Puressence etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Puressence etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11.04.2016

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Ayrı ayrı ölmeye o derece dalmıştık ki tek bir varlık olduğumuzu, ikimizin de ötekinin yanılsaması olduğunu, kendi içimizdeyse varlığımızın basit bir yankısı olduğumuzu göremedik...

Bugün yeni bir pazartesi. 5 şarkılık listemizin konusu Turgut Uyar'ın dizeleri eşliğinde "Loser Şarkıları"...

Hepinize Mutlu Pazartesiler...

Blur - Out Of Time

"Ölümü geciktirmek sonsuzluğu kısaltmaz" 
diyor birisi, evet ama
hayatı uzatır sanki...



Furniture - Love Me

Birgün saat üçte köprüde
Üç martı insanlara bakıp imrenecek
Bir adam iri bir lüfer çıkaracak denizden
İşte o zaman bütün aşklar bütün bulutlar geçecek aklımızdan...



The Smiths - I Know it's Over

Neyi söylesem bir kahramanlıktı
içinde azıcık buluştuğumuz
bir bulutla bir kağıt peçete arasında
kısacık yoğun bir akşam
şaşırdım hüznümü nerelere bıraksam
bir yanda kasıklarımın sarsılmaz gücü ve
kısacık yoğun bir akşam...



Puressence - Every House On Every Street

Doğru mu değil mi bilmiyorum
Kentler büyüyüp gidiyor ya aldırma...



Interpol - Hands Away

Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta
Her şey naylondandı o kadar...



BONUS: Mazzy Star - Flowers In December

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım...

13.04.2014

Sirinagara


Bilgeliğin her türü, zamanın bir nehir olduğunu söyler. Ama gerçekte hiç kimse, onun akışını seyre dalmak için, dünyaların kıyısında durmaz. Kendileriyle tıka basa dolu bedenler, onları sallayan ve hiçbir yere götürmeyen gri-yeşil kıpırtı hakkında hiçbir fikirleri olmaksızın, mavimsi bir neon ışığıyla çevrili halde hiçliğin iki hattı arasından geçerek, kendilerini boğan yoğunluğun içinde yüzerler. Zaman ırmağı, ufkun dikişsiz dairelerini kaplamak için yatağından çıkmıştır. Işık geçirmez maddesini her yerde insanların üzerine akıtır ve onları boğar.

"Philippe Forest"
 
Puressence - How Does It Feel

8.12.2013

Turn The Lights Out When I Die


"her şeyden biraz kalır"
diyor birileri, çoğunlukla haklılıktır
kavanozda biraz kahve
kutuda biraz ekmek
insanda biraz acı
insanda biraz mutluluk...

Soğuk bir şehrin ayazında bazen geçmişi düşünürsün ve; "yaşadığımız çoğu şey naylondanmış" demeye korkar insan. Neden bütün yüzler sahte?


Puressence - Turn The Lights Out When I Die

Blonde Redhead - Here Sometimes

The Durutti Column - The Missing Boy

2.05.2013

How Does It Feel


Kadın, çağdaş dünyanın sahteliklerine ve alçaklıklarına karşı öfkesini dizginlemeyen birisidir. Hayata karşı çırılçıplaktır, korunmazsızdır, hiçbir hesabı yoktur. Erkek, yalnızlık ve nesnelerin anlamsızlığı konusunda deneyimli, isyanını gerçekleştiremediği için kendini yiyen bir kuşağa mensuptur. Minyatür bir hayat kurmak için dünyanın ıssız bir köşesine gider. Bir kitap yazar ve unutur. Akşamları bira içerek güneşin batışını seyretmeye razı olur. Bir gün kadın öfkesiyle, dişiliğiyle, sahiciliğiyle gelir. Erkeğin öfkesinin de giderek ateşlendiği cehennemin ayrıntılarına doğru uzanan bir yolculuğa bereber çıkarlar. Farklılıklarına aldırmayanlarla, başlarını eğdirmek isteyenlerle kavga etmekten çekinmezler. Giderek bir bok çukuruna dönüşen dünyaya teslim olmazlar. Yaralanırlar. Yaralarlar.

"Betty Blue"

Puressence - How Does It Feel

Puressence - India

15.05.2012

Gizlice söyle bana


Her şeyi anlamak zorunda değiliz. kaç yaşında olduğunu anlamak için kesilir mi bir ağaç. bir dalgıç nasıl siler gözyaşlarını. kederli günlerde bağlanmaya daha açık oluyor insan. ama zaten her şey yolunda giderken kim sevebilir. bizi bir araya getiren sebepler ayıran sebeplerle aynı. ama şimdi bunlar biraz hüzünlü konular özet geçelim.

Cep telefonu ışığında ameliyat yapan doktorlar var afrika’da ben burada kapıyı açamıyorum. ben burada o kadar ciddi konuşuyorum ki şaka yaptığımı zannediyorsun. oysa kanamak da bir gülüştür yeryüzünde.

Hayatımızı değiştirecek insanlar sessiz sedasız geçtiler yanımızdan. onları görmedik yoktu kara atları. ne öğrendik onca bulmacadan: çinekop lüfer balığının küçüğüdür. resimdeki şarkıcıyı yolda görmüştük bir seferinde. sıhhiye köprü altında o mahşer yeri provasında. çok daha fazla şey öğrenmiştik.

Bazen bir hikâye tutuşmuş iki eldir, kenetlenmiş on parmaktır. şimdi gizlice söyle bana, saklı düşler ne demektir. yağmur ne demektir terk ne demektir. işte o zaman anlayacağız yeniden gitmek ne demektir. 


"Emrah Serbes"

Puressence - Street Lights

Babybird - Back Together

South - Loosen Your Hold

Washed Out- Olivia

14.04.2012

Son Sefer


"Hey vapurlar, trenler beni buradan götürün" der, Baudelaire bir şiirinde. Dolmuş, otobüs, minübüs duraklarında taşıt beklerken hep bu dizeyi mırıldanırım. Upuzun kuyruklarda insanlar dururlar sessizce. Başkaldırma diye bir şey yoktur onlar için. Boyun eğmişler yazgılarına. Bir otobüs gelecek onları alıp götürecek eninde sonunda, ya da bir minübüs fırtına gibi yanaşıp bir bir toplayacak yolcuları, belki iyiliksever bir dolmuş..

Hey vapurlar, trenler beni buradan götürün
Ne var gözyaşlarından çamurlar yoğuracak...


The Hollies - Bus Stop

Puressence - It Doesnt Matter Anymore

Edward Sharpe & The Magnetic Zeros - Home
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...