Yıl 1982. Barış Manço ve Kurtalan Ekspres, Almanya'da yayınlanan Bio'nun İstasyonu programına konuk oluyor. Programda mekan olarak eski bir tren istasyonu kullanılıyordu. Barış Manço canlı performansları öncesi programın sunucusu ile keyifli bir sohbet yapıyor ve ardından Hal Hal icra ediliyordu. Bir tren vagonunda canlı olarak çalınan parçada özellikle basta Ahmet Güvenç ve klavyede Kılıç Danışman adeta döktürüyordu. Canlı müzik nedir sorusunun cevabı gibi bir performans. Ne varsa eskilerde var diyerek tekrar o günlere dönüyoruz...
Barış Manço etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Barış Manço etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16.11.2017
24.04.2017
5 PAZARTESİ ŞARKISI
Müzikal açıdan çok zengin olan Türkiye coğrafyasında yıllar içerisinde birbirinden güzel albümler yayınlandı. Zaman zaman en iyi albümler listesi oluşturuldu. Son olarak müzisyenler, yorumculardan, eleştirmenler ve prodüktörlerden oluşan 100 kişilik bir jüri Türkiyenin en iyi 100 albümünü seçti. Bugün 5 şarkılık listemizin konusu, bu 100 albüm sıralamasında ilk beşe giren albümlerden seçtiğim şarkılar. Listenin tamamı için sizleri şöyle alalım.
Müziğin hiç susmaması umuduyla hepinize Mutlu Pazartesiler...
1- MFÖ - ELE GÜNE KARŞI YAPAYALNIZ
Müziğin hiç susmaması umuduyla hepinize Mutlu Pazartesiler...
1- MFÖ - ELE GÜNE KARŞI YAPAYALNIZ
2- BÜLENT ORTAÇGİL - BENİMLE OYNAR MISIN?
3- SEZEN AKSU - SEN AĞLAMA
4- LEVENT YÜKSEL - MED CEZİR
5- SEZEN AKSU - GÜLÜMSE
BONUS: BARIŞ MANÇO & KURTALAN EKSPRES - YENİ BİR GÜN
1979 tarihli Barış Manço ve Kurtlan Ekspres ortaklığına dayanan bu muhteşem albüm kesinlikle ilk onda yer almayı hakediyordu.
14.02.2017
ALTERNATİF AŞK ŞARKILARI
Bugün dersimiz "Aşk", konumuz ise; "Başka türlü aşk şarkıları". Ne demiş serseri yazarın biri; "Kalabalığa karışmak için hiçbir özellik gerekmez, ama yalnız ve dik durmak için gerçekten çok şey gerekir.." Tüm Kaybedenler Kulübü üyeleri için "Ve Odunu" politikası ile son sözü elbette müziğe bırakıyoruz.
Öyleyse Aşk olsun...
İngiliz ileri uç serseri ekolünün bir numaralı forveti Pete Doherty ebedi mutluluğun sırrını açıklıyor. Formül basit, fazla duygusallığa girmeden gole dönük atak futbol oynamak. Pete Doherty bu agresif yönünyle, bir dönem Libertines grubunun beyni olarak o dönemin bir diğer ünlü ismi The Strokes ile zengin-fakir rock'cı kavgalarını yapmıştı. Olsun arada kavga iyidir. Arayı sıcak tutar..
Ahmet Kaya – Giderim
Bir dönem ülkemizden çatal, bıçakla kovalanıp, öldükten sonra baş tacı edilen Ahmet Kaya mesajı sert ve çok net veriyor. Senden aldığım ne varsa / Yerine koyar giderim / Ezdirmem sana kendimi / Gövdemi yakar giderim / Beddua etmem üzülmem / Kafama sıkar giderim.
Özlem Tekin – Aşk Her şeyi Affeder mi?
Özlem Tekin evrensel bir konuya parmak basıyor. Cidden soru en kazık yerden geliyor. “Risk Nedir?” sorusundan bile zor bir soru. 90’lı yıllardan bu yana bu soruya şahsen ben bir cevap bulamadım. Siz buyduysanız lütfen beni arayınız. Ayrıca hatalıysam da arayabilirsiniz.
Erkin Koray – Deli Kadın
Yılların usta müzisyeni Erkin Baba; naz, kapris, huysuzluk yapıp, problem çıkarmayı seven dişi denen canlılara mesajı çok net veriyor. Deli kadın / Hiç sen beni / Anlamadın / Sopa mopa / Kar etmiyor / Taş kafana.
Violent Femmes – Fat
Özellikle Çikolata, Eti Puf ve Eti Cin seven hanım arkadaşları unutmayan Violent Femmes grubu şöyle diyor şarkıda: Umarım şişmanlarsın / Çünkü şişmanlarsan eğer / O zaman benim dönmemi istersin / Ben bakmam ne kadar şişkosun, ne kadar sıska / Bana sadece sevecek bir şey ver. Cidden çok samimi ve içten şarkı sözleri. Bu arada bir Biskrem versem döner misin?
