İstanbul Arabesque Project etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul Arabesque Project etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18.04.2016

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Beyaz kanatlı kuşlar hep çığlık çığlığa, başımın üzerinde. İçimde sonsuz bir sevinç. Bağırmak istiyorum: Boş ver! Mevsim değişiyor, havalar ısınıyor, insanın içi içine sığmıyor. Eski sevgiler, yeni aşklar, unutulanlar, gökyüzü, bulutlar, ılık bir rüzgar... Bugün beş şarkılık listemizin konusu bir garip Orhan Veli'nin dizeleri eşliğinde neşeli bahar şarkıları. Ve şayet bu havalarda birini sevecekseniz yürekten sevin. Ne geçmişi unutmak , ne de günü kurtarmak için değil. Sevgiyle ve aşkla..

Mutlu Pazartesiler...

They Might Be Giant - İstanbul

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum




Revolver - Get Around Town

Eskiler alıyorum
Alıp yıldız yapıyorum
Musiki ruhun gıdasıdır
Musikiye bayılıyorum
Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip
Musikiler alıyorum.
Bir de rakı şişesinde balık olsam…



Tamburada - Merdiven

Uzanıp yatıvermiş, sere serpe;
Entarisi sıyrılmış, hafiften;
Kolunu kaldırmış, koltuğu görünüyor;
Bir eliyle de göğsünü tutmuş.
İçinde kötülüğü yok, biliyorum;
Yok, benim de yok ama...
Olmaz ki!
Böyle de yatılmaz ki!



Gabin - Bang Bang To The Rock´n´Roll

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum...



İstanbul Arabesque Project - Allah Allah

İşim gücüm budur benim,
Gökyüzünü boyarım her sabah.
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.



BONUS: El Gran Silencio - Super Riddim Internacional

Arzular başka şey,
Hatıralar başka.
Güneşi görmeyen şehirde,
Söyle, nasıl yaşanır?

16.07.2013

Her gün isyanım var


Yaşadıkları dönemin bir kısmı arabesk müziğin yasaklı yıllarına denk gelen Barbaros Akbulut önderliğindeki İstanbul Arabesque Project Her Gün İsyanım Var isimli albümlerini 2010 yılında çıkarmıştı. Albüm arabesk'in en parlak dönemlerinden seçilmiş tabiri yerindeyse bol acılı parçaların yanısıra grubun albüm içinde sırıtmayan kendi parçalarından oluşuyor. Son dönemde yapılan arabesk'in modernize edilme çabaları içinde en dengeli ve sahici işlerden biri olarak dikkat çekiyor. Ayrıca solist Pınar Seda Günday'ın müthiş sesi bu projenin en güzel kozlarından biri.

İstanbul Arabesque Project - İkimiz Bir Fidanız

22.08.2011

Bir Tel Cambazının Batıl İnancı



"Bir güvercin, aynı diğer canlılar gibi kutuya konulup, kutunun içinde bulunan düğmeye bastığında ona bir parça yem veren kapak açılırsa, düğmeye bastığı için ona bir ödül verildiğini zamanla öğrenir.

Düğmeye basar, yem kapağı açılır ve gidip ödülünü alır.

Ancak bu aşamadan sonra yem kapağı 30 saniyede bir açılacak şekilde ayarlanırsa düğmeye basmamasına rağmen kapağın açılmasına güvercin şaşırır. Ödül almak için ne yaptığını düşünür ve kapak her açıldığında ne yaptığına bakar, eğer kanat çırpıyorsa kanatlarını çırptığı için ödül verildiğini zanneder ve sürekli olarak kanatlarını çırpmaya başlar. Eğer yürüyorsa, yürüdüğü için ödül verildiğini zanneder ve sürekli olarak ödül için yürümeye başlar.

Oysa kapak zaman ayarlı olduğu için açılmaktadır.

İşte bu duruma Güvercinin Batıl İnancı deniyor."




Ne zaman aklıma esse bir Haymatlos misali daha Haliç'deki sisler kalkmadan alıp başımı batıl inançlarımın peşinden gidiyorum. Hafta sonu değerli dostlarımla geleneksel İstanbul buluşmamızı yaptık. Anlamlı anlamsız sohbetler, belli belirsiz mekanlar eşliğinde saatler su gibi akıp geçti. Her İstanbul'a gelişimde garip bir ruh haline bürünüyorum. Sanki yıllardır burada yaşıyorum ve hiç ayrılmamışım bu şehrin bulutlu dar sokaklarından. Her A
smalımescit'in tarumar edilmiş sokaklarından geçtiğimde Fikret Adil'in bohem ruhu beni çağırıyor. Biliyorum beni bu hayallerim mahvedecek bir gün ama olsun. Turgut Uyar'ın dediği gibi Benim Dengemi bozmayınız diyerek ustanın "Tel Cambazının Rüzgarsız Aşklara Vardığını Anlatır Şiirine" kulak kabartıyoruz.


Önce istanbul vardı o yoktu
sonra birgün çıktı geldi
bütün kapılar yerini buldu
önce gözlüklerini çıkardı pencereye koydu
çantasından sigara paketini çıkardı koydu
yalnızlığını çıkardı koydu
o zaman bütün aşklar bütün bulutlar geçti aklından

Adı kimseye lazım değil

İstanbul coğrafyada ışıksız bir şehir
tuttu ay ışığını parçaladı
her sokağa birer parça dağıttı
o tanrı mıydı sanki -Haşa-
ama gönlü öyle istedi öyle yaptı
o zaman bütün aşklar bütün bulutlar geçti aklından

Adı kimseye lazım değil

bu macerayı durup size anlatacak
bir yanda koca istanbul
bir yanda o
bir yanda en allahsız şarkılar
bir yanda edirnekapı
vitrinsiz dükkanlar ve dut ağaçları
neden bütün insanların birbirini sevmesi gerektiğini
bir gün saat üçte köprüde anlayacak
saat üçte hepimizde gizli tanrıyı
bulup çıkaracak meydana
o zaman üç gemi İtalya'ya kalkacak
üç gemi Norveç'e
birisi pancar küsbesi götürecek
öbürü bir aşk kaçıracak gümrüksüz
bir gün saat üçte köprüde
üç martı insanlara bakıp imrenecek
bir adam iri bir lüfer çıkaracak denizden
işte o zaman bütün aşklar ve bulutlar geçecek aklından

Adı kimseye lazım değil...



Firewater - Electric City



Replikas - Gulyabani Müzik

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...