Morrissey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Morrissey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.10.2016

Everyday Is Like Sunday


Cumartesiden sonra, pazartesiden hemen önce, arafta olmak misali grinin tam ortasında...

Morrissey'in en sevdiğin şarkılarından biri olan "Everyday Is Like Sunday"in nefis sözleri Hakan Bıçakcı'nın çevirisiyle...

"Islak kumun üzerinde kendi adımlarınla boğuşurken
Vaktiyle kıyafetlerinin çalındığı o bankın arka tarafında
Burası bir sahil kasabası
Kapatıp gitmeyi unuttukları
Armagedon, gel armagedon!
Gel hadi armagedon, gel!


Sanırsın her gün Pazar
Her gün sessiz ve her gün gri 


Piyasa yapılan o caddede gizlenirken
Kartpostal üzerine kazınmış yazı
“Nasıl isterdim burada olmamayı ”
Bu sahil kasabasında
Şu bombalamayı unutup gittikleri
Gel, gel, gel nükleer bomba


Sanırsın her gün Pazar
Her gün sessiz ve her gün gri 


Çakıl taşlarının ve kumun üzerinde dönüş yolunda
Garip bir toz ellerinde
Ve yüzünde (gözünde, ağzında, burnunda)… 


Sanırsın her gün Pazar
Haydi, ucuz bir çay tepsisi kazan kendine
Şu yağlı çayından bir yudum versene
Her gün sessiz ve her gün gri"

16.05.2016

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Bugün günlerden yine bir Pazartesi. Bugün listemizde yer alan şarkılar, 2004 yılında çıkmış albümlerden seçtiğim İtalyan Yokuşu'ndan aşağı, rüzğara asılıp Tophane'ye inen şarkılar... Bir bilgenin dediği gibi: "Yaşamdan payını eksitmeyi göze almadıkça insan, gerçeğin merdivenlerini tırmanamaz." O yüzden paylaşmak güzeldir.

Mutlu Pazartesiler...

Franz Ferdinand - Take Me Out

Yıl 2004, kapağındaki Sovyet tarzı minimalist tarzıyla bir grup hayatımıza giriyor. Franz Ferdinand hem indie müziğin hem de art rock'ın sınırlarını baştan çizen bir albüme imza atıyordu. Grubun söylemi "Kızların dans edebileceği bir müzik yapmak" kadar basit olsa da, bu albüm bir çığır açıyordu. Hem retro, bir o kadar da devrimci. Ayrıca onları sahnede canlı izleme fırsatını bulmam ise ayrı bir keyif.




Mylo - Drop The Pressure

2004 tarihli Destroy Rock & Roll albümü 24 yaşındaki bir gencin ne kadar yetenekli olabileceğini gösteren bir tez çalışması gibiydi. Yapımcılığını kendisinin üstlendiği ve tüm şarkıları bilgisayarda kendisi yapan Mylo'nun  çekici pop ezgileri, elektro stab'leri, chicago house formülü ve can alıcı break'leri bu albümü her ülkede gece kulüplerinin vazgeçilmesi haline getirdi. Ne yalan söyleyeyim ben de çoğu mekanda bu şarkıyı çalarak az ekmeğini yemedim. 




The Streets - Dry Your Eyes

Bugüne kadar çok az hip hop şarkıcısı gündelik hayatın sıkıcılığını Mike Skinner kadar akıllıca ele alabilmiştir. Mike Skinner bu ikinci albümüyle, boynuna altın zincir dolamış (50 Cent) gibi görgüsüz hip hop'cular ile laf dalaşına girmek yerine hayatın kendisinden sahneler sunuyordu. Sığ ve durgun sularda yüzen 50 dakikalık bir Sait Faik öyküsü... 



Morrissey - First Of The Gang To Die

Müzik tarihinin en büyük figürlerinden biri olan Morrissey, The Smiths sonrası başladığı solo kariyerinde düşüşe geçen ivmesini 2004 tarihli "You Are The Quarry" albümüyle tekrar zirveye taşıyordu. Üstelik bunu vatanı İngiltere'den çok uzakta yani ABD'de yapıyordu. Zaten Morrissey yeni vatanıyla ilgili yaşadığı getgitleri daha ilk şarkıda (America Is Not The World) belli ediyordu. Kimisi bu albümü muhteşem bir geri dönüş olarak yorumlasa da söz konusu Morrissey ise bu çalışmaya yalnızca en iyi albümlerinden biri sıfatını ekleyerek noktayı koyalım. 




