Kafka karabasanlarında gördü belki seni, ama adlandıramadı (ya da girmedin onun düşlerine). Bilseydi, senin gibi bir yer var yeryüzünde. En korkunç kitabın konusu sen olurdun..
Günün şarkısı için 1981 yılına uzanıyoruz. Amerikalı "Romeo Void" 1979 yılında San Francisco dolaylarında kuruldu. Şarkılarında kullandıkları etkileyici saksafon melodileriyle dönemindeki diğer new wave ve rock gruplarından farklı bir sound yakaladılar. Özellikle grubun vokali Debora Iyall ses rengi ve güçlü vokaliyle günümüzden The Gossip solisti Beth Ditto'yu çok çağrıştırıyor dersek yanlış olmaz sanırım. 1981 yılında yayınlanan ve ortalığı kasıp kavuran "Never Say Never" günün şarkısı.
Sanma ki derdim güneşten ötürü;
Ne çıkar bahar geldiyse?
Bademler çiçek açtıysa?
Ucunda ölüm yok ya.
Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
Güneşle gelecek ölümden?
Ben ki her nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha aşığım;
Korkar mıyım?
Ah, dostum, derdim başka...
Massive Attack, yeni EP’si Ritual Spirit'den 'Voodoo In My Blood' şarkısı
için hazırlanan son video ile yine harika bir çalışmaya imza atmış.
Ringan Ledwidge’in yönettiği videoda, Gone Girl filminden hatırladığımız Rosamund Pike tek kelime ile döktürmüş...
Günün şarkısı için 1983 yılına uzanıyoruz. 1970'lerin sonunda Glaskow Üniversitesi'nde bir araya gelen Paul Buchanan, P.J.Moore ve Robert Bell, 1981'de 'I Love This Life' single'ını çıkardılar ve sonrasında bir ses sistemi üreticisi Linn ile sözleşme imzaladılar. Şirket bu sözleşme ile sadece bir kayıt sistemini gösterişli tanıtmak istemişti. Ortaya çıkan 'A Walk Across The Rooftops' albümü zamanla aralarında Peter Gabriel, Rickie Lee Jones gibi müzisyenlerin hayranı olduğu bir kült statüsüne dönüştü.
Albüm elektronik soul tadında, küçük şehir hayatının hikayeleri eşliğinde, Paul Buchanan'ın acılı sesi ile yankılanır. Özellikle "Tinseltown In The Rain" şarkısı synthesizer'lar, kemanlar, gitarlar arasında acılı bir aşkın çığlıkları yankılanır.
Belki yarın sabah soğukta uyanmanın bir anlamı
olur,sana çay pişirmek gibi. Ayaklarımın ucuna basarak yürürüm yataktan
kalkınca. Tahtalar gıcırdar. Hayır, zamanla öğrenirim hangi tahtaların
ses vermediğini. Sonra ne yaparım? Uyanmadı, çayın hazırlandığından
haberi yok diye sevinirim. Bütün hayatımı, en ince ayrıntılarına kadar
düşünerek hesapladığım iyiliklerin hayaliyle geçirdim albayım. Artık ne olacaksa olsun istiyorum.
İnsan en az üç kişidir. Kendisi, olmak istediği kişi ve aradaki farkta yaşayan üçüncü.
En sahicisi de bu üçüncüdür. Olmak istediğin kişiden kendini
çıkardığında, aradaki farkta yaşayan kişidir en çok sana benzeyen. Ne
kendin kadar huzursuz ne de olmak istediğin kişi kadar hayalidir o.
Yine bu yüzden iki insanın birbirine âşık olması en az altı kişi
arasında geçen bir hadisedir. Hangi kişiliğinin hangi kişiliğe, hangi
parçanın hangi parçaya özlem duyduğunu çözemediğinde, içmeyi unuttuğun
sigara parmaklarını yakana kadar karşı duvara bakarsın.