Barış Manço etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Barış Manço etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16.11.2017

En Canlı Müzik


Yıl 1982. Barış Manço ve Kurtalan Ekspres, Almanya'da yayınlanan Bio'nun İstasyonu programına konuk oluyor. Programda mekan olarak eski bir tren istasyonu kullanılıyordu. Barış Manço canlı performansları öncesi programın sunucusu ile keyifli bir sohbet yapıyor ve ardından Hal Hal icra ediliyordu. Bir tren vagonunda canlı olarak çalınan parçada özellikle basta Ahmet Güvenç ve klavyede Kılıç Danışman adeta döktürüyordu. Canlı müzik nedir sorusunun cevabı gibi bir performans. Ne varsa eskilerde var diyerek tekrar o günlere dönüyoruz... 


24.04.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Müzikal açıdan çok zengin olan Türkiye coğrafyasında yıllar içerisinde birbirinden güzel albümler yayınlandı. Zaman zaman en iyi albümler listesi oluşturuldu. Son olarak müzisyenler, yorumculardan, eleştirmenler ve prodüktörlerden oluşan 100 kişilik bir jüri Türkiyenin en iyi 100 albümünü seçti. Bugün 5 şarkılık listemizin konusu, bu 100 albüm sıralamasında ilk beşe giren albümlerden seçtiğim şarkılar. Listenin tamamı için sizleri şöyle alalım.

Müziğin hiç susmaması umuduyla hepinize Mutlu Pazartesiler...

1- MFÖ - ELE GÜNE KARŞI YAPAYALNIZ



2- BÜLENT ORTAÇGİL - BENİMLE OYNAR MISIN?



3- SEZEN AKSU - SEN AĞLAMA



4- LEVENT YÜKSEL - MED CEZİR



5- SEZEN AKSU - GÜLÜMSE



BONUS: BARIŞ MANÇO & KURTALAN EKSPRES - YENİ BİR GÜN

1979 tarihli Barış Manço ve Kurtlan Ekspres ortaklığına dayanan bu muhteşem albüm kesinlikle ilk onda yer almayı hakediyordu.

14.02.2017

ALTERNATİF AŞK ŞARKILARI


Bugün dersimiz "Aşk", konumuz ise; "Başka türlü aşk şarkıları". Ne demiş serseri yazarın biri; "Kalabalığa karışmak için hiçbir özellik gerekmez, ama yalnız ve dik durmak için gerçekten çok şey gerekir.." Tüm Kaybedenler Kulübü üyeleri için "Ve Odunu" politikası ile son sözü elbette müziğe bırakıyoruz.

Öyleyse Aşk olsun...  

Babyshambles – Fuck Forever

İngiliz ileri uç serseri ekolünün bir numaralı forveti Pete Doherty ebedi mutluluğun sırrını açıklıyor. Formül basit, fazla duygusallığa girmeden gole dönük atak futbol oynamak. Pete Doherty bu agresif yönünyle, bir dönem Libertines grubunun beyni olarak o dönemin bir diğer ünlü ismi The Strokes ile zengin-fakir rock'cı kavgalarını yapmıştı. Olsun arada kavga iyidir. Arayı sıcak tutar..

Ahmet Kaya – Giderim


Bir dönem ülkemizden çatal, bıçakla kovalanıp, öldükten sonra baş tacı edilen Ahmet Kaya mesajı sert ve çok net veriyor. Senden aldığım ne varsa / Yerine koyar giderim / Ezdirmem sana kendimi / Gövdemi yakar giderim / Beddua etmem üzülmem / Kafama sıkar giderim.





Özlem Tekin – Aşk Her şeyi Affeder mi?

Özlem Tekin evrensel bir konuya parmak basıyor. Cidden soru en kazık yerden geliyor. “Risk Nedir?” sorusundan bile zor bir soru. 90’lı yıllardan bu yana bu soruya şahsen ben bir cevap bulamadım. Siz buyduysanız lütfen beni arayınız. Ayrıca hatalıysam da arayabilirsiniz.

Erkin Koray – Deli Kadın

Yılların usta müzisyeni Erkin Baba; naz, kapris, huysuzluk yapıp, problem çıkarmayı seven dişi denen canlılara mesajı çok net veriyor. Deli kadın / Hiç sen beni / Anlamadın / Sopa mopa / Kar etmiyor / Taş kafana.

