11.03.2013

Bir tutam düet


Müzik tarihinden akıllarda kalan kadın-erkek düetleri:

- Nancy Sinetra & Lee Hazlewood "Some Velvet Morning"

- Jane Birkin & Serge Gainsbourg "Je T' aime... Moi Non Plus"

- Stuart A. Staples & Maria KcKee "This Road Is Long"

- Diana Ross & Lionel Richie "Endless Love"

- Tindersticks & Lhasa de Sela "Sometimes It Hurts"

- Siouxsie Sioux & Morrissey "Interlude"

- Deborah Harry  Iggy Pop "Well, Did You Evah!"

- Carla Thomas & Otis Redding "Tramp"

- Nick Cave & PJ Harvey "Henry Lee"

- Nick Cave & Kylie Minogue "Where The Wild Roses Grow"

- Tindersticks & Isabella Rossellini "A Marriage Made In Heaven"

- PJ Harvey & Tom Yorke "This Mess We're In"

- Björk & Tom Yorke "I've Seen It All"

- Isobel Campbell & Mark Lanegan "Come Undone"

- Stuart A. Staples & Lhasa de Sela "That leaving Feeling"

- Peter Gabriel & Kate Bush "Don't Give Up"

- June Carter & Johnny Cash "Jackson"

Tintersticks - Sometimes It Hurts

Siouxsie & Morrissey - Interlude

Isobel Campbell & Mark Lanegan - Come Undone

Day Is Done



25 Kasım 1974 tarihinde aile evindeki odasında aşırı dozda anti-depresan yüzünden ölü bulunduğunda henüz 26 yaşında; öldüğü gece, başucunda, Camus'nün intihar kavramına felsefi bakış getirdiği kitabı "Sisyphos Söyleni", pikabında Bach'ın "Brandenburg Konçertoları" olan, bu rock yıldızı yaşantısından uzak mütavazi ve çekingen bir hayat yaşayan müziğin "küçük prensi" kimdi?



Nick Drake - Northern Sky

Hate


Nefreti en iyi becerenler, sevmeyi vaaz edenlerdir. Vaaz verenlerden sakının. Övmekte hızlı davrananlardan sakının; karşılığında övgü beklerler. Sürekli kalabalıkları arayanlardan sakının; tek başlarına bir hiçtirler. Ortalama erkekten, ortalama kadından sakının. Sevgileri vasattır, vasatı aranır dururlar. Ama nefretleri dahiyanedir. Nefretleri seni beni herkesi öldürebilecek kadar dahiyanedir. Kendilerini tam sevemedikleri için senin sevginin eksik olduğuna inanırlar ve senden nefret ederler. Ve nefretleri; parlak bir elmas, bir bıçak, bir dağ, bir kaplan, bir baldıran otu kadar mükemmeldir. Çünkü en usta oldukları sanattır nefret!

"Bukowski"

Günün dinleme önerileri:

- David Bowie "Where Are We Now?"
- Mazzy Star "Rhymes Of An Hour"
- Jamiroquai "Canned Heat"
- Yo La Tengo "Here To Fall"
- Siouxsie Sioux & Morrissey "Interlude"

Günün filmi:


"Control" Yön: Anton Corbijn (2007)

Joy Division ve o gruba hayat veren Ian Curtis'in hikayesi. Çok fazla söze gerek yok. Mutlaka izleyin ve bir köşede saklayın.

Bir bilgenin dediği gibi "mutluluk sadece paylaşıldığı zaman gerçektir..” 

Hepinize Mutlu Pazartesiler... 

The Kills - London Hates You

Cat Power - Hate

10.03.2013

Evde bir şenlik havası


21 Haziran'da İngiltere'den abimler geliyor evde bir şenlik havası...

Blur - There's No Other Way

Blur - Clover Over Dover

 

Redemption


Onu kurtaracağımı düşünüyordu. Ama kim kimi kurtarabilmişti şimdiye kadar? Beni kim kurtaracaktı. “Kurtuluş ” dedim. “Ankara’da bir mahalle”. Fazlası değil. Belki bir de Bob Marley’in en iyi şarkısı. Daha fazla düşünmeye gerek yok. Adı her yerde, kendisi yok. Kurtulmaya gelmiyoruz bu dünyaya. Daha da saplanmak için buradayız. Dibine kadar.

"Hakan Günday" 
 
Bob Marley - Redemption Song

Joe Strummer & The Mescaleros - Redemption Song

9.03.2013

French Disco


90'lı yılların başlarında başladıkları müzikal yolculuklarına, grup üyelerinden Mary Hansen'in zamansız kaybına rağmen ara vermeden devam eden bir grup Stereolab. 60'lı yılların güneşli pop müzik anlayışına kendi getirdikleri yorumlar ve kendi halindeki mütevazi tavırları ile her zaman saygı duyduğum isimlerden biri oldular. Kuruldukları günden bu yana epey eleman değiştirmelerine rağmen müzikal felsefelerinden ve hayata karşı duruşlarından hiç birşey kaybetmediler. Onların en bilinen parçalarından French Disko'ya Editors gözüyle takım elbiseli ağır abi yorumu.

