13.04.2012

Okul Çok Saçma



—Okul çok saçma… Öğretmenler hiçbir şey bilmiyor.

—Çok ayıp, bilmez olur mu hiç.

—Bilmiyor tabii, resim öğretmenini duydum öğretmenler odasında “Gece ne giysem?” diyordu.

—Kime diyordu, sana mı?

—Hayır bana değil, matematik öğretmenine. Matematik öğretmeni de “Puantiyeli bir şeyler giy” dedi.

—Yavrum o dersle ilgili bir konu değil ki.

—Olur mu, matematik öğretmeni hep bize puan veriyor. Demek ki dersle ilgili.

—Ama resim öğretmeni sormuş, Türkçe öğretmeni “Geze ne giysam?” diye sorsa anlarım.

—Soruyor ki. Sınıfta sordu bize.

—Sınıfta size öğretmek için…

— “Gece ne giysem?” diye…

—Hay Allah, o da mı ne giyeceğini soruyor?

—Evet, haftaya öğretmenler gecesi varmış.

—Gündelik şeyler sorulabilir bence. Asıl önemli olan sizi o dersle ilgili bilgiyle donatması, ilim irfan ışığı vermesi, eğitmesi, yontması, çağdaş, ilerici, yaratıcı ve kendine güven duyan bireyler haline getirmesi.

—Yontması mı?

—Yani şekil vermesi

—Dün sabah müdür yardımcısı çocuğun birine şekil verdi. Önce kulağından bir parça kopardı, sonra makasla saçlarını kesti.

—Abartma oğlum, ben şekil vermek derken eğitmek gibi, yetiştirmek gibi söylüyorum. Yani sivri yanlarınızı düzeltmesi…

—Bizim sivri bir şeyimiz yok. İngilizce öğretmeninin var ama.

—Nedir o?

—Kafasında. Çok uzun, çok sivri.

—Toka mı?

— Bilmiyorum. Geçen hafta bir arkadaşımıza doğru eğilirken başka bir arkadaşın dudağına battı. Dudağı kanadı.

—Bunlar öğretmenlerinin bir şey bilmediğini göstermez, kaza olmuştur.

—Çocuğun ağzına bir toz sürdü. “Makyaj çantamda bu var şimdi, kapatır sonuçta” dedi.

—En azından gayretliymiş. Bilen insan çok belli etmez hem.

—Ama gerçekten bilmiyorlar. Biz sınav olurken bulmaca çözmüştü. Yarısını boş bırakmış, yarısı da yanlış.

—Hangisi?

—Çengel.

—Onu sormuyorum, kim yani?

—Basri Çengel. Sorulardan birini söyleyeyim mi? Soldan sağa 5: Bir tür elbise.

—Kaç harf çıkmış?

—T, U, V, A, L ve E harfleri çıkmıştı. 7 harfli.

—Ne öğretmeni bu?

—Müzik.

—Bak müzik öğretmeni diyorsun elbiseyi bilmediği için suçluyorsun. Olacak iş mi?

—Bu öğretmen hiç konsere gitmedi mi? Düğüne? Hiç bir türk sanat müziği korosunda şarkı söylemedi mi? Hadi bunları yapamadı diyelim, hiç mi çişi gelmedi?

—Farklı şeyler onlar…

—Farklı şeyler, farklı şeyler… Sıkışınca “farklı şeyler” diyorsun. Anneme de hep böyle diyorsun.

—Anneni karıştırma.

—Ben de karıştırmak istemiyorum ama veli toplantısı mektubunu sana vermemi o istedi, gidemezmiş.

—Veli toplantısı mektubu mu? Veli toplantısı nereden çıktı şimdi?

—Gece ne giyeceklerine sizle beraber karar vermek istiyorlar galiba.

—Neden annen gitmiyormuş?

—Alışveriş yapacakmış. Geceye o da davet edilmiş.

—Kim davet etmiş?

—Basri Çengel.

—O cahil dümbelek de kim oluyor!

—Müzik öğretmenim.

—Göndermiyorum geceye filan. Ulan adam daha bir T harfini yazmaktan aciz. Göndermiyorum. O alışverişe gidecek ben sıralara sığmayan bir sürü salağın arasına veli toplantısına? O gezerken ben “ay gecelayin ne giysam” diye virildeyenlere evladımı soracağım? Yok öyle yağma! Gidilmeyecek alışverişe de hiçbir şeye de!
—…

—…

—Dedim sana, okul çok saçma.

—Evet.

Bahadır Cüneyt Yalçın "Afilifilintalar"
(Resim: Normal Rockwell / Facts of Life)

Mogwai - Hunted By A Freak

Liquid Liquid - Optimo

Frankie Rose - Night Swim

1 yorum:

Sessiz Prenses dedi ki...

Çok iyiydi çok güldüm..Yarın kızımın veli toplantısı var, aynı davetiyeden banada geldi :):) Çocukların görüşleri çok enteresan olabiliyor:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...