Pulp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pulp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16.01.2015

90'lardan 20 Efsane Britpop Şarkısı


HappyBlueMondays olarak hizmette sınır tanımıyoruz. 90'lı yıllarda Britpop döneminde patlama yapmış, zamanla artık bir klasik olmuş 20 efsane parça. Dönemin jet motorları Blur, Pulp, Oasis ve The Verve gruplarından ikişer şarkı alarak onlara ayrı bir selam çakıyoruz...

- Oasis "Wonderwall"
- Blur "Song 2"
- The Verve "Bittersweet Symphony"
- Pulp "Common People"
- Suede "Filmstar"
- Supergrass "Alright"
- Lush "Ladykillers"
- Super Furry Animals "Something 4 The Weekend"
- Manic Street Preachers "A Desing For Life"
- The Bluetones "Slight Return"
- Elastica "Stutter"
- The Verve "Lucky Man"
- Oasis "Don't Look Back in Anger"
- Blur "Girls & Boys"
- Pulp "Disco 2000"
- Dodgy "Good Enough"
- The Boo Radleys "Wish I Was Skinny"
- Embrace "All You Good People"
- The Charlatans "One to Another"
- Ash "Girls From Mars"


17.11.2014

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Bugün günlerden Pazartesi. Pazartesi sendromunu atlatmak için yine müzik diyoruz. Bugün listemize giren şarkılar İngiltere’nin buhranlı sanayi kenti Sheffield’den çıkmış gruplardan geliyor. İşte 5 şarkılık listemiz:

Arctic Monkeys – Fake Tales Of San Francisco

Alex, Jamie, Andy ve Matthew isimli dört genç bir araya gelip bir grup kuruyorlar. Gruba buldukları isim, grup elemanlarından Jamie’nin amcasının 70’lerde kurduğu bir grubun ismi oluyordu. Yani Arctic Monkeys. Ada coğrafyasının sanayi kenti Shelffield’da başlayan maceraları, onları kısa sürede rock müziğin yeni kurtarıcıları yaptı. Özellikle Alex Turner’ın sesi ve insanları derinden etkileyen şarkı sözleri kısa bir sürede fenomene dönüştü. Bir EP ve iki single ardından 2006 senesinin başlarında yayınlanan ve ismini Karel Reisz’in meşhur filmi “Saturday Night And Sunday Morning” filminde geçen bir replikten alan “Whatever People Say I Am, That’s What I Am Not” albümü yayınlanıyor. Albüm gerçekten bomba gibi patlıyordu. Dehşet verici bir satışla Britanya’nın en hızlı satan debut albümü ünvanını alıyordu.

Ada çoğrafyasında bir barın tuvalet kuyruğunda bir araya gelen her 4 kişinin bir grup kurduğunu düşünürsek, Arctic Monkeys bu başarısıyla ezberleri bozuyordu. Arctic Monkeys müziği demek; bir tutam punk, enerjik gitar ritimleri, biraz Oasis, abileri Strokes ve Franz Ferdinand’ın rock’n roll ruhu ve elbette Shelffield’dan çıkmış en büyük grup olan Pulp’ın o saf hamuru.



Pulp – Common People 

İngiltere’den çıkmış en önemli gruplarından biri olan Pulp, 90′lı yıllarda İngiltere’de Brit-Pop patlamasına paralel olarak hayran kitlesini artırarak sesini duyurmaya başladı. Pulp’ın kendine özgü müziğinin yapısı David Bowie’yle Roxy Music’in karışımı ekseninde; glam rock, disco, new-wave, 60’lar Avrupa Pop’u ve İngiliz indie rock’ının bir sentezi diyebiliriz. Grubun basit ama etkili synthesizer kullanımı, geniş içeriğe sahip olan melodileri ve solist Jarvis Cocker’ın saplantılı şarkı sözleri karakteristik Pulp eksenini oluşturuyordu. Pulp kimi zaman eğlencelidir, kimi zaman ise karamsarlık ve melankoli doludur. Jarvis’in şarkıcı kimliği dışında, onu ayakta tutan ve ölümsüz yapan özelliği ise gerçek bir ozan olmasıdır. Nev-i şahsına münhasır bir hikaye anlatma yeteneği olan Jarvis Cocker şarkılarındaki karakterlere bir anlamda can veriyordu. 3 dakikaya sığan bu pop şarkılarının içinde aslında hayatın küçük bir özeti vardır. Bu yüzden Pulp için pop’un sahici yüzü de diyebiliriz.

