Bob Dylan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bob Dylan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25.09.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


*Yukarıdaki fotoğraf Bob Dylan'ın 1963 tarihli "The Freewheeling'Bob Dylan" albümüne ait. Fotoğrafta Dylan o zamanki kız arkadaşı Ruze Rotolo'yla meşhur olduğu Greenwich Village'da yürürken görülüyor.

Mevsim değişiyor, günler kısalıyor. Hazan mevsiminden kışa doğru bir yolculuğa başladık. Geride bırakılan bir yılın muhasebesi eşliğinde elbette yine müzik diyoruz. Bugün 5 şarkılık listemizin konusu birbirinden ünlü müzisyenlerin hayata, kendilerine ve insanlığa dair söylemiş olduğu sözler eşliğinde, o müzik insanlarından seçmiş olduğu şarkılar.

Müziğin hiç susmaması umuduyla: "Hepinize Mutlu Pazartesiler." 

Bob Dylan - Blowin'In Wind

"Bir kurtarıcı ya da peygamber olmayı hiç istemedim."

Bob Dylan



Nick Drake - River Man

"Müzik yapmakla başka bir şey arasında  gayet doğal bir bağ olduğunu bulabilseydim, o zaman başka bir şey yapmaya başlayabilirdim."

Nick Drake




Leonard Cohen - Lover, Lover, Lover

"Şarkı sözü yazmak özünde bir kur yapma sürecidir, kadın avlamak gibi bir şeydir. Çoğu zaman zor bir mücadeledir."

Leonard Cohen



David Bowie - Heroes

"21.yüzyılın başlangıcı yetmişlerdeydi."

David Bowie



The Cure - One Hundred Years

"Ben pop müzik değil, Mahler'in senfonileriyle eşdeğer müzik yapmamız gerektiğini düşünüyorum."

Robert Smith



BONUS: Fikret Kızılok - Leylim Leylim

"1960'lı ve 70'li yıllar bizler için dünyayı değiştirebiliriz umuduyla geçen gençlik yıllarıydı. Kendimizi ifade etmemizin dışa vurumu şarkılarımız, türkülerimiz, öykülerimizdi. İlericiydik, haklıydık, aceleciydik. İklimi uymadı çağımızın, başka bahara kaldı işimiz. Aldandık, anlattık. Doğal ki usanmadık ama uslandık. Elleriyle tutmasın ateşi diye dingin şarkılar yeğledik çocuklarımıza."

Fikret Kızılok


31.08.2016

Savaş Karşıtı Şarkılar



Gidin sevişin, biraz sanat yapın, müzik dinleyin, yemek yiyin sonra tekrar sevişin bir bebek yapın, yiyin, çalışın, yiyin ve çalışın… Sevin, sevin, birbirinizi sevin… Hepimiz aynı bokuz, o zaman ne için savaşıyoruz? Bu rezalete şu an son verin! Aldığınız vergilerle yaptığınız işkenceye son verin, şimdi!

"Eddie Vedder"

Savaş karşıtı şarkılardan bir demet. Savaşlarda ölen tüm küskün çocukların laneti üzerinize olsun...

- Dire Straits "Brothers In Arms"
- Pink Floyd "Southampton Dock"
- Bob Dylan "Masters Of War"
- John Lennon "Imagine"
- Bruce Springsteen "Born in The U.S.A"
- Sting "Russians"
- Saxon "Dogs of War"
- Iron Maiden "The Aftermath"
- Pink Ployd "Us and Them"
- Cranberries "Zombie"
- John Lennon "Working Class Hero"
- U2 "Bullet The Blue Sky"
- Yaşar Kurt "Anne"
- Billy Bragg "Rumours Of War"
- Elvis Costello "Oliver's Army"
- Edwin Starr "War"
- The Doors "The Unknown Soldier"
- The Clash "Spanish Bombs"
- Rise Against "Hero Of War"
- Guns N' Roses "Civil War"
- Black  Sabbath "War Pigs"
- Barış Manço "Günaydın Çocuklar"
- Pink Floyd "Goodbye Blue Sky"
- Bulutsuzluk Özlemi "Bağdat Kafe"

7.06.2015

Barışa Ekilen Tohumlar


Filistinli bir kadın, İsrail askerlerinin attığı gaz fişeklerinde çiçek yetiştiriyor. Elbet birgün bu dünyaya barış gelecek ve savaş baronları kendi kanlarında boğularak yok olup gidecekler...




