Jack etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jack etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.08.2015

Korece Saatleri Ayarlama Enstitüsü


Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikâyet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?

"Saatleri Ayarlama Enstitüsü" 
  
Kuzey Kore, saatleri standart saat diliminin 30 dakika gerisine alarak kendi zaman dilimini oluşturacağını açıkladı.

4.03.2014

Saatleri Ayarlama Enstitüsü


Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikâyet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız? 


İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.


İnsanoğlu insanoğlunun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.


Ben aşktan daima kaçtım. Hiç sevmedim. Belki bir eksiğim oldu. Fakat rahatım. Aşkın kötü tarafı insanlar verdiği zevki eninde sonunda ödetmesidir. Şu veya bu şekilde… Fakat daima ödersiniz. Hiçbir şey olmasa, bir insanın hayatına lüzumundan fazla girersiniz ki bundan daha korkunç bir şey olamaz.


Ayar saniyenin peşinde koşmaktır! Bu demektir ki iyi ayarlanmış bir saat, bir saniyeyi bile ziyan etmez! Halbuki biz ne yapıyoruz? Bütün memleket ve şehir ne yapıyor? Ayarı bozuk saatlerimizle yarı vaktimizi kaybediyoruz.


Jack - 3 O'clock In The Morning

23.01.2014

Biraz da sinema: Masumiyet


Sinemanın kendi dili vardır. Çoğunluk yanlış bir oyuncu kadrosuyla, üstelik belirgin bir konusu olmadan akıp giden gerçek hayatınıza benzemez. Ama sinema hayatınızı değiştirebilir. İyi bir film, size bir görme biçimi, yepyeni bir dil, en has edebiyat yapıtının verebileceği coşkuyu verebilir. Söz gelimi ben yakınlarda iki kere üst üste seyretme ihtiyacı duyduğum bir filmle yaşıyorum nicedir. Zeki Demirkubuz'un Masumiyet'i beni sinema, oyunculuk, dünya, masumiyet, çocukluk, yoksulluk, merhamet, vicdan, dil, dilsizlik, velhasıl kişisel arayışım üstüne kurmuş olduğum, hayata dair birçok şey üstüne kışkırttı. Çok sevdiğim bir şiiri, bir şarkıyı taşıdığım gibi taşıyacağım bu filmi yıllar boyu çıkınımda. Tarkovski'nin "İz Sürücü"sünün sonundaki kız çocuğunun gözleri, Mahler'in "Ölü Çocuklar İçin Şarkılar"ından biri, Vermeer'in Işığı, Blake'in vizyonu, Ece Ayhan'ın mor bir dizesinin yanında duracak.

Masumiyet Türk sinemasında bir örneğini daha göremeyeceğimiz bir kapı açıyor. Erksan'ın fazlasıyla kişisel "takıntı sineması" nın yanında anılabilir olmasının nedeni de bu. Zeki Demirkubuz bize ısrarla kendi dilini okutuyor. Anlattığı öyküden öte, bize o öyküyü kendi diline nasıl tercüme ettiğinin öyküsünü sunuyor. Bütün büyük sinemacılar gibi, Hollywood sinemasının iyice dayattığı dilin sentaksına yüz vermeden yazıyor kendi dilini.

Zeki, unutulmaz sinema anlarını yakalarken, inadının, huysuzluğunun ve yaptığı işe olan takıntılı aşkın karşılığını alıyor. Sevdası uğruna ölüme giden yolda gözünü kırpmadan sürüklenen Uğur gibi kendi sinemasını, kendi kişisel takıntılarını odak alıp, ticari bir iflası asla umursamadan bakıyor gözlerimizin içine. Bu yüzden, kamerasının açısını değiştirmeden, Türk sinema tarihine geçeceği kesin olan o, Bekir'in hayatını anlattığı on dakikalık sahneyi ürkmeden çekebiliyor.

"Yıldırım Türker"

Charlotte Gainsbourg - The Songs That We Sing

Jack - 3 O'clock in The Morning

12.03.2013

Dünya ötede idi


Dünya ötede idi. Burada bir konsol, bir ayna, bir alçıdan gemici, bir yatak, bir ayna daha, bir telefon, bir koltuk, kitaplar, gazetler, kibrit çöpleri, cıgara izmaritleri, soba, battaniye vardı. Dünya ötede idi. Gökyüzünde uçaklar vardı.

İçlerinde yolcular vardı. Trenler gidiyordu. Herifin biri imza ediyor, öteki para veriyordu. Akşam serinliği çıkmıştı. Akşam simidi de çıkmıştı dünyada...

Odanın içini simitçinin sesi doldurdu. Dünya ötede idi.

"Sait Faik"

Jack - My World vs Your World

Jens Lekman - The End of the World Is Bigger Than Love
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...