Listemizdeki yer alan şarkı tüm zamanların en iyi Britpop albümlerinden biri olan 1995 tarihli ‘Different Class’ albümünden geliyor. Ne yazıyordu bu albümün arka kapağında? 

“Bela istemiyoruz, sadece farklı olma hakkımızı istiyoruz. Hepsi bu.” 




Richard Hawley – Tonight The Streets Are Ours

Pulp, Longpigs gibi gruplarda başlayan kariyerini solo çalışmalarla sürdürenRichard Hawley, 90′lı yılların Britpop sahnesinin yetiştirdiği en önemli müzisyenlerden biri olarak dikkat çekiyor. Richard Hawley bu şarkısında özgürlük sokaklardadır diye haykırırken, sivil itaatsiz gerilla graffiti’ci Banksy kendini sokaklara atıyor.

Hayat sokaktadır…




The Human League – Don’t You Want Me


1977 tarihinde kurulan The Human League, New Wave ve elektronik melodiler üzerine kurulmuş müziğiyle 80′li yıllarda adından söz ettirmiş bir ekip. Grubun müzikal anlamda dönüm noktası, kurucu üyelerden Martyn Ware ile Craig Marsh’ın Heaven 17′i kurmak için gruptan ayrılmasıyla başlıyordu. Vokalist Phil Oakey cesurca bir kararla onların yerine Sheffieldlı iki okullu kızı getirdi ve 1981 yılında ‘Dare” albümü çıktı. Albüm Giorgio Moroder tarzı dans ritimleriyle dikkat çekiyordu. Özellikle ‘Don’t You Want Me’ listelerin zirvesine çıkarak, diskoların marşı haline geldi. Bütün bu eğlenceli şarkılara sağmen albümün karamsar havası gözden kaçmıyordu. Bu kasvet ve karamsarlığın en büyük kanıtı; efsane müzik yazarı gazeteci Lester Bang’in dinlediği son albümün bu olmasıydı. New York’taki dairesinde cansız bedeni bulunduğunda pikabı albümün B yüzünün sonuna gelmişti.




Moloko – The Time Is Now

Moloko, Róisín Murphy ve Mark Brydon ikilisinden oluşan pop-elektronik ekseninde müzik yapan bir ikili. Özellikle güzelliği ve buğulu sesiyle dikkat çeken Róisín Murphy için grubun temel direği diyebiliriz. Moloko kelimesinin kökeni  Stanley Kubrick tarafından beyaz perdeye de aktarılanAnthony Burgess’in ünlü romanı Otomotik Portakal’da geçen süttür. Moloko, kitabın kahramanı Alex ve tayfasının kullandıkları uyuşturucuyla beraber aldıkları sütlü içeceğin ismidir. Ayrıca Moloko, rusça’da da “süt” demektir.

Hepinize Mutlu Pazartesiler….


14.07.2014

Şeytan diyor ki


Şeytan diyor ki, çek kapıyı ya da ne bileyim, evdeki bütün patlıcanları kızart gitsin, düşünme!

"Tomris Uyar"

Şu fani insan ömrümde kaç pazartesi yaşarsın ki? Dünyanın bütün pazartesilerini bir çuvala toplayıp, bir uçurumdan aşağı atmak lazım. Hepinize Mutlu Pazartesiler...

