Glass Candy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Glass Candy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.10.2016

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Soğuk olan hava değil Mahsun. İnsanlar soğuk. hayat çok soğuk. keşke bu kadar soğuk olmasaydı da dünya, sen de bu kadar üşümeseydin… Çok değil, bir iki aya kadar da kış biter zaten. İdare et. Üşümezsin...

"Tabutta Rövaşata"

Bugün günlerden yeni bir Pazartesi. Bugün 5 şarkılık listemizin konusu kış şarkıları. Mevsim artık kış yolculuğuna başladı. Yolcu yolunda gerek diyerek güzel şarkılar ile bu yolculuğa eşlik ediyoruz.

Hepinize Mutlu Pazartesiler...


Elf Power - The Winter is Coming



Fleet Foxes - White Winter Hymnal



Glass Candy - Warm In The Winter



Yeasayer - Wait For The Wintertime



Vashti Bunyan - Winter is Blue



BONUS: Sezen Aksu - Kış Masalı

14.07.2014

Glass Candy



Johnny Lewel önderliğinde kurulan Glass Candy için günümüzün en özgün plak firmalarından biri olan Italians Do It Better projesinin gözbebeği diyebiliriz. Grubun müziklerinin temelinde dark-wave ve synth pop melodileri üzerine kurulmuş post-disko soundu yatıyor. Italian Do It Better oluşumu ise Johnny Jewel ve Mike Simonetti ikilisinin disko türünde müzik üreten bağımsız grupları bünyesinde toplayarak oluşturdukları kollektif bir yapı. Kapitalist müzik endüstrisinin çarkları arasında ezilmeye hiç niyeti olmayan Italian Do It Better başta Glass Candy, Johnny Jewel'ın bir diğer projesi Chromatics, Nite Jewel, Farah, Bottin, Professor Genius gibi özel isimleri bünyesinde barındırıyor. Bu plak firmasının nasıl bir iş yaptığını merak edenler için After Dark isimli toplama albüm önemli bir referans noktası.

Glass Candy - Warm in the Winter

Chromatics - In The City

15.03.2013

Hoşçakal MSN



Bugün bir sanal iletişim efsanesi olan MSN Messenger tarihe gömülüyor. Önce ICQ vardı, sonra yerini MSN’e bıraktı. Bizler de karşı cinsle daha sosyalleşmeye! başladık. Evet dile kolay MSN’in 1999 yılında başlayan yolculuğu bugün sona eriyor. Firma, uygulamanın 300 milyon kullanıcısını , 8 Nisan’a kadar Skype’a yönlendirecek. Şİmdi kısaca akıllardan çıkmayan MSN klişelerini bir hatırlayalım isterseniz.

Bir sosyal platformda başlayan tanışmanın son noktası her zaman MSN olurdu. Efsane cümle ise “Burası kasıyo MSN var mı?” olurdu. Arkadaş muhabbetlerinde “Dün gece MSN’de taş gibi bir hatunla tanıştım” cümleleri havada uçuşurdu.

MSN’in en tuhaf özelliklerinden biri “Ne dinliyorum” özelliğiydi. En havalı şarkılar ile karşı tarafa müzik kültürünüz hakkında ipucu göndermek çok etkileyiciydi. Elbette dinlenilen şarkılar karşı tarafın ruh halini anlamak için önemli bir işleve sahipti.
 
“Havalı bir nick”, Şeçilen nick ne kadar etkileyici olursa karşı tarafı etkilemeniz o kadar basit olurdu. Genellikle seçilen nick’ler dönemin popüler dizilerine pararel olurdu. Miroğlu, Polat, Memati, Kuzey, Poyraz gibi isimler her dönem ilk on içerisinde yer alırdı. 
 
“Haydi titreşelim”; Daha selam, naber demeden muhabbate bir titreşim ile başlamak, Facebook alemindeki bir dürtmeye eşdeğer sayılırdı. Elbette fazla titreştirmek karşı tarafta rahatsızlığa neden olabiliyordu.

“Tuhaf görsel ve ses efektleri”; MSN’de her harfi farklı bir karakterde yazan cins insanlar eksik olmazdı. Özellikle ekranda aniden beliren o sulu kocaman öpücük insana “Oha” dedirtmeye yeterliydi.

“Kişisel ileti”; Kişisel iletiler kısmına yazılan özlü cümleler, ruhun aynası görevi görürdü. Yazılan iletiye göre adımları ölçülü atmak ve kuşu örkütmemek gizli bir MSN kuralıydı. Genelde yurdum gençliği için MSN kız düşürmek için kullanılan önemli bir iletişim aracıydı.

“Haydi cam açalım”; Bazı denyolar daha selam, naber demeden haydi cam açalım diyerek, niyetlerini ortaya sererlerdi. Erkek kişi “Haydi cam açalım, yüzünü çok merak ediyorum” diyerek konuya bir girizgah yapardı. . . Kız ise “ben biliyorum senin asıl neyi merak ettiğini” diyerek MSN’i suratına kapatırdı. Hızlı giden atın bilmem neyi seyrek düşer misali.
 