Jane Birkin & Serge Gainsbourg – Je t’aime… moi non plus
Serge ve Jane çiftinden bir yatak odası şarkısı. Belki de dünya üzerindeki en erotik şarkı. Katıksız sevişme şarkısı. Jane Birkin “seni seviyorum” diye inlerken, Serge cevap veriyor “ben de seni hiç!”
Sezen Aksu – Git
Aşkın en zor evresi ayrılık kısmıdır. Minik Serçe, bu sarsıcı ve insanı bozguna uğratan duruma el atıyor. Mademki istiyorsun, öyleyse durma git / Beni düşünme, rahat ol, yalnız kalabilirim / Sen de bilirsin, hiçbir acı sonsuza dek sürmez / Hatta her an yeniden sevebilirim. Güzel hoş diyorsun Minik Serçe, ama her an yeniden sevebilirimle olmuyor bu iş cidden. Evet olmuyor…
Esmeray – Unutama Beni
Hatırlarsanız “Eternal Sunshine of Spotless Mind”, eski sevgiliyle ilgili tüm anıları beyninizden silmek konulu nefis bir Michel Gondry filmiydi. Hatta öyle ki Gondry Esmeray’ın bu şarkısını dinlememiş ve filmi yapmaya karar vermiş. Tamam tamam uyduruyorum yok öyle bir şey. Ne diyordu Esmeray “Boğazında düğümlenen hıçkırık olayım / Unutma beni / Unutama beni. Cidden beddua gibi sözler.
Barış Manço – Lambaya Püf De
Barış Manço’dan gaz lambalı dönemlere ait içinde derin mesajlar barındıran güzel bir eser. Sevişme tansiyonunu yükselten ateşli bir şarkı. Günümüzde şarkı “Hanım şu elektriği bir kapatıver, halvete girelim” şekline döndü, orası ayrı bir konu elbette.
Kesmeşeker – Aşk ve Para
İşte tarihin asla cevap bulamadığı en büyük soru “Aşk mı yoksa paramı” Tam bir kargaşa denklemi; aşklı fakat parasız günler ve paralı fakat aşksız günler ikilemi. Gerçi günümüzde para her kapıyı açar mantığıyla konuyu kısa kesiyorum.
Grup Vitamin – İstanbul’da
Grup vitamin’in bir yandan uzaklardaki sevgiliye mesaj verdiği, diğer yandan İSKİ’ye giydirdiği çalışma. Gittiğin yerler nasıl, bilinmez güzelim / İstanbul’da sular akmıyor / Bu sabah yine her sabah ki gibi sıkıldım İstanbul’dan / Moralim bozuk, cereyan kesik, hele bir de sen yoksun ya, çok yazık. Elbette grubun Aşkın Gözyaşları şarkısı da unutulmamalı. Dönemin meşhur şarkılarından alınan sözlerin Grup Vitamin’in nefis kolajı eşliğinde ortaya çıkan şiirsel eser. Hatırlar mısın bilmem o mahur beste çalar Müjgan ile ben fenalaşırdık. Bu arada Gökhan Semiz cidden çok büyük sanatçıydı.
Juanito – Arkadaşımın Aşkısın
En büyük dostluklar çoğunlukla araya bir kadın girdiği zaman bozulur derler. Bu bağlamda arkadaşının aşkına duyulan sevgi, tarifsiz bir huzursuzluk ve pişmanlık barındırır. Özellikle Türkiye coğrafyasında çok sakıncalı bir konu. Allah muhafaza namus davası ayağına kör kurşunlara gelirsin. O yüzden bildiğin yoldan şaşma, arkadaşının aşkına bakma.
Finali romantik cümlelerle yapalım istedim. Görkemli kaybeden, alkolik serseri Charles Bukowski TRT Ankara Radyosundan sizler için bildiriyor. Esen ve aşkla kalın dostlar.
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar
Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik
Sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik….
5.12.2016
5 PAZARTESİ ŞARKISI
"Müzik, nesneleri doğrudan doğruya temsil etmez; ama insanın
ruhunda onları gördüğümüz zaman hissettiğimiz duyguların aynını
uyandırır."
