Bülent Ortaçgil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bülent Ortaçgil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24.04.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Müzikal açıdan çok zengin olan Türkiye coğrafyasında yıllar içerisinde birbirinden güzel albümler yayınlandı. Zaman zaman en iyi albümler listesi oluşturuldu. Son olarak müzisyenler, yorumculardan, eleştirmenler ve prodüktörlerden oluşan 100 kişilik bir jüri Türkiyenin en iyi 100 albümünü seçti. Bugün 5 şarkılık listemizin konusu, bu 100 albüm sıralamasında ilk beşe giren albümlerden seçtiğim şarkılar. Listenin tamamı için sizleri şöyle alalım.

Müziğin hiç susmaması umuduyla hepinize Mutlu Pazartesiler...

1- MFÖ - ELE GÜNE KARŞI YAPAYALNIZ



2- BÜLENT ORTAÇGİL - BENİMLE OYNAR MISIN?



3- SEZEN AKSU - SEN AĞLAMA



4- LEVENT YÜKSEL - MED CEZİR



5- SEZEN AKSU - GÜLÜMSE



BONUS: BARIŞ MANÇO & KURTALAN EKSPRES - YENİ BİR GÜN

1979 tarihli Barış Manço ve Kurtlan Ekspres ortaklığına dayanan bu muhteşem albüm kesinlikle ilk onda yer almayı hakediyordu.

22.06.2016

AŞK OLSUN


"Aşk" insanlık tarihinin en büyük varlık nedenlerinden biri. Kimi zaman bir yaşam kaynağı, kimi zaman bir yokoluş nedeni. Net bir cevabı olmayan çok bilinmeyenli bir denklem. Son kullanma tarihi göreceli olan garip bir duygu. O zaman müzik tarihinden bazı aşk şarkıları sizler için gelsin.

Jacques Brel “Ne Me Quitte Pas”

Sanırım dünya üzerinde aşkın ve ayrılığın bu kadar acı anlatıldığı çok az şarkı yazıldı. Evet bir Jacques Breal parçası olan “Ne me quitte pas” uçurumun dibini anlatan ender şarkılardan bir tanesi. Ve ellerinin gölgesi olayım/ Hatta köpeğinin gölgesi/ Yeter ki beni bırakma… Sözlere bak hizaya gel. Hikaye odur ki; Jacques Brel bu şarkıyı ilk defa Olympia konserinde okuduğu zaman kulisteki gazetecilerin, “bu nasıl güzel bir aşk şarkısıdır, hangi aşk yazdırdı bunu size?” sorusu üzerine, yüzlerine tükürerek “Ben aşkın bir insanı nasıl alçalttığını, küçülttüğünü anlatmaya çalıştım. Güzelliğini değil!” cevabını vermiştir.

Chris Isaak “Wicked Game”

“Aşk alçak bir oyun, gerçekten öyle” diyerek mesaj verme kaygısı olan sözleri barındıran Wicked Game aşkın karanlık tarafına odaklanıyor. Özellikle şarkıya Herb Ritts’in çektiği klipte model Helena Christensen rol almış ve klip o dönem için milyonlarca ergen erkeğin hayallerini süslemişti. İnsanın romantikleşme katsayısını yükselten bu parçanın haliyle birçok cover’ı yapılmıştı. En bilineni ise bir dönem Ankara gece hayatının da marşı olan HIM tarafından yapılan cover’ıydı. Ne diyelim “Güç” sizinle olsun.

Bülent Ortaçgil “Sensiz Olmaz”

Aşk bir dengesizlik işi/ Dengeye dönüşendir sevgi. Evet aşkın bir kimya ve denge işi olduğunu vurgulayan bir Bülent Ortaçgil klasiği. Özellikle bu şarkı karşısındakine elektrik veremeyen arkadaşlara gelsin.

Müslüm Gürses “Senden Vazgeçmem”

Arabeskin ağır abisinden ağır sözler eşliğinde bir hayat dersi. Müslüm Baba bir şey diyorsa mutlaka bir bildiği vardır. Dünya tersine dönse vazgeçmem/ Gökteki güneş sönse vazgeçmem/ Sensizlik inan ki ölümden beter/ Canımdan geçerim senden vazgeçmem. Off sözlere bak. Alo Muhittin Abi, eve gelirken bir 70’lik kap gel, başımızda bir büyük bulunsun.


Bob Marley “No Woman No Cry”

Türkiye’de tamamen yanlış anlaşılarak “bekarlık sultanlık” ekolünü başlatan şarkıdır. Bu yüzden benim gibi, bizim kuşaktan birçok erkek evde kaldı. Sahiden biri çıkıp “No Woman No Cry” ne demek açıklasın.

