Herşey 1964 yılında Yugoslavya'da düzenlenen Balkan Melodileri Festivali ile başladı. Türkiye adına yarışan Erol Büyükburç, Tanju Okan ve Tülay German'dan oluşan ekip, milli orkestra eşliğinde türkülerimizi batı enstrümanlarıyla yorumlayarak birincilik kazandılar. Festivalde Tülay German'ın söylediği Burçak Tarlası'nın büyük beğeni kazanması üzerine plak olarak basıldı ve çok iyi satış rakamlarına ulaştı. Bu süreç bizim topraklara ait yeni bir müzik türünün doğuşuna neden oldu. Yerli melodilerin batı enstrümanlarıyla yorumlanan bu türün isim babası ile Moğollar oldu. "Anadolu Pop"
Moğollar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Moğollar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3.05.2017
23.10.2016
Moğollar - Anadolu Pop
Bugün tozlanmayan albümler köşesinde 70'li yıllara uzanıyoruz. Ülkemizin önemli seslerinden biri olan Moğollar'ın Fransa'da La Guilde Internationale Du Disquez isimli firma için yaptıkları Anadolu Pop albümü, 1971 yılında Academie Charles Cros "Grand Prix Du Disque" yani "Büyük Plak Ödülü"ni kazanmıştı.
Charles Cros Akademi'si her sene çeşitli müzik dallarında senenin en iyi albümlerini seçerdi. Yani bir anlamda bir çeşit müzik oskarları. 1969'da Pink Floyd "Ummagumma" albümü ile, 1970'de Jimi Hendrix Electric Ladyland" albümü ile bu ödülü kazanmışlardı.
Albüm Paris'te onaltı kanallı bir stüdyada bir haftada doldurulmuştu. Moğollar'ın 1967'den beri yaptıkları çalışmaların bir yansıması olan albümde, Türk Halk Müziği çalgıları Jazz, Blues, Klasik ve Rock müziği temaları muhteşem bir kimya ile bir araya gelmiştir. Albümün birinci yüzünde normal Anadolu Pop denemeleri, ikinci yüzünde Moğolların'ın bir Anadolu gezisinde dolaştıkları yerlerden esinlenerek yaptıkları parçalar yer alıyor.
Etiketler:
Anadolu Pop,
Grand Prix Du Disque,
Moğollar,
Plak
22.06.2016
Garip Çoban
Bundan yaklaşık 10 yıl önce 2007 yılında Sony, Playstation 3 oyun konsolunun tanıtımı için reklam kampanyasında müzik olarak 1970'te Moğollar tarafından seslendirilen "Garip Çoban" adlı parçayı seçmişti. Parçanın bestesi Moğollar'ın kurucu kadrosunda yer alıp, daha sonra yollarını ayıran Murat Ses'e aitti. Murat Ses, yabancı eleştirmenlar tarafından etnik-elektronik müzik piyasasının önde gelen isimlerinden biri olarak gösteriliyor. Şarkının sözleri ise Aziz Ahmet'e ait. Aziz Ahmet, Moğollar'dan önce Silüetler'in vokalistliğini yapıyordu. Aziz Ahmet, 1970'te Moğollar'dan ayrıldıktan sonra Üç Hürel'le birlikte çalışmalar yapmıştı.
Etiketler:
Aziz Ahmet,
Garip Çoban,
Moğollar,
Murat Ses,
Sony
13.06.2016
5 PAZARTESİ ŞARKISI
Bugün günlerden pazartesi ve 5 Pazartesi şarkımızı memleket sınırları içerisinden şeçiyoruz. Eskilerden psychedelic, rock, funk sularında yüzen beş güzel şarkı. Keşke ne kadar güzel bir ülkede yaşadığımızın farkına varıp, insan gibi yaşamayı becerebilsek. Aslında formül çok basit; Önce kendimizi sonra da diğer insanları sevmeyi öğrenmek. "Sevgi neydi, sevgi EMEK'ti" Sevmek, bir
insanı sevmekle başlar herşey...
Mutlu Pazartesiler...
Mutlu Pazartesiler...
