Müzikal açıdan çok zengin olan Türkiye coğrafyasında yıllar içerisinde birbirinden güzel albümler yayınlandı. Zaman zaman en iyi albümler listesi oluşturuldu. Son olarak müzisyenler, yorumculardan, eleştirmenler ve prodüktörlerden oluşan 100 kişilik bir jüri Türkiyenin en iyi 100 albümünü seçti. Bugün 5 şarkılık listemizin konusu, bu 100 albüm sıralamasında ilk beşe giren albümlerden seçtiğim şarkılar. Listenin tamamı için sizleri şöyle alalım.
Müziğin hiç susmaması umuduyla hepinize Mutlu Pazartesiler...
1- MFÖ - ELE GÜNE KARŞI YAPAYALNIZ
2- BÜLENT ORTAÇGİL - BENİMLE OYNAR MISIN?
3- SEZEN AKSU - SEN AĞLAMA
4- LEVENT YÜKSEL - MED CEZİR
5- SEZEN AKSU - GÜLÜMSE
BONUS: BARIŞ MANÇO & KURTALAN EKSPRES - YENİ BİR GÜN
1979 tarihli Barış Manço ve Kurtlan Ekspres ortaklığına dayanan bu muhteşem albüm kesinlikle ilk onda yer almayı hakediyordu.
Günlerden yeni bir pazartesi ve bu haftaki müzikal yolculuğumuz 90'lı yıllar ile devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda 1990 yılında çıkan albümlerden seçtiğim parçalara yer vermiştim. Bugün durağımız ise 1993 yılı.
Kış artık son demlerini yaşıyor, mevsim yavaştan değişmeye başladı. Yağmurlar ve güzel günlerin umuduyla. Ne güzel demiş Brautigan "O kadar güzelsin ki yağmur başladı." Umut hiç bitmesin, müzik hiç susmasın.
Hepinize Mutlu Pazartesiler...
Suede - Animal Nitrate
Bir grup düşünün daha ilk albümleriyle önemli müzik dergilerine kapak olmuş, bir medya kasırgasıyla geleceğin starları ilan edilmiş. Suede 1993 yılında çıkardığı ilk albümüyle büyük bir fırtına koparmıştı. The Smiths ve Bowie etkileşimli bol gitarlı, bulanık glam rock bir sound ve grubun cilveli biesexsüel tavırları. Kimilerine göre Suede, ada coğrafyasının grunge etkisine verdiği bir cevaptı. Rüya iyi başladı fakat sonrası muğlak...
The Smashing Pumpkins - Today
90'lı yıllar dendiği zaman benim aklıma gelen ilk isim her zaman Smasking Pumpkins olmuştur. 1993 yılında çıkan "Siamese Dream" ( albümün adı bir rüya halinde yaşamak, insanlar arasında organik bağ anlamına geliyor) grubun lideri Billy Corgan'ın hırsının sonucudur. 1991 yılında çıkan Gish sonrası grup üyeleri arasında çıkan iletişimsizlik sürecinde Billy Corgan tüm ipleri eline alarak bu bir saatlik hard-rock harikasının çıkmasına sebep olmuştu. Albüm çocukluk rüyaları-karabasanları arasında Black Sabbath gücünü, Led Zeppelin dinamiklerini ve Pink Floyd'un psikedelia'sını sunuyordu. Özetle güzel günlerdi.
Nirvana - All Apologies
Bir albüm için en büyük talihsizlik Nevermind gibi rock tarihine damga vurmuş bir albümün ardından çıkmak olurdu. In Utero 1993 yılında yayınlanmasına rağmen, Nevermind'ın ağırlığı altında ezilmedi. Bu noktada ilk albümleri Bleach'teki metal sound'dan kurtulmak isteyen Nirvana ve albümün yapımcısı olan Steve Albini'nin payı büyüktü. Bütün bunlara rağmen albümün ilk versiyonuna plak şirketi Geffen onay vermemişti. Kurt Cobain'in giderek artan uyuşturucu problemi ve Courtney Love ile yaşadığı fırtınalı ilişki albümün çıkmasını geciktirmişti.
PJ Harvey - Dry
Yine işin içinde Steve Albini'nin olduğu bir başka karanlık albüm. 1993 yılında çıkan "Rid Of Me" albüm kapağında Polly Jean Harvey'in savrulmuş dağınık uzun saçları, hafiften kapanmış gözleri ve narin omuzları ile buyrun cenaze namazına der gibiydi. Rid Of Me, PJ Harvey'in ikinci albümü olsada tam anlamıyla yeteneklerini sergilediği ilk albümüdür. Harvey'in vahşi sesi eşliğinde, çıldırmaya ramak kalmış gitarlar, kirli blues riff'leri, çıplak, öfkeli ve samimi bir sound. Fazla söze gerek yok. Rock camiasının nev-i şahsına münhasır kişiliği PJ Harvey...