Arcade Fire - Neighborhood #2 (Laika)

Bossa Nova'dan, Kroutrock'a pek çok tarzın indie rock adı altında eritildiği büyülü gerçeklik tadında bir çalışma Kanadalı Arcade Fire grubunun 2004 tarihli "Funeral" isimli albümü. Bu albümü dinlerken kimleri hissetmiyoruz ki; The Flaming Lips, Suede, Brian Eno, My Bloody Valentine ilk akla gelen isimler. Bundan iyisi şamda kayısı... 



BONUS: Green Day - Boulevard Of Broken Dreams

Fazla söze gerek yok sanırım. Albümün kapağındaki kalp şeklindeki el bombası her şeyi özetliyordu: Bu müzik yakında patlayacak. Patladı... 


28.08.2015

Morrissey’den ilk roman: List Of The Lost


Müzik tarihinin en nevi şahsına münhasır karakterlerinden biri olan Morrissey, iki yıl önce yazdığı, büyük tartışmalara ve önemli satış rakamlarına ulaşan otobiyografisinin ardından bu kez 'List Of The Lost' adlı romanıyla Eylül sonunda okurların karşısına çıkıyor. Penguin Books etiketiyle raflardaki yerini alacak romanın içeriği hakkında bir bilgi bulunmasa da sanatçının kanserle verdiği mücadele önemli bir referans olabilir.



12.02.2015

Aşkı Duvarlara Yazmak


Her ne kadar 14 Şubat bana çok yapay ve ruhsuz gelse de Kadıköy Belediyesi 14 Şubat Sevgililer Günü için “Aşk”ı duvara yazmış.  Bu billboardlarda yedi usta şairin aşk üzerine yazdığı şiirlerin yanısıra Kadıköy'de aşıkların buluştuğu mekanların fotoğrafları yer alıyor.

Peki sevmek nedir?

Bakınız Edip Cansever  ne demiş bu konuda; “Kimse kimseyi sevemez / Ama hiç kimse.” Çünkü aşk başlı başına tek bir duygu değildir. İçinde; neşe, samimiyet, hüzün, şehvet, saygı, merak, şefkat gibi birçok duyguyu barındırır. Bu duyguların miktarı, kişiden kişiye ve yaşanılan aşkın şiddetine göre değişir. Bunların içinde en önemlisi nedir sizce? Bence başta saygı ve samimiyet.

Maalesef bu özel günde dayatılan duyguların çoğu; samimiyetten uzak, zorunluluktan kaynaklanan mesafeli bir yakınlık. Ey bilinen en zeki yaşam formu olan İnsan, sevgi aşk gibi kavramlar ne zaman bu kadar ucuzladı. Farkında olmadan ucuzlayan bu seri üretim Çin malları mı yoksa senin vicdanın mı? Ama biliyoruz ki gerçek aşk emek ister ve sahici bir aşkı kutlamaya bir gün değil, bir ömür yetmez...
Şimdiden Mutlu 14 Şubat'lar...






Morrissey - You Have Killed Me

11.02.2015

Meat Is Murder


Bugün tozlanmayan albümler köşesinde 1985 yılına uzanıyoruz. The Smiths diskografisinin gölgede kalmış hissi uyandıran Meat Is Murder albümü. Bu albüm Morrissey'in vejetaryanlık, pasifizm ve otorite karşıtı sözleriyle manifesto gibidir. Johnny Marr ise bu manifestoya gitarıyla ruh verir. Albümün kapağındaki Vietnam savaşındaki bir asker ve Meat Is Murder sözleri grubun daha doğrusu Morrissey'in düşüncelerini açıkca ortaya koyuyordu.

Albümde 'That Joke Isn't Funny Anymore' şarkısında Morrissey artık yaşlı Moz'u kandırmayın diye yalvarıyor. 'Rusholme Ruffians'ta Elvis'in His Latest Flame şarkısına gönderme yapılıyor. 'How Soon Is Now' ise gece kulüplerinde heba edilen bir gençliğe ağıt yakıyordu. 

Meat Is Murder albümü Smiths grubunun en sahici yüzüdür. Bu kayıp kuşağın kayıp albümü bir nesli karanlıktan aydınlığa çıkaran deniz feneridir.


