Richard Hawley etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Richard Hawley etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.11.2014

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Bugün günlerden Pazartesi. Pazartesi sendromunu atlatmak için yine müzik diyoruz. Bugün listemize giren şarkılar İngiltere’nin buhranlı sanayi kenti Sheffield’den çıkmış gruplardan geliyor. İşte 5 şarkılık listemiz:

Arctic Monkeys – Fake Tales Of San Francisco

Alex, Jamie, Andy ve Matthew isimli dört genç bir araya gelip bir grup kuruyorlar. Gruba buldukları isim, grup elemanlarından Jamie’nin amcasının 70’lerde kurduğu bir grubun ismi oluyordu. Yani Arctic Monkeys. Ada coğrafyasının sanayi kenti Shelffield’da başlayan maceraları, onları kısa sürede rock müziğin yeni kurtarıcıları yaptı. Özellikle Alex Turner’ın sesi ve insanları derinden etkileyen şarkı sözleri kısa bir sürede fenomene dönüştü. Bir EP ve iki single ardından 2006 senesinin başlarında yayınlanan ve ismini Karel Reisz’in meşhur filmi “Saturday Night And Sunday Morning” filminde geçen bir replikten alan “Whatever People Say I Am, That’s What I Am Not” albümü yayınlanıyor. Albüm gerçekten bomba gibi patlıyordu. Dehşet verici bir satışla Britanya’nın en hızlı satan debut albümü ünvanını alıyordu.

Ada çoğrafyasında bir barın tuvalet kuyruğunda bir araya gelen her 4 kişinin bir grup kurduğunu düşünürsek, Arctic Monkeys bu başarısıyla ezberleri bozuyordu. Arctic Monkeys müziği demek; bir tutam punk, enerjik gitar ritimleri, biraz Oasis, abileri Strokes ve Franz Ferdinand’ın rock’n roll ruhu ve elbette Shelffield’dan çıkmış en büyük grup olan Pulp’ın o saf hamuru.



Pulp – Common People 

İngiltere’den çıkmış en önemli gruplarından biri olan Pulp, 90′lı yıllarda İngiltere’de Brit-Pop patlamasına paralel olarak hayran kitlesini artırarak sesini duyurmaya başladı. Pulp’ın kendine özgü müziğinin yapısı David Bowie’yle Roxy Music’in karışımı ekseninde; glam rock, disco, new-wave, 60’lar Avrupa Pop’u ve İngiliz indie rock’ının bir sentezi diyebiliriz. Grubun basit ama etkili synthesizer kullanımı, geniş içeriğe sahip olan melodileri ve solist Jarvis Cocker’ın saplantılı şarkı sözleri karakteristik Pulp eksenini oluşturuyordu. Pulp kimi zaman eğlencelidir, kimi zaman ise karamsarlık ve melankoli doludur. Jarvis’in şarkıcı kimliği dışında, onu ayakta tutan ve ölümsüz yapan özelliği ise gerçek bir ozan olmasıdır. Nev-i şahsına münhasır bir hikaye anlatma yeteneği olan Jarvis Cocker şarkılarındaki karakterlere bir anlamda can veriyordu. 3 dakikaya sığan bu pop şarkılarının içinde aslında hayatın küçük bir özeti vardır. Bu yüzden Pulp için pop’un sahici yüzü de diyebiliriz.

Listemizdeki yer alan şarkı tüm zamanların en iyi Britpop albümlerinden biri olan 1995 tarihli ‘Different Class’ albümünden geliyor. Ne yazıyordu bu albümün arka kapağında? 

“Bela istemiyoruz, sadece farklı olma hakkımızı istiyoruz. Hepsi bu.” 




Richard Hawley – Tonight The Streets Are Ours

Pulp, Longpigs gibi gruplarda başlayan kariyerini solo çalışmalarla sürdürenRichard Hawley, 90′lı yılların Britpop sahnesinin yetiştirdiği en önemli müzisyenlerden biri olarak dikkat çekiyor. Richard Hawley bu şarkısında özgürlük sokaklardadır diye haykırırken, sivil itaatsiz gerilla graffiti’ci Banksy kendini sokaklara atıyor.

Hayat sokaktadır…




The Human League – Don’t You Want Me


1977 tarihinde kurulan The Human League, New Wave ve elektronik melodiler üzerine kurulmuş müziğiyle 80′li yıllarda adından söz ettirmiş bir ekip. Grubun müzikal anlamda dönüm noktası, kurucu üyelerden Martyn Ware ile Craig Marsh’ın Heaven 17′i kurmak için gruptan ayrılmasıyla başlıyordu. Vokalist Phil Oakey cesurca bir kararla onların yerine Sheffieldlı iki okullu kızı getirdi ve 1981 yılında ‘Dare” albümü çıktı. Albüm Giorgio Moroder tarzı dans ritimleriyle dikkat çekiyordu. Özellikle ‘Don’t You Want Me’ listelerin zirvesine çıkarak, diskoların marşı haline geldi. Bütün bu eğlenceli şarkılara sağmen albümün karamsar havası gözden kaçmıyordu. Bu kasvet ve karamsarlığın en büyük kanıtı; efsane müzik yazarı gazeteci Lester Bang’in dinlediği son albümün bu olmasıydı. New York’taki dairesinde cansız bedeni bulunduğunda pikabı albümün B yüzünün sonuna gelmişti.




Moloko – The Time Is Now

Moloko, Róisín Murphy ve Mark Brydon ikilisinden oluşan pop-elektronik ekseninde müzik yapan bir ikili. Özellikle güzelliği ve buğulu sesiyle dikkat çeken Róisín Murphy için grubun temel direği diyebiliriz. Moloko kelimesinin kökeni  Stanley Kubrick tarafından beyaz perdeye de aktarılanAnthony Burgess’in ünlü romanı Otomotik Portakal’da geçen süttür. Moloko, kitabın kahramanı Alex ve tayfasının kullandıkları uyuşturucuyla beraber aldıkları sütlü içeceğin ismidir. Ayrıca Moloko, rusça’da da “süt” demektir.

