31.12.2011

Love Really Hurts Without You


Turgut Uyar'ın dediği gibi ;

Eylül toparlandı gitti işte
Ekim filanda gider bu gidişle
Tarihe gömülen koca koca atlar
Tarihe gömülür o kadar...

Koskoca bir yıl daha tarihe gömüldü gitti. Geçen bir yılın muhasebesini yapmak bir yana hayatta eğilmeden, büzülmeden, onurlu ve dik yaşamak kadar gurur verici bir şey olmamalı sanırım. Birde hayatında öyküsü yazılabilecek bir kadın varsa ne mutlu sana. Tarihe gömülen bir yılla hesaplaşma kısmına gelirsek sadece şunları yazabilirim ;

Ben birini sevmiyordum. O da beni sevmiyordu.
bir gün bir yerde randevulaştık.
ben gitmedim. O da gelmedi...


The Gadsdens - The Sailor Song

Billy Ocean - Love Really Hurts Without You

Arctic Monkeys - You Know I'm No Good

Emiliana Torrini - White Rabbit

My Brightest Diamond - Tainted Love


29.12.2011

Nellie The Elephant


Bu hikayedeki tüm kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür.

Nellie
küçük ve sevimli bir fildi. Çalıştığı sirkin neşe kaynağı haylaz bir ufaklıktı. Küçük prens misali kendi dünyasında insanları ve diğer hayvanları çok severek yaşıyordu. Ve bir gün bir gecelik sarhoşluk misali aşık oldu. Artık gözü hiç birşey görmüyordu ondan başka. Sonunda sevdiğine açıldı ve aşkına karşılık buldu. Dünyalar onunda artık. Mutlu mesut su gibi geçen günler sonunda bir gün sevdiği onu bıraktı. Onun için o gün dünyanın sonu gibiydi. Sonunda dayanamadı, bu son gecedir artık ağladığım diyerek ölmek istedi. Ona göre herkes kendi hürlüğünde ölmeliydi. Ama beceremedi. Oysaki bu dünyada herşeyden ve herkesten çok onu seviyordu. Onu ne bok yerse yesin her geri döndüğünde ilk günkü gibi seveceğini ve sımsıkı kucaklayacağını biliyordu. Ama bilmek anlamaya ve mutlu olmaya yetmiyordu.
Günler günleri kovaladı yeni yıllar birbirini takip etti ve o bir gün çıktı geldi. Artık herşey için o kadar geçti ki. Nellie'nin aklına Küçük İskender'in sözleri geldi. Onun gözlerinin içine bakarak şöyle dedi.

"Yılbaşı, bir hindiye ne ifade ederse, sende benim için aynı şeyi ifade ediyorsun."dedim. Rıhtıma doğru yürüdüm; bir gemiye dönüşebilsem açılacaktım. Yolcu alır mıydım: Hayır! Kalbimin filikaları delikti.

Bu hikayenin ana fikrini size bırakarak Şimdiden Mutlu Seneler diliyorum...


Toy Dolls - Nellie The Elephant

New Model Army - Vagabonds

Minor Majority - Supergirl

Jay-Jay Johanson - She Doesn't Live Here Anymore

Tindersticks - Sometimes It Hurts

28.12.2011

2011 Karnesi


Bir yıl daha şimdi bir rüzgar gibi geçiyor. Normal şartlarda bir çok günün hayatın akışına bir etkisi yoktur derler. Başlar ve biter. Bir yıl daha başladı ve bitti. Bu sene içimde şehirler çarpa çarpa büyüdü. Birçok ülke ve şehir gördüm. Her bir şehrin sokaklarında sadece sen ve ben vardık. Ve bir gün sabah sabah kapını çalsam ve desem ki yeniden başlayalım usul usul, gürül gürül. Sadece bir yer beğen rüzgarın estiği yönden.

Geçtiğimiz yıldan acısıyla tatlısıyla akılda kalan güzel şarkılar.