Pulp - Monday Morning

26.06.2014

En iyi 10 Pulp şarkısı


Pulp 90′lı yıllarda İngiltere’de Brit-Pop patlamasına paralel olarak hayran kitlesini artırarak sesini duyurmaya başladı. Pulp’ın kendine özgü müziğinin yapısı David Bowie’yle Roxy Music’in karışımı ekseninde; glam rock, disco, new-wave, 60’lar Avrupa Pop’u ve İngiliz indie rock’ının bir sentezi diyebiliriz. Grubun basit ama etkili synthesizer kullanımı, geniş içeriğe sahip olan melodileri ve solist Jarvis Cocker’ın saplantılı şarkı sözleri karakteristik Pulp eksenini oluşturuyordu. Solist ve Pulp’ın beyni Jarvis Cocker bir nevi Scott Walker ve Bryan Ferry karışımı duruşuyla; çağdaşlarına göre daha hisli bir müzisyendir. Jarvis Cocker, Pulp’ı 1978 yılında 15 yaşındayken kurdu. İlk olarak Arabicus Pulp olarak kurulan grubun ilk elemanları Jarvis’in okul arkadaşlarıydı. Bir yıl sonra da grubun ismi Pulp olarak değişti. Okulları devam eden grup üyeleri bu sırada başarılı konserler vermeye başladı. 1980-81 yıllarında grup bir de demo doldurdu ve bu kaydı verdikleri konserler esnasında John Peel’a verdiler. Peel kaydı beğendi ve grubu kendisiyle birlikte şovunda yer almaları için davet etti. Ve Pulp ilk Peel Session konserini 1981 yılının Kasım’ında verdi. Peel’da sahne almak aslında genelde albüm kayıt teklifleri ve şöhretle sonuçlansa da Pulp için bu geçerli olmadı ve grubun eline konser sonrasında hiçbir şey geçmedi. 


Hayal kırıklığıyla sonuçlanan bu olayın ardından 1982 yılında Jarvis hariç diğer üyeler üniversiteye gitmek için gruptan ayrıldı. Ertesi yıl Jarvis, 8 kişiden oluşan yeni üyelerle birlikte tekrar grubunu oluşturdu. Bu yeni oluşumda, Pulp folk gibi farklı melodileri müziklerine yerleştirmeyi denediler ve grup ilk albümleri olan “It”i 1984 yılında piyasaya sürdü. Piyasaya sürdükleri bu ilk albüm, grubun beklediği ilgiyi görmedi ve Pulp böylece bir kez daha istediği başarıyı kazanamadan yine dağıldı.

Bütün bunlara rağmen Jarvis Cocker ise pes etmedi ve bir kez daha yeni bir oluşum denemeye karar verdi. Bu oluşumda Jarvis Cocker’ın uzun dönem birlikte çalışacağı keman ve gitarist Russell Senior’da bulunuyordu. Pulp kısa bir süre sonra “It”le müziklerine getirdiği folk etkilerinden uzaklaşarak daha karanlık bir müzik stili benimsediler. 1985 yılında Pulp; Fire Records’tan bir dizi single çıkardı. Grubun geleceği tam belirginleşmek üzereyken solist Jarvis Cocker ciddi biçimde yaralandı. Bir kızı etkilemeye çalışırken pencereden düşmüş ve ayağını kırmıştı. 2 ay boyunca tekerlekli sandalyeyle hayatına devam etmek zorunda kalmış fakat buna rağmen konserlere de çıkmıştı. Grubun 1986 yılında piyasaya çıkan “Freaks” albümünün koyu ve karanlık bir sound’u vardı. Albümün piyasaya çıkmasının ardından grup tekrar dağılmıştı. Cocker ve Senior dışındaki tüm üyeler gruptan ayrıldı. Bir yıl boyunca grup sessiz kaldı. 1987 yılında grup, çeşitli eleman değişikleri ile tekrar bir birleşme yaşadı. Cocker Londra’da film yapımcılığında okurken Pulp, ikinci bir albüm kaydetme teklifi aldı. Bu teklifin sonucu ise 1989 yılında kayıtları tamamlanan ve o dönemde Cocker’ın keşfetmiş olduğu; acid-house ve pop etkilerinin bulunduğu “Seperations” oldu.