The Smiths - How Soon Is Now

17.12.2014

Bugün günlerden Morrissey


Morrissey ve İstanbul bu akşam buluşuyor. 7 Aralık'ta yapılması gereken ama lojistik sebeplerle iptal olan konser bu akşam yapılacak.

1959 senesinin 22 Mayıs tarihinde, rock müziğin en renkli figürlerinden biri olan Steven Patrick Morrissey (Mozz) dünyaya gözlerini açıyordu. Morrissey, gitarlı müzik yapan ünlü ya da ünsüz bir çok grubun etkilendikleri isimler bölümünün demirbaşlarından biri olan The Smiths müzikal yolculuğuna 1982 yılında başladı. Mozz The Smiths’le başladığı yolculuğu şu an tek tabanca olarak sürdürüyor. Rivayet odur ki Johnny Marr kendi bestelerine söz yazacak birisini arar ve karşısında Morrissey’i bulur. Marr, Morrissey’in kaleminin sesi olmuştur. Bu ikili çok iyi bir kimya tutturarak, müzik tarihinin en iyi ikililerinden biri olurlar. 70 yılların sonlarında punk’la başlayan, post-punk akımıyla farklı bir yöne yol alıp, indie müzik denen kavrama evrimleşen o nefes kesen yılların en önemli şahitlerinden biriydi Morrissey. 

Ve 10 Haziran 2006 Morrissey'in İstanbul'a geldiği ilk konser. Yanımda sevdiğim insanlar, başımda gençlik düşleri ve karşımızda Morrissey. Yanımızda bulunan bir grup ergenin sohbetine kulak kabartıyorum. Diyalog aynen şu şekilde "Mor ve Ötesi konserinden sonra sahneye Morrissey diye bir adam çıkıyormuş..." Oysa ki o Morrissey diye bir adam! için sahnenin en önünde onun bütün konserlerini takip eden sadık bir hayran kitlesi bekliyor. Sonra sahneye Morrissey çıkıyor. "Tren öpsün sizi Zeki Müren" benzeri bir diyalog eşliğinde Morrissey'in Zeki Müren hayranlığına şahit oluyoruz. Bağrışlar, çağrışlar eşliğinde Morrissey'in terli gömlekleri havada uçuyor. Morrissey'in gömlekleri fırlattığı yerde bir kargaşa. Sanki bir grup aslanın bir ceylanı parçaladığı sahne canlandırılıyor. O gömleğe sahip olan artık dünyanın en mutlu insanı. Konserin sonuna doğru tüm umutlarımız "There is a light and it never goes out" şarkısını duymak için. Ama olmuyor. Morrissey, The Smiths günlerini unutmak istercesine bu şarkıyı çalmıyor. Oysa bu konsere öyle görkemli bir final ne çok yakışırdı. Her şeye rağmen o gece çok mutluyduk.  Bilge Karasu'nun kedileri, Tezer Özlü'nün ızdırapları, Pavese'nın acıları ve Morrissey'in şarkıları arasında sessizce yabancılaşmaya devam ettik. Ama dünyanın bir gün daha güzel olacağı umudunu yitirmeden...


9.10.2014

Morrissey'e Kanser Teşhisi Kondu


Müzik efsanesi Morrissey son dönemde yaşadığı sağlık problemleri yüzünden sık sık hastaneye kaldırılmıştı. Sanatçı yapılan kontrollerde vücudunun çeşitli yerlerinde kanser tümörlerine rastlandığını söyledi. 55 yaşındaki Morrissey ölümden korkmadığını ve bunun herkesin başına gelebileceği gerçeğini kabullendiğini söyleyerek ekledi: " Eğer öleceğim varsa ölürüm. Ölmeyeceksem de ölmem”. Bir müzik ozanı olan sanatçı için en kısa zamanda eski sağlığına kavuşması temennisini diliyoruz. Çünkü bu dünyanın Morrissey'e ihtiyacı var.

