Selda Bağcan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Selda Bağcan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13.03.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Bugün 5 şarkılık listemizin konusu Türkiye'nin ciddi anlamda ilk internet dizisi olma özelliğini taşıyan Masum'da çalan şarkılar. Senaryosu ve proje tasarımı Berkun Oya'ya, yönetmen koltuğu 'Çoğunluk', 'Rüzgarda Salınan Nilüfer' gibi kalbur üstü filmlere imza atmış Seren Yüce'ye ait olan Masum; Haluk Bilginer, Nur Sürer, Ali Atay, Okan Yalabık, Tülin Özen, Serkan Keskin, Bartu Küçükçağlayan gibi efsane bir oyuncu kadrosunu da barındırıyor. Özellikle kişisel favorim Nermin karakterine hayat veren Nur Sürer. Dizi Berkun Oya'nın “Bayrak” adlı tiyatro oyunundan 8 bölümlük bir uyarlama, aslında 8 saatlik bir film.

Masum, televizyonda tüm akşam kuşağını kaplayan 2-3 saati bulan, beyin ütüleyen yerli dizileri düşününce bir devrim niteliğinde. Her bir bölümü 45-60 dakika arasında süren dizinin hikayesi tek sezonda tamamlanıyor. Temelinde bir suç draması olarak nitelenebilecek dizi, hareketli bir kurguya, enfes bir jeneriğe, insanı sürükleyen gizemli bir hikaye örgüsüne ve sinema filmi kalitesinde teknik işçiliğe sahip.  Bütün bunlar göz önüne alınınca kaliteli yabancı bir diziden alınabilecek tüm keyifleri içinde barındırıyor ve su gibi akıp gidiyor. Özellikle 3. bölümün açılışı ve 2. bölümde dağ başında yapılan oynama ritüeli şimdiden efsane olan sahneler diyebilirim.

Yerli Netfix olma yolunda hızla ilerleyen Blu Tv'de yayınlanan dizi, özellikle vahşi bir canavara dönen, acımasız çalışma koşullarıyla kendi kurallarını koyan yerli dizi sektörüne bir ayar vererek, yeni bir referans noktası oluşturuyor. Masum elbette bir zirve noktası değil ama gerçekten önemli bir adım. O zaman son söz her zaman olduğu gibi müzikte olsun..

Sezen Aksu - Kaç Yıl Geçti Aradan



Cem Karaca - Sakın Reddetme



Sezen Aksu & Özdemir Erdoğan - Küçük Bir Aşk Masalı



Neşet Ertaş - Gel Yanıma Gel



Emel Müftüoğlu - Deli Et Beni



BONUS: Acid Pauli & Selda Bağcan - Sivas Ellerinde Sazım Çalınır

7.03.2016

5 PAZARTESİ ŞARKISI


"Türk vokalisti Selda, doğu kültüründen çıkmış sayılı efsanevi kadın seslerden biridir. O büyük çöllerin ortasında az bulunur vahalar gibidir. Bir insan nasıl bu kadar çevik, bu kadar derin, bu kadar yaratıcı ve bu kadar hissederek şarkı söyleyebilir.”

İspanyol müzik araştırmacısı Vicente Fabuel

"New York'ta bir kafeye gitmiştim. Selda çalıyordu. Anında ağlamaya başladım. Kafede çalışanlara sordum. Adını öğrendikten sonra onunla ilgili bulabildiğim her şeyi aldım."

Antony Hegarty

Bugün yine bir pazartesi ve 5 şarkılık listemizin konuğu büyük ses, usta sanatçı Selda Bağcan...

Mutlu Pazartesiler...

Yalan Dünya



Galdı Galdı



Yaz Gazeteci Yaz



İnce İnce Bir Kar Yağar



Yaylalar



BONUS: Yuh Yuh

19.09.2015

Yalan Dünya


Oy dünya yalan dünya
Yalan, yalan, yalan dünya

Mecnun Leyla'ya vurulmuş
Kerem Aslı'ya kul olmuş
Ferhat Şirin'le yoğrulmuş
Arzu'yu Kamber'e vereydin ya
Yalan, yalan, yalan dünya

Kimisini ağlatırsın
Kimisini güldürürsün

Genç yaşlarda öldürürsün
Ölüme çare bulaydın ya
Yalan, yalan, yalan dünya

Dağların var yüce yüce
Yaylaların koca koca
Yalan dünya uçtan uca
Sulh içinde olaydın ya
Yalan, yalan, yalan dünya

Biraz umut vermedin ki
Zalimi yere sermedin ki
Haktan yana olmadın ki
Yüzünü garibe döneydin ya
Yalan, yalan, yalan dünya

3.06.2015

Biliyor muydunuz?