Violent Femmes – Fat

Özellikle Çikolata, Eti Puf ve Eti Cin seven hanım arkadaşları unutmayan Violent Femmes grubu şöyle diyor şarkıda: Umarım şişmanlarsın / Çünkü şişmanlarsan eğer / O zaman benim dönmemi istersin / Ben bakmam ne kadar şişkosun, ne kadar sıska / Bana sadece sevecek bir şey ver. Cidden çok samimi ve içten şarkı sözleri. Bu arada bir Biskrem versem döner misin?



Jane Birkin & Serge Gainsbourg – Je t’aime… moi non plus

Serge ve Jane çiftinden bir yatak odası şarkısı. Belki de dünya üzerindeki en erotik şarkı. Katıksız sevişme şarkısı. Jane Birkin “seni seviyorum” diye inlerken, Serge cevap veriyor “ben de seni hiç!”

Sezen Aksu – Git

Aşkın en zor evresi ayrılık kısmıdır. Minik Serçe, bu sarsıcı ve insanı bozguna uğratan duruma el atıyor. Mademki istiyorsun, öyleyse durma git / Beni düşünme, rahat ol, yalnız kalabilirim / Sen de bilirsin, hiçbir acı sonsuza dek sürmez / Hatta her an yeniden sevebilirim. Güzel hoş diyorsun Minik Serçe, ama her an yeniden sevebilirimle olmuyor bu iş cidden. Evet olmuyor…

Esmeray – Unutama Beni

Hatırlarsanız “Eternal Sunshine of Spotless Mind”, eski sevgiliyle ilgili tüm anıları beyninizden silmek konulu nefis bir Michel Gondry filmiydi. Hatta öyle ki Gondry Esmeray’ın bu şarkısını dinlememiş ve filmi yapmaya karar vermiş. Tamam tamam uyduruyorum yok öyle bir şey. Ne diyordu Esmeray “Boğazında düğümlenen hıçkırık olayım / Unutma beni / Unutama beni. Cidden beddua gibi sözler.



Barış Manço – Lambaya Püf  De
Barış Manço’dan gaz lambalı dönemlere ait içinde derin mesajlar barındıran güzel bir eser. Sevişme tansiyonunu yükselten ateşli bir şarkı. Günümüzde şarkı “Hanım şu elektriği bir kapatıver, halvete girelim” şekline döndü, orası ayrı bir konu elbette.

Kesmeşeker – Aşk ve Para
İşte tarihin asla cevap bulamadığı en büyük soru “Aşk mı yoksa paramı” Tam bir kargaşa denklemi; aşklı fakat parasız günler ve paralı fakat aşksız günler ikilemi. Gerçi günümüzde para her kapıyı açar mantığıyla konuyu kısa kesiyorum.

Grup Vitamin – İstanbul’da

Grup vitamin’in bir yandan uzaklardaki sevgiliye mesaj verdiği, diğer yandan İSKİ’ye giydirdiği çalışma. Gittiğin yerler nasıl, bilinmez güzelim / İstanbul’da sular akmıyor / Bu sabah yine her sabah ki gibi sıkıldım İstanbul’dan / Moralim bozuk, cereyan kesik, hele bir de sen yoksun ya, çok yazık. Elbette grubun Aşkın Gözyaşları şarkısı da unutulmamalı. Dönemin meşhur şarkılarından alınan sözlerin Grup Vitamin’in nefis kolajı eşliğinde ortaya çıkan şiirsel eser. Hatırlar mısın bilmem o mahur beste çalar Müjgan ile ben fenalaşırdık. Bu arada Gökhan Semiz cidden çok büyük sanatçıydı.

Juanito – Arkadaşımın Aşkısın

En büyük dostluklar çoğunlukla araya bir kadın girdiği zaman bozulur derler. Bu bağlamda arkadaşının aşkına duyulan sevgi, tarifsiz bir huzursuzluk ve pişmanlık barındırır. Özellikle Türkiye coğrafyasında çok sakıncalı bir konu. Allah muhafaza namus davası ayağına kör kurşunlara gelirsin. O yüzden bildiğin yoldan şaşma, arkadaşının aşkına bakma.



Finali romantik cümlelerle yapalım istedim. Görkemli kaybeden, alkolik serseri Charles Bukowski TRT Ankara Radyosundan sizler için bildiriyor. Esen ve aşkla kalın dostlar.

Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar
Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik
Sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik….


