30.04.2017

Blue Cheer - Vincebus Eruptum


Bugün tozlanmayan albümler köşesinde 1968 yılına uzanıyoruz. San Francisco kökenli Blue Cheer, çok güçlü bu ilk albümleriyle The Stooges'dan Led Zeppelin'e, heavy metalden, eksperimental punk'a kadar geniş bir yol açtılar. Hatta onlar için tarihteki ilk heavy metal grubu denir. 60'lı yıllarda sayısız garaj grubunun sesleri duyulmasına rağmen, hiçbiri Blue Cheer kadar temelleri sarsıcı bir derinliğe sahip olmamıştı. Grup ismini LSD'nin bir türünden alıyordu ve bu bir çamaşır deterjanı markasıydı. 

Toplam süresi 33 dakika civarında olan albüm, dört özgün şarkı ve iki cover içeriyordu. Sesin sınırlarını zorlamak konusunda tavizsiz olan gruba, "Tanrı'dan daha yüksek sesli" lakabı takılmıştı. Blue Cheer, elbette müzik tarihinin en baba müzisyenlerinden değildi, fakat doğaçlama solo atakları, kontrol mekanizmasının sınırlarını zorlamaları ve müzikal derinlikleri onları başka bir noktaya yerleştiriyordu. Ne diyordu grup üyelerinden Dickie Peterson "Rock'n'roll, yüzde 10 teknik ve yüzde 90 tavırdır. Doğru bir tavırla bir nota basarsanız, hiçbir tavır olmadan çalınmış, 60 notadan daha fazla etki uyandırır."


28.04.2017

Eğer Hasta Olmak İstemiyorsan


Eğer hasta olmak istemiyorsan, Duygularını anlat...Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular gastrit, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar. Zamanla, duyguların bastırılması kansere dönüşür. Öyleyse, sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız!

Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel birer terapidir! Eğer hasta olmak istemiyorsan… Karar Vermelisin.. Kararsız kişi güvensiz,endişe ve ıstırap içinde olur. Kararsızlık, sorunları, endişeleri ve çatışmaları çoğaltır. İnsanlık tarihi kararlardan oluşur. Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir. Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanıdırlar.

Eğer hasta olmak istemiyorsan "Olduğundan Farklı Yaşama."

Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir. Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur. Kaderleri ilaç, hastane ve acıdır. Eğer hasta olmak istemiyorsan. Kabullen. Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır.


Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar. …Eleştirileri kabullen. Bu bilgelik, akıllılık ve terapidir. Eğer hasta olmak istemiyorsan. Çözümler Bul. Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler. Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı...

Arı ufacıktır fakat var olan en tatlı şeylerden birisini üretir. Biz ne düşünüyorsak oyuz. olumsuz düşünce, hastalığa dönüşen negatif enerji üretir.

Eğer hasta olmak istemiyorsan. Güven. Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz, açık değildir, derin ve sağlam ilişkiler geliştiremez, gerçek arkadaşlıkları nasıl kurabileceğini bilemez. güven olmadan, bir ilişki de olamaz. Güvensizlik sendeki inancın azlığıdır.

Eğer hasta olmak istemiyorsan. Hayatı Üzgün Yaşama. Mizah. Kahkaha. Huzur mutluluk Bunlar sağlığa güç verir ve daha uzun bir yaşam getirir. Mutlu kişi yaşadığı çevresini geliştirir. "İyi mizah bizi doktorun elinden korur". Mutluluk sağlık ve terapidir.

"Dr. Dráuzio Varella"


İşte Hayat


 
"Uzun zamandan beridir hayatın 'gerçek hayatın' başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken birşey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı."