The Cure “Love Song”

Robert Smith aşık olduğunu kadına bu şarkıyı yazarak bir çok üniversiteli gencin hayatını kurtardığının farkında mıdır acaba? Karışık CD’de mutlaka yer almalı, es geçmeyelim. Yüzde yüz “Mutlu Son” garantili.

The Doors “Love Me Two Times”

Bir kere yetmez iki kere sev beni diyenlerin şarkısı. Aklınızda bulunsun bir kereden bir şeycik olmaz ama iki kereden maraz doğar. Bu şarkıyı “bir sevgili yetmez iki olsun” mantığıyla anlayan yurdum insanı da az değildir. Her limanda bir sevgilim olsun misali. Adama derler birader sen Ali Kaptan’mısın. Ah Ali Kaptan “böyle açaydım kollarımı, sana gitme diyeydim.”

Elvis Costello “I Want You”

Fazla laf oyunu yapmadan direk konuyu giren bir şarkı. Hızlı yaşamayı seven James Dean ruhlu arkadaşların şarkısı. Tuhaftır ülkemizde en çok sevilen Costello şarkısı. Adam sırf bu yüzden Türkiye konseri için repertuarına bu şarkıyı almıştı. Şarkıdan ilhamla çekilen Winterbottom filmi bir dönem normal sinemalar yerine erotik film oynatan sinemalarda gösterilmişti.

Fikret Kızılok “Gönül”

Fazla söze gerek yok anlatılan net ve açık. Böylesi sevdiğin için / Bir kördüğüm oldu için/ Ağlıyorsun için için Gönül…Özellikle romantik bünyeler tarafindan tok karna tüketilmesi tavsiye edilir.

Müzeyyen Senar “Geçti Sevdalarla Ömrüm”

Türk Sanat Müziğine malolmuş bir isimden kalpleri delip geçen hüseyni makamı bir şarkı. Sevdalarla geçen bir ömrün arkada çalan fon müziği. Meyhane ortamında ve rakıyla tesiri 3 kat artıyor.

Cem Karaca “Tamirci Çırağı”

Cem Karaca bu şarkı ile sınıfsal çatışma kadar, karşılıksız bir aşkın hikayesini anlatıyor. Tamirci çırağı arabasını tamire getiren zengin kıza bir bakışta vurulur. Ama bir araya gelmeleri asla mümkün değildir. Sınıfsal farklılıklar, karşılıksız aşk geriye tek bir şey kalıyor zaten. İşçisin sen işçi kal.


Neşet Ertaş “Gönül Dağı”

Aşk şarkıları demişken Kırşehir’li büyük usta Neşet Ertaş’ı es geçmemek gerek. Kalpten kalbe bir yol vardır görünmez/ Gönülden gönüle gider yol gizli gizli. Sözlerin vuruculuğu insanı çarpıyor.

Nazan Öncel “Bu Havada Gidilmez”

Gitmek aşk olayının vardığı kaçınılmaz son sanırım. Biri mutlaka gider ve diğeri kalır. Bu baharda gidilmez/ Yağmurlarda gidilmez/ Aslında hiç gidilmez/ Gidilmez. Peki aşk nereye kadar: Son günüme kadar/ Kalp durana kadar. Ama öyle olmuyor işte giden gidiyor. Giden gider, kalan sağlar bizimdir demek kolay olmuyor.

Nina Simone “Ain’t Got No/I Got Life”

Dünyanın en nefis seslerinden biri olan Nina Simone yokluklar üzerine haykırıyor. Param yok, arabam yok, adım yok derken özetle bir aşkımda yok diyor. Yeşilçam’ın fakir kız, zengin oğlan filmlerine göz kırpıyor.

Rolling Stones “Angie”

Söz Jagger, müzik Richards ve listelerde bir numaraya çıkmış bir Rolling Stones klasiği. Kime yazıldığı her zaman tartışıldı. Hatta bir dönem Angela Merkel seçim kampanyasında bu şarkıyı kullandı. Vurucu bir balat arayanlar için iyi bir seçim.

Orhan Gencebay “Bir Araya Gelemeyiz”

Orhan Gencebay en başından net tavrını ortaya koyuyor. Zorlamaya gerek yok diyerek cool takılıyor. Yüce dağlar bizi bizden ayırmış/ Arkasını göremeyiz sevdiğim/ Ferhat bir zamanlar delmiş diyorlar/ Dağ bir değil, delemeyiz sevdiğim. Mesaj çok açık fazla naz aşık usandırır.


Leonard Cohen “ Dance Me To The End Of Love”

Aşk şarkılarına en çok yakışan isimlerden biri Cohen. Adam cool, romantik ve görkemli bir kaybeden. Akıp giden bir keman eşliğinde şarkı insanın içine işliyor. Ya sonunda peki; aşkın sonuna kadar dans edersin, bitince eve gidip tek başına halay çekersin.