5.12.2016

5 PAZARTESİ ŞARKISI


"Müzik, nesneleri doğrudan doğruya temsil etmez; ama insanın ruhunda onları gördüğümüz zaman hissettiğimiz duyguların aynını uyandırır."

Jean-Jacques Rousseau

Bugün günlerden yeni bir Pazartesi. Hayat denen yolculuğun kısır döngüsünde, yeni haftaya sıradan bir başlangıç daha. Kendinden başka kimseyi umursamayan, sevgi isimli duygunun hastalık olduğunu düşünmeye başlayan toplum denen kalabalıklar içinde geçip giden Pazartesiler. Ne güzel demiş Sait Faik: "Korku geliyor insana. Kalabalıkların verdiği bir duygu bu. Dolaşıyorsun sokakta, yüzler geçiyor birbiri ardına. Tek bir tanıdık yok, bildik yok, şöyle sana bir şeyler hatırlatan bir bakış, bir gülüş yok. Hep yabancı, herkes birbirine yabancı. Nerdeyse herkes birbirine kayıtsız, acımasız, neredeyse düşman."

Bugün 5 şarkılık listemizin konusu eskilerden, gerçekten "sanatçı" olan değerli isimlerin, bizim bu topraklara ait sevdiğim şarkıları diyelim.

Bulutlu günlere, asık suratlara inat yaşasın müzik diyelim. Mutlu Pazartesiler..

Fikret Kızılok - Koyverdin Gittin Beni



Barış Manço - Ham Meyvayı Kopardılar Dalından



İlhan İrem - Anlasana



Ersen - Derman Bulunmaz



Kamuran Akkor - İkimiz Bir Fidanın



BONUS: Cem Karaca - Askaros Deresi



1.08.2016

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Pazartesi haftaya enerjik bir başlangıç yaptığımız gün müdür yoksa bitmek bilmeyecek bir haftanın başı mıdır? Her ne kadar katılmasak da çoğu insan için cevap ikincidir! O zaman Pazartesi sendromunu atlatmak için yine müzik diyoruz. Yıllar önce bir bilgenin dediği gibi: "Hepimizin iki yaşamı vardır; Sahici olanı: Çocukluğumuzda düşlediğimiz yaşam. Sahte olanı: Başkalarıyla ortaklaşa yaşadığımız...

Hepinize mutlu Pazartesiler...

Ian Dury & The Blockheads – Wake Up And Make Love With Me

1942 doğumlu Ian Dury, 1977 yılında tam 35 yaşındayken yeni yetme punkçı gençlik arasında “New Boots And Panties “albümü ile kariyerinin doruk noktasını yaşıyordu. 7 yaşında çocuk felcine yakalanan Dury ressam olmaya karar vermiş ve eğitimini bu yönde almıştır. Yarı konuşur tarzdaki ilginç vokali ile çeşitli publarda çalmaya başlayan Ian Dury, Blockheads isimli grubunu kurarak ilk resmi sözleşmesini imzalamıştır. Her ne kadar Ian Dury klasikleşmiş parçası “Sex and Drugs and Rock and Roll “parçasıyla anılsa da bugün listemizde yer alan o güzel şarkısı “Wake Up And Make Love With Me’. 2000 yılında aramızdan ayrılan Ian Durry “Cockney Rebel “tarzı vokali ve kendine özgü sahne performansıyla hep hatırlanacaklar listemizde yer alıyor.


Architecture In Helsinki – When You Walk In The Room

Pazartesiyi ofis içinde turlayarak atlatmayı düşünen mimar ve mühendis arkadaşlar için sıradaki parça Avustralyalı indie pop grubu Architecture In Helsinki’den geliyor. Debut albümlerini 2003 yılında çıkaran ekibimiz, The Flaming Lips, Belle & Sebastian, Stereolab gibi isimlerden ilham alarak, çok renkli ve güçlü bir müzik yapıyorlar. Seçtiğimiz şarkı ise Now + 4Eva albümden geliyor. ‘When You Walk In The Room’ şarkısı aslında Jackie DeShannon tarafından yazılmış ve The Searchers tarafından meşhur edilmiş bir cover.


Citizens! – Reptile

Sıradaki şarkımız debut albümlerini 2012 yılında çıkaran genç Londralı indie rock ekibi Citizens!’dan geliyor. ‘Here We Are’ isimli albümden seçtiğim parça Reptile.