İspanyol müzik araştırmacısı Vicente Fabuel Selda Bağcan hakkında şöyle demiştir: “Türk vokalisti Selda, doğu kültüründen çıkmış sayılı efsanevi kadın seslerden biridir. O büyük çöllerin ortasında az bulunur vahalar gibidir. Bir insan nasıl bu kadar çevik, bu kadar derin, bu kadar yaratıcı ve bu kadar hissederek şarkı söyleyebilir.”

Selda Bağcan'ın dünyanın en büyük açık hava festivali Glastonbury'de sahne alan tek Türk sanatçısı olduğunu...

Times dergisinin "Yaşayan Efsane ve Tarihi Kadın Şarkıcılar” listesinde Seldan Bağcan'ında yer aldığını...

Aralarında Maria Callas, Mercedes Sosa, Edith Piaf ve Amalia Rodriguez gibi isimlerin yer aldığı “dünyanın efsane 81 kadın şarkıcısı” arasında Selda Bağcan'ın isminin bulunduğunu

Selda'nın Amerika'da yayın yapan Radyo'da 'en çok istek alan Yabancı Şarkıcı' olduğunu ve Amerika'da Selda'ya Türkiye'nin 'Joan Baez'i dediklerini biliyor muydunuz?

Bilmiyorsak öğrenmiş olduk. O zaman yaşasın Murat Boz, Serdar Ortaç gibi büyük sanatçılarımız...

1.06.2015

Elijah Wood Selda Bağcan'dan imza alıyor


Yüzüklerin Efendisi filminde Frodo rolüyle hafızalara kazınan ünlü oyuncu Elijah Wood’u, sıkı bir Türk müziği hayranı olduğu daha önce söylemiştim. Wood zamanla Erkin Koray'ları, Barış Manço'ları keşfetmiş; Selda Bağcan'ın parçalarını çalan bir DJ olmuş. Öyle ki, Selda Bağcan'ın 'İnce İnce' ve 'Yaylalar'ını "dinlerken aklını kaçıracak gibi olmuş. Ünlü oyuncunun Barış Manço'nun 'Binboğa'nın Kızı' şarkısına olan sevgisi ise bir başkaymış.

Elijah Wood’un San Francisco’lu DJ Turquoise Wisdom’la olan projesi Wooden Wisdom ülkemizi bir çok kez ziyaret etti. Son olarak Ekşi Fest kapsamında sahneye çıktı. Aynı festivalde Selda Bağcan & Boom Pam ortaklığının yer alması Elijah Wood için bir fırsat olmuş. Fotoğrafta Elijah Wood, hayranı olduğu Selda Bağcan'dan imza alıyor. Oyuncunun yüzündeki hayranlığa ve mutluluğa ayrı bir dikkat lütfen.


7.01.2015

Boom Pam ve Selda Bağcan


Boom Pam, 2003 yılında Tel Aviv’de kurulan bir ekip. İsraillli grup bir çok müzik türünü harmanlayarak, kendilerine özgü, keyifli bir kimya tutturmuş. Grubun Selda Bağcan hayranlığı, bu ikilinin ortak konserler vermesine kadar ilerlemiş. Aşağıdaki video Boom Pam ve Selda'nın İsrail'de verdiği bir konserden. Mutlaka izlenmesi gereken konserlerden...


29.09.2014

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Bugün günlerden yine bir Pazartesi. Pazartesi sendromunu atlatmak için müzik diyoruz ve sizi 5 şarkılık listemizle başbaşa bırakıyoruz.

Allah-Las – Ferus Gallery

Pazartesi sabahına güneşli bir başlangıç yapmak için Allah-Las grubundan daha iyi bir seçenek olamazdı. 2014 yılının en çok konuşulan isimlerinden biri olan grubun  “Worship the Sun” isimli yeni albümleri çıktı. Tuhaf bir bağımlılık etkisi yapıyor. Keyifli ve bol güneşli.




