The Glove etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
The Glove etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.06.2015

The Glove


Bugün tozlanmayan albümler köşemizde The Glove grubunun 1983 tarihli 'Blue Sunshine' albümü var. Glove aslında The Cure'dan gitarist/vokalist Robert Smith ve Siouxsie And The Banshees'den basçı Steve Severin'in yanlarına şarkıcı Jeannette Landray'ı da alarak oluşturdukları tek albümlük bir projeydi. 60'ların moda akımı pyschedelia'sından fazlasıyla beslenen Glove ismini Beatles'ın 'Yellow Submarine' isimli çizgi filminden almıştır. 

Ağustos 1983'te çıkan Blue Sunshine albümü çok katmanlı yapısı ve "Like An Animal" şarkısının etkisiyle çok beğenilmiştir. Zaten albüm 90'lı yıllarda tekrar basılmıştır. Bu tozlanmayan albümü mutlaka dinleyin diyerek noktayı koyalım...


6.02.2012

Duvara Karşı


24 Ağustos 1961: Günter Litfin, Doğu Almanya'dan kaçarken öldürülen ilk insan oldu.

Almanya'nın doğu ve batı olarak ikiye bölünmesinden sonra, stalinist Doğu Almanya'da insanlık dışı bir sömürüye tabi tutulmaya başlayan işçiler, kitleler halinde batıya kaçmaya başladılar. Doğu Almanya hükümeti işçilerin kaçışını engellemek için Berlin'i bir duvarla ikiye ayırdı ve batıya geçişleri yasakladı. Batıya kaçmak isteyen Günter Litfin vurularak öldürülen ilk kişi oldu.

Bir terzi olan Günter Litfin Berlin'in doğusunda oturuyor, ancak batısında çalışıyordu. Şehrin batı kısmında bir ev tutmuştu ve işyerine yakın bu yere taşınmaya hazırlanıyordu. 12 Ağustos günü kardeşiyle birlikte Charlottenburg yakınlarındaki bu eve gitti ve içini döşemeye başladı. Ancak Berlin Duvarı'nın inşasıyla birlikte, yeni bir ev ve yeni bir yaşam hayali ansızın son buldu. Bunun üzerine Litfin 24 Ağustos günü saat 16:00 civarında ölümüyle sonuçlanacak kaçış girişimine başladı.

Litfin ilk olarak Lehrter Garı'ndaki rayların üzerinden kaçmayı denedi. Ancak 16:15 sularında polis tarafından fark edildi ve uyarı ateşiyle durdurulmaya çalışıldı. Bunun üzerine Berlin'in doğu ve batı yakasını ikiye ayıran Berlin-Spandau Kanalı'na atladı ve yüzerek karşıya geçmeye çalıştı. Karşı kıyıya ulaştığı anda kafasına saplanan bir mermiyle can verdi.

Batı Almanya medyaları olayı sert bir şekilde kınadılar. Doğu Almanya medyaları önce hiçbir tepki göstermediler, sonra da Litfin hakkında bir karalama kampanyası başlattılar: Gazetelerde Litfin'in bir eşcinsel olduğu, seks işçiliği yaptığı ve sabıkalı olduğu uzun uzadıya anlatılıyordu. Vurularak öldürülmesi ise hiçbir şekilde eleştirilmiyordu.

Litfin'in öldürüldüğü gün kardeşi de gözaltına alındı ve tüm ailesinin evi sıkı bir aramadan geçirildi. Ancak kaçışından haberdar oldukları veya yardım ettikleri yolunda hiçbir delil bulunamadı. Günter Litfin'in kardeşi Jürgen, cenazeye elinde demir bir levye olduğu halde geldi. Polislerin müdahalesine meydan vermeden levyeyle tabutu açtı ve kardeşinin cesedini inceledi. Söylediğine göre kardeşi yakın mesafeden ensesine sıkılan tek kurşunla öldürülmüştü.

Günter Litfin, stalinizmin ilk kurbanıydı ama sonuncusu olmayacaktı. İlerleyen yıllar boyunca Doğu Almanya cehenneminden kaçmaya çalışan yüzlerce insan düzenin bekçilerinin silahlarından çıkan mermilerin hedefi ve kurbanı olacaktı, ta ki sözde işçi devleti işçiler tarafından tarihin çöplüğüne gönderilinceye dek.

Aşağıdaki resim Günter Litfin'in cesedinin kanaldan çıkarıldığını anı gösteriyor.

Kaynak : "marksist.org"



DAF - Der Mussolini

Fad Gadget - Collapsing New People

The Sound - I Can't Escape Myself

The Glove - Like An Animal
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...