün bir şeyler söyle
- Çöpçü: Bu kadar çalışmaya can mı dayanır yahu, ölücem!

Bugün günlerden yeni bir Pazartesi. Muhtemelen siz bu satırları okurken ben Almanya yolunda gökyüzünde bulutları sayıyor olacağım.  Anlayacağınız yine bir süre uzaklarda olacağım. Bugünkü şarkıların konusu ise 2015 yapımı bir dönem dizisi olan Deutschland 83'de çalan muhteşem şarkılar. Dizi, 1983 yılında ikiye ayrılmış ve soğuk savaşın paronayısı ile yaşayan bir ülkede casusluk üzerine odaklanıyor. Dizi alt metninde ise dönemin öğrenci olaylarına, yükselişe geçen  kapitalist yeni dünya düzenine, aile içi ilişkilere, aşk, aids gibi konulara göndermeler yapıyor. Şimdilik sadece ilk sezonu yayınlanan dizi toplamda sekiz bölüm.

Kapanışı tarih kitaplarından unutamadığımız o cümle ile yapalım. "Almanya yenilince bizde yenilmiş sayıldık..."

Peki ne diyordu Turgut Uyar; "Yenilmenin tohumunu taşır her pazartesi..."
 
Öyleyse hepinize Mutlu Pazartesiler..

Blondie - Call Me



New Order - Blue Monday



Tears For Fears - Mad World



Grace Jones - I've Seen That Face Before



Mike Oldfield - Shadow On The Wall



BONUS 1: 10cc - I'm Not in Love



BONUS 2: Peter Schilling - Major Tom

18.04.2016

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Beyaz kanatlı kuşlar hep çığlık çığlığa, başımın üzerinde. İçimde sonsuz bir sevinç. Bağırmak istiyorum: Boş ver! Mevsim değişiyor, havalar ısınıyor, insanın içi içine sığmıyor. Eski sevgiler, yeni aşklar, unutulanlar, gökyüzü, bulutlar, ılık bir rüzgar... Bugün beş şarkılık listemizin konusu bir garip Orhan Veli'nin dizeleri eşliğinde neşeli bahar şarkıları. Ve şayet bu havalarda birini sevecekseniz yürekten sevin. Ne geçmişi unutmak , ne de günü kurtarmak için değil. Sevgiyle ve aşkla..

Mutlu Pazartesiler...

They Might Be Giant - İstanbul

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum




Revolver - Get Around Town

Eskiler alıyorum
Alıp yıldız yapıyorum
Musiki ruhun gıdasıdır
Musikiye bayılıyorum
Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip
Musikiler alıyorum.
Bir de rakı şişesinde balık olsam…



Tamburada - Merdiven

Uzanıp yatıvermiş, sere serpe;
Entarisi sıyrılmış, hafiften;
Kolunu kaldırmış, koltuğu görünüyor;
Bir eliyle de göğsünü tutmuş.
İçinde kötülüğü yok, biliyorum;
Yok, benim de yok ama...
Olmaz ki!
Böyle de yatılmaz ki!



Gabin - Bang Bang To The Rock´n´Roll

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum...



İstanbul Arabesque Project - Allah Allah

İşim gücüm budur benim,
Gökyüzünü boyarım her sabah.
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.



BONUS: El Gran Silencio - Super Riddim Internacional

Arzular başka şey,
Hatıralar başka.
Güneşi görmeyen şehirde,
Söyle, nasıl yaşanır?

17.04.2016

Harry Crews


Bugün dinleyelim öğrenelim köşesinde konuk ettiğimiz isim Harry Crews ve onların 1990 tarihli avangart-punk albümleri "Naked In The Garden Hills". Harry Crews, Sonic Youth grubundan tanıdığımız Kim Gordon, Lydia Lunch ve Sadie Mae tarafından öfkeli bir kadın dayanışması olarak kuruldu.


Gruba ismini veren Harry Crews, 1935 yılında ABD'nin Georgia eyaletinde bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Aileden ilk liseyi bitiren kişi oldu. Daha sonra orduya katılarak Kore'de savaştı. Savaş sonrası Florida Üniversitesi'nde edebiyat okudu ve yazarlık dersleri vermeye başladı. İlk romanı 'The Gospel Singer'ı 1968'de yazdı. Daha sonra onlarca roman yazdı. Onlardan biri de Naked In The Garden Hills ismini taşıyordu. Bir dönem insanlardan kaçarak, elektriği ve suyu olmayan bir dağ kulübesinde inzivaya çekildi. Yine bir dönem boksa, boğa güreşine, kan sporlarına, horoz ve köpek dövüşlerine merak sardı. Bu tuhaf kişiliğiyle altkültür camialarında kült bir figür haline geldi.


15.04.2016

Günün Şarkısı: Romeo Void - Never Say Never


Günün şarkısı için 1981 yılına uzanıyoruz. Amerikalı "Romeo Void" 1979 yılında San Francisco dolaylarında kuruldu. Şarkılarında kullandıkları etkileyici saksafon melodileriyle dönemindeki diğer new wave ve rock gruplarından farklı bir sound yakaladılar. Özellikle grubun vokali Debora Iyall ses rengi ve güçlü vokaliyle günümüzden The Gossip solisti Beth Ditto'yu çok çağrıştırıyor dersek yanlış olmaz sanırım. 1981 yılında yayınlanan ve ortalığı kasıp kavuran "Never Say Never" günün şarkısı.