Gülden Karaböcek - Oy Dünya
Moğollar - Çığrık
Edip Akbayram - Darıldım Darıldım
Cem Karaca & Moğollar - Üzüm Kaldı
Ağrı Dağı Efsanesi - Deli Gönül Neylersin
8.02.2016
5 PAZARTESİ ŞARKISI
Bugün tarih 8 Şubat ve günlerden yine bir pazartesi. Bugün beş şarkılık listemizin tek konuğu 12 yıl önce bugün, 8 Şubat 2004'de kaybettiğimiz büyük usta Cem Karaca. Ne şanslıyım ki onu 2001 tarihinin 23 Mayıs'ında Hacettepe bahar şenliklerinde izleme fırsatına sahip olmuştum. Sahneye çıktı ve o gürbüz sesiyle "Merhaba gençler ve her zaman genç kalanlar" diyerek o meşhur selamını çaktı.
Cem Karaca, kendi tabiriyle bir kızı tavlamak için müziğe başlamıştır. Elvis dinleyip, batı müziğine hayran biri olarak start verdiği müzikal yaşamı, askerde bir nöbet sırasında dinlediği türkü ile farklı bir kulvara yöneldi. 22 yaşında, Apaşlar grubuyla ilk plağını yaptı. Ardından "Resimdeki Gözyaşları", "Namus Belası", "Tamirci Çırağı" ve nice güzel şarkı. 1979 yılı hayatının dönüm noktlarından biri oldu. 1 Mayıs yürüyüşünde söylediği Engels'in "Dünyanın bütün işçileri birleşin" sloganının faturası ağır oldu. Darbe döneminde 200 yıl hapis cezasıyla yargılandı, mallarına el konuldu ve Türk vatandaşlığından çıkarıldı. Özal döneminde yasağı kalkarak yurduna geri döndü. Kendine dönek diyenlere inat müzikal yaşamına devam etti. Fırtınalı yaşamı 8 Şubat 2004'de geçirdiği bir kalp kriziyle sona erdi.
Cem Karaca ve Moğollar yepyeni bir albümle karşımızdalar. Evet yanlış duymadınız 43 yıl tozlu raflarda bekleyen yeni bir albümle. Albümün ortaya çıkmasında İzzet Öz'ün büyük bir emeği var. Albümün hikayesi şöyle; Yıl 1973, Cem Karaca Kardaşlar grubunun solistliğini bırakarak, Moğollar ile çalışmaya başlamış. 31 Ocak'ta Ankara Güneypark Gazinosu'nda sahneye çıkıyorlar (Ah nerede o eski gazino kültürü). Sunucu ise bu albüme hayat veren İzzet Öz. Gitar ve divan curası ile Cahit Berkay, basgitarı ile Taner Öngür ve
davuluyla Ayzer Danga yerlerini aldılar… Ve Cem Karaca o muhteşem
sesiyle “Merhaba gençler ve her zaman genç kalanlar, huzurunuzda biz Cem
Karaca-Moğollar” deyince inanılmaz bir alkış tufanı. O gece bu konseri izleme şansını bulmuş, bir grup şanslı azınlık müzikal bir ziyafete şahitlik yapıyor.
Konser sonrası bütün ekip Monaco Oteli'nin lobisinde oturmuş, derin bir sohbete dalmış. O sırada İzzet Öz, "Arkadaşlar bu konseri ölümsüzleştirmemiz lazım" diyor. Taner Öngör, "O zaman hemen stüdyoya girip aynen böyle çalalım" diyor. Cem Karaca sadece çalmak yetmez diyerek, şarkı aralarında konuşma fikrini ortaya atıyor. Bu heyecanla hemen çalışmalar başlıyor. Şarkı listesi belirleniyor, Cem Karaca konuşmaları hazırlıyor. 2 Şubat'ta sadece bir saatlik sürede, bu şahane albüm en doğaçlama şekliyle kaydediliyor. İşte 2.2.1973 isimli o albüm 2016 yılının 2 Şubat tarihinde yayınlandı. Hatta 1000 adet basılan plak formatı çoğu müzik markette tükenmiş vaziyette.
Kapanışı Cahit Berkay'ın vermiş olduğu bir röportajda anlattığı bir anı ile noktalayalım. "Bir akşam Kırklareli'nden konserden dönüyoruz. Otobüse bindik, bir gümrük polisi 'Cem Bey bizim için de bir şarkı yapsanız' dedi. Cem, hemen 'O işlere Ersen (Ersen Ve Dadaşlar) bakıyor' diyerek cevabı yapıştırdı.
Şimdi biz susalım ve sadece şarkılar konuşsun. Mutlu Pazartesiler...