Inspiral Carpets – Dragging Me Down

80′li yılların sonlarına doğru ada coğrafyasının gri sokaklarıyla ünlü Manchester kenti bir çok heyecan verici gruba kucak açarak Manchester Sound ismi verilen bir müzik akımının ev sahipliğini yapmıştır. İşte o dönemin unutulmayan isimlerinden biri olan Inspiral Carpets meşhur inek logoları ve “Sevişme Kadar Havalı” sözünün yazılı olduğu tişörtleriyle müzik tarihine küçük bir imza attılar.


Chromeo – Jealous (I Ain’t With It)

David Macklovitch ve Patrick Gemayel isimli iki fantastik delikanlıdan oluşan Chromeo ile aşk kıvılcımlarımız ‘Needy Girl’ parçası ile başlamıştı. Tellioğlu ve Seferoğlu ailelerinin aykırı bireyleri, Tosun Paşa’nın can dostu süt kardeşler Chromeo ikilisinin, ‘Yeşil Vadi’ pardon ‘White Women’ ismini taşıyan albümlerinden seçtiğim şarkı Jealous (I Ain’t With It). Yine electro, disko, funk ve eğlenceli ses oyunlarıyla popüler müzik dünyasına cool ve umursamaz bir gülücük gönderiyorlar. Özetle; bildiğimiz Chromeo oyun havaları.


Bonus: Barış Manço – Eğri Eğri Doğru Doğru

Son şarkımız bizim topraklardan. Barış Manço’nun en sevdiğim şarkılarından biri olan “Eğri Eğri Doğru Doğru” 1981 yılında yayınlanan Hal Hal 45′liğinin B yüzünde yer almıştı. Bu 45′likte Barış Manço’ya Kurtalan Ekspres eşlik etmişti.

7.02.2016

Sahici Sevinçler


İsrail'in 2008 sonunda düzenlediği hava saldırıları nedeniyle, Gazze Hayvanat Bahçesi'nde 400 hayvanın 390'ı öldü. Hayvanat bahçesi yetkilileri, 2009 sonbaharında bir ressamı işe aldı. Ressam, eşekleri saç boyasıyla zebraya dönüştürüyordu. Hüzün verici, fakat Filistinli çocuklar bu sahte zebraları çok sevdi. Hiç gerçek zebra görmedikleri için, farkı anlamıyorlardı. Sahte zebralar, sahici sevinçlere yol açıyordu.

"Yalancılar ve Sahtekarlar Ansiklopedisi"

19.09.2015

Müzik



Müziğin kökenleri geçmişin hayli derinliklerinde yatar. Kök salmış yüzyıllık bir çınar gibidir. Müzik bu anlamda ölçüden doğar ve o büyük birlik içinde kök salar. Büyük birlik iki kutbu, iki kutup da karanlık ve aydınlığın gücünü doğurur.

Dünyada dirlik düzenlik egemense, tüm nesneler dinginliğini koruyor ve tüm insanlar davranışlarında baştakilerin sözünden çıkmıyorsa, ancak o zaman müzik kusursuz nitelik kazanır. Hırs ve tutkular yanlış yollar izlemedi mi, ancak o zaman müzik mükemmelliğe kavuşur. Mükemmel müzik belli bir kaynaktan fışkırır, dengeden doğar. Bu yüzdendir ki, ancak dünyanın anlamını bilip kavramış biriyle müzik üzerinde konuşulabilir. Müzik gökle yer arasındaki ahenge, karanlıkla aydınlık arasındaki uyuma dayanır.

Çöküş sürecini yaşayan devletler ve helak duruma düşmüş insanlar da müzikten kuşkusuz yoksun değildir; ama onların müziği neşe içermez. Bu yüzden müzik ne denli gürültülüyse, insanlar o denli melankolik, ülkeyi bekleyen tehlike o denli büyük, ülkenin başındaki hükümdarın içine yuvarlanacağı uçurum o denli derindir. Böyle onunca müziğin özü de yitip gider. Bu yüzden düzen içindeki bir çağın müziği dingin ve şen, yönetimi uyum içindedir. Huzurdan yoksun bir çağın müziği telaşlı ve vahşi, yönetimi ise eğri yoldadır. Yıkılmakta olan bir müziği duygusallık ve hüzün doludur.


2.09.2015

Bombastik Funk


her gece yeniden bir talan başlar
acı ses olur, ses deli bir yağmur
eski bir eylüle gireriz böylece....