Björk - Human Behavior
İzlanda Reykjavik'te doğan Björk
Gudmundsdottir tıpkı ülkenin nefes kesen doğası gibi başına buyruk bir
çocukluk geçirdi. Rüzğarlı mağaralarda başlayan şarkı söyleme sevdası
onu daha 11 yaşında kendi albümümünü kaydetmesine itti. Daha sonra
çeşitli grupların içinde yer aldı. Bunların içinde en bilineni elbette
The Sugarcubes oldu. Grubun yavaş yavaş tanınmaya başladığı bir dönemde
1991 yılında grubu dağıtarak Londra'nın yolunu tuttu. 808 State grubundan tanıdığımız Graham Massey ve prodüktör Nelle
Hooper'ın desteğini alarak Debut albümünü çıkardı. Albüm kapağında yer
alan o utangaç kız profili, albümün içine girildikçe tüyler ürperten bir
sesle tüm dünyaya haykırıyordu: "Ben geldim." 52 dakikalık albüm
inişleri-çıkışlarıyla buzlu coğrafyalardan, yağmurlu şehirlere tek yön
bir yolculuk biletiydi. Sonrası bildiğiniz gibi; Björk söyledi, dünya onu alkışladı...
BONUS: Levent Yüksel - Med Cezir
1993 tarihli bu ilk albümüyle Levent Yüksel çıtayı o kadar yükseğe taşımıştı ki, zaman içinde bu çıtayı asla aşamadı. Albüm, Sezen Aksu prodüktörlüğünde
yayınlanmıştı. Tuana ve Med Cezir hariç tüm parçaların düzenlemesi de
rahmetli Uzay Heparı tarafından yapılmıştı. Albümde 10 şarkı vardı ve
hepsi birbirinden özel kayıtlardı. Levent Yüksel yine albümler yaptı,
şarkılar söyledi. Ama hiç biri bu ilk albüm vuruculuğunda olmadı.
İnsanlar konserlerinde hep bu şarkıları duymak istediler. Mezuniyet
gecelerinde "Bu Gece Son" şarkısı bir demirbaş oldu. "Yeter ki Onursuz Olmasın Aşk" eşliğinde yine sevda gözyaşları dökülmeye devam etti. Tuana isimli
kızlara aynı isimli şarkı ile serenat yapıldı. Dolunaylı gecelerde Med
Cezir şarkısı dinlendi.
O garip bir Orhan Veli'ydi. Kimi zaman beyaz kanatlı kuşların peşinde, çığlık çığlıya denize doğru koştu. Kimi zaman İstanbul'u dinledi gözleri kapalı, kimi zaman rakı şişesinde bir balık olmak istedi. Eskiler alıp yıldız yaptı. Hep içinde sonsuz bir sevinç, bağırmak istedi: Boş ver! İşte Orhan Veli'nin o unutulmaz şiirlerinden yapılmış şarkılar listesi:
Doksanlı yıllar denince iki tane albüm aklımızdan çıkmaz sanırım. Farklı sularda yüzen ama aynı ruh halini veren iki albüm. Biri Nirvana'nın "Nevermind" albümü, diğeri Levent Yüksel'in "Med Cezir" albümü. 1993 tarihli bu ilk albümüyle Levent Yüksel çıtayı o kadar yükseğe taşımıştı ki, zaman içinde bu çıtayı asla aşamadı. Diğer bir açıdan bakarsak bu albüm kötü bir albüm olmuş olsaydı muhtemelen bu bugün Levent Yüksel ismini zikrediyor olmazdık. O dönem bu albüm, yeni yetme ve kalbi kırık bir lise talebesi için geceleri sığınacak bir mabet gibiydi. Levent'in kendine özgü ses rengi eşliğinde, hafif alaturka ve kimyası çok sağlam bu albüm bünyelerden su misali akıp gidiyordu. Bütün bunlara ilave olarak, şarkı söylerken bas gitar çalabilen bir Levent Yüksel insanları etkiliyordu.
Albüm, Sezen Aksu prodüktörlüğünde
yayınlanmıştı. Tuana ve Med Cezir hariç tüm parçaların düzenlemesi de
rahmetli Uzay Heparı tarafından yapılmıştı. Albümde 10 şarkı vardı ve hepsi birbirinden özel kayıtlardı. Levent Yüksel yine albümler yaptı, şarkılar söyledi. Ama hiç biri bu ilk albüm vuruculuğunda olmadı. İnsanlar konserlerinde hep bu şarkıları duymak istediler. Mezuniyet gecelerinde "Bu Gece Son" şarkısı bir demirbaş oldu. "Yeter ki Onursuz Olmasın Aşk" eşliğinde yine sevda gözyaşları dökülmeye devam etti. Tuana isimli kızlara aynı isimli şarkı ile serenat yapıldı. Dolunaylı gecelerde Med Cezir şarkısı dinlendi. Liste bu şekilde uzayıp gidiyor. Bir sanatçı için bu bir ödül müdür? Yoksa bir lanet mi? Elbette tartışılır. Uzun bir aradan sonra Levent Yüksel yeni albümü "Topyekün" ile yine karşımızda. Ama tüm yorumlarda, beğenilerde o ilk albümün nefesini ensesinde hissederek.