Cuma Şarkıları: Sabaha Gadar Dans


Rahmetli Kazım Koyuncu'nun yeni yeni meşhur oldukları Zuğaşi Berepe dönemleri. Küçük ev gibi bir ortamda bir konser vermişler. Konser bitiminde Kazım mikrofonu eline alıyor ve başlıyor konuşmaya:

"Arkadaşlar bir yere gitmiyorsunuz. Konser bitti ama oradan teypten müzik devam edecek sanırım. Evlenmek falan isteyenler kalsın yani. Sabaha Gadar Dans..."

Bugün cuma şarkılarında enerjisi yüksek, ver odunu tarzı hareketli şarkılar var.

Özellikle evlenmek isteyenler takipte kalsın....

- Imperial Leisure "First Past The Pump"
- Ezra Furman "Restless Year"
- Friska Viljor "In My Sofa"
- Beat Beat Beat "Fireworks"
- Kasabian "Eez-eh"
- Devo "Whip It"
- Plastic Bertrand "Ça Plane Pour Moi"
- De Staat "Down Town"
- We Are Scientists "Nobody Move, Nobody Get Hurt"
- Zibra "Paris"
- Hot Hot Heat "Talk To Me, Dance With Me"
- FFS "Piss Off"
- The Whip "Secret Weapon"
- The Specials "Rat Race"
- The Hives "Won't Be Long"
- Russkaja "Dopeshit"
- Kazım Koyuncu "Ella Ella" 
- Zuğaşi Berepe "Ka Tun Mita Xendasoç"




14.04.2016

Rüyalar


Görme yetisini kaybeden bir hayvandan daha üzücü (trajik değil, üzücü) pek az şey biliyorum. İnsanlardan farklı olarak, hayvanlara dünyayı tarif etmelerine yarayacak bir dil kalmaz. Tanıdık bir arazideyse, kör hayvan burnuyla yolunu bulabilir. Ama artık varolan elinden alınmıştır ve bu yoksunlaşmayla birlikte yokolmaya başlar, artık yalnızca uyuklar, belki de bir zamanlar varolan bir rüyayı arıyordur...

"John Berger"


Ve Günler Yürümeye Başladı


960 Yılı civarında Hıristiyan misyonerler İskandinavya'yı istila edip Vikingleri tehdit ettiler. Şayet pagan inançlarınızı sürdürürseniz sonsuz ateşin yandığı cehenneme gidersiniz. Vikingler bu güzel haber için teşekkür ettiler. Zira onlar soğuktan titriyorlardı, korkudan değil.

"Eduardo Galeano"

12.04.2016

Günün Şarkısı: Barcelona Gipsy balKan Orchestra - "Lule Lule"


Sanma ki derdim güneşten ötürü;
Ne çıkar bahar geldiyse?
Bademler çiçek açtıysa?
Ucunda ölüm yok ya.
Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
Güneşle gelecek ölümden?
Ben ki her nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha aşığım;
Korkar mıyım?
Ah, dostum, derdim başka...

"Orhan Veli" 

11.04.2016

Uçurumun Kenarındaki Adam


O yeminler, kokular, sonu gelmez öpüşler
Dipsiz bir uçurumdan tekrar doğacak mıdır)
Nasıl yükselirse göğe taptaze güneşler
Güneşler ki en derin denizlerde yıkanır
O yeminler, kokular, sonu gelmez öpüşler...

"Baudelaire"

Sartre, Charles Baudelaire için şöyle der: "Baudelaire, kendisinin uçurum olduğunu hisseden adam. Gurur, sıkıntı, baş dönmesi: kendini ta kalbinin derinliklerine dek gören, kimseyle kıyaslanamaz, kimsenin iletişim kuramayacağı, yaratılmamış, saçma, yararsız, tam bir yalnızlık içine bırakılmış, kendi yükünü tek başına taşıyan, tek başına varoluşunu doğrulamaya mahkum edilmiş ve durmadan kendi ellerinden kaçan, kendi avuçları arasında kayan, kendi içine dönüp gözleyen; ama bir yandan da kendi dışında sonsuz bir kovalamacaya atılmış, dipsiz, duvarsız ve karanlıksız bir uçurum, öngörülemeyen ve de pek iyi bilinen aydınlıktaki bir gizem."



Lekeli Cennet



Dünya... Artık gittikçe merhameti, vicdanı ve kalbi olmayan çılgın kalabalıklardan oluşan ruhsuz bir ıssızlık. Umutsuz hayaller, teslim olmuş, sorgulamayan uyuşuk beyinler. Bu çağın kendi yıkımına tapan, lekeli cennetlerinde huzur bulacağına inanan insanlar.  Aşk adı altında, son kullanma tarihi geçmiş defolu sevgiler. Kullan, tüket, çöpe at… Geleceğini güvence altına almaya çalışarak, geçmişini silme çabası. Bunu yapmaya çalışırken ne yaşadığını bilmeden bugünün altında ezilenler. Televizyon ekranında bir görüntü içinde bir televizyon olan bir başka televizyon; onun içinde de bir başka televizyon. Kısır bir döngü. Eduardo Galeano’nun dediği gibi;

Gerçekler yok, reklamlar var
vizyonlar yok, televizyon var
bir çiçeği övmek için, 'plastik gibi' deniyor...

Plastik çiçeklerle dolu lekeli cennete hoşgeldiniz…


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...