The House Of Love etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
The House Of Love etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.07.2015

Lokman Hekimin Sev Dediği

....
insan seni sevince iş-güç sahibi oluyor şair oluyor mesala
meyhaneden cayıyor bir aksam üzeri
caysın be güzel
caysın be iyi
tütünü bırakıyor tütün neyime zarar
keseme zarar ciğerlerime zarar sevdama zarar
seni sevince adamın pabuçları eskimiyor
beti-benzi yeni çarktan çıkmış gibi
seni sevince insan bilgili saygılı gönlü gani sen
saçları zencefilli
erkencecik evine dönmek istiyor canı
zembilinde karpuzlar hürriyetler duvaklar
annesinin elini öpüyor ilkten
yeğenine çukulata almış onu veriyor
bakıyorsun "güzin karanfil çiceğini sever ya"
güzin’e bir demet kırmızısından almış
sırf seni sevdiği için ya başka neden
....

"Metin Eloğlu"

16.12.2013

Zaman Dışı Yaşam


İnsan olabilmek bambaşka bir olgu. Şans, cesaret istek gerektiren bir olgu, özellikle dünyada başka hiç kimse yokmuş gibi yalnız kalabilme cesaretini gerektiren bir olgu. Yaşanacak bir yaşam vardır. Binilecek bisikletler var. Yürünecek yaya kaldırımları ve tadına varılacak güneş batışları vardır.


The House Of Love - I Don't Know Why I Love You

Yeasayer - 2080

5.12.2013

I Don't Know Why I Love You


Adam kadını rüyasında tekrar gördü. Yine o tuhaf rüyalardan birisiydi. Kocaman bir karanlığın arkasından kadın ben geldim diyordu. Fakat her rüyada kadının yüzü gitgide silikleşmeye, flu bir ton almaya başlıyordu. Yine garip bir ruh haliyle sabah ayazında uyandı. Pencereyi açtı. Sigarasını yaktı. Alabildiğince koyu karanlık bir kente baktı. Sessizliğin uğultusu içinde yine aynı soruyu kendine sordu:

I Don't Know Why I Love You

House of Love - I Don't Know Why I Love You

11.05.2013

I Don't Know Why I Love You


Hayatın, farklı dairelerde geçmesi güzel. Benim hayatımdaysa, karşıma bir kez fırsat çıktı, o da tam değildi. En önemli parçası eksikti. Adını, zihnime defalarca yazdım. İşte, şu anda bile hiçbir şey yapamıyorum. Tek başınayım.

Çocukken, etrafım insanlarla çevriliyken, kendimi güvende hissederdim. Ancak, soğuk bir öğleden sonrasında, okul çıkışında bir şey oldu.

Kızlar hakkında bir şey bilmiyordum.

Kızlar nereye koşarlardı?

O kız, bana neden öyle bakmıştı?

Bana o şekilde bakmış olmasaydı, topu yakalayana dek koşmayı sürdürecektim. Ya da az önce, topa doğru düzgün vurulmuş olsaydı top, okul bahçesinde kalabilirdi. Ben de kalede olup topu kurtarabilirdim. Böylece, herkes beni kutlardı. Ama öyle olmadı...

"Los amantes del circulo polar"

The Wonder Stuff - Coz I Luv You

House of Love - I Don't Know Why I Love You

12.01.2013

Amour


BirinciBlog ekibimizden sevgili Burcu 2012'nin en iyi filmi Amour'u yazdı. Şimdi o güzel yazıyı okuyalım.

Bazı yönetmenler vardır. Filmin sonunda ismi yazmasa bile, O’nun imzası olduğunu bilirsiniz. İşte Michael Haneke de böyle bir yönetmendir. Elbette Haneke’nin son şaheseri Aşk’tan, ki ben Amour demeyi daha çok seviyorum, bahsedeceğimi anlamışsınızdır.