Alfred D. Souza

26.04.2017

Yavaşlık


"Yavaşlığın keyfi neden yitip gitti böyle? Ah nerede şimdi geçmişin aylakları? Halk türkülerinin tembel kahramanları neredeler, bir değirmenden ötekine sürüklenip duran, açık havada yıldız palasta uyku çeken şu serseri tayfası nerede şimdi? Kır yollarıyla, çayırlarıyla, harman yerleriyle, doğa güzellikleriyle nereye gittiler? Bir Çek atasözü onların tatlı aylaklıklarını şöyle tanımlar: Tanrının pencerelerini seyrediyorlar...."

Milan Kundera, Yavaşlık

24.04.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Müzikal açıdan çok zengin olan Türkiye coğrafyasında yıllar içerisinde birbirinden güzel albümler yayınlandı. Zaman zaman en iyi albümler listesi oluşturuldu. Son olarak müzisyenler, yorumculardan, eleştirmenler ve prodüktörlerden oluşan 100 kişilik bir jüri Türkiyenin en iyi 100 albümünü seçti. Bugün 5 şarkılık listemizin konusu, bu 100 albüm sıralamasında ilk beşe giren albümlerden seçtiğim şarkılar. Listenin tamamı için sizleri şöyle alalım.

Müziğin hiç susmaması umuduyla hepinize Mutlu Pazartesiler...

1- MFÖ - ELE GÜNE KARŞI YAPAYALNIZ



2- BÜLENT ORTAÇGİL - BENİMLE OYNAR MISIN?



3- SEZEN AKSU - SEN AĞLAMA



4- LEVENT YÜKSEL - MED CEZİR



5- SEZEN AKSU - GÜLÜMSE



BONUS: BARIŞ MANÇO & KURTALAN EKSPRES - YENİ BİR GÜN

1979 tarihli Barış Manço ve Kurtlan Ekspres ortaklığına dayanan bu muhteşem albüm kesinlikle ilk onda yer almayı hakediyordu.

13.04.2017

INmusic Festival


Malum yaz yaklaşıyor. Yaz demek diğer bir anlamda festival sezonu demek. Özellikle Avrupa'nın birçok şehrinde birbirinden güzel müzik festivalleri düzenleniyor. Hem güzel bir şehirde konaklamak ve kaliteli müzisyenleri dinlemek isteyenler için Zagreb'te düzenlenen INmusic çok güzel bir alternatif. 2016'dan beri devam eden ve The Times'ın En İyi Avrupa Festivalleri listesinde yer alan INmusic Festival'de bu yıl Arcade Fire, Kings Of Lean, Kasabian, Alt-J, Michael Kiwanuka gibi önemli isimler yer alıyor. Daha fazla bilgi için sizi şöyle alalım.

19-21 Haziran tarihlerlerinde bir göl adasında gerçekleşecek festival ayrıca kamp alanında konaklama imkanıda sağlıyor. Umarım orada karşılaşırız diyerek, son sözü müziğe bırakıyorum.

13.03.2017

Uzelli Psychedelic Anadolu


Bugün çok değişik bir plağı tanıtmak istiyorum. "Düşündük, taşındık grubumuzun ismini Zor Beyler olarak koymaya karar verdik. Bağlamada Cudi, davulda Ayzer, solo gitarda Serdar, basta Panço, orgda Ceyhun ve bendeniz Ümit. Geldik sizlerin karşısına" diyerek açılışı yapan plak, Uzelli firması tarafından 70’lerin 80’lerin henüz keşfedilmemiş seslerini sunmak amacıyla hazırlanmış. 