1994 yılının baharında piyasaya çıkan “His N Hers” birçok olumlu eleştiri ile birlikte hiç beklenmeyen bir başarı kazandı. Albüm İngiliz Müzik Listelerin’de ilk ona girerken Mercury Ödülleri içinde aday gösterildi. 1994 yılının sonu 95′in başında Jarvis Cocker; İngiliz televizyon’larının vazgeçilmez ismi haline gelmişti. Temmuz ayında ise Stone Roses, Glastonbury Festival’ine katılmayı iptal ettiklerinde gruba da yeni bir fırsat doğmuş oldu. Grubun Glastonbury festivalindeki sahnesi büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı ve Pulp; İngiltere’de superstar konumuna yerleştirildi. Bu da grubun bir sonraki albümü “Different Class”ında zeminini oluşturdu. Pulp 1995 yılında yayınlanan Mercury ödüllü ‘Different Class’ ile yıldız mertebesine yükselmiş ve bir anda geniş kitleler tarafından sevilmeye başlamıştı. İngiliz işçi sınıfı erkeği rolündeki Jarvis Cocker; bazen seksi çoğunlukla kışkırtıcı vokallerinin ardına eklediği klavyeler ve gitar ile İngiliz şehir yaşamının tema müziğini yaratmıştır ‘Different Class’ albümüyle...

Ve en iyi 10 pulp şarkısı:

10. "F.E.E.L.I.N.G.C.A.L.L.E.D.L.O.V.E"  (Different Class, 1995)

9. "David's Last Summer" (His 'n' Hers, 1994)

8. "The Fear" (This Is Hardcore, 1998)

7. "Babies" (His 'n' Hers, 1994)

6. "This Is Hardcore" (This Is Hardcore, 1998)

5. "Do You Remember The First Time?" (His 'n' Hers, 1994)

4. "Acrylic Afternoons" ( His 'n' Hers, 1994)

3. "Razzmatazz" (His 'n' Hers, 1994)

2. "Disco 2000" (Different Class, 1995)

1. "Common People" (Different Class, 1995)

Pulp - Do You Remember The Fisrt Time?

15.09.2013

Do You Remember the First Time


Sheffield radyosunda pazartesi geceleri bir rock programı vardı. Sunucu, bir program başlangıcında şöyle dedi: 'Sayın dinleyiciler, hiç merak etmeyin, bu programda punk-rock denilen şeyi duymayacaksınız, çünkü o gerçek müzik değildir.' Ben de o an istasyonu değiştirdim, frekanslar arasında gezinirken BBC 1'e takıldım. Saat gecenin on buçuğuydu, John Peel programıydı. Galiba bir Elvis Costello şarkısı çalıyordu. O günden sonra iki-üç yıl ibadet eder gibi John Peel'ın programını dinledim. Benim müzikal zevkimi etkilediği gibi, bir grup kurmaya da yüreklendirdi.

"Jarvis Cocker, Pulp"

Pulp - Do You Remember the First Time

28.08.2013

Korku!


Çatıda titreyen dumanı görüyor musun? Sanki korkutulmuş gibi ama dışarı çıkınca içinde kıvrım kıvrım akacağı gökyüzü onun olacak. Ama o bunu bilmiyor. Bu yüzden çatının altına sinip titriyor. Bu insanların yaptığıyla aynı. Fırtınadaki bir dal gibi titriyor insanlar; bildiğinden korkmuş, bilmediğinden korkmuş..

"The Virgin Spring, Ingmar Bergman"


 
Pulp- The Fear

18.07.2013

Common People


Efsane grup PULP ve onların eskimeyen şarkısı Common People'ın yine unutulmayan bir isim William Shatner (aka Captain Kirk) tarafından yapılan yorumu. Kaptanın seyir defteri yıldız tarihi bilmem kaç, bugün Pandora gezeninde piknik yaparken çok sevdiğim dostum Jarvis Cocker'ın grubu Pulp'ın Common People parçasını cover'ladım. Ve dedim ki kendi kendime ;

"ben ne güzel işerim güneşe karşı
arkamda medrese duvarı önümde çarşı"

William Shatner & Joe Jackson - Common People



21.02.2013

Başka hiçbir şey


Bu yaşam, beni ancak içimde esen rüzgarları, içimde seven sevgileri, içimde ölen ölümü, içimden taşmak isteyen yaşamı, sözcüklere dönüştürebildiğim zaman ve sözcükler, o rüzgara, o ölüme, o sevgiye yaklaşabildiği zaman dolduruyor.