14.08.2014

Para!


Dünyanın bir kısmı açlık, sefalet, fakirlik ve savaşlarla boğuşurken, çocuklar telef olmaya devam ederken, diğer kısmı paramızı nerelerde çarçur ederiz kaygısında....

Bir Bob Dylan şarkısında söylendiği gibi;

"Ölüm vakti geldiğinde
İstiflediğiniz paralar yetmeyecek
Ruhunuzu geri almaya."

Rashit - Paran Yoksa Öl

7.08.2014

O Anlar


Bu fotoğraf Mohammed Abed tarafından çekilmiş, Gazze’de bir okul duvarı.. Tüm çocukların ortak rüyası bir ev, biraz güneş, ağaçlar, çiçekler, umuda açılan bir gökyüzü, bir aile ve bir tutam sevgi.... Oysa artık çocuklar yok, çocuklar yoksa artık bu resimler de yok! Şimdi tüm iki yüzlü savaş tacirleri, kandan beslenen silah tüccarları, karaktersiz politikacılar, sözde dünyaya barış! getiren kurum ve örgütler bu duvara uzun uzun bakabilirsiniz.... Umarım bir gün kendi kanınızda boğulursunuz...
 
Bob Dylan - Masters of War

25.06.2014

İstanbul'un yeni konser mekanı: Black Box


İstanbul'un en yeni ve işlevsel konser mekanı Black Box Travis konseri ile açıldı. O keyifli konseri izleyenler arasında yer aldım. Black Box Avrupa’daki benzerlerini aratmayan etkileyici bir  mekan. 5800 kişilik kapasiteye sahip olan mekan ferah, akustik, ışıklandırma ve muhteşem bir ses sistemine sahip. Mekanın hem tribün, hem de saha içi kısımlarından sahne gayet net görünüyor. Üstelik her konserde bir eziyete dönüşen alana giriş çıkışlar kapıların çokluğu nedeniyle gayet kolay. Saha içinde ve tribün katlarında birçok bar, tuvalet var. Sigara içmek için teraslar mevcut. Ama en önemlisi izlediğiniz konserin keyfini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Şayet Black Box bu çizgisini korursa kısa sürede bir müzik mabedine dönüşecektir.

Gelelim Travis konserine; Öncelikle Travis Türkiye'yi seviyor ve bu topraklarda onları seven önemli bir hayran kitlesi mevcut. Konser keyifli, coşkulu ve muhteşem bir final ile sona erdi. Travis hayranlarının sabırsızlıkla beklediği "Why Does It Always Rain On Me?" çalmaya başladığı an konser alanı bir şemsiye cennetine dönüştü. Hep bir ağızdan söylenen şarkı ile konser sona erdi. Müziğin evrensel gücüne bir kez daha şahit olduk.


Ertesi gün yine Black Box'ta büyük ozan Bob Dylan konseri vardı. Yaşayan efsane ülkemizi 3.kez ziyaret ediyordu. Bob Dylan yeni şarkılarının ağırlıkta olduğu bir playlist sundu. Elbette "One More Cup Of Coffee" şarkısını bekleyen bir kitle yine hayal kırıklığına uğradı. Bu şarkıyı çok sevenlerin en büyük şansızlığı Bob Dylan'ın bu şarkıyı ciddi anlamda sevmemesi. Zaten ustanın düz hesap 500 konser verdiğini varsayarsak, konserlerinde en fazla 10 defa bu şarkıyı söylemiş olması. Yani istatikler ve matematik bir kez daha haklı çıktı. Bir diğer nokta Bob Dylan'ın nabza göre şerbet vermeyen duruşu ve seyirci ile fazla içli-dışlı olmamasıydı. Kimileri bu huysuz ihtiyar tavırlarını hiç sevmedi. Ama o bir Bob Dylan, elimizden gelen hiç birşey yok. Konserin en rahatsız edici anları konsere geç gelip cep telefonu ışığıyla yer arayan ve o büyülü ortamın içine eden insanların varlığı oldu. Elbette sürekli resim çekme sevdasında olup, ön taraflara akın düzenleyen kardeşlerimizi es geçmeyelim.