Lana Del Rey - Video Games




The Weeknd - Wicked Games



Cults - You Know What I Mean



James Blake - Wilhelms Scream



Fleet Foxes - Helplessness Blues



Panda Bear - Alsatian Darn



tUnE-yArDs - Gangsta



Nerves Junior - As Bright As Your Night Light



The Antlers - I Don't Want Love



Holy Ghost - I Will Come Back



Yuck - Shook Down



Toro Y Moi - New Beat



Tennis - Tell Her No (Zombie's Cover)



Youth Lagoon - Afternoon



Future Islands - Balance



Korallreven - Honey Mine



Nicolas Jaar - I Got A Woman



Destroyer - Kaputt



Gang Gang Dance - Adult Goth



Clams Casino - I'm God



Real Estate - It's Real

16.12.2011

Telefilme - Pop-Corn Videodrome


Telefilme iki İspanyol müzisyen Rodriguez (Beef) ve Pintado (Penelope Trip)'nun 95- 97 yılları arasında hayata geçirdikleri bir proje. Nasıl bir müzik diye soracak olursanız; post-taverna tadında eğlenceli ve özgün.

Soğuktu ve yağmur çiseliyordu...


Telefilme - Pop-corn Videodrome

Telefilme - Ingmar

Körler Ülkesi Khalkedon


Endonezya'nın Bande Açe bölgesinde, polis bir konserde İslami değerlere tehdit oluşturdukları gerekçesiyle göz altına aldıkları punkçı gençlerin saçlarını traş etti. Vücutlarındaki piercingler ve takılar zorla çıkarılarak ruhsal olarak arınmaları için nehre sokulup yıkandılar. Yeni kıyafetler verilen gençler askeri tarzda disiplin eğitimi alıyorlar ve 10 günlük rehabilitasyon sürecinden sonra evlerine gönderilecekler. İnsan inanın o çocukların şaşkın ve çaresiz bakışlarına mı üzülse yoksa devletin soğuk suyla punk merakını bastırma şekline mi gülse şaşırıyor.

Jello Biafra önderliğinde kurulan Dead Kennedys tartışmasız ABD punk sahnesinin en öncü figürüydü. Her ne kadar yaptıkları müzikte 70'lerin İngiliz punk'ının etkisi inkar edilemez olsada, Dead Kennedys andrenalinin yanında kimi İngiliz punk gruplarının müziği 3. sınıf dışavurumcu Alman pornosu gibi kalıyordu. Bunda Biafra'nın dört dörtlük bir ön adam olmasının payı büyüktü. Sahnede seyircilerin arasına balıkma dalıp onları taciz etmek grubun sahne şovlarının bir parçacıydı. Ve çoğunlukla bu tacizler bir kavgayla sonuçlanıyordu. Grubun diğer numaraları arasında; bir mezarlıkta evlenmek, San Francisco Belediye Başkanlığı için aday olmak ve kalabalığın sahnede kendilerini soymalarına izin vermek en dikkat çekenleriydi.

Dead Kennedys her zaman can alıcı ve çarpık konulara şarkılarında ver vermişlerdir. Atom bombası karşıtı alaycı Kill The Poor, California Valisi Jerry Brown'ın yeni çağ faşişmi üzerine yazdıkları California Uber Alles, Kamboçya'da birbuçuk milyonun üzerinde insanın katledilmesinden sorumlu eski kızıl kmer lideri Pol Pot ve buna seyirci kalan Amerikan Dış Politikası üzerine yazdıkları Holiday In Cambodia en dikkat çeken parçalarıydı.

Sonuç olarak Dead Kennedys dünyada mantar gibi türeyen yüzlerce benzer grubun aksine sahici, inandırıcı ve felsefesi olan bir gruptu. Biafra'nın sanatsal yaratıcılığı ve düzenin onur kırıcı beklentilerine karşı verdiği mücadele hayranlık uyandırıcıydı. Grubun Jello Biafra'sız bir İstanbul konseride yaptığını hatırlatalım.

Körler Ülkesi Khalkedon'da gözünü açık tutmak. Bütün bu mesele bu sanırım...


