Happy Mondays etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Happy Mondays etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.01.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Ne diyordu Pessoa 'Huzursuzluğun Kitabı'nda; "Ömrüm boyunca, hayatımı ezen koşulların bazılarından kurtulmak istedim, buna karşılık kendimi benzer başka koşullar tarafından kuşatılmış olarak bulduğum çok oldu, olayların belirsiz örgüsünde bana karşı kesin bir düşmanlık vardı, desem yeri var."

Günlerden yeni bir Pazartesi. 5 şarkılık listemiz için bugün 90'lı yıllara adım atıyor ve 1990 yılında çıkmış olan albümlerden seçtiğim beş şarkıya yer veriyorum..

Sevgiyle, aşkla ve müzikle... Hepinize Mutlu Pazartesiler...

The La's - There She Goes

1990'ların en iyi pop şarkıları listesi yapılacak olursa, The La's grubunun aynı ismi taşıyan albümlerinde yer alan "There She Goes" şarkısı mutlaka yer almalıdır. Bu şarkının bir kıza yazılmış bir aşk şarkısı mı, yoksa üstü kapalı bir uyuşturucu övgüsü mü olduğu yıllarca tartışıldı. Grubun bu albümü çıkarması tam dört yıl sürdü. Solist ve şarkı sözü yazarı Lee Mavers hırçın, kavgacı ve mükemmeliyetçi bir adamdı. Zaten bu albüm onların ilk ve son albümleri oldu. Hatta yıllar sonra Lee Mavers'a bu albüm hakkında görüşleri sorulduğunda 'nefret ettiğim, boktan bir çalışma oldu' demişti. 




Depeche Mode "Enjoy The Silence

Mart 1990'da Depeche Mode 'Violator' isimli yeni bir albüm çıkardı ve Los Angeles'taki Wherehouse Records müzik marketinde düşük katılımlı olacağı tahmin edilen imza gününe tam 30.000 hayran geldi ve bunların 5'i hastanelik oldu. O albümde yer alan 'Enjoy The Silence' grubun en büyük uluslararası hiti oldu. Fazla söz gerek yok sanırım.



Happy Mondays - Kinky Afro

Happy Mondays'in 1990 tarihli 'Pills N'Thrills And Bellyaches' albümü İngiltere listelerine 1 numaradan giriş yaptı. Albümün ismi grubun gece hayatı ve uyuşturucu temalı yaşamlarına bir gönderme yapıyordu. Peki albümde neler vardı.  Özetle; kirli endüstriyel funk ritimleri, latin, caz ve hip hop etkileri ile modern hayat, uyuşturucu, seks, şiddet, sokaklar ve serseriler hakkında Shaun Ryder'ın çarpık sesinden şarkılar. Zaten kafası hep iyi olan Happy Mondays'in çılgın elemanı Bez ne diyordu; "Başarımızı ecstasy'ye borçluyuz, birdenbire herkese anlamlı gelmeye başladık." Kaybolmuş yılların, kayıp çocukları Happy Mondays. Listemizde yer alan Kinky Afro şarkısında kendine acıyan kaçak babayla onu küçümseyen oğlu arasındaki konuşmaya yer verilir..



Sonic Youth - Dirty Boots

Sonic Youth denince hep aklıma 31 Mayıs 2005'de iptal edilen Sonic Youth Ankara konseri gelir. Sen biletini al, bir gün önce İstanbul'da sahneye çıkan grubu bekle ve sonra yeterli ilgi olmadı diye konseri iptal et. Hala çok kızgınım evet. Dünya gözüyle bu nimetten beni mahrum bırakanları gerekli yerlere havale ediyorum. Sonic Youth hakkında ne söylenebilir ki? 1981 yılında New York'ta bir araya gelen ekip, Velvet Underground'tan esinlenerek kendileri özgü bir müzikal yol belirlediler. Grubun 1990 yılında çıkan "Goo" albümü, büyük bir plak şirketinden çıkan ilk albümleri oldu. Fakat öyle deli gibi satmadı. Koyu Sonic Youth hayranları Daydream Nation albümünü hep bir adım önde tutsada Goo underground bir rock grubunun büyük bir plak şirketine geçip de ruhunu muhafaza etmesi açısından önemlidir. 




