Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6.07.2015

Chimamanda Ngozi Adichie


Chimamanda Ngozi Adichie 1977'de Nijerya'da doğdu. Çocukluğu bu ülkede geçen yazar, üniversite eğitimi için Amerika'ya gitti. İletişim ve siyasal bilimler diploması aldı. İlk romanı 'Mor Amber' 2003 yılında yayımlandı ve bugüne kadar 28 dile çevrildi.Yazar feminist tavrıyla ülkesinde yaşayan kadınların haklarını savundu. Yazarın dört romanı bulunuyor. Bu romanlardan sonuncusu olan “Americanah”, The New York Times tarafından "2013'ün En İyi On Kitabı" listesine alındı.

Beyonce'nin 2013 yılında çıkardığı albümünde yer alan  ***Flawless adlı şarkısında, yazarın 2012'de katıldığı bir konferansta yaptığı bir çağrıya yer verdi. Ne diyordu o çağrıda;

"Kız çocuklarına fazla dikkat çekmemeyi, olduklarından küçük görünmeyi öğretiyoruz. Onlara 'Hırslarınız olabilir ama aşırıya kaçmayın, başarılı olmaya çalışın ama çok başarılı olmayın; yoksa erkekler için bir tehdit oluşturursunuz' diyoruz. Kadın olduğum için evlilik hayalleri kurmam bekleniyor. Kararlarımı aklımın bir köşesinde en önemli şeyin evlilik olduğunu tutarak almam gerekiyor. Evet, evlilik, neşe, sevgi ve karşılıklı destek kaynağı olabilir. Fakat neden sadece kız çocuklarına bunları anlatıyor, erkeklere de aynısını öğretmiyoruz?"

22.10.2014

Okumak



"Okuma eylemi, gamlı ruhlarımıza nefes aldıran tüm istekler gibi, irdelenebilir."

Virginia Woolf

Okuma gözlerde başlar. Gördüğümüz bir metni duyduğumuz bir metinden daha iyi aklımızda tutabildiğimizi gözlemleyen Cicero "en keskin duyumuz görme duyusudur" diye yazmıştır. Aziz Augustinus gözlerimizi "dünyanın giriş kapısı" olarak önce övmüş, sonra da lanetlemiştir; Aquino'lu Aziz Tommaso görmeyi "bilgi edinmemizi sağlayan duyuların en büyüğü" olarak tanımlar. Bu her okurun kavrayabileceği kadar açıktır: Harfler gözler aracılığı ile kavranır. Ama bu harfleri anlamlı kelimelere dönüştüren simya nedir? Metin ile karşılaştığımızda içimizde ne olup biter? Nasıl olup da görünen şeyler içimizdeki laboratuvara gözlerden ulaşan "tözler" olurlar; nesneler, harflerin biçimleri ve renkleri nasıl okunurluk kazanırlar? Gerçekten, nedir bu okumak dediğimiz eylem?

Belki de, tüm bu soruların yanıtını almak adına fotoğrafçı Steve McCurry kariyeri boyunca dünyanın dört bir yanında  "okuyan insan" fotoğrafları çekti. Dünya okuyor, ya siz?



























Björk - Bachelorette

4.03.2014

Saatleri Ayarlama Enstitüsü


Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikâyet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız? 


İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.


İnsanoğlu insanoğlunun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.


Ben aşktan daima kaçtım. Hiç sevmedim. Belki bir eksiğim oldu. Fakat rahatım. Aşkın kötü tarafı insanlar verdiği zevki eninde sonunda ödetmesidir. Şu veya bu şekilde… Fakat daima ödersiniz. Hiçbir şey olmasa, bir insanın hayatına lüzumundan fazla girersiniz ki bundan daha korkunç bir şey olamaz.


Ayar saniyenin peşinde koşmaktır! Bu demektir ki iyi ayarlanmış bir saat, bir saniyeyi bile ziyan etmez! Halbuki biz ne yapıyoruz? Bütün memleket ve şehir ne yapıyor? Ayarı bozuk saatlerimizle yarı vaktimizi kaybediyoruz.


Jack - 3 O'clock In The Morning

18.11.2013

Doris Lessing


"Okumanın tek yolu var. Kütüphaneyi ya da kitapçıları gezersiniz, ilginizi çeken kitapları alıp sadece onları okursunuz. Sizi sıkarlarsa bırakırsınız, kimi zaman atlayarak okursunuz ama asla, asla ve asla zorunlu olduğunuz için okumazsınız çünkü o zaman trend ya da harekete dahil olursunuz. Unutmayın ki yirmi ya da otuz yaşındayken size sıkıcı gelen bir kitap kırk ya da kırk beş yaşınızda size yeni kapılar açabilir ya da tam tersi. Asla bir kitabı sizin için uygun olan zaman dışında okumayın."