"Ahmet Telli"

Eylül ayına girdik ve artık mevsim değişiyor. Mevsime paralel ruhani bir değişim havası içindeyiz. Tüm senenin belki de en güzel mevsimine şarkılı, türkülü bir giriş yapalım istedim. Malum nasıl başlarsak, öyle gider.

Fikret Kızılok & Tehlikeli Madde - "Aybattı"




Erkin Koray - "İstemem"



Ersen - "Derman Bulunmaz"



Barış Manço - "İşte Hendek İşte Deve"



Selda - "Galdı Galdı"



Alpay - "Yekte" 



Bunalım - "Yollar"



3 Hürel - "Ağlarsa Anam Ağlar" 



Rüya Çağla - "Odana Serdim Halı"



Kazım Koyuncu - "Ella" 



BONUS: Ümit Besen - "Deli Gönlüm"

Tam bir bonus şarkı. Nereye istersen seninle gelen bir Ümit Besen klasiği...

3.08.2015

Binboğalar Efsanesi


Bu gece beş mayısı altı Mayısa bağlayan gecedir. Bu gece denizlerin ermişi İlyas’la karaların ermişi Hızır buluşacaklar. Dünya kurulduğundan bu yana bu iki ermiş her yıl, yılın bu gecesinde buluşurlar. Eğer bir gün buluşmayacak olsalar denizler deniz, topraklar toprak olmaktan çıkar. Denizler dalgalanmaz, ışıklanmaz, balıklanmaz, renklenmez, kururlar. Topraklar çiçeklenmez, kuşlar, arılar uçmaz, ekinler yeşermez, sular akmaz, yağmurlar yağmaz, kadınlar, kısraklar, kurtlar, kuşlar, börtü böcek, tekmil yaratık doğurmaz . Eğer onlar buluşamazlarsa. Kıyametin habercileri Hızırla İlyas olacaktır.

"Yaşar Kemal" 

16.06.2015

Barış Manço Cover'ları


Bugün biraz daha fazla müzik diyerek büyük usta Barış Manço'nun o güzel şarkılarına yapılmış bazı yerli ve yabancı coverlara göz atıyoruz.

Elif Çağlar - Eğri Eğri



Kadriye İnletir - İşte Hendek İşte Deve



DK - Nick the Chopper 



Kung Fu - Eğri Büğrü 



Mabel Matiz - Kara Sevda 



Pinhani - Arkadaşım Eşşek 



Kurban - Sarı Çizmeli Mehmet Ağa 



Mancho Tribute Band - Gibi Gibi 



Nazan Şoray - Hal Hal 

8.02.2015

Yaşamak


"Katiller hayal gücünden yoksun adamlardır. Yaşamın ne anlama geldiğine dair en ufak bir fikre sahip olmadıkları için öldürmek onlara vız gelir. Ben, başkalarının ölümünden korkanları yeğlerim. Yaşamayı bildiklerinin kanıtıdır bu."

"Jean-Paul Sartre"

Barış Manço & Kurtalan Ekspres - Bir Selam Sana Gönül Dağlarından

2.02.2015

En Şanslı Otostopçu


Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica'yı bilmeyenimiz yok. Kendisi özlenen bir siyasi figürün canlı-kanlı hali. Maaşının %90'ını yoksullara bağışlayan, eski model vosvos kullanan ve başkanlık sarayı yerine karısıyla bir çiftlikte yaşayan sıradışı bir devlet başkanı.

Geçtiğimiz günlerde onunla ilgili yine güzel bir haber çıktı. Jose Mujica, yolda otostop çeken birini gitmek istediği yere bırakarak bir kez daha gönülleri fethetti. Arabada Mujica’nın yanı sıra eşi Lucia Topolansky ve çiftin köpekleri Manuela’nın olduğu belirtildi. Habere göre 160 kilometrelik mesafeyi, binecek araç bulamadığı için yürüyen Gerhald Acosta, birçok arabanın yanından durmadan geçtiğini söyledi. Mujica’nın arabası durduğunda yaşadığı şaşkınlığı anlatan Acosta, Arabadaki kadını tanıyordum. O, köpeği Manuela’yla birlikte Lucia’ydı ve ön koltukta Jose oturuyordu.


Barış Manço - Gibi Gibi

27.01.2015

Caribou'dan 1000 Şarkı


2014 yılının en güzel albümlerinden birine imza atan Kanadalı prodüktör Dan Snaith ya da namı diğer Caribou, “The Longest Playlist” ismiyle kendisi için önemli 1000 şarkıyı derledi. Liste müzik tarihinde bir zaman yolculuğu tadında ve boş yok dedirten cinsten. Bu listede bizim coğrafyadan Barış Manço, Erkin Koray, Selda Bağcan, Hüsnü Özkartal Orkestrası ve Bülent Ortaçgil bulunuyor. Listenin tamamı için sizi şöyle alalım.