Jean-Jacques Rousseau
Bugün günlerden yeni bir Pazartesi. Hayat denen yolculuğun kısır döngüsünde, yeni haftaya sıradan bir başlangıç daha. Kendinden başka kimseyi umursamayan, sevgi isimli duygunun hastalık olduğunu düşünmeye başlayan toplum denen kalabalıklar içinde geçip giden Pazartesiler. Ne güzel demiş Sait Faik: "Korku geliyor insana. Kalabalıkların
verdiği bir duygu bu. Dolaşıyorsun sokakta, yüzler geçiyor birbiri
ardına. Tek bir tanıdık yok, bildik yok, şöyle sana bir şeyler
hatırlatan bir bakış, bir gülüş yok. Hep yabancı, herkes birbirine
yabancı. Nerdeyse herkes birbirine kayıtsız, acımasız, neredeyse düşman."
Bugün 5 şarkılık listemizin konusu eskilerden, gerçekten "sanatçı" olan değerli isimlerin, bizim bu topraklara ait sevdiğim şarkıları diyelim.
Bulutlu günlere, asık suratlara inat yaşasın müzik diyelim. Mutlu Pazartesiler..
Fikret Kızılok - Koyverdin Gittin Beni
Barış Manço - Ham Meyvayı Kopardılar Dalından
İlhan İrem - Anlasana
Ersen - Derman Bulunmaz
Kamuran Akkor - İkimiz Bir Fidanın
BONUS: Cem Karaca - Askaros Deresi
Etiketler:
5 PAZARTESİ ŞARKISI,
Barış Manço,
Cem Karaca,
Ersen,
Fikret Kızılok,
İlhan İrem,
Kamuran Akkor
1.08.2016
5 PAZARTESİ ŞARKISI
Pazartesi haftaya enerjik bir başlangıç yaptığımız gün müdür yoksa
bitmek bilmeyecek bir haftanın başı mıdır? Her ne kadar katılmasak da
çoğu insan için cevap ikincidir! O zaman Pazartesi sendromunu atlatmak için
yine müzik diyoruz. Yıllar önce bir bilgenin dediği gibi: "Hepimizin iki yaşamı vardır; Sahici olanı: Çocukluğumuzda düşlediğimiz yaşam. Sahte olanı: Başkalarıyla ortaklaşa yaşadığımız...
Hepinize mutlu Pazartesiler...
Hepinize mutlu Pazartesiler...
Ian Dury & The Blockheads – Wake Up And Make Love With Me
1942 doğumlu Ian Dury, 1977 yılında tam 35 yaşındayken yeni yetme
punkçı gençlik arasında “New Boots And Panties “albümü ile kariyerinin
doruk noktasını yaşıyordu. 7 yaşında çocuk felcine yakalanan Dury ressam
olmaya karar vermiş ve eğitimini bu yönde almıştır. Yarı konuşur
tarzdaki ilginç vokali ile çeşitli publarda çalmaya başlayan Ian Dury,
Blockheads isimli grubunu kurarak ilk resmi sözleşmesini imzalamıştır.
Her ne kadar Ian Dury klasikleşmiş parçası “Sex and Drugs and Rock and
Roll “parçasıyla anılsa da bugün listemizde yer alan o güzel şarkısı
“Wake Up And Make Love With Me’. 2000 yılında aramızdan ayrılan Ian
Durry “Cockney Rebel “tarzı vokali ve kendine özgü sahne performansıyla
hep hatırlanacaklar listemizde yer alıyor.
Architecture In Helsinki – When You Walk In The Room
Pazartesiyi ofis içinde turlayarak atlatmayı düşünen mimar ve
mühendis arkadaşlar için sıradaki parça Avustralyalı indie pop grubu
Architecture In Helsinki’den geliyor. Debut albümlerini 2003 yılında
çıkaran ekibimiz, The Flaming Lips, Belle & Sebastian, Stereolab
gibi isimlerden ilham alarak, çok renkli ve güçlü bir müzik yapıyorlar.
Seçtiğimiz şarkı ise Now + 4Eva
albümden geliyor. ‘When You Walk In The Room’ şarkısı aslında Jackie
DeShannon tarafından yazılmış ve The Searchers tarafından meşhur edilmiş
bir cover.
Citizens! – Reptile
Sıradaki şarkımız debut albümlerini 2012 yılında çıkaran genç
Londralı indie rock ekibi Citizens!’dan geliyor. ‘Here We Are’ isimli
albümden seçtiğim parça Reptile.
Inspiral Carpets – Dragging Me Down
80′li
yılların sonlarına doğru ada coğrafyasının gri sokaklarıyla ünlü
Manchester kenti bir çok heyecan verici gruba kucak açarak Manchester
Sound ismi verilen bir müzik akımının ev sahipliğini yapmıştır. İşte o dönemin unutulmayan isimlerinden biri olan Inspiral
Carpets meşhur inek logoları ve “Sevişme Kadar Havalı” sözünün yazılı
olduğu tişörtleriyle müzik tarihine küçük bir imza attılar.