The Clash – Rock The Casbah 

The Clash için sadece bir punk grubu demek çok sığ kalır. Punk şayet bir koşuysa ilk yüz metresini Sex Pistols geri kalan dörtyüz metre engelli mesafeyide The Clash koşmuştur. The Clash ismini gerillalar ve hükümet güçleri arasında vuku bulan çatışmaları anlatmak için 1970’li yıllarda kullanılan medya klişesinden almıştır. Clash punk’ı kuru sloganlardan kurtarıp, içini doldurarak bambaşka bir boyuta çekmiştir. Punk hareketinin dönemin sosyal ve ekonomik bunalımına karşı gösterdiği öfkeyi ve faşizme karşı verdiği mücadeleyi en etkin ve bilinçli yapan gruplarından biri olan Clash; politik yanını hiçbir zaman gizlememiş, dar kalıplarda bir punk-rock grubu olmadan punk’ın özüne sadık kalarak reggae ve funk esintilerini müziklerine ilave ederek yazdıkları parçalarda özgürlükçü ve isyankar felsefelerini yansıtmışlardır. The Clash’in, İran’daki molla rejiminin rock müziği yasaklamasına tepki olarak 1982 yılında yazmış olduğu “Rock The Casbah”ın kelime dağarcığımıza kazandırdığı bir kelime casbah. Arapçada qasbah hisar, sur, kaleiçi anlamlarına geliyor. Kökeni Cezayir şehri olmakla birlikte, Afrika’nın birçok yerinde, surlarla çevrili kent merkezi anlamına geliyor. Elbette Clash demek bir anlamda Joe Strummer demekti. Strummer, çelişkilerin adamıydı ve onu en özel kılan niteliklerin başında da bu geliyordu. Koca bir nesil için o, bir müzik devriminin arkasında yer alan romantik bir isyancı ve ateşli bir ilham kaynağıydı. 2002 yılında “Sould i Stay or Should i Go” dedi ve zamansız bir şekilde aramızdan ayrıldı. Oysa ki ihtişamını yitiren rock’n roll sahnesinin Strummer gibi romantik asilere ihtiyacı vardı. Bu yüzden Ankara’nın en güzel yanı Joe Strummer’ın burada doğmuş olmasıdır. Şimdi sessizce dağılabiliriz. 




Men At Work – Down Under 

Rotamızı 80’li yıllara çeviriyoruz. Telsizle arkadaş aramak, Ana Britannica, Break Dance, Ahu Tuğba, Banu Alkan, Serpil Çakmaklı, Metin-Ali-Feyyaz, Miami Vice, Converse All Star, Lambada, 302 Otobüsler, Eagles, Queen, Flashdance, Gırgır, bir kalem, bir defter, bir silgi eşliğinde silinip giden yıllar. 1982 yılında, o yılların Colin Hay önderliğindeki ünlü Avustralyalı topluluğu Men At Work’un “Down Under” parçası diskoteklere bomba gibi düşmüştü. O zamanlar diskolarda popçular eller havaya yapmıyor en güzel parçalar plaklardan ustaları tarafından çalınıyordu. Bu şarkıyı sağda solda duyan, meraklı yeni yetmeler babalarına bu çalan kim diye sormaktan çekinmiyordu. İnsanlar üşümesin diye kitaplarının üstünü örtüyor, aşık olduğumuz kadınlar hala The Smiths albüm kapaklarındaki afilli hatunlara benziyor ve gözlerdeki Sophia Loren hüznü yüreklere işliyordu. 6.45 vapuru Kadıköy’den zamanında kalkıyor haliyle yetişmek için erken kalkmak farz oluyordu. Dönem itibariyle gizli gizli öpüşmelerin tadı Meksika Sınırı’ndan kaçmak kadar heyecanlı oluyordu. Boğaz’da bir yandan gemiler kalkıyor, bir yandan bir adam iri bir lüfer çıkarıyordu denizden.





The Undertones – Teenage Kicks 

BBC Radio 1′in kırk yıllık diskjokeyi John Peel, 2004 yılında 65 yaşında Peru’da tatil yaparken kalp krizi sonucu hayatını kaybetmişti. Büyük usta birçok grup için sıradan bir radyo programcısı değil, bir ağabeydi. Hayranı olduğu grupları sonuna kadar destekler, bu tavrıyla bütün gruplara cesaret verirdi. Öyleki bu alemde John Peel Sessions serisi olmayan müzisyenlere kız bile vermiyorlardı. Bu şarkı ile ilgili tek bir şey söyleme hakkımız olsaydı; İşte John Peel’in mezar taşına sözlerinin yazılmasını istediği şarkı buydu.



Selda Bağcan – Yaylalar 

Dünya’da yaşayan 80 Efsane Ses’ten biri olarak gösterilen Selda’dan funk, progressive ve psychedelic ekseninde tek yön gidiş bileti. Ofis içinde balatayı sıyırıp halay çekmek için biçilmiş kaftan. Bunu artık geleneksel hale getirelim diyenler için, 5 şarkılık yeni liste için haftaya görüşmek üzere. 