Hepinize Mutlu Pazartesiler….


9.09.2014

Sokaklar


Ne diyordu Sadri Alışık bir filminde; Sokak köpeklerine selam vermek adam olmaya çeyrek var demektir." Sokaklar, hayatın nabzının attığı ve özgürlüğün kol gezdiği şehirlerin boy aynası.  Sokaklar size televizyonda sunulan kurgunun aksine hayat kadar gerçektir. Bir şehri tanımak istiyorsan sokaklarında kaybolmak gerekir. İşte dünyanın çeşitli şehirlerinden birbirinden güzel sokaklar. Seç, beğen ve içinde kaybol...



















Richard Hawley - Tonight The Streets Are Ours

26.03.2014

Sokağın dili


Sokaklar hayatın nabzının attığı gerçek sahne. Sokaklar size televizyonda sunulan kurgunun aksine hayat kadar gerçektir. Bir şehri tanımak istiyorsan sokaklarında kaybolmak gerekir. Bir Çin atasözünden dedildiği gibi 'Evde oturan, ölür.' Hayatın nabzının attığı tek gerçek yer sadece sokaklardır ve gün gelecek sokaklar özgürlük kokacak.

Ne diyordu Sadri Alışık bir filminde; Sokak köpeklerine selam vermek adam olmaya çeyrek var demektir."

Evet hayat ne tuhaf; arkadaşlar, hatıralar, şehirler, sokaklar, aşık olunan kadınlar, vapurlar filan.... 

Ve işte o sokakların dili;

















Richard Hawley - Tonight The Streets Are Ours

19.02.2013

Tonight The Streets Are Ours


90'lı yılların Britpop sahnesinin yetiştirdiği en önemli müzisyenlerden biri olan Richard Hawley özgürlük sokaklardadır diye haykırırken, sivil itaatsiz gerilla graffiti'ci Banksy kendini sokaklara atıyor.

Hayat sokaktadır...

Richard Hawley - Tonight The Streets Are Ours
 
Richard Hawley - Dark Road


30.12.2012

Karanlıkta bir kıvılcım


24.bir evden deli gibi birisi fırlıyor. üstüme çullanıyor.
"dostumu öldürdüm abi!" diyor. "sakla beni."
paltomun cebini gösteriyorum. dikişlerinden yağmur girmiş, sabahki yediğim simitin susamları kokan cebimi. girip kayboluyor.
"ismin ne senin?" diye sesleniyorum cebime.
"hidayet"
"neden öldürdün, hidayet?"
"seviyordum be abi!"
"nasıl seviyordun, hidayet?"
"deli gibi be abi! gün onunla ağarıyordu. ben susam helvası satarım abi gündüzleri. cebin de mis gibi simit kokuyor abi. gün onunla ağarır; onunla kararırdı. bir dakkam yoktu onu düşünmediğim. abi, rüyada gbi yaşardım. her laf gelir gider ona dayanırdı. insanlar bana bir laf söylerdi. o ne cevap verebilir, diye düşünürdüm. bir şey alacak olsam o alır mıydı acaba, derdim. bir şey yesem içime sinmezdi. biri yol sorsa o gösterir miydi diye kafama sormayınce ve içimde o yol göstermeyince aptal aptal bakardım. bir güzel şey görsem ona göstermezsem, gösteremediğim için zevk alamazdım güzel şeyden"




"ismi neydi?"
"pakize"
"sonra hidayet?"
"sora abi.. hava kararırdı. susam helvalarını kahveye bırakır, iki bardak şarap içmeye koşardım. afyon mu katardı pezevenk meyhaneci nedir, içer içmez pakize karşıma dikiliverirdi capcanlı, sıcacık."
"sahiden mi?"
"yok be yalancıktan, hülyadan be abi! artık konuşur dururdum be abi."
"sus, gelen var hidayet."
hidayet, paltomun cebinde bir susam tanesi gibi büzüldü.
yağmur dinmişti. ortalık bir parça ağarmış gibiydi.
hidayet cebimden seslendi:
"anlatayım mı ötesini abi?"
"anlatma, yeter bu kadarı."
"peki abi, sustum. nasıl istersen abi. ama anlat beni panco'ya emi?"
"anlatırım hidayet."
"ama ötesi daha kıyak abi."
"ötesini ben uydururum hidayet. sen çık cebimden. palto da ıslandı. ikinizi birden kaldıramıyorum, yoruldum"
"peki abi"
cebimdeki susam pire oldu. fatih camii avlusunun çitlembik ağacının dibine doğru fırladı gitti. karanlıkta bir kıvılcım, kara bir kıvılcım gibi pırıldadı.

"Sait Faik"

Echo & The Bunnymen - No Dark Things

Richard Hawley - Dark Road

19.11.2012

Emperyal Oteli



 emperyal oteli'nde üç gece kaldık
fazlasına paramız yetmiyordu
gözlerin gözlerimden gitmiyordu
dördüncü gece sokakta kaldık
karanlık bir türlü bitmiyordu
sirkeci garı'nda sabahladık
bilen bilmeyen bizi ayıpladı
halbuki kimlere kimlere başvurmadık
hiçbiri yüzümüze bakmıyordu
hiç kimse elimizden tutmuyordu
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun .... kanıma girdin ..... kabulümsün...

"Attila İlhan"

Lloyd Cole - Chelsea Hotel

Richard Hawley - Hotel Room
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...