27.11.2014

Hayvan Hakları


Norveç Sağlık Bakanlığı hayvan hakları konusunda yeni bir genelge yayınladı. Yayınlanan genelgeye göre köpek sahipleri köpeklerini günde en az 3 kez gezdirecek, kedi sahipleri kedilerini ensesinden tutarak kaldıramayacak. Hayvanlar evde yalnız bırakılıp seyahate çıkılmayacak. Köpeklerin küçük alanda bulunması önlenecek, buna göre bu alan köpeğin ayağa kalkıp, yatabileceği ve dolaşabileceği büyüklükte olacak. Ayrıca her zaman içinde su dolu bir kap olacak. Yine kediler derisinden veya kuyruğundan tutulmayacak. Ev hayvanı besleyenlerin kontrolü Gıda Maddeleri ve Hayvan Sağlığı Kontrol Dairesi tarafından yapılacak...

Darısı bizim başımıza diyeceğim ama, milyon ışık yılı uzaklığında bir ütopya. Biz daha insan sevmesini beceremiyoruz. Ne diyelim hayvan sevmeyen, insan nasıl sevebilir ki?


Barış Manço - Kalk Gidelim Küheylan

13.08.2014

Google ölüme hayır diyor


Artık tuvalete bile beraber gittimiz Google, şimdi de ölüme savaş açtı. Google bünyesinde kurulan Calico adlı bir şirketin yaşlanmayı bitirmek ve ölümcül hastalıkları yenmek için çalışacağını açıklandı. Şirketin misyonu bölümünde şu bilgiler yer alıyor: “Calico bir araştırma ve geliştirme şirketidir. Misyonu, gelişmiş teknolojiden yararlanarak, hayat döngümüzü kontrol eden biyolojiyi anlama yetimizi yükseltmektir. Bu bilgimizi, insanların daha uzun ve daha mutlu bir hayat sürdürmesi için müdahaleler geliştirmek üzere kullanacağız. Bu misyonu yüklenmek, pek çok disiplinin bir arada olduğu, uzun vadeli bir çabayı gerektiriyor. Bunun için de finansman çoktan sağlanmış durumda.”

Son olarak Google yetkililerini Zincirlikuyu Mezarlığı'na davet ediyoruz. Moral bozmak gibi olmasın ama, kapıda onları "Her canlı ölümü tadacaktır." cümlesi karşılayacaktır...

Barış Manço - Can Bedenden Cıkmayınca

10.07.2014

Şeker Portakalı


- Daha çok anlat dedim.

- Hoşuna gidiyor mu?
 

- Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.

- Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?

- Gider gibi yaparız.

"Şeker Portakalı"

Barış Manço & Kurtalan Ekspres - Bir Selam Sana Gönül Dağlarından

10.05.2014

Koşmak ne güzel şeydi...


 Bugünkü konuk yazarımız HappyBlueMondays takipçilerinden Mustafa Çevik. İşte o yazı:

"Evet yaşlandım. Bunu en iyi bana aynalar söylüyor. Ben de herkes gibi yaşlandım. Artık kendimi çok güçsüz hissediyorum.Yıllar çok çabuk geçti, bunu yaşarken anlamadım. Heyecanlıydım hep. gençlik hiç bitmeyecekmiş gibi duruyordu . Küçükken ne kadar büyümek istemiştim oysa. Çocukluk cennetinin bahçelerinde yalınayak şarkılar söyleyip koştururken, en keyifli zamanlarımda neden sıkılmıştım ? Neden diye soruyorum bir insan neden büyümek ister ? Evet yaşlandım. Eski dermanım kalmadı. yemek bile yiyemiyorum rahatça, ellerim titriyor ,üzerime döküyorum sonra. Koşmak ne güzel şeydi . Evet ne güzel şeydi ne koşardım, ne yollar aşardım zamanında ne yokuşlar çıkardım. Ama yorulmazdım. Şimdi yokuşları çıkamaz oldum. Ama yorgunum ve bu yorgunluğa günlerce uyumakta çare olmuyor.