İstanbul'da izlediğim son konser Ekşifest kapsamında sahneye çıkan Manu Chao oldu. Mekanın uzaklığı, çıkışta yaşanan işkenceye rağmen Manu Chao tek kelimeyle bir müzik ziyafeti sundu. Sahnede devleşen Manu Chao ve ekibi insanlara müziğin evrensel gücünü bir fizik kanunu gibi ispat etti. 

Dün Pixies konseri yine Black Box'ta yapıldı. Ama hafta içi olması nedeniyle çok izlemek istediğim bu konseri izleyemedim. Bir döneme damgasını vurmuş Pixies ilk defa ülkemizi ziyaret etti. Tahminimce bu konser insanları esas Pixies hayranları ve Where is My Mind'cılar olarak ikiye ayırdı. Ben hangi taraftayım derseniz, sorunun cevabı çok net. Pixies tek şarkıya sığdırılamayacak kadar büyük bir grup. 

Başka konserlerde görüşmek umuduyla...

 

5.03.2014

Üç yeni şarkı


Müzik insanların hayatını kurtarabilir. Fakat şu anda kullanıldığı gibi ticari amaçlı değil.

"Bob Dylan"

Lykke Li - Love Me Like I’m Not Made Of Stone

Özellikle ikinci albümü Wounded Rhymes'ten çıkan I Follow Rivers şarkısı ile seçim meydanlarına inmesinden korktuğumuz Lykke Li, Mayıs ayında çıkaracağı üçüncü albümü 'I Never Learn'den “Love Me Like I’m Not Made Of Stone” parçası ile huzurlarınızda. 



Beach House -  Saturn Song

Uzayda şarkı yapma modasının son temsilcisi dingin ritimlerin ağababası Beach House 'Saturn Song' ile huzura doğru.
 


Future Island - A Dream Of You and Me

Future Island çok bilinmeyen ama sağlam müzik yapan ekiplerden bir tanesidir. Özellikle 'Balance', 'Before The Bridge' gibi şarkılar bünyede bağımlılık yapar. Future Islands 24 Mart'ta 'Singles' isimli bir albüm çıkarıyor. Bu albümden çıkan ikinci şarkı  A Dream Of You and Me.

9.02.2014

Masters Of War


Savaşın efendileri gelin
Tüm silahları siz icat edin
Ölüm uçaklarını siz icat edin
Büyük bombaları siz icat edin
Duvarların arkasına gizleyin
Kürsülerin arkasına gizleyin
Bilmeni istiyorum:
Maskelerinin arasından görebiliyorum
Hiçbir şeyi asla kuramayacaksın
Ancak yıkım yapacaksın
Dünyamla oyna,
Adeta senin küçük oyuncağınmış gibi
Elime silah tutuştur
Ve gözlerimden gizle
Ve dön ve daha uzağa koş
Kurşunlar süratle uçmaya başladığında...

Bob Dylan - Masters Of War

22.01.2014

Uykusuzluk


Aşk, gerçek aşk tamamen teslim olmayı gerektirir mi? Hep sorulan bir soru bu. Az da olsa bir karşılık beklemek insana yaraşır bir eylem değil mi? İnsan ille insanüstü bir yaratık ya da bir Tanrı mı olmalı? Vermenin sınırı var mıdır? İnsanın kanaması sonsuza dek sürer mi?

"Henry Miller" 


 
Bob Dylan - The Times They Are A-Changin

9.10.2013

1968


1968 gibi bir yıl hiç gelmedi ve muhtemeldir ki bir daha hiç gelmeyecek. Ulusların ve kültürlerin hala ayrı ve birbirinden çok farklı olduğu bir dönemde, dünyanın dört bir yanından asi ruhlar bir anda alevlendi.


1968'i kendine özgü kılan taraf, insanların birbirinden çok ayrı meseleler için ayaklanması ve ortak bir başkaldırı arzuları, bunu nasıl yapacaklarına dair fikirleri olması, kurulu düzene yabancılaşmaları ve her türlü otoriterciliğe karşı derin bir nefret duymalarıydı. Nerede komünizm varsa komünizme; nerede kapitalizm varsa kapitalizme başkaldırıyorlardı. İsyancılar çoğu kurumu, siyasi lider ve partiyi reddediyordu.

