Postkolik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Postkolik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9.01.2015

Postkolik 2 Yaşında


Benimde yazar ekibinde bulunduğum şehrin en havalı dergisi Postkolik 2 yaşında. 24 sayıyı geride bırakan dergi ücretsiz olarak telefon ve tabletlerden okunabiliyor. Bunun yanı sıra her ay 15 bin adet basılarak İstanbul'da 700 noktaya dağıtılıyor. Şayet sizde o şanslı insanlardan biri iseniz tükenmeden bir tane bulabilirsiniz. Peki bu ay Postkolik sayfalarında neler var derseniz. İşte kısa bir özet. Kapak sayfalarımızı yeni yılın bizi en çok heyecanlandıran popüler kültür olaylarına ayırırken, her yıl dünyanın dört bir yanından binlerce insanı İtalya’ya çeken Venedik Karnavalı’nı yazdık. Paris’ten Tokyo’ya, Amsterdam’dan New York’a, son dönemde kendinden sıkça söz ettiren konsept mağazaları tanıtırken, yeni James Bond filmi Spectre için özel üretilecek olan Aston Martin DB10’dan yola çıkarak, 007’nin harika otomobillerine de bakmayı ihmal etmedik. Unutmadan, hazır kayak sezonu da açılmışken, yurt dışında gidebileceğiniz ekonomik kayak merkezlerini de tabii ki atlamadık.

Sitemize buradan ulaşabilirsiniz.


Ayrıca postkolik uygulamasını IOS ve Android platformlarından ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

18.07.2013

Postkolik artık iPhone ve iPad’de


Postkolik okurlarına güzel bir haberimiz var. Birinciblog.com ekibi tarafından hazırlanan Postkolik, altıncı sayısıyla birlikte artık Apple Store raflarında! Kısa zamanda önemli bir okuyucu kitlesi yakalayan Postkolik, şimdi birkaç dokunuşla iPad ve iPhone üzerinden kolaylıkla erişilebilecek. Hemen belirtelim; Postkolik önümüzdeki aydan itibaren Android işletim sistemli tablet ve telefonlardan da okunabilecek.

Postkolik’in mimari Birinciblog.com ekibi olarak geriye dönüp baktığımızda, altı ay gibi sürede çok önemli işler başardığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz. Belki takip etmişsinizdir, geçen süre boyunca birçok gazete ve internet sitesi Postkolik’i “Kalıpların dışına çıkan dergi” olarak tanımladı; gittikleri mekanlarda Postkolik’le tanışan okurlar beğenilerini sosyal medya üzerinden sıklıkla paylaştı.

İlk günden beri istediğimiz de tam olarak buydu: Kalıpların dışına çıkmak.  Eğlenceli bir dergi bulamadığımız ve geleneksel dergicilik anlayışından son derece sıkıldığımız için Postkolik’i kurmuştuk. Altı ay içinde aldığımız yol, ne kadar haklı olduğumuzu ve doğru bir iş yaptığımızı da göstermiş oldu.



İnanıyoruz ki Postkolik’in Apple Store’da yerini alması bizim için önemli bir viraj olacak. Hatırlarsanız, ilk sayımızı 7 bin adet basmış ve şu anki dağıtım ağımızın neredeyse yarısıyla dergimizi okurlarla tanıştırmıştık. Üçüncü sayımızdan itibaren baskı adedimizi 15 bine çıkarırken, daha geniş ve kapsamlı bir dağıtım ağına da ulaştık…

Postkolik, halen İstanbul’un en popüler mekanlarında, dolu ve farklı içeriğiyle ziyaretçilerin keyifli zaman geçirmesi için bekliyor.

Hala bulamayanlar, İstanbul dışında olanlar ise artık iPad ve iPhone üzerinden Postkolik’i okuyabilecek. Üstelik çok daha zengin bir içerikle! Bu sayımızda Postkolik’in basılı versiyonu 40 sayfa iken, iPad ve iPhone’lar için tam 48 sayfa...

11.02.2013

Bir şehir kültürü dergisi: Postkolik


BirinciBlog, değerli kardeşim Emrah Gürkan başkanlığında hazırlanan ve benimde kuruluş aşamasında yer aldığım ve halen yazar ekibinde bulunduğum Türkiye'nin en iddialı blog projesi. Ekibimizin daha doğrusu Emrah başkanın son maritesi ise Postkolik dergisi. Bir anlamda bu dergi BirinciBlog'un yazılı hale dökülmüş bir özeti. Postkolik hakkında Emrah Başkan filhakikat sitesi ile bir söyleşi yapmış. Buyrun okuyalım:

Postkolik, bir şehir kültürü dergisi. İlk sayısını bu ay yayınladı. Derginin içeriğini  internet sitesinden  okuyabiliyorsunuz. Ayrıca bu dergi yaklaşık 500 noktada ücretsiz olarak dağıtılıyor. Doyurucu içerikli blogları merak ediyorsanız, harika görseller ve orjinal işlerden hoşlanıyorsanız Postkolik’i takipe alın.