Başka hiçbir şey...

"Tezer Özlü"

Stars - Death to Death

Pulp - Death II

28.12.2012

Pulp’tan veda busesi: “After You”


Bu yaz Pulp İstanbul semalarında alçaktan uçuş yaparak bize büyük bir heyecan yaşatmıştı. Çok keyifli bir konser izlemiştim. Sonra üzücü haber geldi Pulp bir kez daha dağıldığını açıkladı. 3 gün önce ise, Pulp'tan hayranlarına bir yılbaşı armağanı sunuldu. 2001 tarihli Pulp albümü “We Love Life”ın kayıt aşamasında hazırlanan, fakat dinleme fırsatı bulamadığımız "After You",  James Murphy’nin dokunuşlarıyla huzurlarımızda...



13.11.2012

Stylophone


70'lerin en ilginç icatlarından bir olan bu alet o zamanda "cep orgu" diye anılıyordu. Çocuklara müziği sevdirmek için tasarlanmıştı. Fakat biraz pahalı olması yaygınlaşmasını önledi. Kendisine bir stylophone orkestrası kuran televizyon yapımcısı Roff Harris'in adı bu aletle özleşti. Bu sayede İngiltere'de daha meşhur oldu diyebiliriz. Pulp grubunun bu aleti kullandığı biliniyor. Bir söylentiye göre David Bowie'nin "Space Oddity"yi bestelerken bu alete başvurduğu söylenir.

Pulp - Acrylic Afternoons

David Bowie - Space Oddity

10.09.2012

Fearless



- Her ilerleme bir öncesinden daha kötü, çünkü beni daha fazla korkutuyor.

- Neden korkuyorsun?

- Gökyüzünden, dünyadan, bilmiyorum.

- Bilimsel ilerleme ne kadar büyükse, korku o kadar ilkelleşir...

Günün Dinleme Önerileri:

- Donovan "Wear Your Love Like Heaven"
- The Zodiac "Aquarius-The Lover Of Life"
- Cortex "8-Oct-71"
- Can "Sing Swan Song"
- Bonnie Koloc "My Aunt Edna"

Günün Filmi:


Fearless "Yön: Peter Weir (1993)

Jeff Bridges'ın oyunculuk dersi verdiği 1993 yapımı Peter Weir filmi. Filmde öyle bir sahne vardır ki sinema tarihine geçmiştir. Bu sahnede, kendini çocuğunun ölümünden sorumlu tutan anne rolündeki Rosie Perez ve Jeff Bridges otomobilde konuşmaktadırlar. Anne ısrarla uçak kazasında çoçuğunun ölümünden kendini sorumlu tutar.  Jeff Bridges anneyi otomobilin arka koltuğuna oturtup, eline bir kutu verir. Sonra hızla otomobille duvara çarparak, zaten çoçuğunu kurtarmasının imkansız olduğunu ispat eder. Hayat böyledir zaten giden gitmek istemişse, biz ne yaparsak yapalım onu geri getiremeyiz.

Bir bilgenin dediği gibi: "Yakından bakınca kimse normal değildir."

Hepinize Mutlu Pazartesiler...

Caesars - Don't Fear The Reaper

Pulp - The Fear

10.07.2012

Something Changed


One Love demişken festivalin bu seneki en ağır konuğu elbette Pulp. İşte Jarvis Cocker'ın o eşsiz söz yazma sanatının ürünlerinden biri "Something Changed". Afili Filintalar'dan Hakan Bıçakcı'nın çevirisiyle huzurlarınızda..

BİR ŞEY DEĞİŞTİ

Bu şarkıyı tanışmamızdan iki saat önce yazdım
Ne adını biliyordum ne de neye benzediğini

Bütün gün eve tıkılıp sonra da yatağı boylayabilirdim
Ya da çıkıp bir film falan izleyebilirdim
Sen fikrini değiştirip bir arkadaşa uğrayabilirdin
Hayat çok farklı olabilirdi ama sonra bir şey değişti

Yukarıda bir yerlerde biri olduğuna inanıyor musun?
Ne yani bu adamın ilişki durumlarını idare eden bir zaman çizelgesi falan mı var?

