Behzat Ç. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Behzat Ç. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11.06.2014

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku


Böyle olmasını istemezdim ama hep olurdu. Dünyanın bütün kızılderilileri yenilir, Spartaküs kaybeder, gün batarken sararır, kuşlar döner, Sadri Alışık denilen hergele, her filminde ağlardı. O ağladıkça ben de ağlardım. Nedenimi bilmez ağlardım. Ağladıkça Sadri’ye kıl kapar gıcık olurdum. Üçüncü şahıs olarak kalışına, hep gidici kadınları sevişine, bu gidiciliklerin bir mecburiyet gibi duruşuna, Sadri’nin bu mecburiyetlere, giden kişinin özgürlüğü olarak bakıp, ona ihanet etmemek için kendine ihanet edişine...

"İlhami Algör" 

Ankara'nın gururu, Bestekar'daki Kebap 49'un müdavimi ve uzun Marlboro sigarasından asla taviz vermeyen Behzat Amirim yeni bir projeye imza atıyor. Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü kazanan Çiğdem Vitrinel imzalı 'Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku' filminde Erdal Beşikçioğlu ve Sezin Akbaşoğulları buluşuyor. Film başroldeki Arif karakterinin kadınları ve aşkı anlamak için giriştiği mücadeleyi anlatıyor. Filmin müziklerini ise Harun Tekin yapacak. Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku'nun, İlhami Algör'ün bir romanı olduğunu hatırlatalım.

The National - About Today

17.05.2013

Seni sevmeye devam edeceğiz Merkez


Her Ankaralı yaşamında en az bir kez, malum şaire atıfla, Ankara’nın en çok “İstanbul’a dönüşünün sevildiğini” işitmiştir. Elbette bir de “o şehirde nasıl yaşıyorsunuz?” sorusu. Çoğu İstanbullu için Ankara’da yaşamak bir işkencedir. Oysa bilmiyorlar ki “bir şehri sevmek aşka bahane aramaktır.” İşte bu Ankara-İstanbul arasında bitmeyen ezeli kavganın ortasında; 19 Eylül 2010 Pazar akşamı Star TV’de Behzat Ç. isimli bir dizi başlıyordu. Emrah Serbes’in kitabından uyarlanan dizi, hem Behzat hem de diğer dizi karakterleri ile Ankara’nın ta kendisiydiler. Ankara’da yaşamayı seven, kaba saba, kadın dilinde biraz odun, ama özünde iyi insanlardı. Dizi insanların alışık olmadığı kadar cesur, taraflı ve bazı şeyleri gözümüze sokarcasına politik bir diziydi. Bazı insanlar böyle basit ve zekice olmayan polisiye olur mu diye eleştirmekten çekinmedi Behzat Ç.’yi. Ama Behzat Ç. hiçbir zaman kusursuz bir CSI serisi olmak iddiasıyla ortaya çıkmadı. Onun meselesi farklıydı. Bu meseleyi anlayanlar zaten çoktan diziyi bağrına basmıştı.

“Yanlış hayat doğru yaşanmaz” sözünün içini tam anlamıyla dolduran bir insandı Behzat Amirim. Bu yanlış hayatta kendi adaletinin peşinden koşan, ağzı bozuk, yaralı, yalnız ve fena halde romantik bir adamdı Behzat. Hani “Görkemli Kaybeden” diye bir tanımlama vardır. İşte bu söze bir beden büyük gelen bir insandı amirim.


Evet dizi, Türk televizyon dizileri tarihi açısından kendi çapında bir devrimdi. Ayrıca her zaman müşterisi olan; konak, töre, zengin erkek fakir kız aşkı ve ucuz romantizm gibi kalıplaşmış dizi şablonları yoktu. Bazı bölümlerde bu ülkenin hep halı altına süpürülen konuları korkusuzca işlendi. Hrant Dink suikastı, Festus Okey cinayeti, Cumartesi Anneleri, kadın cinayetleri, anadilde eğitim, trans cinayetleri, eğitim zaiyatı gibi konular başta siyasiler olmak üzere çoğu insanı rahatsız etti. Yayından kaldırılması için çok uğraşıldı, yayın saati geç bir zamana alındı, her bölümde bol bol mozaik kullanıldı.

Paramparça yüreğiyle Harun’un “seviyorum merkez” dediği sahne, Türk televizyon tarihine balans ayarı veren, sadece Akbaba’nın evinin salonunda geçen 78’inci bölüm, Behzat’ın tüm acizliğiyle Bahar’a “biz de mutsuz olalım” diye haykırdığı sahne, yılın polisi olarak ödül aldığı gecede, sahneye çıkan amirimin yaptığı can alıcı konuşma ve sonunda “tabak iyi ama, çekin a.. koya..im” dediği bölüm unutulmazlar arasındaki yerini çoktan aldı.

Evet bu yolcuğun sonu bu akşam bitiyor. Behzat Ç. bu akşam ekranlara veda ediyor. Başta Behzat olmak üzere, Harun’u, Hayalet’i ve Akbaba’yı çok özleyeceğiz. Ama üzülmeyin Behzat amirin hikayesi sinemada devam edecek. Behzat Ç.; çirkinliğiyle, sertliğiyle, hırçınlığıyla, siyasetiyle ve içtenliğiyle Ankara’nın ta kendisiydi. Behzat Ç. öğle sıcağında Konur’da biber gazı yemek kadar gerçekti. Ankara kadar gerçekti. Son olarak Behzat Ç’de kimdi diye soranlara son olarak “saçma sapan konuşma La” diyerek yazıma son veriyorum.

“Seni sevmeye devam edeceğiz Merkez…”
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...