25.10.2013

Beklemek


Aslına bakarsan bütün insanların hayatı beklemekle geçiyordu. İstedikleri bir şeyin gerçekleşmesini ya da bir gün geberip gitmeyi bekleyip duruyorlardı. Markette tuvalet kağıdı almak için kurukta bekliyorlardı. Bankadan para çekmek için kurukta bekliyorlardı. Ve eğer paraları yoksa, daha uzun kuyruklarda beklemeleri gerekiyordu. Önce uykunun gelmesi için, sonra da uyanmak için bekliyordun. Önce evlenmek için, sonra boşanmak için bekliyordun. Önce yağmur yağması için, sonra da yağmurun durması için bekliyordun. Yemek yemek için bekliyordun, sonra tekrar yemek için yeniden bekliyordun. Bazen de bir sürü delinin arasında "acaba bende mi onlardan biriyim?" diye merak ederek bir psikoloğun muayenesinde bekliyordun.

"Charles Bukowski"

Basia Bulat - Heart of My Own

24.10.2013

Berlin Üzerinde Gökyüzü


Bilgi, bir kapının tam ortasında kilidi olan bir kapının varlığını bilmektir. O kilidin başka tarafa açıldığını bilmek.. Önce zifiri karanlıkta süzülen incecik ışığı fark eder insan, sonra o ışığın anahtar deliğinden süzüldüğünü anlar. O ışığın tam karşı ucunda bir başkasının o ışığa baktığını ve o kilidin, sadece o ikisi için yaratılmış olduğunu fark eder zamanla. Kilidin açılması için, ışığın geldiği taraftaki anahtarla sizde olan anahtarın birleşmesi gerekir. Zifiri karanlığın tam ortasında kapı açılır, müthiş bir ışık ortalığı aydınlatır ve sadece insana özel olandır damlayan.. Meleklerle insanlar arasındaki fark budur! Melek bilir ama yaşayamaz, karanlığın ortasında bir kapı olduğunu, o kapının tam ortasında bir kilit olduğunu bilir ama bir anahtar deliğinin geçirdiği ışığın aydınlığını hiç yaşamamıştır. O ışığa karşıdan hiç bakmamış, baktığı tarafın tam karşısında bir gözün aynı ışığa aynı duyguyla baktığı bir durumu hiç yaşamamıştır. Ve insan, bilmez çoğu zaman.. Bildiğinin ne olduğunun farkına da varmaz bazen. Ama insan, yaşar. Her insan için orada olan ama karanlıklar içinde görünmez olan bir kapı vardır ki aslolan o kapının kilidinin karşısındakn süzülen ışık hüzmesini fark edebilmektir. İnsanla meleği ayıran şey tam da burada ışığı fark edebilme kapasitesidir;  yani aşktır.

Wim Wenders’ın 1987 yapımı Der Himmel über Berlin (Berlin Üzerinde Gökyüzü)  filmindeki melek Damiel trapezci kız Marion’a aşık olup melekliği terk edip “insan” olmak ister. Bilgiye sahip olmakla onu yaşamak arasındaki farkı keşfeder Damiel. Keşfetmenin yolu aşkın kapısından geçer çünkü. Kendisine açılan kapının Marion için de açılmış olduğunu fark eder. Marion, rüyalarında o kapının öte tarafındakinin kim olduğunu öğrenmiştir.

“Seyretmek aşağıya bakmakla değil göz hizasında gerçekleşir.”

Her insanın kendisine özel olan kapının anahtar deliği de sadece göz hizasından fark edilir. Damiel, bir kez olsun aşağıya bakarak değil göz hizasından bakarak dünyayı seyretmek ister. Kanamak, dokunmak,üşümek,ellerini ovuşturmak,yaşamak ve aşık olmak..

Filmin finali ise sinema tarihinin en çarpıcı aşk sahnelerinden birisidir kanımca. Marion’un anahtar deliğinin öte tarafını görmesi ve o kapıyı açmak için kendisinde olan anahtarı Damiel’e vermek istemesi. Damiel öteki anahtarın sahibidir çünkü. Sadece kendisiyle olduğunda hakkıyla yalnız olabileceği aşkı aramaktadır ve gördüğünde “işte bu” diyebilecektir Marion. Anahtar deliğinden ince bir huzme olarak gelen ışığın, bir sarhoşluk haline gelerek tüm evreni aydınlatması..

Wenders, “sevmenin”, “aşkın”, “çocuklukluğun”, “melek ve insan olmanın” şiirini yazmıştır bu filmle..

Chromeo - Sexy Socialite


Chromeo ikilisi White Women isimli yeni albünü çıkarmaya hazırlanırken, albümden çıkacak şarkılar teker teker gün yüzüne çıkmaya başladı. Sexy Socialite ismini taşıyan yeni şarkı grubun ilk dönem şarkılarından Needy Girl hitini anımsatıyor. Kesinlikle albümün en sevilen şarkılarından biri olacaktır.

Hold On, We’re Going Home


New Yorklu synth-pop ikilisi Holy Ghost! son olarak Drake'in 'Hold On, We’re Going Home' isimli şarkısına bombastik bir cover yapmışlar. Ayrıca indirmek beleş. Daha ne olsun ki?