Neden bu şarkıyı tutup da tam o gün yazdım?
Neden elimi tutup bana yumuşacık sesinle dedin ki
“Saçma sapan sorular sormayı bırak
Dudaklarını uzat da burada bugünü kutlayalım
Bak işte bir şey değişti”

O sabah uyandığımızda bilmemize imkân ihtimal yoktu
Sonra birkaç saat içinde bambaşka yollara sapmış bulunduk

Nerede olurdum şimdi
Eğer hiç karşılaşmasaydık?
Bu şarkıyı senin yerine bir başkasına mı söyleyecektim yani?
Ne bileyim ama senin de dediğin gibi, “Bir şey değişti”..

Pulp - Something Changed

Pulp - Sheffield: Sex City

4.05.2012

İngiltereden abimler gelecek, evde bir şenlik havası


14-15 Temmuz tarihlerinde yapılacak bu seneki Efes Pilsen One Love festivalinin ilk isimleri açıklandı. Benim gibi hüzünlü Brit-Pop gruplarına gönül vermiş kişiler için kuşkusuz en heyecan verici isim Pulp oldu diyebiliriz. Çünkü Pulp bir grup olmanın ötesinde bir fenomendir. Şimdi kısaca bir Pulp tarihine göz atalım.

Pulp 90′lı yıllarda İngiltere’de Brit-Pop patlamasına paralel olarak hayran kitlesini artırarak sesini duyurmaya başladı. Pulp’ın kendine özgü müziğinin yapısı David Bowie’yle Roxy Music’in karışımı ekseninde; glam rock, disco, new-wave, 60’lar Avrupa Pop’u ve İngiliz indie rock’ının bir sentezi diyebiliriz. Grubun basit ama etkili synthesizer kullanımı, geniş içeriğe sahip olan melodileri ve solist Jarvis Cocker’ın saplantılı şarkı sözleri karakteristik Pulp eksenini oluşturuyordu. Solist ve Pulp’ın beyni Jarvis Cocker bir nevi Scott Walker ve Bryan Ferry karışımı duruşuyla; çağdaşlarına göre daha hisli bir müzisyendir. Jarvis Cocker, Pulp’ı 1978 yılında 15 yaşındayken kurdu. İlk olarak Arabicus Pulp olarak kurulan grubun ilk elemanları Jarvis’in okul arkadaşlarıydı. Bir yıl sonra da grubun ismi Pulp olarak değişti. Okulları devam eden grup üyeleri bu sırada başarılı konserler vermeye başladı. 1980-81 yıllarında grup bir de demo doldurdu ve bu kaydı verdikleri konserler esnasında John Peel’a verdiler. Peel kaydı beğendi ve grubu kendisiyle birlikte şovunda yer almaları için davet etti. Ve Pulp ilk Peel Session konserini 1981 yılının Kasım’ında verdi. Peel’da sahne almak aslında genelde albüm kayıt teklifleri ve şöhretle sonuçlansa da Pulp için bu geçerli olmadı ve grubun eline konser sonrasında hiçbir şey geçmedi. Hayal kırıklığıyla sonuçlanan bu olayın ardından 1982 yılında Jarvis hariç diğer üyeler üniversiteye gitmek için gruptan ayrıldı. Ertesi yıl Jarvis, 8 kişiden oluşan yeni üyelerle birlikte tekrar grubunu oluşturdu. Bu yeni oluşumda, Pulp folk gibi farklı melodileri müziklerine yerleştirmeyi denediler ve grup ilk albümleri olan “It”i 1984 yılında piyasaya sürdü. Piyasaya sürdükleri bu ilk albüm, grubun beklediği ilgiyi görmedi ve Pulp böylece bir kez daha istediği başarıyı kazanamadan yine dağıldı.

