Charles Baudelaire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Charles Baudelaire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11.04.2016

Uçurumun Kenarındaki Adam


O yeminler, kokular, sonu gelmez öpüşler
Dipsiz bir uçurumdan tekrar doğacak mıdır)
Nasıl yükselirse göğe taptaze güneşler
Güneşler ki en derin denizlerde yıkanır
O yeminler, kokular, sonu gelmez öpüşler...

"Baudelaire"

Sartre, Charles Baudelaire için şöyle der: "Baudelaire, kendisinin uçurum olduğunu hisseden adam. Gurur, sıkıntı, baş dönmesi: kendini ta kalbinin derinliklerine dek gören, kimseyle kıyaslanamaz, kimsenin iletişim kuramayacağı, yaratılmamış, saçma, yararsız, tam bir yalnızlık içine bırakılmış, kendi yükünü tek başına taşıyan, tek başına varoluşunu doğrulamaya mahkum edilmiş ve durmadan kendi ellerinden kaçan, kendi avuçları arasında kayan, kendi içine dönüp gözleyen; ama bir yandan da kendi dışında sonsuz bir kovalamacaya atılmış, dipsiz, duvarsız ve karanlıksız bir uçurum, öngörülemeyen ve de pek iyi bilinen aydınlıktaki bir gizem."



23.08.2015

Ama Sarhoş Olun


Hep sarhoş olmalı. Her şey bunda; tek sorun bu. Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken Zaman’ın korkunç ağırlığını duymamak için durmamacasına sarhoş olmalısınız.

Ama neyle? ...

Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz.

Ama sarhoş olun...

Ve bazı bazı, bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üstünde, odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da büsbütün geçmiş bir durumda uyanırsanız, sorun, yele, dalgaya, yıldıza, kuşa, saate sorun, her kaçan şeye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her şeye sorun; “Saat kaç?” deyin. Yel, dalga, yıldız, kuş, saat hemen verecektir yanıtı size: “Sarhoş olma saatidir! Zamanın inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına!.. Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz...

"Charles Baudelaire"


6.12.2013

Death to birth


Charles Baudelaire - Paris Sıkıntısı

Hep esrik olmalı insan. Tüm sorun burada; tek sorun budur. Zamanın, omuzlarınızı çökerten ve sizi yere eğilmeye zorlayan o korkunç ağırlığını duymamak için sürekli sarhoş olmanız gerek.

Neyle?

İster şarapla, ister şiirle, ister erdemle... bu sizin bileceğiniz iş ama kendinizden geçin. Örneğin, kimi zaman bir sarayın merdivenlerinde, bir kuytunun yeşil otlarında yada odanızda, insanın içini karartan o yalnızlık içinde uyanmışsanız, rüzgara, dalgaya, yıldıza, kuşa, duvar saatine, kaçan her şeye, uğuldayan ve ses çıkaran her şeye, yuvarlanan ve şakıyan her şeye saatin kaç olduğunu sorun. Alacağınız yanıt hep şu olacak:

- Saat sarhoş olma saati! Zamanın o kurban kölelerinden olmamak için içip kendinizden geçin; sürekli kendinizden geçin! Şarapla, şiirle ya da erdemle, canınızın istediği bir şeyle.



Nirvana, bu dünyanın başına gelmiş en iyi şeylerden biriydi.

Fotoğraflar da, bilenler bilir, Kurt Cobain'in hayatını anlatan bir Gus Van Sant filmi olan Last Days'e ait.

yani,

Bazen bu dünya fazla sana, bazen de sen ona. Sonra hep bir sıkıntı. Sonra hep bir ölüm. Sonra hep bir doğum.

Nirvana - Come as you are

Last Days - Michael Pitt - Death to birth

2.12.2013

3000 Volt Aşk


Paris Sıkıntısı, Yolculuğa Çağrı :

Ancak böyle bir ortamda güzelleşirdi yaşam, evet - zamanında daha yavaş işleyip daha çok düşünce içerdiği, duvar saatlerinin daha derin ve daha anlamlı bir sesle çaldığı yerde güzelleşirdi yaşam.



An Education, Lone Scherfig, 2009 :

Paris'e gitmek,
siyah giymek,
sigara içmek'le alakalı bir yanılgı hikayesi...

Çünkü Jenny günün sonunda (!) şöyle der :

- I feel old but not very wise -

Duffy - Smoke without Fire

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...