Nobel ödüllü yazar Doris Lessing'in hayatta kalma güncesi dün tamamlandı. Kara Afrika'da beyaz tenli yaşama cesareti olan , vicdan kelimesini en çok yakıştırandı kendisine. 

2007'de ödül kazandığında 88 yaşında olan Doris Lessing'e doktorları sırt ağrıları nedeni ile seyahat etmemesini tavsiye etmiş, bunun üzerine Nobel Vakfı ödülü vermek üzere Londra'ya gelmişti. Nobel ödülü için daha sonra "berbat bir felaketti" diyecek olan Lessing'in evinin önünde Nobel haberini duyduğundaki verdiği tepkiye ise şaşırmamak gerek..




Şimdiye kadar okuma şansı yakalayamadıysanız, geç kalmışlığınıza yanarak "Altın Defter"i ile başlayabilirsiniz okumaya. Bir kedi sever olarak benim seçimim "Kedilere Dair" olmuştu.. Okuma yolculuğunuzda, siyah ve beyaz adamlara, kedilere, sömürgeye karşı durmaya, şarkı türkü söyleyen otlara, aşklara, aşıklara, büyükannelere rastlamanız mümkün, iyi yolculuklar dilerim şimdiden..

Ve Doris Lessing'in dediği gibi;

"Yaşam, okunması gereken kitapları okumaya bile yetmiyor."




4.07.2013

Nadide kitaplar


Arslan Kaynardağ, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirmiş ve Beyazıt Sahaflar Çarşısı'nda Elif Kitapevi'nin sahibiydi. İşte bu değerli kitap sarrafının ve düşünce adamının koleksiyonunun bir kısmı 7 Temmuz'da mezata çıkacak.

Peki mezatta neler var; Sabahattin Ali'nin el yazısıyla yazdığı beş şiir, Oğuz Atay'ın 'Tutunamayanlar' romanının ilk baskısı ve imzalı bir kopyası, Sait Faik'in imzalı 'Alemdağı'ında Var Bir Yılan' hikayesininde içinde olduğu diğer bazı kitaplar. Bu arada 'Alemdağı'ında Var Bir Yılan' nasıl bir müthiş bir anlatım zenginliğidir. Okumayanınız varsa mutlaka okusun isterim.

Satılacak kitap listesi çok geniş. Elbette kitap meraklılarının ağzının suyu akıyor, insan herşeye sahip olmak isteyen çocuklar gibi oluyor.

Daha geniş bilgi isteyenler büyükpazarmezatı adresine bir göz atabilirler. Şimdiden Tutunamayanlar'a talip olmak isterdim. Laf aramızda, aranızda para toplayıp bana hediye edebilirsiniz :)

Broadcast - The Book Lovers

17.02.2012

Yaşam ve Yazgı


Yirminci yüzyılın Savaş ve Barış'ı olarak kabul edilen son Rus klasiği Vasili Grossman'ın Yaşam ve Yazgı kitabı Ayşe Hacıhasanoğlu'nun bir buçuk yıl süren özenli çevirisiyle Can yayınlarından çıktı.

Özel kutusunda 3 cilt 1200 sayfa olan Yaşam ve Yazgı, Stalin Rusya'sını ve o dönemde her şeye rağmen direnen insanların hayatları üzerine bir başyapıt. Yazıldığı dönemde Sovyet yetkililerince üç yüz yıllık mahkumiyet cezasına çarptırılan, yazıldıktan ancak otuz sene sonra yayımlanarak, zamanla milyonlarca okurla buluşan bir kitap Yaşam ve Yazgı.

Heinrich Böll'ün tabiriyle "Bu roman sadece kitap diye adlandırılamayacak çok büyük bir yapıttır. Roman içinde birkaç romandır aslında; biri geçmişte, diğeri gelecekte iki tarihi olan bir yapıttır." Tarihçi ve yazar Antony Beevor ise, Yaşam ve Yazgı'yı II. Dünya Savaşı'nı anlatana en iyi roman olarak gösteriyor.

Özünde insan hayatının temel meselesi "Yaşam Özgürlüktür" cümlesidir. Ve bu kitap tamamen bu meseleye odaklanıyor.


Inner - Myphilosophy

Marianne Faithfull - Broken English

Korallreven - Sa Sa Samoa

Liechtenstein - Ambitions

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...