Morrissey - First Of The Gang To Die

26.09.2014

Morrissey Online Mağaza Açıldı


Morrissey, The Smiths günleri, muhalif tarzı, lafını esirgemeyen duruşu, veganlığı, hayvan haklarına karşı takındığı tutumuyla bir müzik efsanesi. Morrissey'in değişik ürünlerinin satıldığı online bir mağaza bugün açıldı. Çok farklı ürünlerin bulunduğu mağazada en dikkat çeken ürünlerden bir tanesi, üzerinde “Be Kind To Animals or I’ll Kill You” yazan tişörtler. Özetle bu tişörtler "Et yemeyin, yiyorsanız da benden uzak Allah'a yakın olun" diyor.





The Smiths - Meat Is Murder

2.08.2014

Balık Baykuşu


Türkiye'nin en gizemli ve nadir hayvanlarından biri olan Balık Baykuşu sayısının, tüm Avrupa kıtasında on civarında olduğu tahmin ediyor ve hepsi Toroslarda yaşıyor. Bu hayvan o kadar nadir bir tür ki, yaşadığı yerler 1990'lı yıllara kadar asla bilinmedi. O yıllarda bir tane görüntülenen hayvan 2004 yılına kadar tekrar görülmedi. Hatta artık nesli tükendi denilmeye başlandı. 2004 yılında Osman Yöntem adlı bir doğa uzmanı tarafından tekrar fotoğraflandı. Sonra yine kayboldu. 2009 yılında yine görüntülenen bu nadir baykuşun artık tek düşmanı var. O da insan. Akdeniz'de yapılması planlanan HES'ler nedeniyle yaşam alanı ve besin kaynakları yok olacak. Özellikle Alakır Vadisi başta olmak üzere tatlı su kenarlarında yaşayan bu hayvanın besin kaynakları balık, tatlı su yengeci ve kurbağalar.

Ne diyorduk; İnsan kendinden başka kimseye yaşam imkanı sunmayan dünyanın en vahşi varlığı...

Uzmanlar balık baykuşunu korumanın aslında Torosları korumak olduğunu söylüyorlar. 

"Haberin tamamı Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanmıştır" 

Morrissey - Earth Is The Loneliest Planet

14.07.2014

Meslek şarkıları


Bugün şarkılar kuşağında meslek başlığı altında şarkılara göz atıyoruz. Siz 'Tamirci Çırağı' diyin, ben 'Çöpçüler'. İşte bazı meslek şarkıları:

- Erkin Koray "Çöpcüler"
- Prinzhorn Dance School "Worker"
- Bryan Ferry "All Night Operator"
- Selda "Yaz Gazeteci"
- Ahmet Kaya "Tezgahtar Nebahat"
- Cem Karaca & Dervişan "Tamirci Çırağı"
- Divine Comedy "Bad Ambassador"
- Tom Waits "The Barber Shop"
- Elvis Costello "The Comedians"
- Ajda Pekkan "Çapkın Satıcı"
- Bulutsuzluk Özlemi "Kaportacı"
- Suede "Filmstar"
- Deus "The Architect"
- Alpay "Gemiciler"
- Özdemir Erdoğan "Keman Öğretmeni"
- Jay Jay Johanson "Teachers"
- Just Jack "Doctor Doctor"
- Swans "Butcher"
- Simply Red "Night Nurse"
- The Housemartins "Me and The Farmer"
- Müzeyyen Senar "Ormancı"
- Money M "Painter Man"
- Cake "Opera Singer"
- Goldfrapp "Clowns"
- Arabesque "Midnight Dancer"
- O Children "Dead Disco Dancer"
- Parka "Disco Dancer"
- Spoon "Idiot Driver"
- The Clash "Police And Thieves"
- The Shins "Girl Sailor"
- The Gadsdens "Sailor Song"
- Stereophonics "Mr Writer"
- The American Analog Set "The Postman"
- The Waterboys "Fisherman's Blues"
- Morrissey "Journalists Who Lie"
 
Morrissey - Journalists Who Lie

8.04.2014

Morrissey’s 13 Favorite Songs Of All Time


Üstad Morrissey tüm zamanların en çok sevdiği 13 parçasını açıklamış. Gönül okşayan liste şu şekilde.

