Muhsin Bey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Muhsin Bey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16.02.2015

100 İllüstrasyonla Türk Sinemasının 100. Yılı


Küratörlüğünü Bant Mag.’ın üstlendiği 100 İllüstrasyonla Türk Sinemasının 100. Yılı sergisi, Beyoğlu’ndaki TÜRVAK Sinema-Tiyatro Müzesi’nde açıldı. Sergi, 15 Mart’a kadar ziyaret edilebilir.

İlk olarak 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde görücüye çıkan sergi, Sevmek Zamanı‘ndan Eşkıya’ya, Muhsin Bey‘den Kış Uykusu‘na Türk sinemasına damgasını vurmuş 100 filmin, Bant Mag. illüstratörleri tarafından yapılmış illüstrasyonlarından oluşuyor. Sergide çalışmaları yer alan illüstratörler şöyle:

Gökhan Akbaba
Saydan Akşit
Aykut Aydoğdu
Ezgi Beyazıt
Ethem Onur Bilgiç
Furkan ‘Nuka’ Birgün
Vardal Caniş
Can Çetinkaya
Berkay Dağlar
Burak Dak
Sedat Girgin
Sadi Güran
Mark Hale
Murat Palta
Naz Tansel
Asuman Tanyaş
Duygu Topçu
Mert Tugen
Ada Tuncer
Mehmet Uluşahin

Sergi pazartesi günleri hariç her gün 10:00-18:00 saat aralığında ziyarete açık.





11.04.2014

Muhsin Bey yenilendi


"Nasılsınız bakalım? Suyu görünce kendinize geldiniz değil mi? Efendim?...Ne dediniz? peki başüstüne. Bir daha müziğinize zamanında başlarım..Ya siz? Siz nasılsınız Sevda Hanım? Bunlar duymasın ama Safiye Ayla'yı sizin için çaldığımı bilin..Size özel bir ilgi duyduğumu bilmenizi isterim...

Çiçekler ölmüş..Hepsi. Eskiden bir yer ayarlardın, güneşi iyiyse yerini de sevdiyse ne biçim açardı. Şimdi güneş aynı, ışık aynı, yer aynı...Suni gübre istiyorlar, 1-2 gram potas koyunca bir coşuyor namussuzlar ama sonra. Ölüyorlar..."

Benim en sevdiğim Türk filmi olan, Türk sinemasının klasiklerinden 'Muhsin Bey'in yenilenmiş kopyasının gösterimi yapıldı.

21.10.2013

Acı


İki yolu var acı çekmenin: Birincisi pek çok kişiye kolay gelir; cehennemi kabullenmek ve onu görmeyecek kadar onunla bütünleşmek. İkinci yol riskli: sürekli bir dikkat ve eğitim istiyor; cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne var, onu aramak ve bulduğunda tanımayı bilmek, onu yaşatmak, ona fırsat vermek.

"Italo Calvino"

Günün dinleme önerileri:

- Yann Tiersen & Shannon Wright "Dragon Fly"
- Blonde Redhead "Pink Love"
- My Brightest Diamond  "Gone Away"
- Cibelle "Green Grass"
- Sakin "Yağmur Güncesi"

Günün Filmi:


Muhsin Bey (1986), Yön: Yavuz Turgul

Bir değişimin ve yozlaşmanın içinde, ideallerinden taviz vermeden hayata tutunmaya çalışan bir süper kahramanın hikayesi Muhsin Bey.

Bir bilgenin dediği gibi; "Her insan zamanla çektiği acıya benzer..." 

Hepinize Mutlu Pazartesiler...

Cibelle - Green Grass

22.07.2013

Ah Muhsin Kanadıkırık Ah...


"Nasılsınız bakalım? Suyu görünce kendinize geldiniz değil mi? Efendim?...Ne dediniz? peki başüstüne. Bir daha müziğinize zamanında başlarım..Ya siz? Siz nasılsınız Sevda Hanım? Bunlar duymasın ama Safiye Ayla'yı sizin için çaldığımı bilin..Size özel bir ilgi duyduğumu bilmenizi isterim..."

"Çiçekler ölmüş..Hepsi. Eskiden bir yer ayarlardın, güneşi iyiyse yerini de sevdiyse ne biçim açardı. Şimdi güneş aynı, ışık aynı, yer aynı...Suni gübre istiyorlar, 1-2 gram potas koyunca bir coşuyor namussuzlar ama sonra. Ölüyorlar..."