Ride - Vapour Trail


Doksanlı yılları güzel yapan shoe-gazing akımının öncülerinden rüya gibi bir isim Ride. Dört genç Oxfordshire'lı 1990 yılında Nowhere'ı çıkardı. Aslında o yıl tam bir çıkarma yılı olmuştu. Nelson Mandela hapisten, Demir Leydi Thatcher da hükümetten çıkarılmıştı. Albüm yüksek oktanlı, çılgın gitarların ağladığı, birbirinden güzel destansı şarkılarla bezenmiş bir duygusallar cumhuriyeti gibiydi. Peki yıllarca tşörtleri süsleyen o muhteşem albüm kapağına ne demeli. Mavi- yeşil bir denizdeki, güzel olduğu kadar da tehlikeli görünen sert bir dalga. Şimdi sessizce dağılabiliriz..

16.06.2016

Martin Hannett


70'lerin sonunda, Joy Division kayıtlarındaki başarısından dolayı bir Manchester kahramanı haline gelen Martin Hannett 1948 Manchester doğumlu. Eczacılık eğitimi gördü, ama eğitimini uyuşturucu deneyleri dışında kullanmadı. Asıl takıntısı elektronikti. Gençliğinden itibaren tuhaf olduğunu düşündüğü sesleri kaydetmeye başladı. 60'ların sonunda Manchester'da amatör bir rock grubunda bas çalmaya başladı. Mahalli gruplara ses tesisatı kurarak geçimini sağlıyordu. 1976'da Buzzcocks ve John Cooper-Clarke'ın kayıtlarını yaptı. 70'lerin sonunda Tony Wilson tarafından kurulan Factory Record'un kadrolu prodüktörü oldu. Durutti Column, A Certain Radio, OMD gibi grupların yanısıra, Joy Division'ın "Unknown Pleasures" albümünün prodüktörlüğünü üstlendi. New wave ekolüne endüstriyel bir yaklaşım getirdi. Bu yüzden ona New wave'in Phil Spector'u lakabını taktılar.



Hannett klasik rock düzenlemelerine tuhaf makine gürültülerini ustalıkla entegre etmeyi başarıyordu. Özellikle Joy Division'ın ikinci plağı "Closer"ın arka yüzünde kullandığı efektler çok ilham vericiydi. Yine o dönemde U2, Psychedelic Furs gibi grupların ilk 45'lik kayıtlarında onun imzası vardı. Ian Curtis'in intiharından sonra, New Order'ın ilk 45'liği "Ceremony"de yine onun parmağı vardı. Daha sonra Tony Wilson'la arası bozulunca 80'lerin büyük bir kısmını uyuşturucu bağımlısı olarak geçirdi. Tony Wilson'la tekrar barışınca, Happy Mondays, Stone Roses gibi efsane isimlerle çalışmaya devam etti. Son olarak 1990'da The High isimli bir grubun kayıtlarıyla meşgul oldu. 1991 Nisan'ında bir akciğer enfeksiyonu sonucu 43 yaşında hayatını kaybetti. Çalıştığı gruplarla yaptığı kayıtların bir derlemesi niteliğindeki "Hannett" albümü 1992'de yayınlandı. 24 Hour Party People filminin önemli karakterlerinden biri olarak dikkat çekti. Bu filmde onu Andy Serkis canlandırdı.

25.06.2015

Bir Müzik İkonu: Bez


Happy Mondays solisti Shaun Ryder This is Madchester diyerek müzik tarihine yeni bir sayfa eklerken, grubun küçük ritm aletleri çalan, dans eden elemanı Bez, Manchester sound'un, rave kültürünün, ecstasy alemlerinin bir figürü oldu. Bu dönemin Metin-Ali-Feyyaz misali hücum yönünden ofansif oynayan üç grubu olan Stone Roses bu akımın müzikal kalitesini, Happy Mondays sokak ağzını, Inspiral Carpets ise özgünlüğünü temsil ediyordu.