13- Mr Bloe – “Groovin With Mr Bloe” (1970)
12- Roxy Music – “Do The Strand” (1978)
11- The Supremes – “I’m Livin’ In Shame” (1968)
10- Paul Jones – “I’ve Been A Bad, Bad Boy” (1967)
09- The Crystals – “All Grown Up” (1962)
08- Shocking Blue – “Mighty Joe” (1970)
07- Al Martino – “Granada” (1961)
06- Buffy Sainte-Marie – “Soldier Blue” (1971)
05- The Tams – “Be Young, Be Foolish, Be Happy” (1968)
04- Bob & Marcia – “Young, Gifted and Black” (1970)
03- The Sundown Playboys – “Saturday Nite Special” (1972)
02- Sparks -“This Town Ain’t Big Enough For Both of Us” (1974)
01- New York Dolls – “Jet Boy” (1973)

Roxy Music - Do The Strand

30.03.2014

Bir Pazar sabahı


Albert Camus Pazar günü için "Çalışan yoksul bir adam için pazar gününün ne demek olduğunu bilirim. Özellikle de pazar akşamlarının ne demek olduğunu bilirim ve bildiğime bir anlam ve biçim verebilseydim, yoksul bir pazar gününden bir insanlık anıtı yapabilirdim" der.

Pazar, çoğu zaman huzurdur... Çay ve taze ekmektir... Uzun süren yatak keyfidir... Sarılmaktır. Zamanın yavaş aktığı an'dır. Kitap okumaktır. Köprüden son çıkıştır. Samimi olmak gerekirse çocukluğumun Pazar'ları dışındaki Pazar'ları çok sevemedim. Morrissey'in dediği gibi;  Sanırsın her gün Pazar, Her gün sessiz ve her gün gri. Oysa bizim kuşağın çocukluğunun pazarları tek kanallı televizyonda Barış Manço ile başlardı. Elbette bir de  Hikmet Şimsek yönetiminde Pazar Konseri vardı. Ama Pazar demek bizim için sokak demekti. Kendimizi sokağa attığımız ve hava kararırken eve girdiğimiz hakiki çocukluğumuz. Bizimkiler dizisi, Parliament Sinema Kulübü ve elbette hiç sevmediğimiz o pazar banyosu.

Bugün Pazar. Cumartesiden sonra, pazartesiden hemen önce, arafta olmak misali grinin tam ortasında...Umarım bu pazar geleceğimiz için huzurlu bir pazar olur...

Erol Evgin - Çocuklar Çocuklarımız

8.01.2014

Morrissey "İstanbul" dedi


Geçtiğimiz günlerde internet üzerinden hayranları ile buluşan Morrissey, yeni albüm hazırlıklarına başladığını ve İstanbul isimli bir şarkısının bu albümde yer alacağını duyurdu. Morrissey ayrıca dünya üzerinde Roma'dan sonra en çok İstanbul'u sevdiğini söyledi.

Aktivist kişiliğiyle bilinen Morrissey aynı zamanda çok sıkı bir vejeteryan. Hayvan hakları savunucusu PETA’nın destekçilerinden Morrissey, fok avları yüzünden 2006 yılındaki turnesine Kanada’yı dahil etmemişti. Siz siz olun Morrissey konseri sırasında kebap falan yemeyin. Allah muhafaza ustanın çok büyük gazabına uğrarsınız.

Morrissey - You Have Killed Me

5.01.2014

Bir adam için pazar


Çalışan yoksul bir adam için pazar gününün ne demek olduğunu bilirim. Özellikle de pazar akşamlarının ne demek olduğunu bilirim ve bildiğime bir anlam ve biçim verebilseydim, yoksul bir pazar gününden bir insanlık anıtı yapabilirdim.

"Albert Camus"
 
Morrissey - Everyday is Like Sunday

13.12.2013

Adanalı Morrissey


Daha önce Morrissey'in Nobel Barış Ödülü töreninde sahne alacağını söylemiştik. Beklenen performans gerçekleşti. Morrissey, 'People Always Same Everywhere', 'Satellite of Love' ve 'Irish Blood, English Heart' olmak üzere üç tane şarkı söyledi. Elbette o gece en dikkat çeken noktalardan biri Morrissey'in giymiş olduğu şalvar modundaki pantolonuydu. Şahsen ben kendi adıma hiç beğenmedim. Ama yine de 'bizimle değilsin Morrissey' demiyoruz. Hep kalbimizdesin üstad... İşte o performans 


26.11.2013

Morrissey barış için söyleyecek


11 Aralık’ta Oslo’da düzenlenecek olan Nobel Barış Ödülü konserinin konukları arasında bu yıl Morrissey'de bulunuyor. Gecede yer alacak diğer isimlerden bazıları ise şu şekilde; Omar Souleyman, Jake Bug,  Mary J. Blige ve James Blunt. Gecede Morrissey'in hangi şarkılarını söyleyeceğini merakla bekliyoruz. Şimdi bağzı Morrissey fotoğraflarına bir göz atalım.