Chromeo – Jealous (I Ain’t With It)
David Macklovitch ve Patrick Gemayel isimli iki fantastik
delikanlıdan oluşan Chromeo ile aşk kıvılcımlarımız ‘Needy Girl’ parçası
ile başlamıştı. Tellioğlu ve Seferoğlu ailelerinin aykırı bireyleri,
Tosun Paşa’nın can dostu süt kardeşler Chromeo ikilisinin, ‘Yeşil Vadi’
pardon ‘White Women’ ismini taşıyan albümlerinden seçtiğim şarkı Jealous (I Ain’t With It). Yine electro, disko, funk ve eğlenceli ses oyunlarıyla popüler
müzik dünyasına cool ve umursamaz bir gülücük gönderiyorlar. Özetle;
bildiğimiz Chromeo oyun havaları.
Bonus: Barış Manço – Eğri Eğri Doğru Doğru
Son şarkımız bizim topraklardan. Barış Manço’nun en
sevdiğim şarkılarından biri olan “Eğri Eğri Doğru Doğru” 1981 yılında yayınlanan Hal Hal 45′liğinin B yüzünde yer almıştı. Bu 45′likte Barış Manço’ya Kurtalan Ekspres eşlik etmişti.
7.02.2016
Sahici Sevinçler
İsrail'in 2008 sonunda düzenlediği hava saldırıları nedeniyle, Gazze
Hayvanat Bahçesi'nde 400 hayvanın 390'ı öldü. Hayvanat bahçesi
yetkilileri, 2009 sonbaharında bir ressamı işe aldı. Ressam, eşekleri
saç boyasıyla zebraya dönüştürüyordu. Hüzün verici, fakat Filistinli
çocuklar bu sahte zebraları çok sevdi. Hiç gerçek zebra görmedikleri
için, farkı anlamıyorlardı. Sahte zebralar, sahici sevinçlere yol
açıyordu.
"Yalancılar ve Sahtekarlar Ansiklopedisi"
19.09.2015
Müzik
Müziğin kökenleri geçmişin hayli derinliklerinde yatar. Kök
salmış yüzyıllık bir çınar gibidir. Müzik bu anlamda ölçüden doğar ve o
büyük birlik içinde kök salar. Büyük birlik iki kutbu, iki kutup da karanlık ve
aydınlığın gücünü doğurur.
Dünyada dirlik düzenlik egemense, tüm nesneler dinginliğini
koruyor ve tüm insanlar davranışlarında baştakilerin sözünden çıkmıyorsa, ancak
o zaman müzik kusursuz nitelik kazanır. Hırs ve tutkular yanlış yollar izlemedi
mi, ancak o zaman müzik mükemmelliğe kavuşur. Mükemmel müzik belli bir
kaynaktan fışkırır, dengeden doğar. Bu yüzdendir ki, ancak dünyanın anlamını
bilip kavramış biriyle müzik üzerinde konuşulabilir. Müzik gökle yer arasındaki
ahenge, karanlıkla aydınlık arasındaki uyuma dayanır.
Çöküş sürecini yaşayan devletler ve helak duruma düşmüş
insanlar da müzikten kuşkusuz yoksun değildir; ama onların müziği neşe içermez.
Bu yüzden müzik ne denli gürültülüyse, insanlar o denli melankolik, ülkeyi
bekleyen tehlike o denli büyük, ülkenin başındaki hükümdarın içine
yuvarlanacağı uçurum o denli derindir. Böyle onunca müziğin özü de yitip gider.
Bu yüzden düzen içindeki bir çağın müziği dingin ve şen, yönetimi uyum
içindedir. Huzurdan yoksun bir çağın müziği telaşlı ve vahşi, yönetimi ise eğri
yoldadır. Yıkılmakta olan bir müziği duygusallık ve hüzün doludur.
Etiketler:
Barış Manço,
ben bilirim,
müzik
2.09.2015
Bombastik Funk
her gece yeniden bir talan başlar
acı ses olur, ses deli bir yağmur
eski bir eylüle gireriz böylece....
"Ahmet Telli"
Eylül ayına girdik ve artık mevsim değişiyor. Mevsime paralel ruhani bir değişim havası içindeyiz. Tüm senenin belki de en güzel mevsimine şarkılı, türkülü bir giriş yapalım istedim. Malum nasıl başlarsak, öyle gider.
Fikret Kızılok & Tehlikeli Madde - "Aybattı"
Erkin Koray - "İstemem"
Ersen - "Derman Bulunmaz"
Barış Manço - "İşte Hendek İşte Deve"
Selda - "Galdı Galdı"
Alpay - "Yekte"
Bunalım - "Yollar"
3 Hürel - "Ağlarsa Anam Ağlar"
Rüya Çağla - "Odana Serdim Halı"
Kazım Koyuncu - "Ella"
BONUS: Ümit Besen - "Deli Gönlüm"
Tam bir bonus şarkı. Nereye istersen seninle gelen bir Ümit Besen klasiği...