Üzerinde çok yazıldı, çizildi. Ben ise bu filmi yazıp yazmamak konusunda tereddütteydim. Çünkü ne kadar yazarsam yazayım eksik kalacaktı, olmayacaktı. “Filmin konusunu anlat” diyecek olursanız, “tek mekanda geçen ve günden güne felçli karısının gözleri önünde çürüyüşünü izleyen bir adamın öyküsü” mü diyecektim Amour için? Hayır diyemezdim. Çünkü Haneke’nin bize bu filmle vermeye çalıştığı şey; filmin konusundan çok, “Sizin için patlayan bir bomba hazırladım” önermesiydi.

İşte buradan yola çıkarak, Amour’un en azından bende bıraktığı etkiyi kısaca sizlere anlatmaya çalışırsam, daha bir anlam kazanacaktı bu yazı…


Gelin önce Hitchcock’un o meşhur sözünü hatırlayalım: “Korku, masanın altında duran bombanın aniden patlamasıdır. Gerilim ise, masanın altında bir bomba olduğunu bilmektir” der. Haneke ise Amour’la bunu bir üst basamağa daha taşımış. Zira filmin ilk karesinde bombanın bu evin içerisinde patladığını açıkça gösteriyor. Bitirmiyor ve “Şimdi sizlere masanın altındaki bombanın nasıl patlayacağını göstereceğim” diyor.

Funny Games’i hatırlayın. Haneke, TV kumandasıyla kaçışımızı adeta imkansızlaştırmıştı bu filmden. İlk teşebbüsünüzde ‘Backward’ tuşuyla en başa dönüyordunuz. Amour’da ise izleyici ‘yaşlılık’tan gelen bu şiddetten kaçmak istemiyor. İlk dakikada sonu belli olan bu şidddeti, sonuna kadar izlemek istiyor.

Aşk nedir? diye sorgulatıyor sonra Haneke… Özveri mi? Sadakat mi? Yoksa acıma mı? Bana kalırsa, Haneke’nin vurgusu ‘sonsuz sevgi’ye değil bu filmde. Onun derdi, okşayan ile vuran, kapıları çekip gitmek, özgür kalmak isteyen ile kapıları kilitleyen, “vicdan sahibibiyim” diyen ile canavara dönüşen insanla… Yani asıl derdi olan ‘biz’lerle işini bitirmemiş henüz. Aşkın yarattığı senkronize ritmin sadece ‘ben’e dönüşmeye başlamasıyla, dengelerin nasıl alt üst olacağını yüzümüze yüzümüze vuruyor ve yine ‘biz’lere “Sizken ‘sen’e dönüşünce ne yapardın?” göndermesiyle selam çakıyor.


Sıradan bir hikaye, sıradan görüntüler ve sıradan insanlarla Haneke, ‘aşk’ın altını çizip aşkın ardından ‘olanlar’dan çok, bu kavramın üzerine hangi anlamların yüklenebileceğini gösteriyor bu filmde. Çünkü “insanı bu şekilde davranmaya zorlayan tek neden ancak ‘aşk’ olabilir” diyebiliyorsunuz film bittiğinde…

Haneke aşkı yaşlılık kipinde çekip, hepimizi tarumar edecek bir baş yapıta imza atmış. Üstad artık, somut kavramlardan çıkıp, soyuta da uzanarak, düşünsel sinemanın en üst noktalarında geziniyor ve bizi tam da bu noktada gafil avlıyor. Yoksa aynı sahnede herkesin aynı anda ağlamaya başlamasını başka türlü açıklayamayız. Ve ‘biz’ler soyut dünyamıza giren Haneke’ye kapılarımızı açmaktan çok ama çok memnunuz.

Hoşgeldin kalbimize Haneke…

The Verve - Love Is Noise (Radio Edit)

The House Of Love - I Don't Know Why I Love You

8.02.2012

Gece midir?


Mevsimin gazabına uğradım resmen. gribal enfeksiyon derken, yorgan döşek yatıyorum evde. Gecem gündüzüme karışmış durumda. Ne güzel demiş Özdemir Asaf :

Gece midir insanı hüzünlendiren,
Yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen?
Gece midir seni bana düşündüren,
Yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?



Legend - Melt The Guns

The House Of Love - Shine On

Biff Bang Pow! - It Makes You Scared

Phil Wilson - Even Now
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...