Dead Kennedys - California Uber Alles

Dead Kennedys - Too Drunk To Fuck

Dead Kennedys - Holiday In Cambodia

Dead Kennedys - Kill The Poor

14.12.2011

Nihilist Pop - EELS


Eels Mark Oliver Everett namı diğer Bay E önderliğinde kurulan Amerikalı bir grup. 1992 yılında A Man Called E isimli bir single ile kariyerine başlayan Everett, 1996 senesinde albüm kapağı The Ring filminin ucube kızı Sadako'yu andıran ilk albümü Beautiful Freak ile arıza ruh halini popüler müzik sahnesine transfer ediyordu. Tarih 2010 yılının Ocak ayı ve bütün şarkıları Bay E'ye ait olan sekizinci Eels albümü End Times yayınlanıyor. Aradan geçen onca seneye rağmen değişen ne diye sorarsanız Everett'in ilerleyen yaşına paralel olarak şarkılarda daha belirgin bir hal almaya başlayan kişisel iç hesaplaşmalar.
Can yakan, bünyeyi yıkan Eels şarkıları ne diye sorarsanız. Benim ilk 5'im şu şekilde olurdu.

- Novocaine For The Soul
- Cancer For The Cure
- Susan's House
- Mental
- Packing Blankets


Eels - Novocaine For The Soul

Eels - Cancer For The Cure

Eels - Susan's House

13.12.2011

ZOOEY DESCHANEL


Zooey Deschanel ismini J.D.Salinger'ın Franny and Zooey isimli eserinden alan ismi kadar güzel kadınlardan birisi. Kocaman gözleri, donuk bakışları ve ilginç ses rengi ile bağımsız filmlerin aranan isimlerinden biri oldu. Oyunculuk kadar müziğe olan ilgi ve merakı The Go-Getter filminde tanıştığı M.Ward ile birlikte She & Him grubunu kurmasına neden oldu. 1980 doğumlu Deschanel 2009 yılında Death Cab For Cutie grubunun solisti Ben Gibbard ile evlendi. 500 Days Of Summer filminde söylendiği gibi Zooey Deschanel ortalama bir boy, ortalama bir kilo, ortalamanın üzerinde bir ayakkabı numarasına sahip olarak sıradan bir kız sayılabilir. Ama Zooey Deschanel etkisi diye bir gerçek var.
Kapanışı tıpkı filmde söylendiği gibi Belle and Sebastian grubunun The Boy With The Arab Strap şarkısında geçen şu cümlelerle bitirelim "Colour My Life With The Chaos Of Trouble".


She & Him - Gonna Get Along Without You Now

She & Him - Please, Please, Please Let Me Get What I Want (The Smiths Cover)

Pixies - Here Comes Your Man

Belle & Sebastian - The Boy With The Arab Strap

ARI UP


70'ler feminist punk gruplarının en önemlisi The Slits'in kurucusu Ari Up 48 yaşında amansız bir hastalığın pençesinde geçtiğimiz yıl hayata gözlerini yumdu. Ari Up The Slits'i kurduğunda 14, punk'ın kilometre taşlarından biri olan Cut albümünü yaptığında 17 yaşındaydı.
Asıl ismi Arianne Daniele Forster olan Ari Up 1962 yılında Münih'te müzisyen bir anne olan Nora'nın kızı olarak dünyaya geldi. Annesinin İngiltere'ye taşınması ve burada Sex Pistols'tan John Lydon'la evlenmesi Ari'nin punk sevgisine zemin hazırlamış oldu. Joe Strummer'dan alınan gitar dersleri ve The Raincoats grubunun kurucusu Palmolive ile tanışması The Slits'in temellerini atmış oldu.
The Slits sistem tarafından dayatılan belli bir kadın tipine isyandı. O ve grup arkadaşları çığlıklar eşliğinde sahneden seyircilere kanlı petlerini fırtlatırlarken kendilerinden sonra gelecek Riot Grrrl akımına devrimci bir selam gönderiyorlardı.
Ve 2011 Türkiye'sinde devletin koruyamadığı kadınlar kendilerini namus bekçisi ve erkek olarak tanımlayan varlıklar tarafından öldürülmeye devam ediyor.