3.08.2015
Binboğalar Efsanesi
Bu gece beş mayısı altı Mayısa bağlayan gecedir. Bu gece denizlerin
ermişi İlyas’la karaların ermişi Hızır buluşacaklar. Dünya
kurulduğundan bu yana bu iki ermiş her yıl, yılın bu gecesinde
buluşurlar. Eğer bir gün buluşmayacak olsalar denizler deniz, topraklar
toprak olmaktan çıkar. Denizler dalgalanmaz, ışıklanmaz, balıklanmaz,
renklenmez, kururlar. Topraklar çiçeklenmez, kuşlar, arılar uçmaz,
ekinler yeşermez, sular akmaz, yağmurlar yağmaz, kadınlar, kısraklar,
kurtlar, kuşlar, börtü böcek, tekmil yaratık doğurmaz . Eğer onlar
buluşamazlarsa. Kıyametin habercileri Hızırla İlyas olacaktır.
"Yaşar Kemal"
Etiketler:
Barış Manço,
Binboğalar Efsanesi,
Yaşar Kemal
16.06.2015
Barış Manço Cover'ları
Bugün biraz daha fazla müzik diyerek büyük usta Barış Manço'nun o güzel şarkılarına yapılmış bazı yerli ve yabancı coverlara göz atıyoruz.
Elif Çağlar - Eğri Eğri
Kadriye İnletir - İşte Hendek İşte Deve
DK - Nick the Chopper
Kung Fu - Eğri Büğrü
Mabel Matiz - Kara Sevda
Pinhani - Arkadaşım Eşşek
Kurban - Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
Mancho Tribute Band - Gibi Gibi
Nazan Şoray - Hal Hal
Etiketler:
Barış Manço,
Barış Manço Cover'ları,
Cover,
Elif Çağlar,
Nazan Şoray
8.02.2015
Yaşamak
"Katiller hayal gücünden yoksun adamlardır. Yaşamın ne anlama
geldiğine dair en ufak bir fikre sahip olmadıkları için öldürmek onlara
vız gelir. Ben, başkalarının ölümünden korkanları yeğlerim. Yaşamayı
bildiklerinin kanıtıdır bu."
"Jean-Paul Sartre"
Etiketler:
Barış Manço,
Sartre,
Yaşamak
2.02.2015
En Şanslı Otostopçu
Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica'yı bilmeyenimiz yok. Kendisi özlenen bir siyasi figürün canlı-kanlı hali. Maaşının %90'ını yoksullara bağışlayan, eski model vosvos kullanan ve başkanlık sarayı yerine karısıyla bir çiftlikte yaşayan sıradışı bir devlet başkanı.
Geçtiğimiz günlerde onunla ilgili yine güzel bir haber çıktı. Jose Mujica, yolda otostop çeken birini gitmek istediği yere
bırakarak bir kez daha gönülleri fethetti. Arabada Mujica’nın yanı sıra eşi Lucia
Topolansky ve çiftin köpekleri Manuela’nın olduğu belirtildi. Habere göre 160
kilometrelik mesafeyi, binecek araç bulamadığı için yürüyen Gerhald
Acosta, birçok arabanın yanından durmadan geçtiğini söyledi. Mujica’nın
arabası durduğunda yaşadığı şaşkınlığı anlatan Acosta, Arabadaki kadını
tanıyordum. O, köpeği Manuela’yla birlikte Lucia’ydı ve ön
koltukta Jose oturuyordu.
Etiketler:
Barış Manço,
En Şanslı Otostopçu,
Jose Mujica
27.01.2015
Caribou'dan 1000 Şarkı
2014 yılının en güzel albümlerinden birine imza atan Kanadalı prodüktör Dan Snaith ya da namı diğer Caribou, “The Longest
Playlist” ismiyle kendisi için önemli 1000 şarkıyı derledi. Liste müzik tarihinde bir zaman yolculuğu tadında ve boş yok dedirten cinsten. Bu listede bizim coğrafyadan Barış Manço, Erkin Koray, Selda Bağcan, Hüsnü Özkartal Orkestrası ve Bülent Ortaçgil bulunuyor. Listenin tamamı için sizi şöyle alalım.
Etiketler:
Barış Manço,
Caribou,
Caribou'dan 1000 Şarkı
27.11.2014
Hayvan Hakları
Norveç Sağlık Bakanlığı hayvan hakları konusunda yeni bir genelge yayınladı. Yayınlanan genelgeye göre köpek sahipleri köpeklerini günde en az 3 kez gezdirecek, kedi sahipleri kedilerini ensesinden tutarak kaldıramayacak. Hayvanlar evde yalnız bırakılıp seyahate çıkılmayacak. Köpeklerin küçük alanda bulunması önlenecek, buna göre bu alan köpeğin ayağa kalkıp, yatabileceği ve dolaşabileceği büyüklükte olacak. Ayrıca her zaman içinde su dolu bir kap olacak. Yine kediler derisinden veya kuyruğundan tutulmayacak. Ev hayvanı besleyenlerin kontrolü Gıda Maddeleri ve Hayvan Sağlığı Kontrol Dairesi tarafından yapılacak...
