Massive Attack etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Massive Attack etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24.02.2016

Günün Şarkısı: Massive Attack - Voodoo In My Blood


Massive Attack, yeni EP’si Ritual Spirit'den 'Voodoo In My Blood' şarkısı için hazırlanan son video ile yine harika bir çalışmaya imza atmış. Ringan Ledwidge’in yönettiği videoda, Gone Girl filminden hatırladığımız Rosamund Pike tek kelime ile döktürmüş...


25.01.2016

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Şairin dediği gibi:

"Sana bir boyun atkısı gerek. Çünkü kış geldi.
Ve sular bir uzun geçmişe hazırlanır. Nerdeyse.
Bir çocuk ölür. Bir kadın hastalanır. Odalar bulutlanır."

Bugün yeni bir pazartesi. Dersimiz yine müzik, konumuz trip-hop diyerek, müzik tarihinin en güzel trip-hop albümlerinden seçtiğim beş şarkı huzurlarınızda. Mutlu Pazartesiler...

Portishead - Roads 

Geoff Barrow ve Beth Gibbons ikisinden oluşan Portishead, 1994 tarihli Dummy albümleriyle sadece doksanların değil, tüm zamanların en iyi çıkış albümlerinden birine imza attılar. Hüzün, acı, melodram, buz gibi bir atmosfer, Beth Gibbons'ın sesi eşliğinde insanı can alıcı yerinden vurmayı başaran klostrofobik karanlık bir tempo. Noir bir yol filminin 10 kaplan gücünde başucu müziği...




Goldfrapp - Pilots

2000'li yılların başında çıkan Goldfrapp'in Felt Mountain albümü bir hazine gibiydi. Orbital, Tricky gibi isimlerle yaptığı düetlerle dikkati çekmiş, 1966 doğumlu güzeller güzeli Alison Goldfrapp ve Will Gregory ortaklığına dayanan Felt Mountain albümü; yaylılar, ilginç analog sesler, karanlık piano vuruşları ve elbette Alison'ın şiir gibi akan sesi eşliğinde zamana meydan okuyan bir klasik.




Massive Attack - Teardrop

Doksanların sonunda (1998) çıkan, Massive Attack'ın üçüncü stüdyo albümü Mezzanine sadece trip-hop değil, hip-hop, kraut-rock, jazz gibi müzikal janrları bünyesinde barındıran beton gibi bir albümdü. Horace Andy, Elizabeth Fraser (Cocteau Twins) gibi konuk sanatçıları barındıran albüm, puslu bir atmosfer eşliğinde, hiptotik tonlarıyla kanın akışını yavaşlatıyordu. 




Skylab - Seashell

Skylab, 1973 tarihinde Amerikan uzay ajansı NASA tarafından fırlatılan ve işletilen bir uzay istasyonunun ismidir. Sanırım bu isimden anlaşılacağı üzere Skylab'in 1994 tarihli #1 adlı debut albümü size yerçekimsiz ve deneysel bir müzik ziyafeti sunuyor. 60'ların cazı, fun, soul ve deneysel ses efektleri. Albüm genel anlamda bir türün içine sokulamayacak kadar karmaşık olmasına rağmen kabaca trip-hop olarak niteleyebiliriz. Zaten grup üyeleri yaptıkları müziği o dönem için "sesin keşfi" olarak tanımlamışlar. Müzik tarihinin bu karanlık uzay üssünü mutlaka dinlemekte fayda var.




Morcheeba - Trigger Hippie

Paul ve Ross Godfrey kardeşler ve Skye Edwards'ın kırılgan vokali, 1996 yılında grubun "Who Can You Trust" isimli debut albümünde buluştu. Bulanık zihinler, sarsıcı beatler, yerinde kullanılmış scratch ve synthesizerler. Doğal yollardan kafa yapan, insanı uyuşturan, karanlık bir ruh sancısı...



Bonus: DJ Shadow - Six Days

Hiçbir türe sokmak istemediğim, ama bir nedeni yok yalnızca öptüm misali bu listede yer almasını istediğim benim için çok özel bir şarkı.  Şarkının Soulwax remiksinin de şarkıyı bir başka evrene taşıdığını dip not olarak belirteyim. Elbette bu listeye Thievery Corporation, Trick, Sneaker Pimps, DJ Krush gibi isimler eklebilir ama sonuçta sadece beş şarkılık bir liste. Ruhunuzu ve çevrenizi temiz tutmayı ve sokak hayvanlarını beslemeyi unutmayınız diyerek keyifli yolculuklar diliyorum.

9.06.2014

Mars Günlükleri


Öyleydi ya! Her insan gerçeklerle yüzleşmeliymiş. İçinde bulunduğu zaman ve mekanla yüz yüze gelmeliymiş! Böyle olmayan her şey atılmalıymış. Bütün o güzel edebi yalanlar ve uçuşan hayaller havada vurulup yere indirilmeliymiş. Böylece, otuz yıl önce, 1975’in bir pazar sabahı hepsini, Noel Baba’yı, Başsız Binici’yi, Pamuk Prenses’i, Rumpelstiltskin’i, Ana Kaz’ı bir kütüphane duvarına yasladılar -ah, feryatları gitmiyor kulağımdan- ve onları kurşuna dizdiler. 

Kağıttan şatoları, peri masallarının kurbağalarını, yaşlı krallarını ve ‘sonsuza dek mutlu yaşayan insanları’ yaktılar (çünkü kimsenin sonsuza dek mutlu yaşayamayacağı bir gerçekti elbette!), ‘evvel zaman içinde’ler, ‘asla!’ oldu. Hayalet Çekçek’in küllerini, Oz Diyarı’nın molozlarıyla birlikte savurdular, İyi Glinda ve Omza’nın etini kemiğinden ayırdılar ve çok renkliliği bir tayfölçerde ayrıştırdılar, Biyologların ziyafeti’nde krema eşliğinde Balkabağı Jack’in servisini yaptılar! Fasulye Sırığı, dikenli bir bürokrasi böğürtlen çalısı tarafından kurutuldu. Uyuyan Güzel, bilim adamının bir öpücüğüyle uyandı ve onun şırıngasının ölümcül batışıyla göçüp gitti. Alice’e bir şişeden öyle bir meret içirdiler ki, ‘tuhaf ve daha tuhaf’ diye bağıramayacağı kadar ufaldı ve ayna’ya balyozu indiriverip, onu, Kırmızı Kral’ı ve İstiridye’yi binbir parçaya ayırdılar!

"Ray Bradbury, Mars Günlükleri"


 
Massive Attack - Angel

22.01.2014

Sevelim birbirimizi


Dışarıdan göründüğüm gibi değilim, bildiğin ev erkeğiyim. Üstüme konan görüntüden farklıyım, evde kadınımın yanında otururum, hiçbir yere gitmem, dışarı çıkmam. Yeter ki geçimli olsun, beni sevsin, ben onu zaten çok severim. İnan başka bir şey istemiyorum hayatta. Dışarıda zaten savaşıyorum, eve geldiğimde ne olur sessiz olalım, sarılalım, sevelim birbirimizi.

"Nejat İşler"


Massive Attack - Angel

8.07.2013

Live With Me


Kendimi tekrar yollara vurma, serin sulara atma zamanı yaklaşırken büyük usta Bilge Karasu'nun dediği gibi ;

Günlerden deniz, sulardan salı,
Yürürden vatos, yüzerden kedi....


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...