School Of Seven Bells etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
School Of Seven Bells etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2.11.2012

Marsilya Limanı


Bu hiçbir arzuya benzemeyen bir havadır. İçinde Japon fenerleri yanan bahçeler, karlı dağlar, deniz kestaneleri yenen, koyu katran renkli midyenin rutubeti ile limon kokusu dağılan limanlar, şimendifer camlarına düşen inek resimli köyler, hep bu havanın içinde rüzgarlanmış; hep bu havanın içinde esmiştir. Bir aylık bir sıpa güzelliği ve sevimliliği taşıyan sahil çocukları, bu kendi işlerinden esen havaya dayanmamışlardır.

Deniz, bu körpe ve gaddar kız kimi yeniden kendine çağırdıysa; kimi baştan başa kaplayıp sardıysa artık ruh; deniz kadar sakin, meltemli, fırtınalı olmuştur. Ruh artık ne bir şehirlinin, ne bir köylünün, ne bir siyasi, ne de bir katilin ruhudur. Bu ruh denizci ruhudur. Dış, bir balık kadar kaygan; iç, bir deniz içi gibi zehirlidir. Marsilya limanı, bu zehirli hava içinde yaşayanların memleketi.

"Sait Faik"

School Of Seven Bells - Secret Days

Mykky Ekko - Pull Me Down

24.10.2012

Bir fil ile bir güvercinin imkansız aşkı


Fil’in en büyük şanssızlığı yanlış zamanda yanlış yerde doğmasıydı.

Hindistan’da filleri yetiştirmek için, onları küçücükken kalın bir zincirle bir kazığa bağlarlarmış. Tabi bu yavru filin bu zinciri koparabilmesi, kırabilmesi ya da kazığı söküp atabilmesi mümkün değildir. Küçük fil önceleri bundan kurtulmak için tüm gücüyle uğraşır, defalarca dener ama sonucu değiştiremez, özgürlüğüne kavuşamaz. Yıllar geçer, fil kocaman olur... Bağlı olduğu kazığın ve zincirin onlarca katına gücü yetebilir artık. Ama fil asla böyle bir girişimde bulunmaz. O özgür olamayacağına inanmıştır, artık kırılamayan şey, filin zinciri değil inancıdır.

Bu duruma "Öğrenilmiş Çaresizlik" deniyor.

Güvercinin yanlışı ise üstüme sinmişliğin vardı diyerek bir kutuya gönüllü girmesiydi.

Bir güvercin, bir kutuya konulup, kutunun içinde bulunan düğmeye bastığında ona bir parça yem veren kapak açılırsa, düğmeye bastığı için ona bir ödül verildiğini zamanla öğrenir. Düğmeye basar, yem kapağı açılır ve gidip ödülünü alır. Ancak bu aşamadan sonra yem kapağı 30 saniyede bir açılacak şekilde ayarlanırsa düğmeye basmamasına rağmen kapağın açılmasına güvercin şaşırır. Ödül almak için ne yaptığını düşünür ve kapak her açıldığında ne yaptığına bakar, eğer kanat çırpıyorsa kanatlarını çırptığı için ödül verildiğini zanneder ve sürekli olarak kanatlarını çırpmaya başlar. Eğer yürüyorsa, yürüdüğü için ödül verildiğini zanneder ve sürekli olarak ödül için yürümeye başlar. Oysa kapak zaman ayarlı olduğu için açılmaktadır.

Bu  duruma “Güvercinin Batıl İnancı” deniyor.


- Güvercin: İki yanlış bir doğru etmez.
- Fil: Ya ikimiz doğruysak ve diğer herkes yanlışsa?

Peki bir fil ve güvercin olmasaydık; başka bir zamanda, başka bir yerde her şey çok farklı olabilir miydi gerçekten? Ya da Almanya yenilince bizde mi yenilmiş sayıldık?
Kim bilir, belkide bu hayatta sadece ikimiz doğruyduk ve farkında olmadan yenildik koca bir yenilgiler tarihinde.

School Of Seven Bells - White Elephant Coat

The Black Angels - Doves
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...