Darısı bizim başımıza diyeceğim ama, milyon ışık yılı uzaklığında bir ütopya. Biz daha insan sevmesini beceremiyoruz. Ne diyelim hayvan sevmeyen, insan nasıl sevebilir ki?
Etiketler:
Barış Manço,
Hayvan Hakları,
Norveç
13.08.2014
Google ölüme hayır diyor
Artık tuvalete bile beraber gittimiz Google, şimdi de ölüme savaş açtı. Google bünyesinde kurulan Calico adlı bir şirketin yaşlanmayı bitirmek ve ölümcül hastalıkları yenmek için çalışacağını açıklandı. Şirketin misyonu bölümünde şu bilgiler yer alıyor: “Calico bir araştırma
ve geliştirme şirketidir. Misyonu, gelişmiş teknolojiden yararlanarak, hayat
döngümüzü kontrol eden biyolojiyi anlama yetimizi
yükseltmektir. Bu bilgimizi, insanların daha uzun ve daha mutlu bir
hayat sürdürmesi için müdahaleler geliştirmek üzere kullanacağız. Bu
misyonu yüklenmek, pek çok disiplinin bir arada olduğu, uzun vadeli bir
çabayı gerektiriyor. Bunun için de finansman çoktan sağlanmış durumda.”
Son olarak Google yetkililerini Zincirlikuyu Mezarlığı'na davet ediyoruz. Moral bozmak gibi olmasın ama, kapıda onları "Her canlı ölümü tadacaktır." cümlesi karşılayacaktır...
Barış Manço - Can Bedenden Cıkmayınca
Etiketler:
Barış Manço,
Google
10.07.2014
Şeker Portakalı
- Daha çok anlat dedim.
- Hoşuna gidiyor mu?
- Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.
- Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?
- Gider gibi yaparız.
- Hoşuna gidiyor mu?
- Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.
- Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?
- Gider gibi yaparız.
"Şeker Portakalı"
Barış Manço & Kurtalan Ekspres - Bir Selam Sana Gönül Dağlarından
Etiketler:
Barış Manço,
Şeker Portakalı
10.05.2014
Koşmak ne güzel şeydi...
Bugünkü konuk yazarımız HappyBlueMondays takipçilerinden Mustafa Çevik. İşte o yazı:
"Evet yaşlandım. Bunu en iyi bana aynalar söylüyor. Ben de herkes gibi
yaşlandım. Artık kendimi çok güçsüz hissediyorum.Yıllar çok çabuk geçti,
bunu yaşarken anlamadım. Heyecanlıydım hep. gençlik hiç bitmeyecekmiş
gibi duruyordu . Küçükken ne kadar büyümek istemiştim oysa. Çocukluk cennetinin bahçelerinde yalınayak şarkılar söyleyip koştururken, en
keyifli zamanlarımda neden sıkılmıştım ? Neden diye soruyorum bir insan
neden büyümek ister ? Evet yaşlandım. Eski dermanım kalmadı. yemek bile
yiyemiyorum rahatça, ellerim titriyor ,üzerime döküyorum sonra. Koşmak
ne güzel şeydi . Evet ne güzel şeydi ne koşardım, ne yollar aşardım
zamanında ne yokuşlar çıkardım. Ama yorulmazdım. Şimdi yokuşları çıkamaz
oldum. Ama yorgunum ve bu yorgunluğa günlerce uyumakta çare olmuyor.
Artık kimse arayıp sormuyor. Ben de kimseyi aramıyorum. Fotoğraflar çok eski bakarken eskilere dalıp gidiyorum. Arkadaşlarım vardı bir zamanlar. Düşündükçe gülümseten anılarım, mektuplarım vardı bir kenarda sakladığım.Unutkanlıkta başladı. Bir çok şeyi unuttum aslında.Arkadaşlarımı, isimlerini unuttum. Arada bi hatırlıyorum,sonra yine unutuyorum.Çoğunu artık hiç göremeyeceğim. Aslında gözlerim de iyi görmüyorlar artık. Hep karanlık nedense. Yaşlılık galiba. Oysa hiç yaşlanmıycak gibi sanırdım kendimi.Yaşlanıp bir köşede öylesine yaşamak olmayacaktı kaderim. Ama işte yaşlandım. Korktuğum başıma geldi. Bir nasihat isteseydiniz benden gücünüz varken koşun derdim. Koşun ve yorulun. Sonra anlıyor insan yapmadığı bir çok şeyin kıymetini.