Tanju Okan “Kadınım”

Bu şarkıyla ilgili şöyle bir hikaye vardır. Tanju Okan’ın deliler gibi aşık olduğu genç kadını, ailesi, tehlikeli gördükleri bu ilişkiden kurtarmak için Amerika’ya kaçırır. Tanju Okan iyice çöker. Yine içkinin etkisiyle sızdığı bir gece, Mehmet Teoman, Tanju Okan içeride uyurken bu şarkıyı yazar. Fazla söze gerek yok sonuç ortada.

Joy Division “Love Will Tear Us Apart”

Joy Division benim için her zaman çok özel bir grup olmuştur. Ian Curtis’in bu şarkıyı yazdığı andaki ruh halini düşünmek bile ürkütücü. Severek ayrılalım diyor ama bunu yapmak o kadar kolay mı? İki aşk arasında kalmış bir adamın çırpınışları yankılanıyordu karanlık bir gecede. Karısıyla boşanma noktasına gelmişti, çok gerilimli günler yaşıyordu. Sonrasın Ian Curtis boğazına ilmeği geçirdi ve hayatına son verdi.

Zeki Müren “Bir Yangının Külünü Yeniden Yakıp Geçtin”

Ne çok sevmiştim seni ne çok hatırlar mısın/ Aşiyan yollarından ses versem duyar mısın/ Hala beni düşünür ve hala ağlar mısın/ Bir bahar seli gibi dalımdan akıp geçtin. Nefis bir ses, şahane bir müzisyen, öncü bir devrimci ve tarifsiz bir yorumcudur Zeki Müren. Bu ülkede askeri darbe yapmadan halkın paşası olmuş tek kişidir. Tavlada 6-4 kapısı onundur. O bir “Sanat Güneşi”dir.

7.07.2014

Göçmüş Kediler Bahçesi



Kedilere benzeyebilseydik keşke. Öyle diyesim geliyor sık sık, bu son yıllarda. Yaşadıkları anın iyicene farkındalar gibi. Bir şey bekliyorlarsa bir deliğin başında, onları oyalayıp oradan uzaklaştırmak pek güç. Bildikleri bir yerde bildikleri bir iş görülürken, her gün seyrettikleri, kendilerince katıldıkları (anlayamadığımız, bakarak da bir işe katılınabilirliğidir) o işe sanki ilk kez bakacaklarmış gibi, uyuklamakta oldukları yerden kalkmağa üşenmeden gidip seyrederler yapılanları... Uykularının hangi katındalarsa, o katın uykusunu yaşarlar.

Bizlerse, uydurduğumuz bir zamanla övünürken, her işimizi, her sözümüzü o zamanın akışı içinde ötede, ileride, gelecekte varılacak, bir noktaya varmak üzere yapılıyor ya da söyleniyor görürken, yapmakta, söylemekte olduğumuz şeyi unutuveriyoruz. Bir ereğe yönelerek, bir erkek düşüne kapılarak giderken, sonraları -biz göçtükten sonra- yaşamımız, daha da ileri vararak, YAZGIMIZ adı verilecek bir dizi anın her birinin biricikliğini, değiştirilemezliğini, yerine konmazlığını şuncacık olsun farketmiyoruz. (Bu yaşamın bölük pörçük birkaç anısı bir iki yakınımızın belleğinde kalabilir ya, bunların bir süreklilik, bir anlamlılık taşımış olabileceklerini bilecek tek kişi -kendimiz- yokluğa karışmış gitmiştir artık). "Farketmiyoruz" dedim, meğer ki gerçekten sonumuza yaklaşmış olalım. Yanılmıyorsam, kimimiz (yolun oralarında) anlayıp öğreniyor kimi şeyi: Susup dinlemeği örneğin... Yaptığı, gördüğü, işittiği her şeyin ağırlığını bir yerlerinde duymağı; bir çocuk gülüşünün, bir güneş sızıntısının, bir gözyaşının avuçtaki yuvarlıklığını, ferahlatıcı serinliğini, sayısızlığını ya da sayıya gelmezliğini; mutluluğun, acıyı, sevinci art arda ayırım yapmaksızın yaşamak olabileceğini... Hele biraz yaşlanılmışsa, görülen, işitilen, tadılan her şeye, geçmiş yaşantıların da gelip desteklik, yastıklık edebileceğini...

Ama kedi sever gibi sevmemeliyiz sevdiklerimizi.

"Bilge Karasu" 

Mutlu Pazartesiler...


Bülent Ortaçgil - Kediler

4.07.2014

Su'lu şarkılar


Yaz sıcaklarının iyice kendini hissettirdiği bu günlerde su gibi azil ol dedirten 'Su'lu şarkılar. Keyifli dinlemeler...

