2.02.2015

Nesin



Soyadı yasası çıkınca Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları belli bir tarihe kadar soyadı almaya zorunlu kılındı. Babam da bana, Oğlum, bize bir soyadı bul dedi.

Babamın bu önerisine çok sevinmiştim. Öyle bir soyadı bulacaktım ki, hem çok güzel, hem çok özgün, hem çok anlamlı olacaktı, başka hiç kimsede de olmayacaktı. Günlerce kendimize uygun bir soyadı düşündüm. Sonunda buldum: Kıral. Bu buluşuma bayılmıştım. İki anlama birden geliyordu; hem kır ve al, hem de kıral (kral) anlaşılıyordu. Aman bu ne önemli bir buluştu!

O günlerde kimi gazeteler yurttaşları ivedi soyadı almaya özendirmek için, soyadı alanları ilan ediyordu. Akıllı bir ben miyim koca Türkiye'de! Her gün Son Posta'daki soyadı dizelgesinde birkaç Kıral ve Kral soyadı almış olanların ilanları çıkıyordu. Örneğin bunlardan biri klişeci Alaettin Kıral'dı. Benim gibi ne çok kırıp almak isteyen vardı! İyi ki o güne dek Kıral soyadını almamışım.

Dersliklerin kapılarında tahta çerçeveli küçük boyutlu karatahtalar vardı. O karatahtaya, o saatteki dersin ve öğretmenin adı yazılırdı tebeşirle. Bizim sınıfa ders vermeyen bir öğretmen vardı. Çok ağır ağır, çok yavaş yavaş devinen bir adamdı. Birgün koridordan geçerken Fransızca kısımlarının dersliklerinden birinin kapısındaki tabelada o öğretmenin adını ve soyadını gördüm. Saygımdan ötürü adını yazmıyorum. Yeni aldığı soyadı Üşenmez'di. En üşengeç adam gibi görünen Üşenmez soyadını almıştı. Soyadı konusunda ilk şaşkınlığım orada, o zaman başladı. İnsanların çoğu, kendilerinde olmayanı özlüyor ve bu özlemi anlatan soyadı alıyordu. Sıskacık biri bakıyorsunuz Güçlü, Polat, Yiğiter gibi bir soyadı almış. İki-üç kuşak geriye gidince Türk olmayanlar, bakıyorsunuz, Türkkan, Türker, Türkmen ya da Türkman gibi soyadları almışlar. Elbette böyle soyadları seçenler içinde öteden beri Türk kökenli olanlar da var, ama Türk olmaya özenenler de var.

Felsefe dersine çok ilgi duyduğum, felsefeye ilgi duymaya başladığım yıldı. Alacağım soyadı hem alçakgönüllü, hem de anlamlı olmalıydı. Soyadı olarak Nesin'i işte bu düşüncelerle seçtim. Beni herkes gibi Nesin sorusuyla çağırdıkça, bende kendimin ne olduğunu düşünmeliydim. Nesin? Evet ben neyim? Ne olduğumu düşünmeliydim. O yaşımda düşünmenin çok zor olduğunu anlamıştım, hele ne olduğunu düşünmenin. Sonraları, böyle bir soyadı almış olmamla çok gönendim, çok kıvamdım. Dünyada bir benzeri olmayan bir soyadıydı.

"Yokuş Yukarı" Aziz Nesin


Ersen - Dostlar Beni Hatırlasın

2 yorum:

~♥ Nurs..~ dedi ki...

... Vay be. Bu gün aynı soru bizlere sorulacak ve soyadlarımız baştan yazılacak olsa acaba bizler böyle ince eleyip sık dokuyabilir miyiz? Şaşalı isimler değilde özü benimseyen alçak gönüllü betimler seçebilir miyiz.. Güzeldi, teşekkürler.

Aze dedi ki...

İlginçmiş.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...