Artık kimse arayıp sormuyor. Ben de kimseyi aramıyorum. Fotoğraflar çok eski bakarken eskilere dalıp gidiyorum. Arkadaşlarım vardı bir zamanlar. Düşündükçe gülümseten anılarım, mektuplarım vardı bir kenarda sakladığım.Unutkanlıkta başladı. Bir çok şeyi unuttum aslında.Arkadaşlarımı, isimlerini unuttum. Arada bi hatırlıyorum,sonra yine unutuyorum.Çoğunu artık hiç göremeyeceğim. Aslında gözlerim de iyi görmüyorlar artık. Hep karanlık nedense. Yaşlılık galiba. Oysa hiç yaşlanmıycak gibi sanırdım kendimi.Yaşlanıp bir köşede öylesine yaşamak olmayacaktı kaderim. Ama işte yaşlandım. Korktuğum başıma geldi. Bir nasihat isteseydiniz benden gücünüz varken koşun derdim. Koşun ve yorulun. Sonra anlıyor insan yapmadığı bir çok şeyin kıymetini. 

Koşun çünkü koşmak güzel şeydi..."

Barış Manço - Ömrümün Sonbaharında

9.05.2014

Biraz da sinema: Züğürt Ağa


“Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” der Herakleitos. Özellikle Türkiye coğrafyasında bu sözün taşıdığı anlam çok daha iyi anlaşılıyor. 80 Askeri darbesi sonrası Türkiye’de hem siyasi, hem ekonomik, hem de insani anlamda çok şeyler değişti. İç göçün hızlandığı, küpünü dolduranların kolay yoldan köşeyi döndüğü yıllarda, “ahlaki yozlaşma” bütün bu yaşanan sürecin en büyük yan etkisi oldu. Üstelik bütün bu yaşananlar benim memurum, benim esnafım işini bilir şeklinde söylemlerle siyasi yönden de desteklendi.

Züğürt Ağa temel olarak bu yozlaşma ve değişim döneminde inandığı değerler ve vicdanı ile ayakta kalmaya çalışan bir köy ağasının hikayesine odaklanıyor. Nesli Çölgeçen’in yönetmenliğini, Yavuz Turgul’un senaristliğini üstelendiği bu yapım iç burkucu bir değişim öyküsünü anlatıyor. Güney Doğu’da küçük bir köy Haraptar. İsmi gibi harap olmuş bu köy eskisi gibi verimli değil, köylüler karın tokluğuna çalışıyor, ağalık sistemi yavaş yavaş çöküşe geçmiş. Bütün bunlara yeter diyenler köyü terk ederek soluğu İstanbul’da almışlar. Bu değişime direnen tek kişi Züğürt Ağa. Fakat Züğürt Ağa son darbeyi yanına maraba olarak aldığı ve köylüleri hırsızlığa teşvik eden çıkarcı Kekeş Salman’dan yiyerek, varını yoğunu satarak büyük şehre göçmek zorunda kalıyor.



Yaşlı annesi, karısı, çocukları, babasının kısa evliliğinden yadigar kalan Kiraz ile birlikte yeni bir hayat için gelinen büyük şehir Züğürt Ağa için tam bir hayal kırıklığı olacaktır. Daha önce hiç çalışması gerekmemiş, elinde çiğ köfte yapmak dışında bir zanaatı olmayan ve üstelik temiz bir kalbinin olması doğal olarak giriştiği her işte hüsrana uğramasına neden oluyor. Bu duruma dayanamayan karısı ve çocukları evi terk ediyor. Geride sadece aralarında gizliden gizliye derin bir sevgi yaşadıkları Kiraz kalıyor. Ağa için geriye tek yol kalıyor, geçmişe dair her şeyi silerek bu yeni dünyaya ayak uydurmak.