Morrissey - Let Me Kiss You

19.11.2013

Morrissey otobiyografisinde İstanbul'un taşı toprağı altın dedi


Görkemli kaybedenlerin sesi Morrissey geçtiğimiz günlerde yayınlanan kendi yaşam öyküsünü anlattığı "Autobiography" isimli kitabında İstanbul'a ve konsere dair izlenimlerini de paylaştı. Bu haber bazı yurdum gazetelerinde de yer aldı. Ama hale Morrissey ismini, Morrisey yazarak neyi amaçladıklarını ise anlayamadım.

Evet Morrissey bir grup insan için farklı bir yaşam biçiminin hayat bulmuş halidir. Dünya üzerinde hiç kimse kendini Morrissey kadar mutsuz, yalnız ve melankolik hissetmedi. Bir nesil Morrisey’le hayatı tekrar yorumladı ve karanlıktan aydınlığa çıktığımız anların çoğunda Morrissey bizzat yanı başımızdaydı.

Morrissey benim de bizzat izlediğim ruhani bir ortamda, 2006 One Love Festivali' kapsamında İstanbul'da bir konser vermişti. Morrissey o anları kitabında şöyle anlatıyor: "Konserim için 12 bin kişi toplanmıştı. İstanbul’un gençler şarkılara bir kilise korosu edasında eşlik etti. O güne kadar böyle bir kalabalık olacağından haberim bile yoktu. Hepsi kollarını bir yardım dilenir gibi açmış bana uzanmaya çalışıyordu.  Neden kimse bana böyle bir şeyden bahsetmedi. O kadar güzeldi ki orada kalabilir miyim diye düşündüm? O an dünyanın en mutlu insanı bendim. Her şarkı başlar başlamaz eşlik eden çok zeki bir kitlem vardı ve her şarkıya girişte çalınacak şarkıdan memnun olanların çığlıkları ortamı sallıyordu. Ne kadar hızlı yeniden oraya gidebilirim?"

Ve yine bu kitapta Morrissey'in sevdiği şarkılar için bir liste hazırlandı. İşte o şarkılar:

Millie – My Boy Lollipop
Roy Orbison – It's Over
Manfred Mann – Pretty Flamingo
New Vaudeville Band – Peek A Boo
Four Tops – Bernadette
Paul Jones – I've Been A Bad Bad Boy
Francoise Hardy – All Over The World - English Version of "Dans Le Monde Entier"
The Righteous Brothers – You've Lost That Lovin' Feelin' - Single Version
Jimmy Jones – Good Timin'
Tony Orlando – Bless You
Marianne Faithfull – Come And Stay With Me
Love Affair – Rainbow Valley
The Foundations – Back On My Feet Again
Small Faces – Lazy Sunday
Sandie Shaw – You've Not Changed
Lulu – I'm a Tiger
Rita Pavone – Heart
Diana Ross & The Supremes – Reflections - Single Version
Diana Ross & The Supremes – I'm Livin' In Shame - Juke Box Single Version (Stereo)
Matt Monro – We're Gonna Change The World - 2010 Digital Remaster
Shirley Bassey – Let Me Sing and I'm Happy
Paper Dolls – Something Here In My Heart
David Bowie – Starman - 2002 Digital Remaster
Buffy Sainte-Marie – Soldier Blue
Buffy Sainte-Marie – Moratorium
The Pioneers – Let Your Yeah Be Yeah
Dave And Ansel Collins – Double Barrel
Bob & Marcia – Young, Gifted And Black
Springwater – I Will Return
Hurricane Smith – Don't Let It Die
Jo Jo Gunne – Run Run Run
The Elgins – Heaven Must Have Sent You
T. Rex – Jeepster
T. Rex – Metal Guru
T. Rex – Telegram Sam
Mr Bloe – Groovin' With Mr Bloe
Blue Mink – Melting Pot
Roxy Music – Virginia Plain
New York Dolls – Jet Boy
New York Dolls – Trash
Mott The Hoople – All The Young Dudes
Faron Young – It's Four In The Morning
Melanie Safka – I Don't Eat Animals
Iggy & The Stooges – Your Pretty Face Is Going To Hell - Iggy Pop Mix
Sex Pistols – Anarchy In The UK
Sparks – This Town Ain't Big Enough For The Both Of Us
New York Dolls – Frankenstein
New York Dolls – Personality Crisis
Nancy Sinatra – Happy
Dionne Warwick – Loneliness Remembers What Happiness Forget
Jobriath – Morning Star Ship
Pony Club – Single
Ewan MacColl – Morrissey and the Russian Sailor
Kirsty MacColl – You Know It's You
Nancy Sinatra – Let Me Kiss You
Patti Smith Group – Because the Night
Brigitte Bardot – Bubble Gum
Herman's Hermits – East West 
David Bowie – Drive In Saturday - 1999 Digital Remaster
Ne diyelim ki; Moz biz de seni seviyoruz, yine gel, yine seni izleyelim. Hem umudu, hem hüznü aynı anda yine seninle yaşayalım.

