Black Marble etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Black Marble etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.11.2012

Bekle dedim ölümü


Nasıl bilmem o duyguyu... Kendiminkiler yetmezmiş gibi, geçmiş ve gelip geçecek bütün insanların aşklarını ve ölümlerini taşımaktan bitkin, gidip yatsam, gidip yatsam... Ölmesem belki, ama ölmüş gibi yapsam. Bir çarşaf örtseler üzerime, hayır başımın üzerine çekseler, yalnızca çeneme kadar, kolumda bir serum; yemek yemesem... Kimse bana birşey sormasa, ben hiçbir şey söylemesem... Derin bir sessizlik olsa, yalnızca pencerelerde tül perdeler belli belirsiz uçuşsa... Gözlerimi açmasam, günle gecenin yer değiştirdiğini gözkapaklarımın hafifçe gölgelenip aydınlamasından, gölgelenip aydınlanmasından bilsem... Ne uyusam, ne de uyanık olsam; düşlerle düşünceler karmakarışık akıp gitse, zaman yitse!

Kabul ediniz ki biz kendimizi nehirlere atabilecek kadınlardan değiliz. Bunca zamandır bunca nehirlere o gözle bakmış olsak da, bu konuda hayli müşkülperentiz. Thames Nehri'nden, Ren'de ya da Sen'de ölmeyi seçmişse bir insan - Kızılırmak ya da Yeşilırmak, Dicle veya Fırat da olabilir, neden olmasın - boğulabilmek de bir beceridir; atlanacak yer iyi seçilmelidir. Yıllar yılı nehir kenarlarında sürüp giden tren yolculukları boyunca böyle noktaları peylediğinizi söylüyorsunuz. Ama en olmadık anda, atlanacak yerleri başka su kenarlarıyla karıştırıveriyorsunuz.

"Feride Çiçekoğlu"

Black Marble – Static

Primal Scream - Sometimes I Feel So Lonely

Uzun, ince günler


Kadın sapsarıydı. Dudakları titriyordu. Onu hiç bu kadar güzel, hiç bu kadar vahşi görmemiştim. Hıçkırarak ağlamak üzereydi. Bunu gizlemek için koştu, dostça ve kendini sunarak, adama sokuldu, onun üstünü başını silkeledi, koluna girdi. Yürüdüler. Kadının omuzları titriyordu. Belki de hırsından ağlıyordu. Peşleri sıra ben de bir zaman sürüklendim. Sonra kayboldular..

Günün dinleme önerileri:

- Leonard Cohen "Hallelujah"
- Black Moth Super Rainbow "Spraypaint"
- Black Marble "A Great Desing"
- Sonic Youth "Teenage Riot"
- Calexico "Ocean of Noise"

Günün Filmi:

"Proof" Yön: Jocelyn Moorhouse (1991)

Avustralya'dan kopup gelen bu ilk film, bir çok festivalde ödüllere boğulmuştu. Jocelyn Moorhouse'un bu filmi özgün senaryosu ve ilham verici havasıyla bir ilk filmden beklenen herşeyi sonuna kadar vermişti. Ayrıca Russel Crowe ve Hugo Weaving gibi iki önemli oyuncu bu film sayesinde adlarını ilk kez duyurmuşlardı. Üç karakter etrafında ince ince örülen aşk, güven ve obsesyon üzerine zarif, düşündürücü ve benzersiz bir film Proof.

Bir bilgenin dediği gibi "Uçmayı öğretemediğiniz bir kuşa düşmeyi öğretin"

Mutlu Pazartesiler...

Black Moth Super Rainbow - Spraypaint

Black Marble - A Great Design

19.10.2012

Sorular ve cevaplar!



Arada bir kendimize 'Hayallerim nerede?' diye sormak ne kadar sağlıklıdır?

Cemal Süreya "Yalnızlığı soruyorlar, yalnızlık, bir ovanın düz oluşu gibi bir şey" derken neyi ifade ediyordu?

"Herşey naylondandı o kadar" diyerek konuyu kapatmak mı lazım?

 İtin taştan korktuğu gibi, hayattan korkmak gerekir mi?

Kasımda aşk başka mıdır?, Sahi aşk denen birşey var mıdır? Varsa ne kadar ömür biçilmiştir?

Başkalarının derinlikleriyle oynamak suç mudur?

Gerçek mi görüntünün, görüntümü gerçeğin yansımasıdır?

'Neyse' demek, ‘bu da geçer’ demek gibi bir şey midir?

Yerinde sövmek ibadet midir?

IPhone’mu daha iyi yoksa Samsung mu?

Kapitalizmin ismi ne zaman ekonomi oldu?

Kentsel dönüşüm mü, Rantsal dönüşüm mü?

Gitmek mi daha zor, yoksa kalmak mı?

Yoksulluk kader midir?

 Ramazan ayında neden “Yoksul evlere gidin” diyorlar, ama neden  “Yoksulları lüks sofralara buyur edin” diyemiyorlar?

Sözle, yazıyla, resimle ya da susarak söylenen yalanlardan hangisi daha çok can yakar?

Hayatında sadece bir kadına “Hayatımın Anlamı” demek ne kadar acı verir?

Ve can alıcı soru; "Cevabı olmayan bir şeyin sorusu olabilir mi?"...

Black Marble – Cruel Summer

Mirror Mirror – Half Life

10.08.2012

Acı çikolata


Doktor, bir ucu kapalı ve civa dolu bir tüpün içine bir parça fosfor koydu. Tüpü bir şamdanın alevine yaklaştırarak fosforu eritti. Daha sonra içi oksijenle dolu bir deney tüpüyle, gazı yavaş yavaş öbür tarafa geçirdi. Oksijen, erimiş fosforun bulunduğu tüpün üst kısmına yükselir yükselmez, birden şimşek çakar gibi, göz kamaştıran, güçlü bir parlama oldu.

"Görüyorsunuz ki fosfor üretmek için gerekli unsurlar insanın kendisinde vardır. Ayrıca izin verirseniz, size hiç kimseye söylemediğim bir şeyi söyleyeceğim. Anneannemin çok ilginç bir teorisi vardı: Derdi ki, biz insanlar her ne kadar içimizde bir kutu kibritle doğmuşsak da, onları tek başımıza yakamayız, tıpkı deneyde gördüğümüz gibi, oksijen ve mum ışığı gerek. Diyelim ki oksijen, sevdiğimiz insanın soluğundan bize ulaşabilir; mum ise, çeşitli gıdalar olabilir, müzik, okşama, söz ya da ses gibi ve bunlardan biri parlama nedeni olup kibritlerden birini yakar. Bir an, derin bir heyecanla kendimizden geçeriz. İçimiz sımsıcak olur; ama zamanla söner gider, ta ki yeni bir patlamayla yeniden canlanana değin. Yaşamak için, her birimiz kendimizdeki alevlendiricileri keşfetmek zorundayız, çünkü bunlardan biri harekete geçtiğinde, ruhumuz için gerekli enerjiyi sağlar. Bir başka deyişle, bu alevlenme ruhumuzun gıdasıdır.



Eğer kendimize özgü alevlendiricileri zamanında keşfetmezsek, içimizdeki kibritler nemlenir ve bir daha asla, hiçbirini yakamayız.

O zaman ruhumuz vücudumuzdan koparak, zifiri karanlıklarda dolaşmaya başlar ve kendine boşuna besin arar, oysa onun besini, yalnızca terk ettiği vücuttadır, gücü tükenmiş, soğuktan titreyen o vücutta."

"Laura Esquivel"

The Fresh & Onlys – Presence Of Mind

Black Marble – A Great Design
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...