12.06.2014

Gurur ve acı



Dolunaylı bir Pazartesi gecesiydi. Sağ avucumda deniz, sol yanımda üşüyen zeytin ağaçları, tepemde karanlığın bilge kuşu baykuş.  Bir kiraz yediğimi hatırlıyorum kurtluydu. Etrafım boş kalabalıklardan geçilmiyordu. Çok korkuyordum kaybolmaktan çokluk içinde. Gerçi etrafları tarafından anlaşılmayan, haklarında daima yanlış hükümler verilen insanların zamanla bu yalnızlıklardan bir gurur ve acı bir zevk duymaya başladıklarını biliyordum.

Bir kenti güzelleştiren insanlar ağır ağır göçmüştü. Yoksa her şey böyle mi başlamıştı diye ürperdim. Bütün ölüleri kuş yuvalarına gömüp, geriye parça tesirli bir mektup bırakıp, gitmeli kara bir trenle. Son durakta,  bir gece vakti anadan üryan koşmalı tüm dünyayı…

Chapel Club - Roads

2 yorum:

piç ses dedi ki...

ne tatlı bir blog bu (: bak bak bitmiyor.Her postta yeni bir şey öğreniyorsun.Teşkür edelim bari,üstümüzde kalmasın.

Mehmet Erdogan dedi ki...

Eyvallah sevgili dost....

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...