İlk  sayısını bir kaç gün önce çıkaran dergiyle ilgili sorularımı Emrah Gürkan’a sordum.

Seni, Birinciblog’dan tanıyoruz. Şimdi de Postkolik ile karşımızdasın. Postkolik fikri nasıl doğdu?

Birinciblog’u 15 kişilik bir ekiple yola çıkarak, geçtiğimiz nisan ayında kurduk. Zamanla ekip genişledi ve sayımız 18’e çıktı. BirinciBlog’u kurarken hedefimiz son derece güncel bir blog yaratmaktı. Kısa sürede bunu da başardığımızı düşünüyorum. Henüz bir yılımızı dahi doldurmadan 1200’ün üzerinde yazı kaleme aldık. Türkiye’de bu kadar verimli olan çok az blog var. Takipçi sayımız aylık 60 bini geçti. Okuyucularımızla son derece güzel bir iletişimimiz var. BirinciBlog’un bir dergisinin olması aslında uzun zamandır kafamızdaydı. 1 Şubat itibariyle de Postkolik’i çıkarmaya başladık.



Postkolik’i de aynı ekip mi hazırlıyor?
 
Evet, ama içeriğimiz BirinciBlog’tan bağımsız. Postkolik’i bir kağıtblog olarak tanımlayabiliriz.  Postkolik, bir şehir kültürü dergisi. Dergiciliğe yepyeni bir soluk getirmeyi hedefliyoruz. Hepimiz yoğun tempoda çalışan insanlarız. Bu tempo içinde dünyadaki gelişmeleri takip etmek kolay değil. Postkolik işte bunu yapıyor. Dünyanın dört bir tarafındaki blog’ları takip ederek, okuyucularına en son gelişmeleri sunuyoruz.  Bunu yaparken de internet ve analog dünyayı bir araya getiriyoruz. Facebook, Twitter ve Instagram başta olmak üzere sosyal medya araçlarını son derece verimli kullanıyoruz. Facebook sayfamız sadece 4 günde 1000’in üzerinde beğeni aldı.

Bize biraz içerikten söz eder misin?

Postkolik 32 sayfa ve ücretsiz olarak yayınlanıyor. Müzik, moda, sinema, dizi, teknoloji ve tasarım başta olmak üzere her konuda son derece zengin bir içeriğe sahibiz. Özellikle yerel blogger’ları desteklemek istiyoruz. Bu yüzden her sayımızda bir blogger ile söyleşi de yapacağız.

Postkolik’i nerelerde bulabileceğiz?

İstanbul’un her iki yakasında, yaklaşık 500 noktada varız. Postkolik’in dağıtım ağı her geçen gün genişliyor. Starbucks, CafeNero, Kitchenette, Lavazza, Cine Maximum, Cookshop, BigChef’s, House Cafe, Kirpi, MAC Spor Merkezleri başta olmak üzere şehrin en trend yerlerinde varız.

Sen underground fanzin kültüründen gelen birisin. Günümüzde herşey internet üzerinden dönüyor. İçeriğinizi sizde internet üzerinden yayıyorsunuz ama hardcopy olarak 12.000 adet basılıp ücretsiz olarak derginizi insanlara ulaştırıyorsunuz. Sen yazılı mecraların geleceğini nasıl görüyorsun? 

35 yaşındayım ve neredeyse 20 yıldır dergiciyim. Kuşkusuz internet hardcopy dergicilik için büyük tehlike oluşturuyor. Dergi satışları eskiden de son derece azdı ama son yıllarda tirajlar iyiden iyiye düştü. Bu tabii dergiciliğin öleceği anlamına gelmiyor. Bugünün en temel gerçeği insanların artık içeriğe, müziğe para vermek istemiyor oluşu. Ben o yüzden ‘freepaper’ yayıncılığın daha da gelişeceğini düşünüyorum.

Bundan sonrası için planlar neler?

Öncelikle BirinciBlog’u yeniliyoruz. Mart ayında yepyeni bir tasarımla okuyucularımızın karşısında olacağız.  BirinciBlog ve Postkolik birlikte büyüyecek. Birçok projemiz var. Konsept partiler de organize edeceğiz. Zamanı geldiğinde bununla ilgili bilgi de vereceğiz zaten.  Bizi takip etmeye devam edin.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...