Gerçek adı Mark Berry olan Bez 1964 doğumlu. Aslında temiz bir aile çocuğu. Babası sokak çetelerine savaş açmış bir polis müfettişi. Kendi çocuğuna laf geçiremeyen baba, çareyi onu 16 yaşında evden kovmakta bulmuş. Çevresindeki herkes Bez'in 30 yaşını göremeden mefta olacağını düşünüyor. Kapkaç, torbacılık, hırsızlık ne ararsan var elamanda. Kaderin cilvesi bir gün Bez kendini yeni kurulmuş Happy Mondays konserinde buluyor. Dayanamıyor çıkıyor sahneye ve dans etmeye başlıyor. Yaptığı dans grubun solisti Shaun Ryder'ın o kadar hoşuna gidiyor ki, kadroya dahil oluyor. Hatta grubun ikinci single'ı 'Freak Dancin' ondan ilham alınarak yazılıyor. Happy Mondays'in ardından Shaun Ryder'la kurdukları Black Grape ile müzik hayatına devam ediyor. 2005 yılında 'Ünlüler Çiftliği' isimli yarışmada birinci olarak tekrar ünlü oluyor.

12.09.2014

Primal Scream gitaristi Robert 'Throb' Young hayatını kaybetti


Kendine özgü müzik kimyasıyla özellikle doksanlı yıllarda fırtına gibi esen Primal Scream grubunun gitaristi Robert 'Throb' Young 49 yaşında hayatını kaybetti. 2006 yılına kadar grupla çalışan Robert Young grubun efsane kabul edilen Screamadelica, Vanishing Point, and XTRMNTR albümlerinde çorbada tuzu olan isimlerden biriydi. Yaşadığı kişisel sorunlar nedeniyle 2006 yılında gruptan ayrılmak zorunda kalan Young'ın ölüm nedeni hakkında net bir açıklama yapılmadı.

Primal Scream, seksenlerin sonunda Stone Roses, Happy Mondays gibi isimlerle ivme kazanan rock ve dans müziği kırması soundun son temsilcilerinden biriydi. Zaten efsanevi Stone Roses basçısı Gary "Mani" Mounfield 96'da gruba katılmıştı. Özellikle grubun 91 tarihli "Screamadelica" albümü rocker'lar için dans müziğinin temel taşı oldu. Primal Scream yıllar içinde elektronika'nın trip-hop ve house gibi alt türlerini ve rock mazilerini de unutmadan kendilerine özgü müzik kimyalarıyla yoluna devam etti.

Primal Scream - Movin' on Up

8.08.2014

24 Hour Party People


Berlinli fotoğraf sanatçısı Philipp Busch, şehrin parti kültürünü gözlemleyerek "Fertig" isimli bir çalışma hazırladı. Dünyanın en ünlü tekno klübü Berghain’in kapısında, uzun partilerden çıkan insanların o an fotoğraf karelerine yansıyan portreleri...









Happy Mondays - 24 Hour Party People

24.11.2013

Sevişme kadar havalı: Inspiral Carpets



80'li yılların sonlarına doğru ada çoğrafyasının gri sokaklarıyla ünlü Manchester kenti bir çok heyecan verici gruba kucak açarak Manchester Sound ismi verilen bir müzik akımının ev sahipliğini yapmıştı. Bu dönemin Metin-Ali-Feyyaz misali hücum yönünden ofansif oynayan 3 grubu olan Stone Roses bu akımın müzikal kalitesini, Happy Mondays sokak ağzını, Inspiral Carpets ise özgünlüğünü temsil ediyordu. 

