Yıl 1969. Walkill'de barış, aşk ve müzik temalı bir festival yapılacak. Ama yerel halkın baskısı ve 50 bin hippi toplanacak korkusuyla belediye başkanı bu organizasyona izin vermiyor. New York'un en büyük süt üreticisi olan Max Yasgur, zamanın muhafazakarlarının ölüm tehditlerine boyun eğmeden ben ifade özgürlüğüne inanıyorum diyerek 600 hektarlık arazisini festivale açıyor. Üç gün süren festival başka bir dünya olabileceğine dair ütopik bir umuttu. Bu süreçte 2 doğum, 3 ölüm, 33 tutuklama yaşandı. 500 bin kişinin izlediği festivale, tıkanan otoban nedeniyle 250 bin kişi ulaşamadı. Normalde biletli olan organizasyon, tel örgü ve kapıların sökülmesiyle beleş hale gelmiştir. İşte Woodstock 1969'a dair en güzel anlardan bazıları...
Hippi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hippi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6.02.2015
Woodstock 1969
Etiketler:
Hippi,
Jimi Hendrix,
Woodstock,
Woodstock 1969
15.07.2014
Hippiler Ülkesi: Christiana
Christina ya da Christian Town, Avrupa’daki en büyük hippi komününün yaşadığı bir özerk alan. “Özgür Ülke” olarak bilinen Christiania komününde yaklaşık 1000 kişi yaşıyor. 1971′te askeri bir alanın hippiler tarafından işgal edilmesiyle oluşmuş olan bölge,1989 yılında oluşturulan yasayla özel statüye kavuşmuştu. 2004 yılına kadar hint kenevirini yetiştirmenin yasal olduğu bölgenin bugün en önemli geliri turizmden geliyor.
Bölgenin
mülkiyeti konusunda, bölge sakinleri ve Danimarka Devleti arasında yıllardır
süren bir hukuk mücadelesi yaşanıyordu. Geçtiğimiz aylarda sonuçlanan davada
bölge sakinleri bu mücadeleyi kaybetmiş ve mahkeme bu toprakların mülkiyetinin Kopenhag
Belediyesi’ne ait olduğunu kabul etmişti. Christiania Özgür Devlet Fonu adı
altında özel bir fon oluşturan bölge sakinleri Danimarkalı yetkililerle ile
pazarlığa girdi. Pazarlık sonucunda iki taraf anlaşmaya vardı. Buna göre
Christiania halkı, Danimarka’ya 51,8 milyon kronu peşin para ve ilk 3 yıl için
yıllık 5,3 milyon kron kira bedeli ödeyecek. Özetle, Christiania bölgesi bundan
böyle bölge sakinlerinin resmi malı.
Bu
kurtarılmış bölgede komünal yaşama dair ne ararsanız fazlasıyla var. Müzik,
canlı performanslar, değişik sergiler, bölgeye özgü müzeler, içki, marihuana,
organik gıdalar ve kendi dünyalarında yaşayan renkli, insanlar. Christina’da Amsterdam’daki
gibi uyuşturucu ve seks üzerine kurulu turistik bir ortam yok. Zaten Amsterdam’daki Red Light District’e
gönderme yapılarak Christiana kendisine ‘Green Light District’ yakıştırmasını
yapmış. Elbette bu yeşil dolar ya da bildiğimiz ağaç yeşili değil.
Bölge
ülkenin önemli turistik merkezlerinden biri.
Christiana’da tüm paralar tek bir kasada toplanıp, bölge sakinlerinin
ihtiyaçlarına göre dağıtılıyor. Sentetik uyuşturucu maddelerin, silahın ve
patlayıcı maddelerin içeri sokulmasının yasak olduğu bölgenin tüm güvenliği de
Danimarka polisiyle yapılan anlaşma sonrasında Christiana’nın kendi güvenlik
timleri tarafından sağlanıyor. Bu bölge için en önemli ayrıntılardan biri de tıpkı
Red Light District gibi kesinlikle fotoğraf çekmenin yasak olduğu. Christiana, Avrupa’nın
göbeğinde 70’lerin ruhunu gerçek bir komün hayatı. Elbette bu bölgede de
fakirlik mevcut ve çok zor koşullar altında hayatta kalmaya çalışan göçmenlerin
durumu içler acısı.
Şayet burayı
ziyaret etmek istiyorsanız şunlara kesinlikle dikkat etmelisin. Öncelikle bu
bölgede fotoğraf çekmek kesinlikle yasak. Ayrıca koşmak, bağırmak, kavga etmek,
bölgeye araba ile girmeye çalışmak yasak. Onun haricinde dans edin, şarkı
söyleyin, banklarda uyuyun, öpüşün, sokakta içkinizi için.. Hepsi serbest….