Stereolab - French Disco

The Editors - French Disco

8.03.2013

Dünyanın biletsiz yolcuları! “Kadınlar”


Bugün 8 Mart “Dünya Kadınlar Günü.” Kısaca 8 Mart’ın tarihçesine göz atarsak. 8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikayı kilitlemesi, ardından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucu çoğu kadın 129 işçi can verdi.

26-27 Ağustos tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin önderlerinden 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day) olarak anılması önerisi getirildi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

İlk yıllarda belli bir tarih saplanmamıştı, fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak belirlenişi, 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslar arası Kadınlar Konferansı’nda gerçekleşti. Adı da “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak belirlendi. I. Ve II. Dünya Savaşı yılları sırasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda ABD’de de kutlanmaya başlaması ile birlikte daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etti.


8 Mart’ın Türkiye sürecine bir göz atmak gerekirse; Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başladı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın ve sokaklara taşınacak bir şekilde kutlanmaya başladı. “Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı” programından Türkiye’nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984’ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından “Dünya Kadınlar Günü” kutlanmaya devam ediyor.

Şimdi satırlarıma Sait Faik eşliğinde devam etmek istiyorum;

“Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü. Durdu. Sonra vazgeçmiş gibi rıhtım boyunca gezinmeye devam etti. İhtiyar bir adam da oralarda geziniyordu. Bu adam havanın güzelliği bahanesiyle şöyle Adalara uzanayım diyen adamlardan birine benziyordu. Kadın adama doğru yürüdü. Bir şeyler söylemek istedi. Sonra vazgeçmiş, aklına gülünç bir şey gelmiş gibi hafifçe gülerek karşıdaki adanın burnunu dönen vapura yetişmek üzere iskeleye koştu. Vapurun içinde tek kadındı. Tek biletsizdi. Fakat Kadıköy iskelesine vapurdan ne kadar bilet varsa o kadar adam çıktı. Ne fazla, ne eksik....”


Evet bugün 8 Mart Kadınlar Günü. Bir günlüğüne olsa da kadınları anlamaya çalışmak, dinlemek, değer verdiğini hissettirmek çok zor olmasa gerek. Hisli bir adamın dediği gibi:

Sonuçta sevilen her kadın güzel bir şarkıdır, bütün sözlerini hatırlayamazsın belki ama melodisi aklında kalır...

Lütfen bugün çevremizdeki sevdiğimiz bir kadına bir demet çiçek alıp verelim. Bu kişinin illa sevgiliniz ya da eşiniz olmasına gerek yok. Annenize, kardeşinize, apartmanınızın giriş katında kedileriyle birlikte yaşayan yaşlı Ayşe teyzeye, her sabah sokakta size gülümseyen çiçekçi Gülten’e, bir huzurevinin penceresine başını yaslanıp geçmişe dalmış emekli öğretmen Fatma Hanım’a ya da meşhur şiirdeki Fahriye Abla’ya. En azından sadece bugün için bile “Hepimiz Kadınız” diyebilecek yürekli ADAM’lara ihtiyacımız var.

John Lennon - Woman
 
White Town - Your Woman

Denizaşırı


ben üç yer tasarlamıştım üçü de sana bana uygun
biri günebakanlarda biri otuz yaşta birini sorma
birini sorma gün gelir ben söylerim
daha usta olurum daha yiğit o zaman söylerim
bu kırgın karanlığı bir ışıtalım ilkin
yeniden şehirler kuralım şimdikilerine benzeyen
baştan başlayalım susamlara ekmeklere denizaşırılarına
sevmelere..

"Turgut Uyar"

Of Monsters and Men - Little Talks

Divine Fits - My Love Is Real

7.03.2013

Cover: Kite

Müzikal yolculuğuna 80'li yılların başında Haircut 100 grubu ile başlayan Nick Heyward erken dönem indie müziğin habercisi olarak kariyerinin geri kalan kısmına tek tabanca olarak devam etti. James Dean, tarzı duruşu, geriye taralı havalı saçları ve mavi gözleri ile afilli bir delikanlı olarak dönemin can yakan simarından biriydi Heyward. Onun 93 tarihli From Monday to Sunday isimli solo albümünde yer alan eskimeyen parçası Kite ve bu parçaya 90'lı yılların ortasında kurulan New-York'lu Ivy grubunun gönül yaylarını gevşeten güzel yorumu.

Nick Heyward - Kite

Ivy - Kite

The Smiths belgeseli


The Smiths’in 1992 yılında basın için hazırlanan ama hiç yayınlanmayan 17 dakikalık belgeseli. Belgesel grubun 1992 yılında yayınladığı Best albümünün tanıtımı amacıyla çekilmişti.

The Smiths - Bigmouth Strikes Again

The Smiths - This Charming Man


 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...