The Slits - I Heard It Through The Grapevine

The Slits - Typical Girls

The Raincoats - Lola (The Kinks Cover)

9.12.2011

Almanya Yenilince Bizde Yenilmiş Sayıldık


Mevsimin kışa döndüğü bir günde karlı bir Ankara sabahında uyanmak. Ciddi bir devlet asabiyetinin iliklere işlediği bu gri şehir kar yağınca yelkenleri suya indirip ayrı bir güzelleşiyor. Ve ben her Aralık ayında, Ankara'ya her kar yağdığında yenilgiler tarihinde kendimi bir memur gibi hissediyorum. O zaman ışıklar yanmıyor, aklım buz tutuyor. Gün batımından, gün doğumuna yarı çıplak anılarım canlanıyor. Bir şey var, tarif edemiyorum. Belki çok üşümek, belkide bu kentin denize uzaklığı. Şimdi ciğerlerim parçalanırcasına bağırsam sen diyeceksin ki bana

Almanya yenilince bizde yenilmiş sayıldık...


David McWilliams - The Days Of Pearly Spencer

The Feelies - Paint It Black

Marc Almond - The Days Of Pearly Spencer

These New Puritans - Elvis

Total Coelo - I Eat Cannibals

8.12.2011

Socrates Ruhu


Geçen pazar günü futbol sahalarının Che'si Socrates bağırsak enfeksiyonu nedeniyle 57 yaşında hayatını kaybetti. Dünya futbolunun en önemli fikir adamlarından biri olan tıp doktorası sahibi ve lakabı Doktor olan Socrates gündelik hayat ve siyasi fikirleriyle de topluma önderlik etmişti. Bir dönem köy köy dolaşıp binlerce insanı iyileştirmişti. Çocukluk kahramanları Fidel Castro, Che Guavera ve John Lennon olan efsane oynadığı Corinthians takımında Demokrasi Hareketi'nin kurucularından biriydi. Sevgili Ali Ece'nin belirttiği gibi büyük bir filozof olduğu kadar, büyük bir kalecide olan Camus'nün dediği gibi hayat bu kadar saçma işte, tam da bu yüzden bu hayatı kahramanca, SOCRATES'çe yaşamak gerekiyor.


Gündemin en sıcak konulardan biri olan Hopa Davası yarın Ankara Adliye'sinde başlıyor. Kısaca Hopa tutuklamalarını hatırlarsak. Haziran seçimlerinden az önce AKP'nin Hopa'da mitingi vardı. Bu mitingde özellikle HES politakaları nedeniyle AKP protesto edildi. Yapılan orantısız gaz bombalı müdahale sonucu emekli öğretmen Metin Lokumcu kalp krizi geçirerek öldü. Bunun üzerine KESK'in çağrısıyla, Ankara'da AKP binası önünde protesto eylemi düzenlendi. Bu eylemde ve sonrasında bir çok öğrenci tutuklandı. Yarın ilk duruşması görülecek bu öğrenciler terör örgütü üyesi olmakla suçlanıyor. Hemde silahlı örgüt üyesi olmakla. Suç eşyası olarak iddianamede yer alan bazı şeyler. Mesela şemsiye, plastik boru, Mahir Çayan resimleri, siyah-beyaz kareli poşu, Marx, Lenin, Engels isimli şahısların! kitapları.


Çocuğumuz yargılanıyor, mutluyuz!

Bu tutuklu 22 kişinin aileleri, kamuoyunun dikkatini çekmek için, çağrı metnini düğün davetiyesi şeklinde bastırdı. Davetiyede "Oğlumuzun ve kızımızın mahkemesine gelerek onları sahip çıkmanız bizi onurlandıracaktır" diye yazıyor. Çağrıyı yapanlar, davetiyede Annesi ve Babası olarak belirtildi. 2 bin 500 adet basılan davetiye Ankara'da dağıtıldı. Bu süreçte oyuncular, gazeteciler, öğretim elemanları Hopa davasında yargılanan bu öğrencilere destek için ceza evine saçlarından bir tutam yolluyor.

Bu ülkede öğrenci olmanın dayanılmaz ağırlığı çok ağır geliyor bazılarına. Artık birazcık olsun kafamızı gömdüğümüz çukurdan çıkarıp hayatı birazcık Socrates'çe yaşayalım. En azından geleceğimiz için.

Acı ama gerçek Winter Is Coming...