"1968: Dünyayı Sarsan Yıl, Mark Kurlansky"
 
Bob Dylan - Blowin in the Wind

8.04.2013

Bir şeyler değişecek gibime geliyor


Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor aslında, yaşamayı bilmediği için...

"W.Shakespeare"

Günün dinleme önerileri:

- El Perro Del Mar "God Know"
- Micachu & Shapes "Lips"
- Pinhani "Zaman Beklemez"
- Dinar Bandosu "En Güzel Kadın İstanbul"
- Moby "Pale Horses"

Günün filmi:


"Shocking Blue" Yön: Mark de Cloe (2010)

Lale tarlaları arasında geçen bir gençlik filmi Shocking Blue. Filmde genç olmanın dayanılmaz zorluğu, yaşanan bir kaza olayı üzerinden irdeleniyor. Yönetmen, Mark de Cloe 2006 yılında Roma'da 'Gelecek Vaat Eden Genç Avrupalı Yönetmen' ilan edilmişti. Minimalist Avrupa Sineması'nın insan ruhuna dokunuşlarını sevenlere.

Bob Dylan'ın bir şarkısında dediği gibi:

"Evet, hayat aşk için vardır
Ve diyorlar ki aşkın gözü kördür
Huzurlu bir hayat için bebeğim
Topla eşyalarını benimkilerle birlikte
Bir şeyler değişecek gibime geliyor."

Bir şeylerin değişmesi umuduyla hepinize Mutlu Pazartesiler...

RAC - Lovefool (ft. Liz Anjos)

Bob Dylan - Blowin' In The Wind

27.05.2012

Biraz da sinema: Lawn Dogs



Birçok festivalde ödüller kazanan Avustralya asıllı John Duigan'ın "Lawn Dogs" filmi saf bir dostluk ve arkadaşlık filmi aslında. Camelot Gardens, lüks evlerin bulunduğu seçkin bir site. Siteye yeni taşınan Stockard ailesinde baba Morton politikaya atılmayı düşünen bir işadamı, anne Clare ise hayatın anlamını genç erkeklerde arayan bir kadın. İkisininde 10 yaşındaki kızları Devon'a ayıracak zamanı yok. Devon'da yaşıtı çocukları aptal buluyor. Sitenin havası da, düzgün çimleri de o civarda çocukların yaşadığına dair en ufak bir ipucu vermiyor zaten. Devon anne-babasının çıkarcı ve ikiyüzlü yaşamlarının farkında aslında. Amcası ona ormanda yaşayan Baba Yaga adlı bir büyücünün hikayesini anlatıyor.

Devon, bir gün Baba Yaga'yı aramak için yakındaki ormana dalıyor. Baba Yaga yerine karşısına ormanda kaçak park etmiş eski püskü bir karavanda yaşayan Trent ( Sam Rockwell) çıkıyor. Sitenin o görkemli hayatının arkasında yaşayan tek fakir kişisi Trent Burns, hayatını Camelot Gardens çimlerini biçerek kazanıyor. Düzenli olarak geldiği bu rüya şehrinde dışlanan ve hakarete uğrayan tek kişi. Duygusal bir arayış içinde olan, hayalpereset, büyümüşte küçülmüş Devon ve kendini ciddiye almayan, hayata karşı cesur, umarsız Trent, birbirlerinin yaralarını keşfederek, dert ortağı ve arkadaş oluyorlar. Bir anlamda bu yabancı dünyada birbirlerinden teselli buluyorlar.



Devon'un ailesi kızlarının en yakın arkadaşının yetişkin bir adam, dahası para kazanmak için sitelerinin çimlerini biçen birisi olduğunu öğrenince fena bozuluyorlar. Devon ormanda aradığı karanlık kişiliğin aslında kendi çevresinin, hatta belki de kendi ailesinin bir parçası olduğu düşüncesine varıyor...

Tıpkı Goethe'nin dediği gibi  "Dağınık zihinler bulmak için tımarhaneye gitmeye gerek yok. Gezegenimiz evrenin tımarhanesidir."

Bob Dylan - Knockin' On Heaven's Door

Bruce Springsteen - Dancing In The Dark

Alannah Myles - Black Velvet
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...