Artık kimse arayıp sormuyor. Ben de kimseyi aramıyorum. Fotoğraflar çok eski bakarken eskilere dalıp gidiyorum. Arkadaşlarım vardı bir zamanlar. Düşündükçe gülümseten anılarım, mektuplarım vardı bir kenarda sakladığım.Unutkanlıkta başladı. Bir çok şeyi unuttum aslında.Arkadaşlarımı, isimlerini unuttum. Arada bi hatırlıyorum,sonra yine unutuyorum.Çoğunu artık hiç göremeyeceğim. Aslında gözlerim de iyi görmüyorlar artık. Hep karanlık nedense. Yaşlılık galiba. Oysa hiç yaşlanmıycak gibi sanırdım kendimi.Yaşlanıp bir köşede öylesine yaşamak olmayacaktı kaderim. Ama işte yaşlandım. Korktuğum başıma geldi. Bir nasihat isteseydiniz benden gücünüz varken koşun derdim. Koşun ve yorulun. Sonra anlıyor insan yapmadığı bir çok şeyin kıymetini.
Koşun
çünkü koşmak güzel şeydi..."
Barış Manço - Ömrümün Sonbaharında
Etiketler:
Barış Manço,
Koşmak,
Ömrümün Sonbaharında
9.05.2014
Biraz da sinema: Züğürt Ağa
“Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” der Herakleitos. Özellikle
Türkiye coğrafyasında bu sözün taşıdığı anlam çok daha iyi anlaşılıyor.
80 Askeri darbesi sonrası Türkiye’de hem siyasi, hem ekonomik, hem de
insani anlamda çok şeyler değişti. İç göçün hızlandığı, küpünü
dolduranların kolay yoldan köşeyi döndüğü yıllarda, “ahlaki yozlaşma”
bütün bu yaşanan sürecin en büyük yan etkisi oldu. Üstelik bütün bu
yaşananlar benim memurum, benim esnafım işini bilir şeklinde söylemlerle
siyasi yönden de desteklendi.
Züğürt Ağa temel olarak bu yozlaşma ve değişim döneminde inandığı
değerler ve vicdanı ile ayakta kalmaya çalışan bir köy ağasının
hikayesine odaklanıyor. Nesli Çölgeçen’in yönetmenliğini, Yavuz
Turgul’un senaristliğini üstelendiği bu yapım iç burkucu bir değişim
öyküsünü anlatıyor. Güney Doğu’da küçük bir köy Haraptar. İsmi gibi
harap olmuş bu köy eskisi gibi verimli değil, köylüler karın tokluğuna
çalışıyor, ağalık sistemi yavaş yavaş çöküşe geçmiş. Bütün bunlara yeter
diyenler köyü terk ederek soluğu İstanbul’da almışlar. Bu değişime
direnen tek kişi Züğürt Ağa. Fakat Züğürt Ağa son darbeyi yanına maraba
olarak aldığı ve köylüleri hırsızlığa teşvik eden çıkarcı Kekeş
Salman’dan yiyerek, varını yoğunu satarak büyük şehre göçmek zorunda
kalıyor.
Yaşlı annesi, karısı, çocukları, babasının kısa evliliğinden yadigar
kalan Kiraz ile birlikte yeni bir hayat için gelinen büyük şehir Züğürt
Ağa için tam bir hayal kırıklığı olacaktır. Daha önce hiç çalışması
gerekmemiş, elinde çiğ köfte yapmak dışında bir zanaatı olmayan ve
üstelik temiz bir kalbinin olması doğal olarak giriştiği her işte
hüsrana uğramasına neden oluyor. Bu duruma dayanamayan karısı ve
çocukları evi terk ediyor. Geride sadece aralarında gizliden gizliye
derin bir sevgi yaşadıkları Kiraz kalıyor. Ağa için geriye tek yol
kalıyor, geçmişe dair her şeyi silerek bu yeni dünyaya ayak uydurmak.
Yönetmen Nesli Çölgeçen bu bireysel hikaye üzerinden değişimi, iş
ahlakının nasıl bozguna uğradığını ve kırsala ait kuralların şehir
hayatında nasıl ayaklar altına alındığı çok güzel anlatıyor. Özellikle
bu anlatımda kullandığı simgesel yöntemler çok etkiyici. Örneğin,
ağalığın sembolleri olarak sunduğu nesnelerden her birinin tek tek elden
çıkması ve son olarak Züğürt Ağa’nın tutkuyla bağlı olduğu körüklü
çizmelerin eskiciye satılması kapanan bir dönemin hüznünü yansıtıyor.