Bütün bunlara rağmen Jarvis Cocker ise pes etmedi ve bir kez daha yeni bir oluşum denemeye karar verdi. Bu oluşumda Jarvis Cocker’ın uzun dönem birlikte çalışacağı keman ve gitarist Russell Senior’da bulunuyordu. Pulp kısa bir süre sonra “It”le müziklerine getirdiği folk etkilerinden uzaklaşarak daha karanlık bir müzik stili benimsediler. 1985 yılında Pulp; Fire Records’tan bir dizi single çıkardı. Grubun geleceği tam belirginleşmek üzereyken solist Jarvis Cocker ciddi biçimde yaralandı. Bir kızı etkilemeye çalışırken pencereden düşmüş ve ayağını kırmıştı. 2 ay boyunca tekerlekli sandalyeyle hayatına devam etmek zorunda kalmış fakat buna rağmen konserlere de çıkmıştı. Grubun 1986 yılında piyasaya çıkan “Freaks” albümünün koyu ve karanlık bir sound’u vardı. Albümün piyasaya çıkmasının ardından grup tekrar dağılmıştı. Cocker ve Senior dışındaki tüm üyeler gruptan ayrıldı. Bir yıl boyunca grup sessiz kaldı. 1987 yılında grup, çeşitli eleman değişikleri ile tekrar bir birleşme yaşadı. Cocker Londra’da film yapımcılığında okurken Pulp, ikinci bir albüm kaydetme teklifi aldı. Bu teklifin sonucu ise 1989 yılında kayıtları tamamlanan ve o dönemde Cocker’ın keşfetmiş olduğu; acid-house ve pop etkilerinin bulunduğu “Seperations” oldu.



1994 yılının baharında piyasaya çıkan “His N Hers” birçok olumlu eleştiri ile birlikte hiç beklenmeyen bir başarı kazandı. Albüm İngiliz Müzik Listelerin’de ilk ona girerken Mercury Ödülleri içinde aday gösterildi. 1994 yılının sonu 95′in başında Jarvis Cocker; İngiliz televizyon’larının vazgeçilmez ismi haline gelmişti. Temmuz ayında ise Stone Roses, Glastonbury Festival’ine katılmayı iptal ettiklerinde gruba da yeni bir fırsat doğmuş oldu. Grubun Glastonbury festivalindeki sahnesi büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı ve Pulp; İngiltere’de superstar konumuna yerleştirildi. Bu da grubun bir sonraki albümü “Different Class”ında zeminini oluşturdu.Pulp 1995 yılında yayınlanan Mercury ödüllü ‘Different Class’ ile yıldız mertebesine yükselmiş , kedi köpek savaşı içinde olan Blur ve Oasis’in arasından sıyrılarak bir anda geniş kitleler tarafından sevilmeye başlamıştı. İngiliz işçi sınıfı erkeği rolündeki Jarvis Cocker; bazen seksi çoğunlukla kışkırtıcı vokallerinin ardına eklediği klavyeler ve gitar ile İngiliz şehir yaşamının tema müziğini yaratmıştır ‘Different Class’ albümü ile.

Adanın buhranlı sanayi kenti Sheffield şehri müzik dünyasına Jarvis Cocker ve saz arkadaşlarını armağan ederek kalbimizde kardeş şehir unvanını çoktan aldı. Pulp kimi zaman eğlence doludur, kimi zaman ise karamsarlık ve melankoli doludur. Jarvis’in şarkıcı kimliği dışında, onu ayakta tutan ve ölümsüz yapan özelliği ise gerçek bir ozan olmasıdır. 3 dakikaya sığan bu pop şarkılarının içinde aslında birçok dünya vardır. Bu yüzden Pulp için pop’un sahici yüzü de diyebiliriz.

Ve sevgili Jarvis Cocker sahnede olacağın gün çimlerde beraber yapacağımız ruhani dansların şerefine Edip Cansever’den şu cümleler senin için gelsin.

“Ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen
Tanımadığın bir ülke gibi
İçinde yaşamadığın bir zaman gibi
Tam kendisi gibi mutluluğun
Beni bekliyorsun
Ve onu bekliyorsun beni beklerken.”

Santralistanbul’un çimlerinde görüşmek üzere...


Pulp - Sheffield: Sex City

Pulp - Whiskey In The Jar


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...