- David Bowie "Looking For Water"
- Deep Purple "Smoke On The Water"
- Pain Of Salvation "Water"
- Bülent Ortaçgil "Bu Su Hiç Durmaz"
- Gülden Karaböcek "Su Ver Leyla"
- Matisyahu "Got No Water"
- Muck Pub "Hippies Hate Water"
- Ferdi Tayfur "Çeşme"
- Nina Simone "Take Me To The River"
- M. Ward "Color Of Water"
- Pinback "Water Run"
- Cem Karaca "Suya Giden Allı Gelin"
- Feist "The Water"
- Violent Femmes "Jesus Walking On The Water"
- Air Waves "Waters"
- Blur "Oily Water"
- Stereolab "Velvet Water"
- Ramona Falls "Bodies Of Water"
- Animal Collective "Water Curses"
- Cranes "Watersong"
- Gene "Something In The Water"
- PJ Harvey "Down By The Water"
- Tindersticks "Whiskey & Water"
- Moğollar "Water Lily"
 
Cem Karaca - Suya Giden Allı Gelin

23.12.2013

İnci Dakikaları


Sezai Karakoç, İnci Dakikaları

Sen bana yeni yılsın her dakika 
Her dakika bir yaşıma daha giriyorum 

Sen benim üstüne titrediğim güzel ve yeni 
Saatim kadar saadetimin gözbebeği zamansın 
Ben bin parçaya bölündüm her parçasında 
Her parçasındayım kırkayak sesli boğuk arkadaşlığın 
Çalkantısız üniversitenin yalnızlığın ve ağlamanın 
Erkek ağlar mı diyeceksin 
Hayberin kapısı ağlar mı erkek ağlar mı 
Ben yel gibi erkekler ağlar diyorum 
Bir dakika ağlar yılbaşı dakikasında 
Daha gözlerimin gerçek yaşları belirmeden 
Ağlamak diye bir şey yoktur diye bir şey 
Yüzme bilmeyen bir uyurgezer yüzer ya 
Çürük ve havada asılı tahtalar üstünde 
Hafif kedi ayaklarıyla yürür gerçekten yürür ya 
Sen benim ağlamamı erkekliğime 
Uyanan ölmeyen yenilenen 
Azgın kışlar içinde keskin baharlar bulan 
Seni bulan yeniden bulan tekrar tekrar bulan erkekliğime say 

Bütün bir yıl bütün bir yaşama boyu 
Gizli heybelere bin bir gece eşyası doldurduğuma say 

Ben otomobilleri böylesine yankısız sağır komam 
Öyle bir isyan şiiri var ki ben onu yakalayacağım 
Bu yunan şehrinin düzenini öper ve yalvarırım 
Şehrin ölümünü yanlış anlama 
Gözleri kör oldu doğrudur ama o kadar 
Ve şehrin gözlerini geri verme dakikalarıdır bu yılgın çanlar 

Senin odan günışığı en güzel müzik bana 
Farklılıklar odası 
Giden tren buharları içinde örümcek ağı 
Sen güzel örümcek ağı yaşamakla yaşamamak 
Doğduğumuz şüpheyle öldüğümüz şüphe arasına gerilmiş 
Garip bulut farklı müzik güzel örümcek ağı 

Ben bir yabancı buğunun kokusunu alıyorum 
Bu kokuyu alıyorsam onulmaz kıskançlık yaramdandır 
Benim garipliğime bakma benim kıskançlığıma bakma benim 
İncilerin ilk gerçek ve yeni yorumunu bulur gibi oluyorum 
Bu inciler denizlerin en karanlık noktalarında bile yoktur 
Benim ak ve kara kayalar içinde bulduğum inciler 
Bu inciler sen olmasan bende bile yoktur 
Oldukları yerde bile


Bülent Ortaçgil - Yağmur

27.06.2013

Benimle Oynar mısın?


Wah Wah Records, zor bulunan plakları koleksiyonculara ulaştırmak amacıyla 1992 yılında Barselona'da kurulmuş bir plak şirketi. Kendi ifadeleriyle özellikle "tuhaf" müzikler üzerinde yoğunlaşmayı tercih eden Wah Wah Records 2008 yılında, Bülent Ortaçgil'in "Benimle Oynar mısın?" albümünü basmıştı.

Plak şirketi, Ortaçgil için; "Türkiye'nin ulusal müzik ganimetlerinden biri olan, ancak Batılı kulaklara ulaşmamış bir ses", "Döneminin Amerikan ve İngiliz folk türlerinin en yumuşak, en hoş kokulu hali, ancak kesinlikle Türk" tanımlamalarını yapmıştı. Hatta Bülent Ortaçgil'e referans olarak Donovan ve Nick Drake gibi efsane isimleri göstermişti.

Bülent Ortaçgil - Benimle Oynar mısın?
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...