19.09.2013

Tomorrow Will Be Another Day



Nilgün Marmara'nın Daktiloya Çekilmiş Şiirler kitabına Seyhan Erözçelik "Çocuk Hanımefendi" diye bir yazı ile şöyle başlıyordu.

"Nilgün Marmara, her şeyden önce, küçük bir çocukken, İngilizce "öğretilen", hakikaten İngilizce öğretilen bir okulda okumaya gönderildi.

Bu okula girmek zordu.

Nilgün Marmara girdi.

Çünkü zekiydi, akıllıydı. Duyarlıydı.

Çünkü geleceğin mimarları, bu okulda yetişecekti.

Bu bir "proje"dir.

Nilgün Marmara, çok iyi hocalardan ders aldı, çok iyi hocalar tarafından eğitildi. (Günümüzdeki hocalara benzemeyen hocalar.)

En iyi şairlerle arakadaşlık kurdu.

Öğrenmek istiyordu. Öğrendi. İzledi. Baktı.

Ne var ki, Nilgün Marmara, o "proje"ye inanmadı.

O, her zaman kendi yolunu seçti. Onu tercih etti.

Ha, okul arkadaşları da öyle. Aynı acıları, zevkleri, arzuları hep aynı şeyleri gördüler.

Türkiye'nin karartıldığı zamanları gördüler, geçtiler.

Sonra, şiir yazmaya başladı. İlk dönem şiirlerinde, yer yer, iyi şairlerden etkilendiği apaçık bellidir. (Bu neyi değiştirir ki?)

Ne var ki, etkilendiği şairleri, tavrıyla, duruşuyla o etkilemiştir. O, bir hanımefendidir. Çocuk Hanımefendi. Her türlü bilgiye açık. Soran, gören, sorgulayan, izleyen - gözleriyle.

İnanmayan.

Çünkü her şey yalan.

Biz, neyiz?

Hepimiz.

Hepimiziz.

Belki de, gam çekmeye feryadımız vardı...."


Bodies of Water - Open Rhythms

Widowspeak - Gun Shy

1 yorum:

Aze dedi ki...

"hayatın neresindn dönülse kardır"...Bunu söyleyebilen bir insan...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...