Yukarıda replikler çiçeklerle konuşacak kadar naif bir yüreğe sahip Muhsin Bey'e ait. Benim çocukluk kahramanım ne Süpermen, ne Örümcek Adam, ne de Kaptan Amerika idi. Benim kahramanım bu ince yüreğe sahip Muhsin Bey'di. Her zaman en sevdiğim Türk Filmleri listesinde bir numarada yer alan Muhsin Bey 1980 sonrasında değişen Türkiye'yi anlatıyor. Herakleitos'un "Değişmeyen tek şey değişimdir" sözünü doğru çıkarırcasına değişen değerleri, yitip gidenleri ve onların yerlerine gelenleri anlatan bir doruk noktası. Ne tuhaf değil mi şimdi biz bu değişime "gelişme" diyoruz, değişimin beraberinde gelen yozlaşma, kirlenme ve yok olmayı görmezden gelerek.


Yönetmenliğini ve senaryosunu Yavuz Turgul'un yaptığı Muhsin Bey; ömrünün hazan mevsimini yaşayan, işleri hep ters gitmiş, turnayı hiç bir zaman gözünden vuramamış, Klasik Türk Müziği sevdalısı, bunun tersi olarak arabesk müzikten nefret eden, yel değirmenlerine karşı duran müzik organizatörü Muhsin Kanadıkırık ile Urfa'dan gelen yanık sesli türkücü adayı Ali Nazik'in hikayesini anlatan bir film. Turgul'un hikayede iki müzik türünün çatışması üzerine kurduğu film aslında o dönemde yaşama yansıyan topyekün bir değişim ve kültürlerarası çatışmaya tanıklık ediyor. Büyük sevdalar, dostluklar yerini çıkar ilişkilerine bırakmış. Kolay yoldan para kazanmak devrin dillere dolanan anahtar sözcüğü olmuştur. Tek arzu edilen hangi şart altında olunursa olsun kolay yoldan zengin olmaktır. Emek, bilgi, alınteri, saygı gibi kavramlar tarihe karışmak üzeredir. Değişen zihniyete paralel olarak, bir şehrinde çehresi değişmektedir. Tarihe tanıklık eden eski Beyoğlu binaları yıkılır, yerlerine iş merkezleri ve otoparklar yapılır. İşte böylesi bir dünyada bildiğinden taviz vermeyen tek insan Muhsin Bey'dir. İnandığı değerler uğruna hapise girmekten bile çekinmez. Fakat Ali Nazik, kurulmakta olan yeni düzeni temsil eder. Başlangıçta saf ve temiz olan bağrı yanık Anadolu delikanlısı kısa yoldan şöhret olma yolunu seçerek Muhsin Bey'i hayal kırıklığına uğratır.

Muhsin Bey hapisten çıktığında karşısında uğruna kendini ateşe atmaktan çekinmediği Ali Nazik yerine şan şöhret sevdalısı bir arabeskci bulacaktır. Asıl soru burada başlar. "Kazanan" ve "kaybeden" kimdir aslında? Bu sorunun cevabı şu replikle veriliyor aslında;

Ali Nazik : "Agam kusura kalma kendimi kurtarmam gerekti"
Muhsin Bey :..."Kurtardın mı bari?"

Film zaman zaman yarı belgesel bir anlatıma girerek filmin gizli başrolünü oynayan dönemin İstanbul'unu çok güzel bir şekilde anlatıyor. Tüm incelikleri ve güzellikleri ile kapanan bir devre şahit oluyoruz. Beyoğlu'nun arka sokakları, müzikholler, figüranlar kahvesi, dönemin ses yarışmaları ve yavaş yavaş ivme kazanan arabesk kültürü. Samimi ve naif anlatımı, Atilla Özdemiroğlu'nun film için yapmış olduğu müzikleri, özenle çizilmiş karakterleri, mekan kullanımı, akıcı senaryosu ile Muhsin Bey Türk Sinema tarihinde bir doruk noktası olmaya devam diyor.


"sen beni öpersen belki de ben fransız olurum

şehre inerim bir sinema yağmura çalar"

Ah Muhsin Ünlü Ah....


Baba Zula - Bir Sana Bir De Bana

İlhan İrem - Yazık Oldu Yarınlara

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...