Grubun orjinal ilk dönem kadrosu Oldham'da eski okul arkadaşı olan Graham Lambert (gitar) ve Stephen Holt (vokal) tarafından kurulmuştur. Bu ikiliye davulcu Craig Gill, basçı David Stiff ve The Door tarzı org kullanımıyla dikkat çeken Clint Boon katılmıştır. Bu sancılı kuruluş ve ilk albüm döneminde Holt ve Swift gruptan ayrılmış, yerlerine Tom Hingley ve Martin Walsh geçmişlerdir. 90'lı yılların İngiliz müziğinin en önemli gruplarından biri olan Oasis dolayısıyla Gallagher biraderlerden Noel Inspiral Carpets grubunda gitar teknisyeni olarak çalışmış ve onlarla birlikte dünyayı dolaşmıştır. 


Inspiral Carpets meşhur inek logoları ve "Sevişme Kadar Havalı" sözünün yazılı olduğu tşörtleri o dönem için unutulmayanlar arasındaydı. Hatta o dönemde bu tşörtlerden birini giyen grubun hayranlarından bir kişi toplumun huzurunu bozduğu gerekçesiyle tutuklanmıştır. Mevsimin dengesinin bozulduğu bu günlerde bu çok bulutlu Manchester dönemini tekrar hatırlamak için This is How It Feels, Move ve Dragging Me Down parçalarını tekrar dinleyip yok be kardeşim eskisi kadar güzel şeyler yapılmıyor artık diyerek iç geçirebiliriz. Inspiral Carpets sevişme kadar havalı...

Ispiral Carpets - Dragging Me Down



19.10.2013

HappyBlueMondays için


Happy Mondays solisti Shaun Ryder This is Madchester diyerek müzik tarihine yeni bir sayfa eklerken, acaba Turgut Uyar'ın Yenilmenin tohumunu taşır her pazartesi sözünden haberi var mıydı? Ve hayatın belli bir kısmını kapsayan mutsuz pazartesi günleri buhranlı bir Ankara sabahında aynı bankta hayata aynı yerden bakarken bardağımdaki çay kadar hayatı ısıtmaya yetecek mi? Yoksa hayatın yan etkisinin yanında son kullanma tarihi geçmiş bir Xanax kadar ucuz mu kalacak? diyerek yolculuğa başlamıştım. Aradan yıllar geçti. HappyBlueMondays olarak okuyucularım ile çok güzel bir bağ kurduk. Hüzünlendik, sevdik, sevildik, güldük ağladık, içinden şarkılar geçen şarkılara eşlik ettik, hayat denen bu tuhaf mucizenin peşine takıldık. İyi müziğin gökyüzünü aşarak kalplere girdiğine şahit olduk. Kadınlara, erkeklere ve aşklara dair hikayeler anlattık. 

Evet HappyBlueMondays Türkiye'nin blog oskarları sayılan Bumerang Ödüllerinde "En Tarz Blog" kategorisinde yarışıyor. Siz de HappyBlueMondays için oy verebilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey sağ üst köşede verilen linki tıklamanız ve cep telefonunuza gelen kodu girerek oy vermeniz. Tamamen ücretsiz. Bilenler bilmeyenlere anlatsın diyerek oylarınızı bekliyorum. Haydi şimdi oy verme zamanı....

 
New Order - Blue Mondays

Happy Mondays - 24 Hour Party People

1.07.2013

Factory Records


Manchester müzik haritasında önemli bir rol oynayan Factory Records bir nevi Malcolm Mclaren rolüne soyunmuş dahi karakter Tony Wilson ve Alan Erasmus önderliğinde 1978 yılında Mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? diyerek yola koyuldu. Öykü basit post-punk'ın karanlık köşelerinden yola çıkıp, gittikçe önem kazanan acid house etkili dans müziğine geçiş. Şirketin felsefesi şu cümlelerle özetleniyor aslında. Our artist own all the music and we own nothing. Daha az cümle daha fazla müzik diyerek sizi o dönemde Factory Record etiketiyle basılmış kayıtlarla başbaşa bırakıyorum.