Firmanın resmi sitesinde Uzelli hakkında şöyle bir açıklama bulunuyor. "Muammer ve Yavuz Uzelli tarafından 1974’te Frankfurt’ta kurulan Uzelli şirketi, yıllardan bu yana dinleyicilere en güncel müziği sunmak için çalışmaktadır. Ticarete başladıktan kısa bir sure sonra kaset yapım şirketine dönüşen Uzelli binlerce kaset kaydına imza atmıştır. Uzelli, Avrupanın bir çok ülkesinde ve özellikle de Almanya’da yaşayan Türk işçilerine odaklanarak günlük hayatlarının fon müziklerini kendilerine ulaştırmış ve en önemli yapım şirketlerinden biri haline gelmiştir. Uzelli, kitle müzik pazarında yer almadan ve genel olarak küçük semt dükkanlarından ya da gazete ilanları aracılığıyla satış yaparak müziği ihtiyacı olan her kesimden insana ulaşmayı başarmıştır. Uzelli dinleyici trendlerini ve beklentilerini takip etmekle beraber Türkiye’deki halk ve popüler müziği de kısmen yönlendirmiş ve yeni trendlere yol açmıştır.

Uzelli, piyasadaki beklentiyi karşılamak adına, açılışından kısa bir süre sonra 1977 yılında Türkiye’nin ilk entegre kaset fabrikasını kurarak, Türkiye’nin en büyük ‘popüler müzik’ kaseti üreticisi haline geldi. Meslektaşlarından farklı olarak ‘plak şirketi’ yerine ‘Uzelli Kaset’ olarak anıldı. 80’ler ve 90’larda, Uzelli Sony Music (o zamanlarki adıyla CBS/Columbia) şirketinin Türkiye temsilcisi oldu. 1994’te Uzelli müzik ve kitap mağaza zincirlerini açarak perakende satış yaklaşımını modernize etti ve endüstride bu alanda da öncü oldu. 2006’dan itibaren teknolojik gelişimin dijital ve mobil alana yönelmesi ile Uzelli Kaset, ailenin ikinci jenerasyon temsilcisi Metin Uzelli tarafından yönetilmekte olan ‘global dağıtımcı’ olarak müzik serüvenine devam etmektedir.

Kayıtları zengin ve geniş bir katalogdan oluşmaktadır. Uzelli kendi müzik prodüksiyonları ve kayıtlarının yanı sıra başka müzik şirketlerinin kayıtlarını lisanslamış ya da kataloglarının haklarını satın almıştır. Şirketin müzik seçkisi dinleyicisinin halk, arabesk, taverna ve Türk sanat müziği’ne olan yüksek ilgisine göre oluşmuştur. Uzelli Müzik, müşterisinin beklentilerini karşılayarak, ender görülen bir çeşitlilikle dini kayıtlardan hikaye ve masallara, 1970’lerden 80’lere uzanan muazzam bir Türkçe kataloğu arşivi oluşturdu. Uzelli’nin büyük kataloğu 1300’ü aşkın albüm ve 500’den fazla sanatçı büyük yıldızların yanı sıra keşfedilmemiş yetenekler de barındırmaktadır."

Son olarak sizleri Zor Beyler grubunun o fantastik ötesi klibi ile başbaşa bırakıyorum. 


5 PAZARTESİ ŞARKISI


Bugün 5 şarkılık listemizin konusu Türkiye'nin ciddi anlamda ilk internet dizisi olma özelliğini taşıyan Masum'da çalan şarkılar. Senaryosu ve proje tasarımı Berkun Oya'ya, yönetmen koltuğu 'Çoğunluk', 'Rüzgarda Salınan Nilüfer' gibi kalbur üstü filmlere imza atmış Seren Yüce'ye ait olan Masum; Haluk Bilginer, Nur Sürer, Ali Atay, Okan Yalabık, Tülin Özen, Serkan Keskin, Bartu Küçükçağlayan gibi efsane bir oyuncu kadrosunu da barındırıyor. Özellikle kişisel favorim Nermin karakterine hayat veren Nur Sürer. Dizi Berkun Oya'nın “Bayrak” adlı tiyatro oyunundan 8 bölümlük bir uyarlama, aslında 8 saatlik bir film.