Morrissey - Panic (Efes One Love Festival Istanbul)

24.08.2013

En çok kazanan DJ


Forbes dergisi geçen yılın en çok kazanan DJ'lerini açıkladı. Listenin bir numarasında David Guetta, Tiesto gibi isimleri sollayan Calvin Harris var. Kazandığı rakam ise dudak uçuklatıyor: 46 milyon dolar. Gerçek ismi Adam Richard Wiles, olan Calvin Harris 1984 doğumlu. Calvin Harris'in bir numaraya çıkmasında elbette son dönemde şöhret isimlere para için yaptığı remixler büyük rol oynadı diyebiliriz. Fakat İbiza havalarının aranan ismi apaçi David Guetta'yı ve gittikçe sıradanlaşan Tiesto'yu düşününce Calvin Harris ismi kulağa daha hoş geliyor. Özellikle Calvin Harris'in ilk iki albümünü hala çok severek dinlerim.


Laf aramızda şu meşhur İbiza havaları ile Ankara havaları arasında ben hiç fark görmüyorum. Sığ, yavan, tatsız ve tuzsuz. Zaten büyük üstad Morrissey yıllar öncesinde Panic şarkısında ne diyordu: 

Hang the DJ, Hang the DJ, Hang the DJ...

Calvin Harris - Stars Come Out

16.08.2013

Yedirmeyiz


John Lennon'u vurdunuz, Ian Curtis'i ölüme sürüklediniz, Smiths'i dağıttınız, Morrissey'i yedirmeyiz...



1.08.2013

Yarım kalmış bir hayat


- Kız tarafı mısınız? Erkek tarafı mı?

- Ben tarafsızım. Daha hiç kız ya da erkek tarafı olmadım. Yağmur nedeniyle sığınma amaçlı benimkisi, mülteciyim yani bir nevi.

- Ne güzel yağıyor ama değil mi?

- Zamansız yağmasa daha güzel olurdu tabii.

- Yaz yağmuru merak etmeyin, diner birazdan.

- Yağmur bile mevsiminde güzel... Sigara?

- Sağ olun, kullanmıyorum.

- Siz hangi taraf oluyorsunuz?

- Kız tarafıyım. Teyzemin kızı evleniyor.

- Allah mesut etsin.

- Amin... Siz evli misiniz?

- Değilim. Zaten evliliğe de pek inanmam.

- Neden?

- Evlilik dediğin bir nevi "Hadi birbirimizi yasal yollardan sevelim" deme şekli. Kiminle evlendiğin bile önemli değildir. Evlilikte önemli olan tek şey evlenmektir. Zamanla sen biraz onlaşırsın, o biraz senleşir. Artık iyice aynılaşıp da sıkılmaya başladığınızda biri daha gelir aranıza. Onu da kendinize benzetirsiniz. Büyüdükçe sizin gibi olur ve yeteri kadar büyüdüğü zaman o da bir başkasıyla aynılaşmaya başlar. Aynılık bulaşıcıdır. Aynı zamanda tehlikelidir de. Çünkü farklı olanı dışlamaya başlarsın. Ondan korkarsın. Korktuğun için itelersin, ötelersin, dışarıda bırakırsın...

"Burak Aksak, OT Dergi, Ağustos Sayısı"

Morrissey - Sing Your Life
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...