The Space Monkeys - Sugar Cane



James - Hymn From A Village



Durutti Column - Madeleine



New Order - Ceremony (7'' Version)



Joy Division - Transmission



Stockholm Monsters - All at Once



A Certain Ratio - Life's a Scream



Revenge - Jesus ... I Love You (7" Edit)



Electronic - Getting Away With It (Full Length Version)



Section 25 - Girls Don't Count



Crawling Chaos - Sex Machine



Happy Mondays - Kinky Afro (Radio Mix)

19.09.2012

Walk in Silence


Bir umutsuzluk son haddine geldiğinde, kendinizi öldürebilirsiniz ya da ani bir yaşama arzusu uyandıran yazgısal bir sevinç kaplar her yanınızı. Ian Curtis hakkını ilk tercihten yana kullandı. Sırtında "Nefret" yazan bir ceketle meydan okudu tüm Mancherster sokaklarına. İlk defa ne zaman tüm kalbinle gülümsedin ya da umudun doğmaya başladığı bir gün doğumunu en son ne zaman izledin. Ian bütün bunlara dayanamadı ve kendini astı. Kimler neler söylemiş onun ölümünden sonra bir kulak verelim.

Shaun Ryder (Happy Mondays)

Pips, 70'lerin en sıkı kulübüydü. Hasta olduğumuz kızların hepsi orada olurdu. Biz r&b odasında takılırdık. Kızlar orada takılırdı çünkü. Ama yan taraftan "Transmission" çalmaya başladığında, tüm erkekler, Joy Division seyretmeye akın ederdik. Uzun yağmurlukları bir kenara bırak, Joy Division tamamen farklı, karanlık bir şeydi hepimiz için. Bizden biri gibi görünen tek gruptu. Ian Curtis'le hiç tanışmadım. Okuldan sonra telgrafçı olarak çalışmaya başladım. Bir gün işyerindeki amirim "Dostun ölmüş, hani sevdiğin grup var ya, Joy Division. Ian Curtis ölmüş" dedi. Camdan dışarıya bir çöp tenekesi fırlatmak geldi içimden. Sanki futbol takımım maç kaybetmişti. Evet ben Beatles, Stones ve punk'la büyüdüm, ama elimize müzik aleti almamızı sağlayan grup Joy Division'dır.



Kurt Cobain

Joy Division'dan uzak durdum, çünkü onların birkaç şarkısını dinlemiş ve onlara kapılabileceğimi anlamıştım. Gruba dair duyduğum hikayeler de gösteriyordu ki, her şey bir yana, onlar bir yana olacaktı. Nirvana'nın içinde o gotik havanın olduğunu hissettim hep.

Moby

Zengin bir kasabada fakir büyüdüm. Herkes uzun boylu ve sağlıklıydı. Tek kaçışım kitaplar, müzik ve mükemmel sesli şarkıcılardı. Hayatımın en önemli anlarından biri, New Order elemanlarına benimle "New Dawn Fades" şarkısını çalmak isteyip istemediklerini sormamdır. ("24 Hour Party People" filmi için) Barney ve Peter'a nasıl çalacaklarını öğretmek zorunda kaldım. Peter bu şarkıyı en son Ian hayattayken çaldıklarını söyledi. 16 yaşımdayken bana Ian Curtis'in yerini dört dakikalığına alacağımı söyleselerdi, hayatta inanmazdım. Lower East Side'da bir bara giderseniz, Joy Division duyma ihtimaliniz yüksektir. 90'lar Amerikası müzik açısından çoraktı. Interpol, The Killers, TV On The Radio'nun 90'ları tamamen pas geçmiş olmaları süpriz değil. Williamsburg'ta yaşayan 22 yaşındaki biri için Limp Bizkit mi, yoksa Joy Division mı daha ilhan vericidir? Seçim bariz bence!

Joy Division - Dead Souls

Moby - New Dawn Fades
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...