Obur Dünya
Namus Belası
Tamirci Çırağı
Resimdeki Gözyaşları
Nem Kaldı
BONUSLAR
Yoksulluk Kader Olamaz
Parka
Üzüm Kaldı
Etiketler:
5 PAZARTESİ ŞARKISI,
Anadolu Rock,
Cem Karaca,
Cem Karaca ve Moğollar,
Ersen,
İzzet Öz,
Moğollar
28.09.2014
Tanrıların Arabaları
70'li yıllarda dünyada yaşanan bilimkurgu sineması, edebiyatı bir şekilde müziğimize de yansımıştı. Moğolların 1974 yılında çıkardığı 45'lik Daniken'ın meşhur kitabı 'Tanrıların Arabası' ismini taşıyordu. Kırkbeşiğin A yüzünde, 'Tanrıların Arabaları', diğer yüzünde 'Bu Nasıl Dünya' şarkısı bulunuyordu.
Mogollar - Tanrilarin Arabalari (1974) paylaşan: nostalji
Etiketler:
Anadolu Rock,
Moğollar,
Tanrıların Arabaları
1.02.2012
Son Sardunya

"…ah ne kahraman ne cesur, ne güzel çocuklardık
her yeni günü ümitle nasıl kucaklardık
ah kaldırımlar biliyor, bi devir muhteşemdik
güz güneşinden hüzünlü, ilk yazdan şendik…"
Alpay - Seni Dileniyorumher yeni günü ümitle nasıl kucaklardık
ah kaldırımlar biliyor, bi devir muhteşemdik
güz güneşinden hüzünlü, ilk yazdan şendik…"
Geçtiğimiz akşam İranlı Asghar Farhadi'nin Berlin'de Altın Ayı alan Bir Ayrılık filmini tekrar izledim. 2011 yılının bence en güzel filminde kim dürüst, kim yalan söylüyor?, kim haklı, kim haksız? sorularına yine cevap aradım. Sınıflı toplum düzen eleştirisini canlı yayın havasında veren bu filmi mutlaka izleyin diyorum. Ayrıca en kısa zamanda bu film üzerine geniş bir yazı yazmayı düşünüyorum...
Ekşi Sözlükte çok güzel bir yorum yazılmış bu film hakkında. Bakın ne denmiş ;
"...Tahran, İstanbul, Londra, yada Tokyo adliye koridorları
İncil, Kuran, Tevrat ya da Avesta
Termeh, Marie, Ali ya da Lee
Herkesin farklı derinliğinde gizli vicdanın filmi..."
Bu günlerde en çok unuttuğumuz kavramlar vicdan ve merhamet. İnsan olmanın en temel erdemi. Hepimiz televizyonlarda veya gazetelerde görüyoruz; adam birisine çarpıyor, acaba son model arabama birşey oldumu diye inip bakıyor. Çarptığı insan ne halde umrunda değil. Biz ne zaman bu kadar kötü olmayı becerebildik. Oysaki her zaman ismimizin başında ne kadar çok sıfat olması ile övünen bir millet olduk. Biz dindar, muhafazakar, milliyetçi, laik, entel, dantel, sağcı veya solcuyuz. Sizce insan olmayı beceremedikten sonra bu kavramlar Belirtisiz İsim Tamlamaları olmaktan öte gidebiliyor mu?
Ekşi Sözlükte çok güzel bir yorum yazılmış bu film hakkında. Bakın ne denmiş ;
"...Tahran, İstanbul, Londra, yada Tokyo adliye koridorları
İncil, Kuran, Tevrat ya da Avesta
Termeh, Marie, Ali ya da Lee
Herkesin farklı derinliğinde gizli vicdanın filmi..."
Bu günlerde en çok unuttuğumuz kavramlar vicdan ve merhamet. İnsan olmanın en temel erdemi. Hepimiz televizyonlarda veya gazetelerde görüyoruz; adam birisine çarpıyor, acaba son model arabama birşey oldumu diye inip bakıyor. Çarptığı insan ne halde umrunda değil. Biz ne zaman bu kadar kötü olmayı becerebildik. Oysaki her zaman ismimizin başında ne kadar çok sıfat olması ile övünen bir millet olduk. Biz dindar, muhafazakar, milliyetçi, laik, entel, dantel, sağcı veya solcuyuz. Sizce insan olmayı beceremedikten sonra bu kavramlar Belirtisiz İsim Tamlamaları olmaktan öte gidebiliyor mu?
Moğollar - Dum-Tek
Kardaşlar - Çökertme
Ersen - Çakmağı Çak
Etiketler:
Alpay,
Bir Ayrılık,
Birazda Sinema,
Ersen,
Kardaşlar,
Moğollar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