“MSN paralı olacakmış”; Bu şehir efsanesinin hiçbir zaman modası geçmezdi. Mutlaka mail kutuna “Bu mail’i bilmem kaç kişiye yollamazsan MSN paralı olacak” şekilinde spam’lar gelirdi. 
 
“Çevrimdışı görünüp, etrafı kolaçan etmek; Bunun bir de dışarıda gözüküp istediğin kişi ile konuşmak versiyonu vardı. “Ayşe neden yazmıyorsun?” Kız cevabı hemen yapıştırırdı. “Canım görmüyor musun dışarda yazıyordu. Bulaşık yıkarken anneme yardım ettim.”

“Kız MSN’i takas edilir”; Bu ritüel abazalığın doruklarında yaşayanlar için gizli bir alışveriş biçimiydi. Genelde verilen MSN ya fake çıkar ya da kızın abisine ait olurdu.

Evet iyisiyle kötüsüyle bir neslin en gözde iletişim aracı tarihe gömüldü. Artık bahtımızı, aşkımızı, arkadaşlarımızı başka sosyal iletişim platformlarında aramaya devam edeceğiz. Yabancılaşmanın doruklarında, apartman dairelerine sıkışmış hayatlarımızda, hiç yüzyüze gelip iki kelam söz etmeden. Tatsız, tuzsuz, yavan bir yemek gibi.

Glass Candy - The Possessed

Little Boots - Motorway

24.12.2012

Huzursuz bir sabah




Soğuk bir kış günü sabahı. Sıradan bir sabah vakti. Başka günlerden farkı olmayan bir sabah. Herkes işine gücüne gitmeye hazırlanıyor. Pencereler açılıp kapanmakta, belki bir masa örtüsü bir pencerenin açık pervazından dışarıya silkeleniyor. 

Yaşını almış bir adamın yirmi yaşındaki çocuk kederlerini, sevinçlerini yaşaması ne demektir, diye düşünüyorum: Belki bir geç olma hadisesi. Belki de bir çeşit hazları, kederleri, çocuklukları uzatma temayülü.
Sizi bekliyorum. Sizi göreceğim; içimde bir şey koşacak. Siz görmeden geçeceksiniz. Ben kederle sevinci duyup dalacağım istemediğim aleme. Dünyayı yeniden kederlerle kuracağım. Sonra çarşıdan çarşılara, insan sesleri arasında, her şeyi sizinle kurulmuş bir şehirde dolaşacağım. Herkesler geçti, siz geçmediğiniz. Yüzünüzü göremedim. Bayramamım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi gözüme yaş doldu. 


Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntüden mi, bilmem. Havuzun suyu donmuş. Kapının saatleri on ikiyi geçmiş. Banklarda kimseler yok. Tramvay ne fena gıcırdadı! Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı, acaba? Ne diye öyle dönüp baktı?... Tanıdık yüzler görmeyi özledim. Kimseler aşık değil mi bu şehirde? Kimseler, bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi, yüzünü bir dakika görmek için kimsenin? 

"Sait Faik Havuz Başı hikayesinden ortaya karışık" 

Glass Candy - Morning Mist

Coldreams - Morning Rain

11.10.2012

Italians Do It Better: After Dark (Remastered)


Italians Do It Better son yılların en özgün müzik firmalarından bir tanesi. Italians Do It Better oluşumu ise Johnny Jewel ve Mike Simonetti ikilisinin disko türünde müzik üreten bağımsız grupları bünyesinde toplayarak oluşturdukları kollektif bir yapı. Kapitalist müzik endüstrisinin çarkları arasında ezilmeye hiç niyeti olmayan Italian Do It Better başta Glass Candy, Johnny Jewel'ın bir diğer projesi Chromatics, Nite Jewel, Farah, Bottin, Professor Genius gibi özel isimleri bünyesinde barındırıyor. Dark-wave, synth pop, post-disko, Italo Disco, Krautrock, Electro, Giallo Cinemaita gibi soundlar şirketin ilgi alanını oluşturuyor.

Italians Do It Better: After Dark (Remastered) isimli toplamanın şarkı ve şarkıcı listesi şu şekilde:

Glass Candy / Rolling Down The Hills (3:32) 

Chromatics / Hands In The Dark (4:48) 

Mirage / Last Nite A Dj Saved My Life (6:42) 

Mirage / Lady Operator (5:37) 

Glass Candy / Computer Love (5:37) 

Professor Genius / La Grotta (6:33) 

Chromatics / Killing Spree (1:19) 

Farah / Law Of Life (7:28) 

Chromatics / In The City (7:09) 

Glass Candy / Miss Broadway (6:46)
Featuring Nat Walker / Saxophone & Eyvind Kang / Strings

Mirage / Lake Of Dreams (9:26) 

Farah / Dancing Girls (5:36) 

Glass Candy / The Chameleon (4:55) 

Professor Genius / Pegaso (2:44) 
 




Glass Candy - Life After Sundown 

Chromatics - Animal Nitrate

Nite Jewel – Tonight
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...