Anlıyoruz ki bu yeni düzen içerisinde ayakta kalabilmek için namuslu
olmak peki bir şey ifade etmiyor. Artık köy ağalığı yerini “şehir
ağalığı”na bırakıyor. Bu şehir ağalığı figürünü de en güzel Kekeş Salman
canlandırıyor. Kekeş Salman’ın verdiği temel mesaj basit aslında; bir
devir sona erdi ve büyük şehirde yaşamak için oranın kuralları ile
yaşayacaksın. Bu yeni düzende para kazanmak çok önemli ve bunu nasıl
kazanacağının da pek bir önemi yok. Zaten filmin sonunda ağayı sokakta
çiğ köfte satarken görürüz, ilk önce utanarak, sattıkça umutlanarak ve
sesini yükselterek satar çiğ köfteyi. Marabalarının onu çiğ köfte
satarken görmesini bile umursamaz ve tüm çiğ köfteleri bitirdikten sonra
büyük bir keyifle boş tepsiyi çalarken görürüz Ağayı. Yeni gün yeni bir
umut demek artık Züğürt Ağa için.
Züğürt Ağa senaryosunun barındırdığı ince noktalar, öykünün içine
güzelce yedirilmiş yan temalar ile izleyici düşüncelere sevk ediyor.
Kırsal hayatın bir gerçeği olarak, kadınlara verilen değer, başlık
parası, din adamlarının kırsal kesimdeki etkisi, köylülerin siyasi
tercihlerinin nasıl belirlendiği gibi konular esprili bir şekilde
senaryoya yansıtılmış. Şu an düşündüğümüzde bile güldüğümüz bu konular
günümüzde bile devam eden bir sorun aslında.
Film başta Şener Şen ve Erdal Özyağcılar olmak üzere oyuncuların
performansları, sahici işlenmiş köy sahneleri, Atilla Özdemiroğlu
imzasını taşıyan müzikleri, sürükleyici kurgusu, temelde ele aldığı
mesele ile Türk sinemasının en güzel filmlerinden bir tanesi. Kendi
züğürt, fakat yüreği zengin bir adamın hüzünlü hikayesidir Züğürt Ağa.
Barış Manço - Domates Biber Patlıcan
Etiketler:
Barış Manço,
Birazda Sinema,
Şener Şen,
Türk Sineması,
Züğürt Ağa
14.03.2014
Bir Selam Sana Gönül Dağlarından
Bir dilim ekmeği bölüşürüm seninle
Suyu aynı tastan yudumlarım seninle
Eğer kalbin kırıksa dost yüzünden
Bir selam sana gönül dağlarından
Gel sen de katıl bizlere dolaş bahçemizde gönlünce
Uzat korkma elini bak beş parmağım var benimde
Eğer kalbin kırıksa dost yüzünden
Bir selam sana gönül dağlarından
Gel sen de katıl bizlere dolaş bahçemizde gönlünce
Uzat korkma elini bak beş parmağım var benimde
Eğer kalbin kırıksa dost yüzünden
Bir selam sana gönül dağlarından
Al selamımı gönül dağlarında...
Barış Manço & Kurtalan Ekspres - Bir Selam Sana Gönül Dağlarından
Etiketler:
Anadolu Rock,
Barış Manço
28.02.2014
Cuma Şarkıları
Bugün seçtiğim şarkı listesi yurdum topraklarından eskilere ait şarkılar. Müziğin, sadece müzik için yapıldığı güzel yıllara ait çok sağlam şarkılar.
- Selda Bağcan "Yaz Gazeteci"
- Şakir Öner Günhan "Deli Deli"
- Moğollar "Alageyik Destanı"
- Cem Karaca & Moğollar "Gel Gel"
- Hülya Süer "Şeker Oğlan"
- Erkin Koray "Karlı Dağlar"
- Okay Temiz "Denizaltı Rüzgarları"
- Alpay "Yekte"
- Nazan Şoray "Hal Hal"
- Barış Manço "Ben Bilirim"
- Önder Bali "Koca Dünya"
- Aylin Urgal "Paran Pulun Senin Olsun"
- Gülden Karaböcek "Dokunma Keyfine Yalan Dünyanın"
- Kamuran Akkor "İkimiz Bir Fidanın"
- Mavi Işıklar "Ayva Çiçek Açmış"
- Ersen ve Dadaşlar "Bir Ayrılık, Bir Yoksulluk, Bir Ölüm"
- Ayla Algan "Versin Tanrı İstemeden"
- Edip Akbayram "Deniz Üstü Köpürür"
- 3 Hür-El "Gönül Sabreyle"
- Fikret Kızılok "Haberin Var mı?"
- Cem Karaca & Dervişan "Beni Siz Delirttiniz"
Alpay - Yekte
Etiketler:
Alpay,
Anadolu Rock,
Barış Manço,
Cem Karaca,
Erkin Koray
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


