Hepinize mutlu pazartesiler… 


18.09.2014

Anadolu Rock ne kadar Anadolulu?


Modern denen hayatın ve tüketim toplumunun bir yansıması olarak herşeyi bir anda tüketmek için yarışıyoruz. Bu hızlı yozlaşma sürecinde müzikte kendine düşen payı alıyor. Tek şarkıyla bir gecede şöhret olup, bize yıldız diye sunulan niceleri kısa bir süre sonra tarihin çöplüğünde unutulup gidiyor.

Ama eski topraklar öyle mi? Cem Karaca, Barış Manço, Erkin Koray, Selda Bağcan, Mustafa Özkent, Moğollar, Ersen, Özdemir Erdoğan ve aklıma gelmeyen birçok müzik emekçisi. Birilerini yeni müzik starlarımız ilan ederken, onları hep görmezden geldik. Mos Def'in 2009 yılında çıkardığı albümde 'Supermagic' şarkısında Selda'nın, sözleri Mahsun-i Şerif’e ait olan 'İnce İnce' şarkısını sample olarak duymamızın ardından ilk defa Selda'yı tanıyanlar oldu. Oysa Selda Bağcan'ın İngiltere'de yapılan bir araştırmada Dünya'da yaşayan '80 Efsane Ses'ten biri seçildiğini ve de Selda'nın Amerika'da yayın yapan Radyo'da 'en çok istek alan Yabancı Şarkıcı' olduğunu biliyor muydunuz? Ayrıca Amerika'da Selda'ya Türkiye'nin 'Joan Baez'i dediklerini. Bir dönem New York’taki bazı radyolarda sabahtan akşama kadar Anadolu Rock çalındığını. Gece kulüplerinde insanların bu müzik eşliğinde dans ettiklerini. Yine İngiliz Finders Keepers plak şirketinin o döneme ait dört plağı 'Anatolian Invasion' serisi altında yeniden bastığını ve bu plakların çok kısa sürede tükendiğini biliyor muydunuz?

Bir oyun firması olan Electronic Arts'ın 2009 yılında piyasaya sürdüğü Skate 2 adlı oyunun müziklerinden biri de Selda Bağcan'ın 'İnce İnce Bir Kar Yağar' şarkısı...




Clarks diye ünlü ayakkabı markasını biliyorsunuzdur. Çünkü hayatımızın bir parçası olan modern gecekondular AVM'lerde bol bol satılıyor. İşte o marka bir dönem reklamlarında hangi şarkıyı kullanmış. Bilin bakalım; Ersen ve Dadaşlar’ın ‘Güneşe Dön Çiçeğim’ parçası. Ve o dönem bloglarda reklamda çalan müziğin ne olduğu hakkında uzun tartışmalar çıkıyor. Tarih 2007. Biz o tarihlerde Bengü & Serdar Ortaç "Korkma Kalbim", Demet Akalın "Tatil", Fatih Ürek "Hadi Hadi Hadii" ile eller havaya çoşuyoruz.



Sahi Anadolu Rock ne kadar Anadolulu? Bizim olan, bize ait olan değerlere ne kadar sahip çıkıyoruz? Asıl sorulması gereken soru bu sanırım...


11.07.2014

Germinal öğrencilere burs oldu


Yordam Kitap yayımladıkları Germinal kitabının geliriyle Soma’da babalarını kaybeden dört kız öğrenciye üç yıl süreyle burs verdiğini açıkladı. İşçi sınıfı ve mücadelesi üzerine yazılmış en etkileyici romanlardan biri olan Émile Zola’nın ünlü eseri Germinal; 1860’larda, Fransa’nın Montsou kasabasındaki madencilerin ağır ve tehlike dolu çalışma koşulları, zorluklar içindeki yaşamları, umutları ve mücadeleleri gerçekçi bir dille anlatılıyor. Roman adını “tohum, ürün, bereket” anlamına gelen “germinal” sözcüğünden alıyor.

Selda - Maden İsçileri

24.04.2014

Gesi Bağları


Konya hapishanesinde kadınlar kısmında, yüzünü görmediğim, fakat sesini çok iyi tanıdığım bir kadın vardı. Akşam saatlerinde onun türkü söylemesini adeta beklerdim. Ve bilhassa isterdim ki, "Gesi bağlarında bir top gülüm var" türküsünü söylesin. Bu acayip türkü, hiç farkedilmeden yutulan bir avuç zehire benzer.

"Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir"

Selda Bagcan - Gesi Bağları
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...