Masum, televizyonda tüm akşam kuşağını kaplayan 2-3 saati bulan, beyin ütüleyen yerli dizileri düşününce bir devrim niteliğinde. Her bir bölümü 45-60 dakika arasında süren dizinin hikayesi tek sezonda tamamlanıyor. Temelinde bir suç draması olarak nitelenebilecek dizi, hareketli bir kurguya, enfes bir jeneriğe, insanı sürükleyen gizemli bir hikaye örgüsüne ve sinema filmi kalitesinde teknik işçiliğe sahip.  Bütün bunlar göz önüne alınınca kaliteli yabancı bir diziden alınabilecek tüm keyifleri içinde barındırıyor ve su gibi akıp gidiyor. Özellikle 3. bölümün açılışı ve 2. bölümde dağ başında yapılan oynama ritüeli şimdiden efsane olan sahneler diyebilirim.

Yerli Netfix olma yolunda hızla ilerleyen Blu Tv'de yayınlanan dizi, özellikle vahşi bir canavara dönen, acımasız çalışma koşullarıyla kendi kurallarını koyan yerli dizi sektörüne bir ayar vererek, yeni bir referans noktası oluşturuyor. Masum elbette bir zirve noktası değil ama gerçekten önemli bir adım. O zaman son söz her zaman olduğu gibi müzikte olsun..

Sezen Aksu - Kaç Yıl Geçti Aradan



Cem Karaca - Sakın Reddetme



Sezen Aksu & Özdemir Erdoğan - Küçük Bir Aşk Masalı



Neşet Ertaş - Gel Yanıma Gel



Emel Müftüoğlu - Deli Et Beni



BONUS: Acid Pauli & Selda Bağcan - Sivas Ellerinde Sazım Çalınır

8.03.2017

Kadınlar Söylüyor


Yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen kocaman bir dünya gibidir kadınlar. Hisli bir yazarın dediği gibi; "Kadınların gülümsemediği bir ülkenin erkekleri cesur olamaz…” O zaman şimdi erkekler sussun ve sadece kadınlar söylesin. Müzik tarihinden bir tutam kadın sesler...


Gossip - Standing In The Way Of Control



Blondie - One Way Or Another



Sleater-Kinney - A New Wave



Bikini kill - Rebel Girl



Siouxsie And The Banshees - Happy House



Savages - Shut Up



ESG - Dance



First Aid Kit - My Silver Lining



Patti Smith - Because The Night

27.02.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Bugün günlerden yeni bir Pazartesi. 5 şarkılık listemizin konusu efsane dizi Black Mirror'ın 3. sezon 4. bölümü 'San Junipero'da çalan birbirinden güzel şarkılar. San Junipero sadece Black Mirror serisinin değil, son yıllarda yayınlanan en iyi dizi bölümlerinden biri olarak akıllara kazınıyordu. Ölümle yaşam arasındaki ince çizgi, ölüm sonrası yaşam, vazgeçilenler, vazgeçilemeyenler, zaman nedir? aşk nedir? bunun gibi akılları kurcalayan onlarca soru. 

Hüzünlü bir şarkıda söylendiği gibi;

Ne sen Leyla' sın ne de ben Mecnun
Ne sen yorgun ne de ben yorgun
Kederli bir akşam içmişiz sarhoşuz hepsi bu...

Müziğin hiç susmaması umuduyla hepinize Mutlu Pazartesiler..


The Smiths - Girlfriend In A Coma



Simple Minds - Don't You (Forget About Me)



Robert Palmer - Addicted To Love



INXS - Need You Tonight



The Bangles - Walk Like an Egyptian



BONUS: Belinda Carlisle - Heaven Is A Place On Earth

Bir şarkı, bir diziye ancak bu kadar yakışabilirdi. Sözün bittiği ve müziğin başladığı son nokta... Sahi hayatın nasıl bir tanımı yapılabilirdi? Sonu bilinmeyen bir yol hikayesi, yalnız başlayan ve yalnız biten bir yolculuk, bir kalp çarpıntısı, kelebekler, kuşlar, şehirler, sokaklar... Ya da sadece koca bir Bulantı...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...