23.10.2013

Yazar arkadaşlar arıyoruz


Değerli HappyBlueMondays okuyucusu şayet sende bu blogda birşeyler paylaşmak istiyorsan, bu haber tam sana göre. HappyBlueMondays olarak fikri hür, vicdanı hür yazar arakadaşlar arıyoruz. Genel bir kriterimiz yok. Yazmayı, okumayı, iyi müzik dinlemeyi ve site için zaman harcamayı sevsin yeterli. Ücret dolgun değil, çünkü ücret yok. Ayrıca yol, yemek ve sigorta da yok. Dediğim gibi sadece gönül işi ve sadece yazdıklarının birilerine ulaşma sevdası. İletişim için oldbabylon@gmail.com mail adresine başvurabilirsiniz. Haydi sizi de aramızda görmek istiyoruz.

Lenka - Heart Skips A Beat

Walter White cenazesi


Efsane dizi Breaking Bad sona ererek fanatiklerini çok üzdü. Hatırlayacağımız gibi dizide, kansere yakalandıktan sonra ailesinin geleceğini garanti altına almak için uyuşturucu üretmeye başlayan kimya öğretmeni Walter White, kısa sürede işini bir imparatorluğa dönüştürmüş fakat kansere yenilerek dizinin finalinde aramızdan ayrılmıştı.

Bu ayrılık dizinin hayranlarını Albuquerque kentinde bir cenaze töreni düzenleyerek hayali kahraman White’a karşı son görevlerini yerine getirdiler. Tıpkı yıllar önce bizde Kurtlar Vadisi dizisinde ölen Süleyman Çakır için verilen taziye ilanları ve cenaze namazı kılınması gibi.

Yaklaşık 100 kişinin katıldığı törende, Walter White’ın  o meşhur karavanı da hazır bulundu.Papazın merhumu nasıl bilirdiniz sorusu üzerine kalabalık 'Çok iyi bilirdik' şeklinde karşılık verdi. Cenaze merhumun ardından okunan Fatiha ile son buldu. Ne diyelim ölümlü dünya işte...

Az çok

 

"Küçük şeylerin büyüklüğünden esinlenenler, bu büyüklüğü aramak için en önemsiz şeyin kalbine dek giderler."

"Azal(t)mak" eyleminin güzelliğine inanırım ben.Sanatta,edebiyatta,sinemada,şiirde ama en çok da hayatta.İnsan özellikle çıkar ilişkilerine indirgenebilecek ve kendisinin 'söyleme özgürlüğünü' kısıtlayabilecek her türlü bağından kurtulmalı ve böyle böyle azalarak maksimum 'birey'den minimal insana dönüşmeli..

"Çoğal(t)mak" kelimesi kulağa daha 'demokrat'geliyor ama aslında çoğalmak çıkar ağlarını da paralel çoğaltmak demektir.Bu da zamanla insanı insanlığından uzaklaştırıyor. Tarkovsky gibi "sadece kendisi, aşkı ve tanrısı" kalmalı insanın...

Fever Ray - Keep The Streets Empty For Me

Tek Başına Bir Adam


Uyanmak, varım ve şu anda demekle başlar. Uyanan şey, bir süre gözlerini dikip tavana bakar, sonra bakışlarını kaydırır, ta ki ben'i tanıyıncaya, buradan da ben benim ve şu anda varım'ı çıkarsıyıncaya kadar. Ardından burdayım gelir, ve en azından, olumsuz da olsa, bir güvence verir; çünkü uyananın, bu sabah kendisini bulmak istediği yerdir burada; evimdeyim denen yer.

Ama şu anda, sadece şu an değildir. Şu an aynı zamanda soğuk bir uyarıdır da; dünden tam bir gün sonra, geçen yıldan bir yıl sonra. Her şu an'ın üzerine yapıştırılmış, bütün geçmiş şu anlar'ı geçersiz kılan bir tarih vardır, taki er ya da geç, belki hayır, hayır belki değil, kuşkusuz; o an gelecektir.


The Donkeys - Lower the Heavens

22.10.2013

Sziget Festival 2013


Bu yaz 5-12 Ağustos tarihleri arasında yapılan Sziget Festivalini izleme fırsatım olmuştu. Özgürlük adasında gerçekleştirilen organizasyon bir festivalin ötesinde müthiş bir karnaval havasındaydı. Tek geçerli dilin özgürlük olduğu bu dünya festivali bu sene 11-18 Ağustos arasında yapılacak. Evet bu sene için şimdiden planlarımı yapmaya başladım. Fırsatınız olursa ölmeden önce mutlaka bu festivali izleyin. Şimdi 2013'de neler yaşandı bir hatırlayalım.


Sziget Festival 2013 official aftermovie from Sziget Festival on Vimeo.

Kedi evi yapımı



Havaların soğumasıyla birlikte montlar, kazaklar yavaştan çıkmaya başladı kışlık dolabımızdan, salt kendimizi düşünmeden sokaktaki kedilerin de üşüyor olabileceğini unutmamalı, bu yılın kedi evini yapmak için tüm gerekli malzemelerin çoğu elimizin altındayken, mart ayına hazırlık için genç kedilerimizi himaye altına almalı..


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...