Yönetmen Nesli Çölgeçen bu bireysel hikaye üzerinden değişimi, iş ahlakının nasıl bozguna uğradığını ve kırsala ait kuralların şehir hayatında nasıl ayaklar altına alındığı çok güzel anlatıyor. Özellikle bu anlatımda kullandığı simgesel yöntemler çok etkiyici. Örneğin, ağalığın sembolleri olarak sunduğu nesnelerden her birinin tek tek elden çıkması ve son olarak Züğürt Ağa’nın tutkuyla bağlı olduğu körüklü çizmelerin eskiciye satılması kapanan bir dönemin hüznünü yansıtıyor. Anlıyoruz ki bu yeni düzen içerisinde ayakta kalabilmek için namuslu olmak peki bir şey ifade etmiyor. Artık köy ağalığı yerini “şehir ağalığı”na bırakıyor. Bu şehir ağalığı figürünü de en güzel Kekeş Salman canlandırıyor. Kekeş Salman’ın verdiği temel mesaj basit aslında; bir devir sona erdi ve büyük şehirde yaşamak için oranın kuralları ile yaşayacaksın. Bu yeni düzende para kazanmak çok önemli ve bunu nasıl kazanacağının da pek bir önemi yok. Zaten filmin sonunda ağayı sokakta çiğ köfte satarken görürüz, ilk önce utanarak, sattıkça umutlanarak ve sesini yükselterek satar çiğ köfteyi. Marabalarının onu çiğ köfte satarken görmesini bile umursamaz ve tüm çiğ köfteleri bitirdikten sonra büyük bir keyifle boş tepsiyi çalarken görürüz Ağayı. Yeni gün yeni bir umut demek artık Züğürt Ağa için.



Züğürt Ağa senaryosunun barındırdığı ince noktalar, öykünün içine güzelce yedirilmiş yan temalar ile izleyici düşüncelere sevk ediyor. Kırsal hayatın bir gerçeği olarak, kadınlara verilen değer, başlık parası, din adamlarının kırsal kesimdeki etkisi, köylülerin siyasi tercihlerinin nasıl belirlendiği gibi konular esprili bir şekilde senaryoya yansıtılmış. Şu an düşündüğümüzde bile güldüğümüz bu konular günümüzde bile devam eden bir sorun aslında.

Film başta Şener Şen ve Erdal Özyağcılar olmak üzere oyuncuların performansları, sahici işlenmiş köy sahneleri, Atilla Özdemiroğlu imzasını taşıyan müzikleri, sürükleyici kurgusu, temelde ele aldığı mesele ile Türk sinemasının en güzel filmlerinden bir tanesi. Kendi züğürt, fakat yüreği zengin bir adamın hüzünlü hikayesidir Züğürt Ağa.

Barış Manço - Domates Biber Patlıcan

14.03.2014

Bir Selam Sana Gönül Dağlarından


Bir dilim ekmeği bölüşürüm seninle
Suyu aynı tastan yudumlarım seninle
Eğer kalbin kırıksa dost yüzünden
Bir selam sana gönül dağlarından

Gel sen de katıl bizlere dolaş bahçemizde gönlünce
Uzat korkma elini bak beş parmağım var benimde
Eğer kalbin kırıksa dost yüzünden
Bir selam sana gönül dağlarından

Gel sen de katıl bizlere dolaş bahçemizde gönlünce
Uzat korkma elini bak beş parmağım var benimde
Eğer kalbin kırıksa dost yüzünden
Bir selam sana gönül dağlarından
Al selamımı gönül dağlarında...

Barış Manço & Kurtalan Ekspres - Bir Selam Sana Gönül Dağlarından

28.02.2014

Cuma Şarkıları


Bugün seçtiğim şarkı listesi yurdum topraklarından eskilere ait şarkılar. Müziğin, sadece müzik için yapıldığı güzel yıllara ait çok sağlam şarkılar.

- Selda Bağcan "Yaz Gazeteci"
- Şakir Öner Günhan "Deli Deli"
- Moğollar "Alageyik Destanı"
- Cem Karaca &  Moğollar "Gel Gel"
- Hülya Süer "Şeker Oğlan"
- Erkin Koray "Karlı Dağlar"
- Okay Temiz "Denizaltı Rüzgarları"
- Alpay "Yekte"
- Nazan Şoray "Hal Hal"
- Barış Manço "Ben Bilirim"
- Önder Bali "Koca Dünya"
- Aylin Urgal "Paran Pulun Senin Olsun"
- Gülden Karaböcek "Dokunma Keyfine Yalan Dünyanın"
- Kamuran Akkor "İkimiz Bir Fidanın"
- Mavi Işıklar "Ayva Çiçek Açmış"
- Ersen ve Dadaşlar "Bir Ayrılık, Bir Yoksulluk, Bir Ölüm"
- Ayla Algan "Versin Tanrı İstemeden"
- Edip Akbayram "Deniz Üstü Köpürür"
- 3 Hür-El "Gönül Sabreyle"
- Fikret Kızılok "Haberin Var mı?"
- Cem Karaca & Dervişan "Beni Siz Delirttiniz"

 
Alpay - Yekte
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...