Ivy - I Don't Know Why I Love You

Trash Can Sinatras - Obscurity Knocks

The Monochrome Set - Le Boom Boom

Penny Lim and The Silverstones - Kung See, Kung See, Let's Be Happy

Shed Seven - She Left Me On Friday

5.12.2011

Occupy Wall Street


Bir rüya inşa ettiğimi söylediler
Sonu zafer ve huzura çıkan bir rüya
O halde neden cevap bekliyorum kuyrukta
Sadece bir ekmek uğruna
Bir zamanlar bir demiryolu inşa ettim
Yürüttüm treni, yarıştırdım zaman karşı
Bitti biter
Bir zamanlar bir kule inşa ettim
Tuğla, kireç ve perçinle güneşe uzanan
Gitti gider
Biraz bozukluğun varmı birader?...

İster Bing Crosby'nin tok sesiyle, İster George Michael'ın romantizmiyle, ister Tom Waits'in kükremesiyle dinleyelim, Büyük Buhran döneminde yakılmış bu işsizlik ve yoksulluk türküsü 80 yıldır kuşaktan kuşağa aktarıldı, gerçekliği baki kaldı. Brother, Can You Spare A Dime?, bir kaç aydır her perşembe, Wall Street'i İşgal Et Kadınlar Korosu'nun sesinden, New York Zuccotti Park'taki işgalci gençlerin hislerine tercümanlık oluyor.

Her kitlesel hareket gibi Occupy Wall Street'de müzikle, şarkılarla besleniyor. ABD'de eylemlerin merkezi niteliğindeki park ve meydanlar, ak saçlılarla dünkü çocukların, hippilerle hiphopçuların müthiş koalisyonuna sahne oluyor. Gençlerin arasına karışan birbirinden ünlü abiler, ablalar çok eski zamanlara, sanayi devriminin yaşandığı vahşi kapitalizm çağına ait şarkılar söylüyor.

Occupy Hareketi için alternatif Soundtrack

Para, iş, işsizlik, zenginlik, yoksulluk, kazanmak ve kaybetmek hakkında 10 şarkı...

Pink Floyd - Money

"Para, defol git
Daha yüksek maaşlı doğru dürüst bir iş bul kendine".

Tom Waits - Talking At The Same Time

"Milyonerleri kurtardık
Meyveyi onlar aldı
Bize kabuğu kaldı".

Cartel - Hani Bana Para :

"Herkesin aklındaki tek şey para
İnsanlık bile döndü karaborsaya
Var da ona, buna, sana
Yok mu bana?
Şimdi kes tantanayı
Hani bana para?"

Bob Dylan - Masters Of War

"Ölüm vakti geldiğinde
İstiflediğiniz paralar yetmeyecek
Ruhunuzu geri almaya."

Nina Simone - Ain't Got No, I Got Life

"Evim yok, ayakkabım yok
Param yok, sınıfım yok
Sevgilim yok, adım yok
Saçım var, başım var
Beynim var, kulaklarım var
Kalbim var, ruhum var
Bir hayatım var
Kimseye vermem."

Aşık İhsani - Balta

"Odun kırıcıydı, adı İlyas'tı
Yanaştım yanına, yüzünü astı
İşin nasıl dedim, bir küfür bastı
Arkasından baltasını biledi."

Noir Desir - Gagnants/Perdants

"Kazananlar arasına girmeye gönlümüz yok
Ama kaybedenlerden olmayı da kabul etmiyoruz."

Cem Karaca - Bir Mirasyediye Ağıt

"Beş parmak bir olmaz derdin
Yoksula güler geçerdin
Kefende cep yok demiştin
Giydin işte gidiyorsun."

Robert Wyatt - Shipbuilding

"Yakında yeniden açacaklarmış tersaneleri
Bu işin ustasıyız hepimiz
Gemi inşa edeceğiz var gücümüzle
Canımız pahasına dalacağız denize
İnci çıkarmaya dalmak varken."

Rüçhan Çamay - Para Parra

"Unutmayın her şeyi yaratan biziz
Matbaada parayı basan ellerimiz
Sanmayın onun hükmü değişmez yasa
Para neye yarardı eller çalışmasa
Para parra parra
Varlığı bir dert, yokluğu yara."


"Derya BENGİ "

Hepinize Mutlu Pazartesiler...

Nina Simone - Ain't Got No, I Got Life

Noir Desir - Gagnants/Perdants

Robert Wyatt - Shipbuilding
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...