Jefferson Airplane - White Rabbit
Etiketler:
Christian Town,
Christiana,
Danimarka,
Hippi,
Jefferson Airplane
27.04.2014
Konser Afişleri
Ümit Bayazoğlu "Uzun, İnce Yolcular" kitabında 'Hippiler Kraliçesi Perihan'ın hikayesini anlatırken şöyle diyordu;
"Rüya bitti, her şey aynı kaldı. Yalnızca ben 30 yaşıma geldim ve çok
sayıda insan saçını uzattı. Hepsi bu "Aslında John Lennon, kuşağına
biraz haksızlık ediyor bu meşhur deyişinde. Onların "Çiçek Enerjisi" ile
kıvılcımladıkları muhalefet sayesinde Vietnem savaşı daha erken
bitti, zenci düşmanlığı geriletildi, saklı taşra faşizmi ortaya
çıkarıldı, Fransa'da birkaç gün de olsa sokaklar ele geçirildi, alçak
kariyeristler, taş kafa rektörler diz çöktürüldü, yeni ve eski kıtada
eşcinsellere daha hoşgörülü davranılmaya başlandı.
Bir gitar çığlığıyla Woodstock çayırında milyonlarca insan bir araya
geldi. Seks önündeki geleneksel bütün sınırlamalar milletin gözü önünde
kırıldı. Aile, ulusal kimlik ve din tabu olmaktan çıktı.
Hindistan'a,Tibet'e otostop'la bisikletle, hatta atla, deveyle katar
katar "kontra-misyonerler"gitti. Sovyetler'in Çekoslovakya ve
Macaristan işgalleri samimiyetle ve anında lanetlendi. Binlerce genç
askere gitmektense hapse girmeyi seçti. Cassius Clay de bu sıra askere
gitmeyek unvanını feda etmişti. Amerikalı hippiler savaş karşıtı
gösterilerde tarihlerinde ilk kez kendi bayraklarını yaktılar."
İşte o dönemlerin en etkin birleştirici gücü müzikti. Melodiler gökyüzünü aşıp, insanların ruhlarına giriyordu. Birbirinden güzel konserler yapıldı. Para, pul çoğu kimsenin umrunda değildi. Sanat eseri tadındaki o güzel konserlerin bazı afişleri...
26.09.2013
Hippi Minibüsü
Çiçek çocuklar bir rüyaydı.
Onların enerjisi sayesinde Vietnem savaşı daha erken bitti, zenci düşmanlığı
geriletildi, saklı taşra faşizmi ortaya çıkarıldı, Fransa’da birkaç gün de olsa
sokaklar ele geçirildi, alçak kariyeristler, taş kafa rektörler diz çöktürüldü,
yeni ve eski kıtada eşcinsellere daha hoşgörülü davranılmaya başlandı. Bir
gitar çığlığıyla Woodstock çayırında milyonlarca insan bir araya geldi.
Hindistan’a, Tibet’e otostop’la bisikletle, hatta atla, deveyle katar katar
“kontra-misyonerler” gitti. Sovyetler’in Çekoslovakya ve Macaristan işgalleri
samimiyetle ve anında lanetlendi. Binlerce genç askere gitmektense hapse
girmeyi seçti.
Sonra bu dönem bitti. Bu
gençlerin bir kısmı dünyanın çeşitli kültürleri içinde sindirildi. Bazıları
büyük kentleri terk edip pastoral bir yaşamı seçti, kimileri elçi, genel müdür,
müsteşar filan oldu. Kimileri ise son hippiler olarak aramızda yaşamaya devam
ediyorlar.
O döneme dair özlemlerini her fırsatta dile getiren bir neslin her zaman
standart bir hayali olmuştur. Şöyle çiçekli böcekli bir Volkswagen
minibüs ile dünyayı dolaşmak. Hangimiz bu hayali kurmadı ki? Evet
Radikal Gazetesi’nin haberine göre bu hayalin baş kahramanı, ilk defa
1947′de üretimine başlanan ve bir döneme damgasını vuran efsanevi ‘hippi
minibüsü’ Volkswagen T2′ler artık tarihe karışıyor. Şu an sadece
Brezilya’nın Sao Paulo şehrinde üretilen T2′ler, 2014′te üretim bandında
yer almayacak. Volkswagen’in ikinci araba modeli olarak piyasaya
sürülen T2, 1960′larda karşı kültür hareketi hippi’lerin dikkatini
çekince ‘hippi minibüsü’ ismini almıştı.
Hayatın tuhaf ironiler barındırdığının en güzel kanıtlarından biri
‘Vosvos’ ve ‘T2′ nin faşist lider Hitler tarafından Alman Otomotiv
Birliği’ne kurdurulan Volkswagen tarafından tasarlanan ilk iki model
olması. Sonra bu arabalar dünyada özgürlüğün simgesi haline geliyordu.
‘Dünya değişiyor, insanlar kirleniyor ve sözde modernleşiyoruz. Keşke
savaş kokan bu dünyada hala rüzgarlı havaların resmini yapabilseydik.
Jefferson Airplane -White Rabbit
Etiketler:
Hippi,
Hippi Minibüsü’,
Jefferson Airplane,
Volkswagen Beetle
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


































